T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/904 Esas
KARAR NO: 2025/1030
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2025
KARAR TARİHİ: 01/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu, davalı tarafın cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğu, müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 17.000 USD cari hesap bakiye alacağından borcu olduğunun tespit edilddiğini, söz konusu borcun davalı tarafça ödenmemiş olduğu, bunun üzerine müvekkili tarafından ------- Noterliği 29.07.2025 Tarih ve -------- yevmiye no lu ihtarname ile bakiye borcu ödemesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin 29.07.2025 tarihinde davalı tarafça okunduğunu, müvekkilinin şirket lojistik firması olduğu ve taşımacılık işi yaptığını, Davalı tarafın yapılan taşımacılık işine ait kendi alacağını tahsil etmediğini ileri sürerek ödemeden imtina ettiğini, müvekkili tarafından --------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, davalının itirazlarının hukuken dayanaksız olduğu, cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olduğundan, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, -------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız yapılan itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil olarak saygılarımla arz ve talep ederim.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında "navlun iptal bedeli" ödeneceğine dair hiçbir sözleşmesel anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine "------- - -------- Navlun İptal Bedeli" açıklamasıyla düzenlediği tek bir faturaya dayanarak icra takibi başlatıldığını ve bu davayı açtığını, müvekkili şirket ile davacı arasında, planlanan bir taşıma işinin iptal edilmesi halinde "iptal bedeli", "cezai şart" veya "ölü navlun" gibi herhangi bir ad altında bir bedel ödeneceğine dair hiçbir anlaşma mevcut olmadığını, davacının da bu yönde bir anlaşma belgesi sunmadığını, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükünün, davacı tarafta olduğunu, böyle bir bedelin kararlaştırıldığını yazılı bir sözleşme gibi kesin delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacının dosyaya sunduğu tek delilin, kendi ticari defterlerine dayanarak tek taraflı olarak düzenlediği bir e-faturadan ibaret olduğu, tek taraflı olarak düzenlenen faturanın, taraflar arasında var olmayan bir sözleşmesel yükümlülük yaratamayacağını, navlun iptal bedeli, niteliği itibarıyla bir cezai şart veya götürü bir tazminat olup, bu tür yükümlülüklerin geçerliliği ancak tarafların açık ve karşılıklı irade beyanlarına bağlı olduğunu, dava dayanağı e-faturanın ticari defterlere işlenmesi, temelinde hukuki bir ilişki bulunmayan bir borcu ikrar anlamına gelmeyeceğini, söz konusu faturanın, müvekkil şirketin muhasebe departmanı tarafından, operasyonel sürecin detayı bilinmeksizin, gelen e-faturalara ilişkin rutin prosedür gereği sehven kayda alındığını, HMK M. 222 uyarınca, bir ticari deftere yapılan kaydın, o kaydı yapan tacir aleyhine delil teşkil edeceği, ancak bu hükmün, bir borcun varlığına ilişkin mutlak bir karine oluşturmayacağı, faturanın ticari deftere işlenmiş olmasının tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre de, faturanın deftere kaydedilmiş olmasının, temelindeki sözleşme ilişkisinin varlığını ispata yeterli olmadığını, faturanın deftere işlenmesi, temel borç ilişkisinin bulunmadığı, her türlü delille ispatlanabileceğini, müvekkili şirketin, taraflar arasında bir iptal bedeli anlaşması olmadığını, davacı tarafın, takip talebinde, 17.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek USD cinsi alacağa yıllık bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz talep ettiğini, takip ve dava konusu alacağın yabancı para (USD) cinsinden olup, yabancı para alacaklarına uygulanacak faiz türü ve oranı 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde özel olarak düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme ve bu sözleşmede kararlaştırılmış özel bir temerrüt faizi oranı bulunmadığını, durumda davacı tarafın, var olduğunu iddia ettiği alacağına alacağı kesinlikle kabul etmemek kaydıyla ancak yasanın amir hükmü gereği, Devlet Bankalarının USD cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranını talep edebileceğini, İİK m. 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit (belirli ve muayyen) olması gerektiği, likit alacağın borçlusu tarafından hesabı ve miktarı belirli olan, borçlu tarafından ayrıca bir araştırma ve tespiti gerektirmeyen alacak olduğu, mevcut davada, alacağın varlığı dahi tartışmalı olduğu, taraflar arasında bir iptal bedeli anlaşması olup olmadığı, böyle bir anlaşma varsa bedelinin ne olduğu hususları yargılamayı gerektirdiği, alacağın varlığı ve miktarı ciddi bir uyuşmazlık konusu olduğundan, likit bir alacaktan söz edilemeyeceği, bu nedenle, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini bu nedenlerle öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafın alacağı likit olmadığından ve takibinde haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı taraf takibinde ve davasında kötü niyetli olduğundan, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkil şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dosyamız arasına alınan-------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 18/09/2025 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 22/09/2025 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekili 26/11/2025 tarihli dilekçesi ile özetle ; Davadan feragat ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını mahkemece bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 26/11/2025 tarihli dilekçesi ile ; davacının davadan feragat etmesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını mahkemece bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ve davalının vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.HMK'nun 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.322,37 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00 -TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025