T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/758 Esas
KARAR NO: 2025/341
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine ----------İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı dosyasından, 30/04/2024 tarihi itibariyle 77,477,29 Türk Lirası tutarındaki ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu; kendisine gönderilen ödeme emri üzerine ana alacak miktarı dahil tüm tutar için itirazda bulunduğunu, bu itirazın son derece kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik olduğunu belirterek itirazın iptalini talep ettiklerini, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında iş makinası kiralama sözleşmesi mevcut olup, davalı borçlu şirket yapmış olduğu işlerle ilgili müvekkil şirketten makina kiralamakta ve kira bedeli ödediğini, müvekkil şirket, aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek davalı borçlu şirkete cari hesap hareketlerinde ve faturada görüleceği üzere 50.000-TL borç verdiğini, ancak davalı şirket borcu müvekkile ödemediğini, davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, müvekkil şirket, alacağını talep etmek adına davalı şirketten defalarca kez şifahi olarak talepte bulunmuştur ancak bu talepler karşılanmadığını, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkil şirket mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın davaya karşı bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, borç havalesine dayalı davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir.
----------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ----------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde cari hesaba dayanılmış ise de davacı vekili tarafından tensip zaptı ile verilen süre uyarına süresi içerisinde sunulan beyan dilekçesi incelendiğinde icra takibine konu yapılan alacağın davacı tarafından davalıya gönderilen 05.01.2024 tarihli 50.000,00 TL bedelli havale olduğu, icra takip dayanağında da açıkça bu şekilde yazıldığı dikkate alınarak davanın ve icra takibinin konusunun ödünç olarak davacı tarafından davalıya verilen paranın davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği olduğu anlaşılmıştır. TBK'nin 392. maddesinde yer alan ''Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiği, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağı belirtilmiştir. Somut olayda davaya konu paranın 05.01.2024 tarihinde gönderildiği, icra takip tarihinin ise 30.04.2024 olduğu, altı hafta sonrasında takibin başlatıldığı dikkate alınarak davacının icra takibi başlatmasında hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda davacı tarafından davalıya gönderilen havalenin açıklama kısmında açıkça "borç" ibaresi bulunduğu, yerleşik içtihatlar dikkate alındığında gönderilen paranın ödünç olarak gönderildiğinin ve ödediğini ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü gerekir. Ancak davalı tarafından cevap dilekçesi verilmediği gibi yemin deliline de dayanılmamıştır. Davanın konusunun ödünç olduğu dikkate alındığında tarafların ticari defterlerinin incelenmesinin yargılamanın esasına bir katkı sağlamayacağı ve usul ekonomisi ilkesi gereğince ticari defter incelemesi yapılmamıştır. Açıklamalar doğrultusunda davacının 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
Somut olayda taraflar ödüncün geri verilmesi konusunda vade belirlemediğinden, davacının istediği zaman ödünç verdiği paranın iadesini isteyebileceği ancak davalı borçlunun bu istemin kendisine iletilmesinden altı hafta geçtikten sonra temerrüte düşeceği anlaşılmıştır. Davacı, davalı borçlu hakkında 30.04.2024 tarihinde takip başlatmış, ödeme emri davalı tarafa 06.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı da bu tarihten altı hafta sonra temerrüte düşmüştür. Bu durumda, 17.06.2024 tarihinin ---------- olması sebebiyle resmi tatil olduğu dikkate alınarak 21.06.2024 tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafından icra takibinde temerrüt faizi talep edilmiş ise de talep edilen faizin türünün belirtilmediği ve faiz oranın yasal faiz oranı olduğu dikkate alınarak yasal faize hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının---------- İcra Dairesi'nin ----------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 21.06.2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak likit olduğundan asıl alacak miktarının %20'si oranında (10.000,00-TL) icra inkâr tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.415,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.060,01-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.355,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.060,01-TL Peşin nisbi Harcı olmak üzere toplam 1.487,61TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 187,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 187,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 118,79-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.600,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.280,69-TL'lik kısmının davalıdan, 1.319,31-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025