T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/674 Esas
KARAR NO:2024/652
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/09/2022
KARAR TARİHİ:19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin unlu gıda mamullerinin üretim ve dağıtımı işiyle iştigal etmekte olduğu, ---- aralarında imzalamış olan--------- uyarınca davalıya ait mağazalara, davacı tarafından ekmek tedarik edilmesi amacıyla anlaşmaya varıldığı, bu anlaşma üzerine davacı dava dışı fırınlarla kendisi adına ------------ mağazalarına ekmek ve unlu mamullerin teslim edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, anlaşmaya varılan dava dışı fırınlar halihazırda davalıya ekmek ve benzeri unlu mamulleri dağıtan fırınlar olmasına rağmen Kasım 2021 tarihine kadar denetim ve uygunluk adı altında davalı şirketin inceleme yaptığını söyleyerek fiilen çalışmaya başlamadığı, bunun üzerine davacı, davalı ile irtibata geçerek zaten halihazırda ürün aldıkları fırınlarla anlaşma yaptığını, denetim ve uygunluğun bu kadar uzun sürmesinin maddi ve manevi anlamda kendisini zarara uğrattığını beyan etmesi üzerine davalı şirket Kasım 2021 den itibaren davacı şirketin anlaştığı fırınlardan ekmek ve benzeri unlu mamullerin alımına başlandığı, davacı şirketin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmekteyse de davalının Şubat 2022 döneminde başka bir firmayla aynı konuda anlaşmaya vardığı, davacı ile sözleşme devam etmesine rağmen çalışmaya devam etmeyeceği, davacı şirket adına dağıtım yapılmayacağının anlaşmaya vardığı fırınlar tarafından dile getirilmeye başlandığı, bunun üzerine davalı şirket ile 17.02.2022 tarihinde irtibata geçildiği, bahsi geçen durumun doğruluğu sorgulanarak ekte sunmuş olduğumuz mail ile davalı şirketten açıklama istendiğinde cevap olarak yine ekte sunulan aynı tarihli mail ile 'Evet doğrudur. Bugünden geçerli operasyona müdahale ediyoruz. Ekmek sevkiyatlarını------ gıda yapacaktır." denilmiş ve -------- şirketin davacı şirket yerine geçtiğinin beyan edildiği, davalı şirket taraflar arasındaki sözleşmeyi usule uygun olarak feshettiğini davacı şirkete bildirmediği, başka bir şirketle çalışması ve davacı şirketten ürün almaması şeklinde eylemli olarak sözleşme ilişkisi ortadan haksız ve hukuka aykırı olarak kaldırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 'Sözleşmenin Süresi, Yetkili Mahkeme, Tebligat, Tamamlayıcı Hükümler" başlıklı 15. Maddesi uyarınca sözleşme, 2 yıl süreli olarak akdedildiği, 15.3 maddesi uyarınca 'Perakendeci, sözleşme süresi içinde 3 ay önceden ihbarda bulunmak kaydıyla, hangi nam ve sıfat altında olursa olsun hiçbir tazminat, bedel vs. ödemek zorunda olmaksızın işbu sözleşmeyi dilediği zaman tek taraflı olarak feshetme hak ve yetkisine sahiptir.! davalıya tanınan tek taraflı fesih hakkı 3 ay önceden ihbar etmek kaydıyla tanınmış olup yukarıda izah edildiği üzere davalının 3 ay önceden bildirimde bulunması bir yana davacı şirket sözleşmenin devam etmeyeceğini, davalının başka bir şirket ile anlaştığını şifahen davalıya ekmek tedarik etmek için anlaştığı fırınlardan öğrendiği, haksız fesih sebebiyle davacının bütün iş planı sekteye uğrattığı, anlaşması olduğu fırınlara cari borçlarını düzenli ödeyememiş ve dava dışı fırınlar tarafından aleyhinde icra takipleri başlatılarak maddi ve manevi anlamda zarara uğradığı, yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere davacı fatura karşılığı satışını yaptığı ekmek ve benzeri unlu mamullerle ilgili davalı ile açık hesap şeklinde çalışıldığı, sözleşmenin haksız feshinden sonra davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini konusunda dava ve talep hakkını saklı tutmak kaydıyla davalıdan açık hesaba göre alacaklı olduğu bedeli talep etmişse de davalı sözleşmeye aykırı olarak kendi planlamasına göre parça parça ödemelerde bulunmuşsa da borcunun tamamını ödemediği, uzun bir süre kalan bakiye borcun ödenmesi beklenmiş, irtibata geçilerek ödemenin yapılması istenmişse de olumlu netice alınamadığı, akabinde davalı aleyhinde-------------- dosya ile bakiye alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket başlatılan takibe 06.06.2022 tarihinde kısmi itirazda bulunmuş, vadesi gelen borcunun 443,83TL. olduğunu, bakiye 149.041,97TL'ye ve işlemiş faize, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olduğu, dilekçe ekinde yer alan açık hesap dökümüne göre davalı ile -------hesapla çalışılmış, bu hesaplara göre davalıya fatura karşılığı satışı yapılan ürün ve bedeli belli olduğu, ekte sunulan listede satışı yapılan ürünlere dair fatura tarihi ve bedeli yazılı olduğu, ödeme dekontları ve fatura kayıtları incelendiğinde davalı şirketin, davacı şirkete takip miktarı kadar borçlu olduğunun ortaya çıkacağı, davalı şirket basiretli tacir olup kendisine satışı yapılan ve faturası düzenlenen ürünleri ticari defterlerine işlemekle sorumlu olup mevcut finans kayıtlarına göre borçlu olduğu bilebilecek durumda olduğu, haliyle davaya konu borç likit olup davalı şirket haksız ve hukuka aykırı olarak fesih ettiği sözleşmeden kaynaklı borcunu bilmesine rağmen itiraz ederek takibi durdurmuş ve müvekkilin zarara uğramasına neden olduğu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlere fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ------------ dosyaya yapılan itirazın iptaline takibin devamına, İ.İ.K. Md. 67/2 uyarında 9020 den az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde yer vermiş olduğu iddialar gerçeğe aykırı olduğu, davalının davacı şirkete borcunun bulunmadığı, vadesi gelmiş olan tüm alacakları icra dosyasına ödenmiş olduğu, bu nedenle davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibi dosyasındaki talepleri ile icra takibine yapılan itiraz doğrultusunda ikame etmiş olduğu işbu dava kapsamındaki talepleri haksız ve mesnetsiz halde olup davanın reddi gerektiği, davalı şirket ile davacı şirketin, ekmek ve unlu mamul ürünlerinin satımı konusunda, müzakerelerle koşullarını oluşturdukları ve neticesinde karşılıklı mutabakat sonucunda imzalamış oldukları 2021 yılı Tedarikçi Sözleşmesi (“Sözleşme”) ile ticari ilişki içine girildiği, tarafların karşılıklı mutabakat neticesinde oluşturulan sözleşmede ödeme yöntemini faturadan ödeme olarak belirlemiş ve alacağın vadelerinin 60 gün ödeme vadesi olarak belirlendiği, davalı şirket, işbu ilgili hüküm gereğince davacı şirkete vadesi gelen tüm ödemelerini gerçekleştirdiği, davalının davacı şirkete başkaca herhangi bir borcunun bulunmadığı, ancak bu duruma rağmen davacı şirket, taraflar arasındaki sözleşme dolayısıyla alacaklı olduğundan bahisle davalı aleyhine------------sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak alacak talebinde bulunduğu, davacı tarafın bahsi geçen icra dosyası ve Sayın Mahkemeniz dava dosyası kapsamındaki alacak iddiaları ile ilgili önemle belirtmek gerekir ki; davacı, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki Sözleşmeye ve Sözleşmeye ek olarak imzalanmış ----- ilişkin -------- uygun olarak düzenlendiği, 19.03.2022 tarihli 4 adet faturayı haksız bir şekilde kabul etmediği, davacı şirketin alacak iddiasında bulunmasının ve taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlığın sebebi bu faturaların davacı tarafından kabul edilmemiş ve ticari defterlerine işlenmemiş olması, bunun haricinde davacı şirketin bakiye tüm alacağının davalı tarafından sözleşmeye uygun olarak ödenmiş durumda olduğu, davacı şirketin, davalı şirket tarafından sözleşmeye ve sözleşmeye ek olarak imzalanmış---- ilişkin ---- uygun olarak düzenlenmiş olan işbu faturaları kabul etmediğini ve iade ettiğini, davalı şirkete karşı keşide etmiş olduğu -----yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete bildirildiği, bunun akabinde davalı tarafından davacı şirkete karşı -----yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, davacı tarafından ------- numaralı ihtarname ile bu ihtarnameye yanıt verildiği, son olarak davalı tarafından--------- tarihli ihtarname ile davacı şirketin ihtarnamesine cevap verildiği, ancak davacı şirketin yukarıda bilgileri yer alan faturaları kabul etmediği, ticari defterlerine işlememiş olması haksız ve hatalı olduğu, bu