T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/988 Esas
KARAR NO: 2025/442
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----yapım işi ile ilgili olarak müvekkil şirketin taşeronu dava dışı----- tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, kendilerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiklerini, buna dair ------ D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, buna rağmen ---- hala sözleşme bedelini ödemediğini, bu sebeple icra takibi başlatılmışsa da tahsilinin sağlanamadığını, bu kapsamda------- tarihli yetki belgesi ile ----- üçüncü kişi müvekkil şirket nezdindeki hak ve alacaklarının takibi için İcra ve İflas Kanununu ("İİK") m. 120/2 uyarınca kendilerine yetki verildiğini iddia ederek ---- müvekkil şirket nezdindeki hak ve alacaklarının tespiti ile kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf alacağının miktarını belirtmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirkete İİK madde 120/2 kapsamında usulüne uygun olarak yetki verilip verilmediği araştırılması gerektiğini, usulüne aykırı bir yetki verilmiş ise usul ve yasaya aykırı verilen yetki kapsamında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirket ile ------ arasında akdedilen sözleşme uyarınca, uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözülmesi gerekmekte olduğunu, dolayısıyla tahkim ilk itirazlarının kabulüne ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tahkim ilk itirazları baki olmak üzere, bir an için uyuşmazlıkların çözümünde Genel Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu kabul edilecek olursa, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeni ile usulden reddi gerektiğini, alacak talebi eser sözleşmesine dayanmakta olup 5 yıllık zamanaşamı süresi geçmiş olduğundan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, dava dışı ---- müvekkil şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmamakta olup dava redde mahkum olduğunu, -------Sözleşme ile üstlendiği edimlerini tam ve süresi içinde yerine getirmemiş olup Sözleşme süresi içinde -------tarafından kayyum atanmış bir şirket olduğunu, müvekkil sözleşmeye aykırılıklar nedeni ile zarara uğramış olmakla birlikte nihayetinde geçici ve kesin kabuller yapılmış, müvekkil ----- borçlu olduğu icra/dava dosyalarına ödemeler yapmış ve hiçbir borcu kalmadığını, ayrıca davacı tarafça alınan delil tespiti raporu da delil niteliğini haiz olmadığını bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, İİK'nin 120/2 maddesi gereğince yetki belgesi uyarınca açılan alacak davasıdır. İİK m. 120 maddesi uyarınca borçlunun üçüncü kişideki alacağı, ödeme yerine geçmek üzere alacaklılarından birine veya birkaçına devredilebilmektedir (İİK m.120/1). Bu devir, kanun gereğince gerçekleşen bir devir niteliğinde olup alacağın ödeme yerine geçmek üzere devrinin, takip edilen alacağı sona erdirici etkisinden dolayı, bu şekildeki bir devir daha çok çekişmesiz alacaklarda söz konusu olabilir. Eğer alacak çekişmeli ise, o zaman başvurulacak yol İİK m. 120/2’de öngörülen tahsil için devir yoludur . Anılan hüküm uyarınca, borçluya ait olan tahsilatı talep etme yetkisi ve gerektiğinde dava veya takip yoluna başvurma hakkının kullanılması, borçlunun alacaklısına/alacaklılarına devredilebilmektedir. İİK m. 120/2 hükmü uyarınca alınan yetkiyle, takip borçlusu halen alacak hakkının sahibi olmaya devam ederken, o alacağa ilişkin dava takip yetkisini yitirmektedir. Burada hak sahibi takip borçlusu iken, kural olarak haciz işlemiyle tasarruf yetkisi ortadan kalkmayan borçlunun, bu tasarruf yetkisi ve buna bağlı olarak takip yetkisi takip alacaklıları tarafından kullanılmaktadır.Somut olayda alacak hakkının sahibi olduğu iddia edilen kişinin halen dava dışı ------ olduğu, davacının yalnızca bu alacak hakkına dair dava açma ve takip yapma yetkisini kazandığı, davacının İİK m. 120/2 hükmü çerçevesinde almış olduğu dava takip yetkisiyle davanın sonucunda dava dışı borçlu şirket namına bir tahsilat sağlanırsa davacının alacaklı olduğu--------esas sayılı dosyasındaki alacağının ödenecek olması noktasında bir imtiyaz elde etmiş olup, somut olayda davacının alacak talebinin dayanağını davalı şirketin dava dışı ------ borcu olduğu iddiasının oluşturduğu, dolayısıyla işbu davada dava dışı ----- şirketinin davalıdan alacak hakkı elde etme iddiasında olan davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------sayılı dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025