T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/743 Esas
KARAR NO: 2025/331
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 10/10/2024
KARAR TARİHİ: 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 20.10.2022 tarihinde kurulduğunu, kurulduğundan itibaren, çikolata ve kakao içeren şekerlemelerin imalatı, beyaz çikolata ve sürülerek yenilebilen alanında büyük ivme kaydettiğini, sektöre ülke standartlarını kazandıran davacı şirketin hızlı, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, şirketin gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse Ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda bulunduğu sektörde yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkmasının, borçların aşağıda belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasının hem ortaklık görüşmeleri devam ettiğini, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, mevcut halde şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça satılacağını, hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacağını, hem de alacaklıların alacağına kavuşamayacağını, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkmasının somut olarak planlandığını, şirketin faaliyetlerine devam etmesinin de sağlanmış olacağını beyan ederek davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile ----------- alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulması, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesi, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesi, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkil şirkete ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve mahkememiz tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacı şirkete ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına, bu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacı şirketin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimine, İİK 289’ uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, müvekkillerinin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibariyle; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasıdır.
Davacılar tarafından, Mahkememizin 11/10/2024 tarihli tensip ara kararı ile verilen kesin süre içerisinde iflas avansı ve konkordato gider avansları yatırılmış olup, davacı şirketin sicil dosyasının bir örneği celp edilmiştir.Mahkememizin 11/10/2024 tarihli ara kararı ile, davacılar lehine İİK'nin 287.maddesi uyarınca 11/10/2024 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verilerek aynı madde uyarınca iki kişilik geçici konkordato komiseri görevlendirildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defter ve mali tablolarının incelenmesi, davacıların hali hazırdaki durumu, sunulan ön projelerin ticari kayıtlarla uyumlu olup olmadığı, eksiklik bulunup bulunmadığı, şirketin borca batık olup olmadığı ve davacıların konkordato şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere üç aylık geçici mühlet kararı ile birlikte davacılara geçici konkordato komiseri atanmıştır.
Komiser heyetinin 07/01/2025 tarihli ilk 3 aylık döneme ilişkin raporunda; " ...şirketin Faaliyetin devamı ile öngörülen kar 70.240.937,50 TL (ön projedel 16.857.525,21 TL.) olduğu, bu tutarın proforma gelir tablosu ve proforma nakit akış tablosu ile uyumlu olduğu, “Dönem başı nakit ve hazır değerler 287.760,21 TL (ön projede 82.734.525,69 TL.) olarak gösterildiği halde, Sermaye artışından sağlanan nakit tutarının sıfır olduğu (ön projede 3.210.554,00 TL) olduğu, bu tutarın tedbir tarihinden önce ödendiği, bu nedenle revize projede yer almadığı, sermaye artışından sağlanan nakit tutarının sıfır olduğu (ön projede 3.210.554,00 TL) olduğu, bu tutarın tedbir tarihinden önce ödendiği, bu nedenle revize projede yer almadığı, şahısların borçtan kurtulmasının şirketin borcunu ödemesine bağlı olduğu, bunun ön projede ve revize projede açıkça ifade edildiği, Konkordato talep eden şirket ve gerçek kişilerin başvuruda sundukları ön proje ve sonrasında sundukları revize projeye ilişkin incelemelerde , şirketten istenen bilgilerin tamamı gelmediğinden, konkordato süreci sonrasının raporlanamadığı, ayrıca görevlendirilen bilirkişilerin incelemeleri devam etmekte olup bilirkişi raporları henüz sunulmadığından rayiç öz varlık hesabı yapılamadığı, bu nedenle ek 2 aylık geçici mühlet verilesinin uygun olacağı "yönünde rapor düzenlenmiştir.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 14/01/2025 tarihli duruşmasında, davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 03/03/2025 tarihli beş aylık geçici mühlet sonu raporunda;
" ..Konkordato talep eden -----------Şti. nin 11.10.2024 tarihi itibariyle kaydi olarak (-) 7.919.518,11 TL borca batık olduğu, aynı tarih itibarıyla rayiç değerlere göre de aktifi pasifini karşılamamakta olup özvarlığının (-) 8.056.609,14 TL olduğu, şirketin borca batık olduğu, Konkordato talep eden şirket ve gerçek kişilerin, komiser heyetince denetim ve raporlama için istenen gerekli bilgi ve belgeleri sunmadıkları, komiser heyetince istenen bilgi ve belgelerin neler olduğu yazılı olarak açıkça belirtilip, makul süre verilmesine ve ibraz edilmemesinin sonuçları hatırlatılmasına rağmen bilgi ve belge ibrazından kaçındıkları, bu kapsamda son olarak geçici mühlet nihai raporunun hazırlanması için 20.01.2025 tarihinde yapılan yazılı bildirimle, 28.02.2025 tarihine kadar gerekli bilgi ve belgelerin sunulması istenmesine ve ibraz etmemenin sonuçları hatırlatılmasına rağmen rapor tanzim tarihine kadar hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, gerek şirketin gerekse gerçek kişilerin sunmuş oldukları revize konkordato projelerinin, belirtilen gerekçelerle, çelişkiler içerdiği, ciddi, inandırıcı, gerçek durumla uyumlu ve denetlenebilir. mahiyette olmadıkları, dolayısıyla konkordato projelerinin başarı ümidinin de bulunmadığının değerlendirildiği" yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.
