T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/849 Esas
KARAR NO: 2025/821
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2025
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil --------, --------- İl, -------- İlçe, --------- Mahalle/Köy,-------- Ada, ------ Parsel, -------- Nolu Bağımsız Bölüm ve ------- İl, -------- İlçe,---------- Mahalle/Köy,-------- Ada, --------- Parsel, ---------- Nolu Bağımsız Bölüm üzerinde ipotek alacaklısı olduğunu, davalı --------- tapuda ------,-------,-------,------,------- numaralı olmak üzere toplam 5 adet bağımsız bölümün maliki olduğunu, diğer davalı --------- ise -------- nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, yüklenici --------,-------- ili, -------- İlçesi, ------- mh. ------- mevki, -------- pafta -------- ada --------- parsel kayıtlı 1.366,14 m2 büyüklüğündeki taşınmazın malikleri ile Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davalı -------- yapımını üstlendiği inşaatın iskanı alınmadığını, -------- ili, --------- ilçesi, ---------- mahallesinde kain ve tapunun -------- ada, -------- parsel sayılarında kayıtlı taşınmazın ---------- Noterliğinin 07.04.2017 tarih ve --------- yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı inşaat Sözleşmesi ve muhtelif tarih aralıklarında imzalanan aynı içerikli sözleşmeler ile 6306 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca üzerindeki binanın yıkılarak yeniden inşası amacıyla "Yüklenici" sıfatı ile karşı yanlardan ---------- teslim edildiğini, sözleşme hükümlerine göre bağımsız bölümlerin maliklerine tesliminin inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren 15 (on beş) ay içerisinde gerçekleştirileceği ve yalnızca teknik, hukuki ve idari zorunlulukların oluşması kaydıyla bu süreye en fazla 6 ay eklenebileceği hususu açıkça kararlaştırılmış olmasına ve iskan (yapı kullanım belgesi) alınacağı belirtilmesine rağmen bağımsız bölümlerin teslimi geç yapılmış ve iskan halen dahi alınamadığını,--------- Tapu sicil müdürlüğündeki kayıtlara göre davamıza konu tasınmazlarda ipotek şerhlerinin 1.500.000,00-TL. bedelle ipotek şerhi yer aldığı görüldüğünü, davalıların ipotek bedelini ödememeleri üzerine davalı borçlular aleyhine------- E. Sayılı takip dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılar başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonucunda icra takibi satış yönünden durdurulduğunu, davalının takibe haksız itirazın iptali ile, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takibin takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsili devamı yönünden mahkemeye müracaat ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda davanın konusunun ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte itirazın iptaline ilişkin olduğu, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm taraflarının tacir olmadığı, uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından mutlak ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Kararın istinaf yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde HMK.'nın 21. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde-------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025