T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/758 Esas
KARAR NO: 2025/1121
DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/08/2025
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davalı lojistik firması arasında 2024 yılı Aralık ayında, 33 palet (20240 adet toplam 203277.28 Amerikan Doları bedelli) ürünün uluslararası taşımacılık işi için anlaşmaya varılmış olup "kapıdan kapıya" verilecek bu hizmet; lojistik firması tarafından gönderilen elektronik posta ile "19.12.2024 tarihinde -------- adresinden yüklediğimiz ---------- numaralı konteynere ait çıkış ihbarnamesi ektedir. Tahmini TR varışı 06.01.2025 olacaktır." şeklinde teyit edildiğini, müvekkil, ürünlerin teslimini beklerken 28.12.2024 tarihinde davalı firma tarafından atılan bilgilendirme maili ile "---------- numaralı konteyner, park halindeyken şasi ile birlikte çalınmıştır. Olay, -------- yerel polis birimlerine bildirilmiş olup, resmi bir soruşturma başlatılmıştır." bilgisi alındığını, davalı taşımacının kusurlu organizasyonu ve gerekli güvenlik önlemlerini almaması neticesinde, -------- müvekkilin ürünlerinin bulunduğu konteyner içindeki mallar ile tamamen çalındığını, bu husus polis tutanağı ile sabit olduğunu, ayrıca hırsızlık olayının meydana geldiği park edilen alanın güvenli otopark değil, umuma açık alan olduğu tespit edildiğini, bilindiği üzere Taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın uğrayacağı zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden sorumlu olduğunu, taşıyıcı, kendi adamları ile taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunu, bu bağlamda, işin üçüncü kişi ve kurumlara yaptırılmasının somut olayda herhangi bir önemi bulunmamakta olup müvekkilin yegane muhatabı, işi üstlenen davalı şirkette olduğunu, Yargıtay uygulamalarına göre eşyanın tamamında kayıp veya hasar meydana geldiyse; taşıma ücreti, gümrük resimleri ve varsa sair ödemeler de hak sahibine ödeneceğini, zira bu ihtimalde; eşyanın hiçbir kısmı teslim edilememekle yapılan yan giderlerin tümü boşuna yapılmış olacağından, anılan masraflar taşıyıcıdan tazmin edilebileceğini, müvekkilin uğramış olduğu toplam zarar miktarı, bilirkişi incelemesiyle netleştirileceğini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olup mahkeme huzurunda işbu davayı açtıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf, iddia olunan hasara ilişkin zararlarını sigorta şirketinden tazmin ederek tüm hak ve yükümlülüklerini sigorta şirketine devretmiş olup bu surette aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımıza halel getirmemek kaydıyla; davacı, iddia ettiği zarar miktarını dava dilekçesinde detaylanırmış ve söz konusu zarar miktarı sigorta tarafından yapılan ekspertiz neticesinde tespit edilmiş olup bu kapsamda davacının müvekkil şirket'ten tahsilini istediği alacak kalemlerinin miktarı belli olduğundan işbu dava belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek ve itirazlarına halel getirmemek kaydı ile belirtmek gerekmektedir ki, müvekkil şirkete zamanında ihbarda bulunulmamış ve ayrıca dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, CMR konvansiyonu uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkil şirketin sorumlu olduğunu ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi bir kanaatte olması ihtimaline binaen: talep edilen tazminat miktarı CMR konvansiyonuna açıkça aykırı olduğunu, CMR konvansiyonu uyarınca %5’ten fazla faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafça müvekkil şirket aleyhine mahkeme nezdinde ikame edilen işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun kötü niyetli davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, CMR hükümleri uygulanmak suretiyle davacının taşıtan, davalının taşıyan olduğu ilişkide davacıya ait malların çalınması sebebiyle davacının dolaylı zararlarının davalıdan tazmin edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir.Somut olayda, davacıya ait olan mallar, davalı tarafından taşınırken çalınma sebebiyle davacının zarara uğradığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Tensip zaptı ile mahkememizce davacı vekiline, talep ettiği alacak kalemlerini açıklaması için süre verilmiş, 02.09.2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacının ürünlerin satın alındığı fiyat ile sigortadan alınan TL ödemenin ödeme tarihindeki USD kuru üzerinden döviz karşılığı arasındaki fark, ürünlerin Aralık 2024 ve Haziran 2025 tarihleri arasındaki liste farkı (enflasyon) ve ürünlerin satılamamasından kaynaklı kar kaybı talep ettiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın uygulama koşullarını tayin eden 902. maddesinin (d) bendinde belirtilen uluslararası sözleşmelerin uygulanmasına dair istisna somut olayda mevcut olup ile anılan istisna ile yapılan bu yollamadan hareketle dava konusu taşıma kapsamında taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın CMR hükümleri uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekir. Davacı vekili tarafından sunulan 02.09.2025 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde davacının talep etmiş olduğu zararların tamamının dolaylı zarar olduğu, doğrudan zararın 02.09.2025 tarihli açıklama dilekçesi ile dava dışı --------Ş tarafından davacıya ödendiği anlaşılmıştır. 02.09.2025 tarihli talep sonucunu netleştirme dilekçesi incelendiğinde davacı tarafından talep edilen zararların tamamının dolaylı zarar olduğu anlaşılmıştır. CMR 23/III maddesi anlamında dolaylı zararın tazminini ön gören herhangi bir hüküm mevcut değildir. CMR hükümlerine göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğu söz konusudur. Bu bakımdan davacının, davalıdan dolaylı zararlarını talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025