Beş aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 12/03/2025 tarihli duruşmasında, davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 ay süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 03/04/2025 tarihli 1 aylık kesin mühlet sonu raporunda; " ... davacı şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlığının (-) 17.311.344,62 TL borca batık olduğu, ancak 28.02.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlığının (4) 17.007.824,05 TL olduğu ve borca batıklıktan kurtulduğu, bunun sebebinin Şubat 2025 dönemi 20.689.380,08 TL tutarındaki kardan (20.234.000,00 TL tutarı alacaklıların feragatinden) ve 15.029.121,65 TL tutarındaki geçmiş yıl karlarının azaltılmasından ve 2.544.478,91 değerleme menfi farkından kaynaklandığı, geçmiş yıl zararlarının azaltılmasının 31.12.2024 tarihli veriler istendiği halde heyetlerine sunulmadığından nereden kaynaklandığının tam anlaşılmadığı, şirketin Ocak 2025 de 173.602,78 TL kar elde ettiği, Şubat 2025 döneminde ise 20.689.380,08 TL kar elde ettiği, bu karın 20.234.000,00 TL lık kısmının alacaklıların alacaklarından feragat etmelerinden kaynaklandığı, 455.380,08 TL lık kısmın ise bunun dışındaki kardan oluştuğu, 11.10.2024-28.02.2025 aralığında stok tutarının 49.466.212,30 TL den 82.191.924,91 TL ye çıktığı, yani azalma olmadığı, şirketin üretimden karını da borç ödeme kaynağı olarak gösterdiği, stoklarda kaynak ancak üretim dışında kalan fazla stokla mümkün olduğu, bu durumun ortaya konmadığı, stokların borç ödeme kaynağı olması (fazla stoklar hariç) ancak tasfiye ile mümkün olduğu, stokların kaynak gösterilme biçiminin çelişkili ve gerçek durumla uyumlu olmadığı, ikinci revize projede borç ödeme kaynaklarından 50.520.615,46 TL tutarında alacağın tahsil öngörüldüğü halde, 28.02.2025 tarihi itibariyle ticari alacak tutarının 46.319.583,60 TL. olduğu, stoklara ilişkin verilen avansların stok kısmında borç ödeme kaynağı olarak gösterildiğinden buraya dahil edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda kayıtlı bütün alacakların tahsil edildiği varsayılsa dahi 4.201.380,08 TL olması mümkün olmayan fazladan borç ödeme kaynağı gösterildiği, şirketin yeni revize projesi kapsamında da konkordatonun başarıya ulaşma ümidi bulunmadığının değerlendirildiği, davacı gerçek kişiler bakımından da borçluluk durumlarının ve kaynakların şirket projesiyle irtibatları gözetildiğinde konkordatonun başarıya ulaşma ümidi bulunmadığının değerlendirildiği" yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve komiser raporunda yapılan tespitlere göre davacıların bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmalarının mümkün görülmediği kanaatine varılarak davacıların kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine, davacı şirket borca batık olmadığından İflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların konkordato tasdik taleplerinin reddine, mahkememizce verilen 12/03/2025 tarihli kesin mühlet kararının kaldırılmasına,
2-Davacılar borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3-Kararın --------- ve Basın İlan Resmi portalında ilanına,
4-Konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL. nin peşin alınan 427,60 TL. harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davacı şirketler yetkilisi, bir kısım alacaklılar vekilleri ve konkordato komiseri ----------- yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/04/2025