T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1217 Esas
KARAR NO: 2026/21
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 25/12/2025
KARAR TARİHİ: 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., davalı -------- Şirketi'nin %60 oranında ortağı olduğunu, şirketin sermayesi 2.935.000,00 TL olup, müvekkilinin A Grubu 293.500 adet pay (293.500,00 TL) ve B Grubu 1.467.500 adet pay (1.467.500,00 TL) ile toplam 1.761.000,00 TL'lik paya sahip olduğunu, davalı yöneticiler ... ve ------- ise her biri B Grubu 587.000 adet pay (587.000,00 TL) ile toplam %40 paya sahip olduğunu, bu pay dağılımı, Şirket'in 23/10/2023 tarihli sermaye artırım ilanında açıkça belirtildiğini, müvekkilinin rahmetli eşi vefat ettikten sonra şirket hisseleri müvekkiline ve iki yönetici altsoyuna intikal ettiğini, şirket anonim şirket statüsünde olup, davalı yöneticiler şirket yönetim kurulunda yönetici olarak görev yapmakta olduğunu, ancak, davalı yöneticiler yöneticilik yetkilerini kötü niyetle kullanmakta, şirketi kendi çıkarları doğrultusunda yönetmekte ve müvekkilimin çoğunluk haklarını hiçe sayıldığını, özellikle, şirketin banka hesaplarını kötü niyetli kullandıkları tespit edildiğini, bu eylemler, şirketin mali yapısını zayıflatmakta ve müvekkilinin haklarını zarara uğrattığını beyan ederek davalı yöneticilerin şirketi borçlandırma (kredi çekme, borçlanma taahhüdü vb.) yetkilerinin sınırlanmasını, şirketin taşınmazlarını (arsa, bina, fabrika vb.) satma, devretme veya ipotek etme yetkilerinin dava sonuna kadar kısıtlanmasını; davalıların İmza yetkilerinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların anne ve kızları olduğunu, davacının müvekkillerini baskılamaya ve yıldırmaya çalışmasından kaynaklı iş bu başvuru yapılmış olup davanın reddi gerektiğini, anonim şirketlerde şirket yetkilisinin azli mahkeme kararıyla yapılması mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu talebi doğrudan şirket yetkilisinin azli olduğunu,a ncak anonim şirketlerde TTK'da bu durum düzenlenmemiş olup, yetkilerin sonlandırılması ise ancak genel kurul kararı ile mümkün olduğunu, davacı yanın müvekkillerinin "şirket borçlandırma" ve "Şirket taşınmaz devri" yetkilerinin sonlandırılmasını istemiş olmakla beraber mahkemeniz tarafından ihtiyati tedbir talebi reddedildiğini, öncelikle bu konuda davacı yanın şüpheci tavrı sebebiyle Müvekkilleri baskı altına alıp şirketten uzaklaştırmaya çalıştığı bilindiğini, keza müvekkillerinin uzun yıllardır aile şirketlerini yönetmekte ve şirketin mali tablosunu da yıllar içinde çok yukarılara taşıdıklarını, buna rağmen davacı yan dava dilekçesinde, müvekkillerinin şirketi temsilen sebebi belirsiz bir borçlanma ve /veya her hangi bir tapu randevusu olduğuna dair tek bir delil dahi sunmayıp ileride gerçekleşmesini beklediği vakıalara önlem amacıyla başvurduğunu, diğer yandan Genel kurul yapılarak bu yetkilerin yeniden delege edilmesi mümkün olmasına rağmen bu konuda genel kuruldan imtina eden davacı kötü niyetle ve müvekkilleri töhmet altında bırakmak için bu başvuruyu gerçekleştirdiğini, davacı yan dosyaya vekalet sunmaları üzerine alelacele feragat/vazgeçme göndermiş olup yargılama aşamasında henüz bir hüküm verilmemiş olması sebebiyle ayrıca davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: : Dava; Yöneticinin azli davası olup, Uyuşmazlık; yönetici davalıların haklı nedenle azli sebeplerinin oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili tarafından sunulan 08/01/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini ve vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili tarafından 09/01/2026 tarihinde sunulan dilekçe ile davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davacı vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.HMK'nun 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 244,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 371,40 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-6) göre hesaplanan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026