T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/870 Esas
KARAR NO: 2024/16
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/10/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ------- ve --------oğulları olduğu iddia edilen ------- 07.12.2013 tarihinde, ------- Şirketi’nin ------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortacısı olduğu -------- plaka sayılı araç ile seyir halindeyken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, müvekkillerin destekten yoksun kalma sebebiyle uğradıkları zararın tazmini talebiyle-------- E. Sayılı dosyasından belirsiz alacak davası açıldığını, dava dosyasından alınan 20.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, ------- maddi zararının 12.696,34-TL, --------- maddi zararı ise 17.303,66-Tl olmak üzere toplam zarar 30.000-TL olarak belirlendiğini ve dava değerinin buna göre arttırıldığını ancak, raporda bakiye poliçe limitinin yanlış hesaplandığı ve mahkemece alınan 24.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile , -------- maddi zararı 16.928,45-TL, -------- maddi zararı ise 23.071,55-TL olmak üzere toplam zarar 40.000-TL olarak belirlendiğini, iki rapor arasında 10.000TL fark olduğunu ve ikinci defa talep arttırım dilekçesi verilemeyeceğinden huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu iddia edilen aracın sebep olduğu trafik kazası sebebi ile hayatını kaybeden müvekkillerinin oğlunun desteğinden yoksun kalan müvekkillerinin uğradıkları zararın tazmini talebiyle davalı aleyhine açılan--------- Esas sayılı dosyasından açılan davaların birleştirilerek birlikte görülmesini, aksi halde müvekkillerinin bakiye zararının davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun teslim edildliği iddia edilen 02/05/2019 tarihinden başlayarak 8 iş gününün bittiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, vekalet ücreti, yargılama gideri ile harç ve sair giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen --------- plakalı aracın müvekkili tarafından 12.08.2013/2014 vadeli --------- no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını ve bakiye poliçe teminatının 40.000TL olduğunu ancak dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davanın, --------- sayılı dosyası ile tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olduğunu ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taleplerin teminat dışı olduğunu, müteveffa -------- sigortalı aracı sevk ve idare ederken %100 kendi kusurundan dolayı ölümüne sebep olduğunu, müteveffanın mirasçılarına 04.12.2015 tarihinde ibraname ile 210.000 TL tazminat ödendiğini ve yapıldığı iddia edilen ödemeler nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu ve kazada kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları gerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın derdestlik veya kesin hüküm nedeniyle reddine, davacıların taleplerinin teminat dışı olması nedeniyle reddine, yapıldığı iddia edilen ödeme uyarınca müvekkilinin sorumluluğu kalmadığından reddine, tarafların kusur oranı ile müteveffanın müterafik kusurunun tespitine, sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddine, aktüer hesabı yaptırılmasına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Davalı sigorta şirketinin Karayolları ZMMS ile sigortalı davacıların murisinin sevk ve idaresindeki-------- plaka sayılı araç ile 07/12/2013 tarihinde tek taraflı olarak yaptığı ve sürücü murisin ölümü ile sonuçlanan trafik kazası neticesinde davacıların destekten yoksun kalma tazminatı yönünden açılan -------- esas sayılı dosyasından bakiye kalan destekten yoksun kalma tazminatı talepli ek davadır.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteği yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.TBK.’nın 53. maddesi uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları kayıplar ölüm halinde uğranılan zararlar arasında sayılmıştır.Davacılar tarafından -------- esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma talepli dava açıldığı, işbu davada------- esas ------ karar sayılı kararı ile karar verildiği,--------- sayılı ilam ile yerel mahkemece verilen kararın miktar itibariyle kesin olması sebebiyle usulden reddine karar verildiği ve mezkur kararın bu şekilde kesinleştiği, mahkememizce açılan işbu davanın ise ek dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı vekili tarafından zaman aşımı defiinde bulunulmuş ise de; 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 (6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi) maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nun değişik 72. maddesi) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür.) tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.Görüldüğü gibi, BK'nun 60 ve 2918 Sayılı KTK'nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nun 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) 2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar içinde geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır.Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu genel açıklamalar Yargıtay içtihatlarında yerleşmiş ve istinaf mahkemelerince de gerekçeleri benimsenmiştir. Ancak burada tartışılması gereken husus tek taraflı ölümlü kazalarda zaman aşımı süresi belirlenirken hangi suçun oluştuğudur. --------- HD'nin sapma göstermeyen kararlarında ise söz konusu eylemin taksirle ölüme sebebiyet verme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve zaman aşımı süresinin hesabında TCK'nun 85/1 maddesinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. ---- Hukuk Dairesinin görüşü doğrultusunda zaman aşımı süresinin 15 yıl olduğu yönünde kararlar mevcuttur. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında zaman aşımı süresinin olaya uygun TCK'nun 85/1 maddesi dikkate alındığında 15 yıl olduğu sonucuna varılmış, somut olayda davalı vekilinin zaman aşımı defiinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacıların oğlu ------- 07/12/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle vefatından dolayı --------- plaka sayılı araç ZMMS'cisi davalı -------- şirketinden, maddi tazminat talep edildiği, davalı sigorta şirketinin --------- poliçe nolu ZMMS poliçesi tanzim ettiği, murisin ölümü sebebi ile yasal mirasçılarının destekten yoksun kaldıkları, mirasçıların murisin annesi ve babası oldukları, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce kusur oranlarının tespiti ve hesap raporu alınması için dosya kusur ve hasar bilirkişisi ile aktüerya uzmanı bilirkişisine tevdii edilmiş ve 20/06/2022 tarihli kök raporda davacılar murisi -------- %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı baba --------- için 12.696,34 TL, davacı anne -------- için 17.303,66 TL destek tazminatı olmak üzere toplamda 30.000 TL tazminat hesaplandığı anlaşılmıştır--------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce alınan kök raporda davalı şirketin 04/12/2015 tarihinde davacılara poliçe kapsamında ödediği bedel 210.000 TL olmasına rağmen bilirkişi tarafından 220.000 TL bedelin mahsup edildiği anlaşıldığından -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bu hususta yeniden ek rapor alınmasın karar verilmiş olup dosyaya sunulan 24/10/2022 tarihli ek raporda davacı -------- için 16.928,45 TL, davacı --------- için 23.071,55 TL olmak üzere toplamda 40.000 TL maddi tazminat hesaplanmıştır. --------- esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından tazminat talebinin 30.000,00 TL üzerinden 29/06/2022 tarihinde ıslah edildiği ve ıslah harcının yatırıldığı görülmüştür.Davacıların desteği -------- sevk ve idaresindeki davalı sigortanın Karayolları ZMM sigortalısı --------- plaka sayılı aracın tek taraflı ve %100 kusurlu olarak 07/12/2013 tarihinde yaptığı trafik kazası neticesinde desteğin öldüğü ve davacıların destekten yoksun kaldığı, 24/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı ---------- 16.928,45 TL ve davacı -------- ise 23.071,55 TL maddi tazminat talebinde bulunabileceği, --------Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karardan bakiye kalan kısım yönünden davanın kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihi olan 15/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile, davacı -------- için 4.232,11 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı -------- için 5.767,89 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplamda 10.000,00 TL maddi tazminatın (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 15/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Karar kesinleştiğinde --------- esas sayılı dosyasının iadesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,10 harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 602,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı taraflarça sarf olunan 35,00TL posta masrafı, 80,70 TL peşin ve 80,70TL başvurma harcı toplamları 196,40TL'nin davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine,
5-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı lehine yürürlükte olan AAÜT uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine,
7- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2024