faturaların tamamen taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmeye ve sözleşmeye ek olarak imzalanmış----------- uygun olarak düzenlendiği, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde hizmet verdiği bölgelere ürün tedarikini yapamaması nedeni ile davacı şirketten ürün tedariği durdurulduğu, ancak davacı şirketten ürün tedarikinin durdurulmuş olması hiçbir şekilde taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, taraflar arasındaki Sözleşme'nin 5.1. Maddesi gereğince davalının davacı şirketten sözleşme kapsamında sürekli ve asgari alım yükümlülüğü bulunmadığı, bu durum da davalı şirket yönünden herhangi bir şekilde sözleşmeye aykırılık hali de bulunmadığı, açıklanan bu nedenlerle dava dilekçesinde, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshetmiş olduğu yönündeki iddialar gerçeğe aykırı olduğu, davalı tarafından herhangi bir şekilde fesih gerçekleştirilmediği, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak davranmakta olduğu, ilgili sözleşme incelendiğinde de dava dilekçesindeki iddiaların mesnetsiz olduğu, dosyası kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak yukarıda detaylı bir şekilde arz ve izah olunduğu üzere davacı şirketin davalı şirketten bakiye bir alacağı bulunmadığı, yer verilen açıklamalar kapsamında davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin ve ikame edilen mevcut davanın, davalı aleyhine kötüniyetle başlatıldığı ve ikame edildiği izahtan vareste olduğu, taraflar arasında karşılıklı mutabakat neticesinde imzalanan bir sözleşme olmasına, davalı tarafından bu sözleşmeye istinaden fatura düzenlenmesine ve davacının bakiye ücretleri davalı tarafından vadesi geldiğinden ödenmiş olmasına rağmen davacı şirket, davalı şirket aleyhine icra takibine girişmiş ve işbu davayı ikame ettiği, bu nedenlerle davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi doğrultusunda, davacı şirketin kötü niyetli olması ve haksız bir şekilde icra takibi başlatılmış olması nedenleriyle davacı şirket aleyhine % 20'den aşağıda olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle talep, itiraz ve dava hakkları saklı kalmak kaydı ile; davacı şirketin davalı taraftan herhangi bir bakiye alacağının bulunmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı şirket lehine % 20'den aşağı olmamak üzere niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasında imzalanan 01.01.2021 tarihli tedarik sözleşmesi ve sözleşmeye ek olarak imzalan Dönemsel anlaşma formu kapsamında davacının sözleşmenin haksız feshedilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dava taraf davacıy herhangi bir borcu olmadığını taraflar arasındaki uyumsuzluğun davalının dönemsel anlaşma formuna göre hazırladığı faturaların davacı tarafça kabul edilmemesinden kaynaklandığını ,ürün alımını durdurma sebebinin davacının ürün tesliminde gecikmesi ve ürünlerin talep edilen kalitede olmamamasından kaynaklandığını iddia etmektedir.Dosyamız arasına alınan ----- icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 26/05/2022 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 06/06/2022 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Mali Müşavir ve Borçlar Hukuku Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının feshinde haklı olup olmadığı” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Taraflar arasında adi yazılı şekilde,01.01.2021 tarihinde “Tedarik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmenin 2. maddesine göre davacının, davalı tarafından verilen siparişleri sipariş edilen miktarda, belirlenen noktalara, süresinde, belirlenen şekilde ve şartlarda teslim etmeyi borçlandığı, dosyaya sunulan 09.03.2021 tarihli “Dönemsel Anlaşma Formu” başlıklı belge incelendiğinde “aktivite adı” olarak “pazarlama destek bütçesi” beyanının yer aldığı, “katılım bedeli”nin 100.000TL. olduğu, bu belgede yer alan irade beyanları gereğince ve TBK m. 19/1 hükmünce taraflar arasında hangi sözleşmenin kurulduğunun açıkça anlaşılamadığı (uzmanlık alanımız gereğince belgede yer alan ifadelerin anlaşılamadığı), davalının, (hem