T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/979 Esas
KARAR NO: 2025/445
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----- adresinde spor salonu işlettiğini, müvekkil işlettiği spor salonunda kullanılmak üzere spor malzemeleri satan davalı------- nolu fatura ile spor salonunda kullanılmak üzere bir takım spor ekipmanı satın aldığını, satın alınan ve faturada isimleri---------------olarak belirtilen ekipmanlar müvekkile teslim edildikten sonra ayıplı olması nedeniyle müvekkil tarafından bildirim yapılarak, davalı tarafından değiştirilmek üzere iade alındığını, davalı taraf söz konusu aletleri değiştireceğinden bahisle aletleri teslim almış aletler aynısı ile değiştirileceğinden müvekkil tarafından iade faturası düzenlenmediğini, müvekkil davalı tarafından 1 yıl boyunca ücreti ödenmiş olan ilgili ekipmanın değiştirileceği söylenerek bekletilmişse de müvekkil söz konusu ekipmanın değiştirilmeyeceğini anlayınca bu kez ücret iadesi talep ettiğini, ancak davalı ücret iadesi de yapmadığını, bunun üstüne de müvekkil tarafından iade faturası düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, ancak iade faturasına itiraz edilmemesine rağmen ücret iadesi de yapılmadığını, bu nedenle ----sayılı dosyası üstünden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı taraf söz konusu icra takibine itiraz etmiş ve takip durdurulduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilince, ----- Sayılı ilamsız takibine karşı müvekkilce yapılan itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi talep edildiğini, işbu itirazın iptali davası, usûli anlamda açılamaz bir dava olup, ilk itirazlarımız ve esasa yönelik açıklamalarımız doğrultusunda, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile ayıplı mala ilişkin olarak davacı başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır------ Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.------------- müzekkere cevabına göre davacının ve davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla davacının ve davalının tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Kararın istinaf yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde HMK.'nın 21. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın ----- Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde-------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025