T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/868 Esas
KARAR NO: 2025/449
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ---- numaralı tesisatın bulunduğu----- adresindeki ---- niteliğindeki işyerinde kaçak elektrik tükettiğini, Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 14.11.2020 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tûzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında, yükümlülüklerini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- düzenlendiği ve bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 2.448,62 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandınldığı tespit edildiğini, Müvekkil Şirket’in ilgili ekipleri tarafından 15.04.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halimi dışında, yükümlülükierini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiği ve bu tutanaktaki tespitler dikkate allnarak tüketilen elektrik enerjsine karşılık olarak 76.308,48 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılacak faturalandırıldığ: tespit edildiğini, 15/04/2022 Tarihli tutanağın esas alınarak ----- Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Davalının bu takibe itiraz ederek takibi haksız olarak durdurduğunu, İcra takibine yapılan itirazın iptal edilerek Davalının hükmolunan bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının asıl talebi bu olmasına rağmen dava ile ilgisi bulunmayan, davasına esas aldığı işlemden geriye giderek Müvekkil ile hiçbir ilgisi olmayan taksi durağında kullanılan kaçak elektrikle bağ kurmaya çalışarak iddialarını ispatlama çabasına girdiğini, müvekkile ait işyeri oto yıkama olup Müvekkilin taksi durağı işletmesi bulunmadığı gibi, taksi durağında varsa kullanılan kaçak elektrik ile de bir ilgisinin olmadığını, kaldı ki dava konusu da taksi durağında kullanıldığı iddia edilen kaçak elektrik faturası da olmadığını, davacının dava ile ilgisi bulunmayan bu iddia ve beyanlarını kabul etmediğimizi belirterek davaya bu yönden itiraz ettiklerini, davacının müvekkilin yokluğunda ----- tarihinde kullanım yerinde yaptım dediği kontrolde ----- seri numarası ile düzenlediği Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı kapsamında tahakkuk ettirdiği ve------ Sayılı dosyasına konu ettiği 76.308,48 TL. Tutarlı kaçak elektrik faturası olduğunu, icra dosyasına yapılan itirazlarda da belirtildiği üzere Müvekkil Davacının tespit yaptım dediği yerdeki elektrik kullanım aboneliğini, işyerini kapattığından bahisle takip alacaklısına yapmış olduğu------- kapatması nedeniyle sonlandırılmasını talep etmiş bu başvuru üzerine, Davacı 31/10/2021 tarihli mesajı ile işlemin başarı ile sonuçlandığı bildirimini yapmış bu suretle Müvekkilin icra takibine konu edilen yerle ilgili herhangi bir aboneliği kalmadığını, davacı kapatma işleminin yapılmasından yaklaşık 6 ay sonra 15/04/2024 tarihinde müvekkilin kapatmış olduğu işyerine gelerek haksız ve hukuksuz şekilde müvekkilin yokluğunda davaya konu işlemi yaptığını,----- sayılı dosyası kapsamında yapılan icra takibine sunulan itiraz Dilekçesinde belirtildiğini, huzurda görülen davaya da icra takibinde itiraz olarak belirtilen tüm beyan ve itiraz sebepleri aynı şekilde tekrar ettiklerini belirterek haksız ve hukusuz davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali talebine istemine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. ----TK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, -------- esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen ----- çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. -----İtirazın iptali davaları İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olup, TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir.---- yazılan müzekkere cevabında davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, yani esnaf sınırında kaldığı ve tacir olmadığı anlaşıldığından ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur.Somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine davanın usûlden reddine,
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025