cevap dilekçesinde hem de gönderdiği noter ihtarnamesinde) “herhangi bir şekilde sözleşmeyi feshetmediğini” beyan ettiği görülmekle sözleşmenin 15. Maddesinde sözleşmenin 2 yıl süreli olarak akdedildiğinin; 15.3 maddesinde ise davalının 3 ay önceden ihbarda bulunmak kaydıyla hiçbir tazminat, bedel vs. ödemek zorunda olmaksızın bu sözleşmeyi dilediği zaman, tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğunun kararlaştırıldığı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde davalının, sözleşmeyi sözleşmenin 15. Maddesine uygun olarak feshettiğini gösteren delile rastlanmadığı; bu hususta davacının dava dilekçesinin ekinde Ek-2 olarak sunduğu, davalı çalışanı ----- tarafından----------- tarihinde davacı çalışanı -------gönderilen e-postada “Evet doğrudur. Bugünden geçerli operasyona müdahale ediyoruz. Ekmek sevkiyatlarını -------- gıda yapacaktır. ” ifadesinin bulunduğu; Sözleşmenin 15.3 maddesi ve TBK m. 19/1 hükmü gereğince bu irade beyanının “sözleşmeyi fesih/sonlandırma” yönünde bozucu yenilik doğuran hakkın kullanımı olarak kabul edilmesi durumunda bu hak tek taraflı olarak kullanıldığında altında yatan gerekçenin haklı olup olmadığı, bu hususun önem taşıyıp taşımadığı meselesi hakkında verilmiş -----------.kural, sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşme özgürlüğü kuralı, sözleşmeyi kurma ve değiştirme özgürlüğü kadar sözleşme ile bağlı kalmama özgürlüğünü de içerir. “sözleşme özgürlüğü, irade özerkliğinin bir sonucu olup, kural olarak sözleşmenin kurulmasına hizmet ettiği kadar, sözleşme ile bağlı kalmamayı da, yani tek taraflı irade beyanıyla (haklı veya haksız surette) sözleşmenin sona erdirilmesini de kapsar. ...irade özerkliğinin bir sonucu olarak haklı bir sebep olmadan da tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir irade beyanıyla kullanılabilen fesih hakkına engel olunamayacağı benimsenmiştir.”. şeklinde olduğu; sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın, ------ tarafından gerekli görülmediği; eğer davalının, 17.02.2022 tarihinde davacıya gönderdiği e-postada bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetme (sonlandırma) yönündeki irade beyanını muhatabına yönelttiği kabul edilir ve ----- kararı nazara alınır ise bu durumda sözleşmenin, haklı gerekçeye dayanmasa bile sözleşmenin 15.3 hükmü gereğince 3 ay sonra, yani 17.05.2022 sonlandırılmış sayılacağı kanaatine varılacağı; eğer ----------- aksi yönünde, bozucu yenilik doğuran hakkın kullanılmasında haklı bir gerekçenin bulunması gerektiği kanaatine varılır ise bu halde davalının, “davacının sözleşmeye uygun şekilde hizmet verdiği bölgelere ürün tedarikini yapamaması nedeni ile davacıdan ürün tedarikinin durdurulduğunu, sözleşmenin 5.1. maddesine göre davalının davacıdan sözleşme kapsamında asgari alım yükümlülüğünün bulunmadığını” beyan ettiği görülmekle davacının ürün tedarikini sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği (sözleşmenin 2. maddesine göre davacının, davalı tarafından verilen siparişleri sipariş edilen miktarda, belirlenen noktalara, süresinde, belirlenen şekilde ve şartlarda teslim etmeyi borçlandığı) hususunun (hangi şartlar altında, ne zaman, nereye, ne kadar vs. tedarikin yapılacağının) uzmanlık alanımızca değerlendirilemediği; ancak davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin ekinde sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde davalıya, davacının tedarikinde sorun yaşandığına ilişkin farklı ---------- mağazalarından bilgi verildiği ve bu konuda hakkında pek çok yazışmanın yapıldığının görüldüğü, Alternatifli değerlendirmenin takdirinin, TMK m. 4 ve HMK'ya göre mahkemeye ait olduğunu, Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlere ilişkin beratlar kontrol edilerek, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı” hususunda: Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden Mali İnceleme Neticesinde: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile tacir olan her iki tarafın yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; e-defter kullanıcısı mükellef oldukları, 2021-2022 yıllarına ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratları ile Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde alındığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, tarafların kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, Taraflar arasında imzalanan 01.01.2021 tarihli tedarik sözleşmesi ve sözleşmeye ek olarak imzalanan dönemsel anlaşma formu kapsamında davacının sözleşmenin haksız feshedilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağı kapsamında düzenlenen faturaların davacı ile davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödeme kaydının olup olmadığı, davalının dönemsel anlaşma formuna göre hazırladığı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı” hususunda: Mali inceleme neticesinde: Davalının kendi defterlerinde davacı aleyhine borç kaydettiği aşağıdaki tabloda detayı bulunan 7 adet KDV Dahil 118.382,46 TL tutarlı faturaların davacının defterlerinde davalı açık hesabında kayıtlı olmadığı, mali inceleme neticesinde: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ------- takibine açık hesap alacak talebinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu; davacının takipte 148.588,17TL tutarında asıl alacak talebinde bulunduğu, raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı açık hesabından 27.05.2022 takip tarihi itibariyle 132.629,35TL tutarında alacaklı gözüktüğünü belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacı ile davalı arasında 01/01/2021 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacının davalıya ekmek ve benzeri unlu mamülleri tedarik etmeyi üstlendiği, ancak daha sonra taraflar arasındaki bu anlaşmanın sona erdiği, davacının ise fatura karşılığı satmış olduğu ürünlerin bedelini tahsil edemediği gerekçesi ile davalı aleyhine ------- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, davacı şirketin kendi defterlerinde davalıdan 132.629,35 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ise kendi defterlerinde davacıya 443,83 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davalının cevap dilekçesinde davacı tarafa her hangi bir borçlarının olmadığı, taraflar arasında imzalanan ek sözleşmeye istinaden düzenlenen dönemsel anlaşma formu kapsamında düzenlenen faturaları davacının kabul etmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da bundan kaynaklandığını belirttiği, ancak davalı tarafın dönemsel anlaşma formu kapsamında düzenlediğini iddia ettiği faturaları açıklayamadığı, söz konusu alacağın kaynağının anlaşılamadığı gibi ispatlanamadığı dolayısıyla davalının bu husustaki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, davalının ispat edemediği ve davacının defterlerinde olmayan kayıtların çıkarılması sonucu davalı defterlerine göre davacının 132.185,52 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, dolayısıyla bu kayıtlara itibar edilmeyerek davalının defterlerinde davacının 132.185,52 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE Davalının---------- sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 132.185,52 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele avans faizi uygulanmasına,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine
2 -Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.029,59-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.805,42-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.224,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 21.150,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 17.300,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.805,42-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.886,12TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 82,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.082,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.493,85-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------------dosyada taktir olunan 1.560,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.379,46 TL'lik kısmın davalıdan, 180,54 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024