T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/162 Esas
KARAR NO : 2025/1184
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------- Köyü İçi, tek taraflı yaralanmalı, maddi hasarlı (yayaya çarpma) trafik kazası meydana geldiğini, kaza -------- istikametinden, -------- istikametine seyir halinde olan ve davalı sigorta şirketinin -------- poliçe numarasına kayıtlı --------- T.C. Kimlik numaralı davalı -------- yönetimindeki, -------- Plaka sayılı Minibüsün, okul yaya yolunda yürümekte olan 5 yaşındaki müvekkiline çarpması şeklinde meydana geldiğini, ayrıca, haksız fiile neden olan minibüs davalı --------- adına kayıtlı olduğunu, ağır bir şekilde yaralanan 5 yaşındaki müvekkilinin önce --------- Hastanesine kaldırıldığını, ancak müvekkilinin yaralanması ağır ve riskli olduğu için, müvekkilinin aynı gün hastane tarafından --------- Hastanesine sevk edildiğini, yaklaşık olarak 2 ay hastanede kalan müvekkilinin mağdur, hastanede daha fazla dayanamaması üzerine, ailesinin talebi ile doktor gözetiminde olmak şartıyla hastaneden taburcu edildiğini, mağdur bu zamana kadar yaklaşık 7 ameliyat geçirdiğini, ancak, yaralamanın ağır olması nedeniyle işbu ameliyatlar halen daha devam ettiğini beyan ederek trafik kazasında ağır bir şekilde yaralanan 5 yaşındaki müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) sigortacı, araç sürücüsü ve araç işleteninden haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile avukatlık ücreti ve yargılama giderleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri dahilinde, ancak davaya sebebiyet verdiğinden limit üstü faiz ve masraflardan sorumluluğunun gözetilmesi) davalılardan tahsiline, araç sürücüsü ve işleteninden, davacı --------- yönünden; 2.000.000,00 TL davacı --------- yönünden 500.000 TL, davacı -------- yönünden 500.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 6100 sayılı HMK'nın 334 maddesi uyarınca kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan müvekkillerimiz yönünden adli yardım talebinin kabulüne, şimdilik 500.000 TL geçici ödemenin yapılmasını, telafisi güç hatta imkansız zararların ortaya çıkmaması ve dava neticesinde hükmedilecek tazminat bedeli ile ferilerinin tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmaması amacıyla sigorta şirketi dışında kalan diğer davalıların, öncelikle kazaya karışan -------- plaka sayılı minibüs başta olmak üzere, UYAP üzerinden malvarlıkları sorgulanarak taşınır ve taşınmaz malların kayıtlarına davanın niteliği gereği takriben teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlığın maddi talepler bakımından belirsiz alacak dava olarak ikame edildiğini, belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın talep ettiğini, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapıldıktan sonra temin edilen maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, işbu sebeple maluliyet raporunun hesaplamaya ve hükme esas alınması talebine itiraz ettiğini, stabilizasyon süresi beklenmeksizin düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun hükme esas alınması mümkün olmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesi gerekmekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle iyileşmenin sona erip ermediğinin akabinde maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde, 19/06/2021 tarihinde -------- yayınlanan Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik ile kaza tarihinde yürürlükte olan genel şartlar doğrultusunda tazminat hesabının trh 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz gözetilerek yapılmasını talep ettiklerini, aktüer hesaplamalarda peşin ve erken ödenen tazminatın belirli bir iskonto oranına tabi tutulması gerektiğinin açık olduğunu, önemli olan tazminatın doğru hesaplanması, ülke verileriyle örtüşmesi olduğunu, defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesi zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye neden olmakta ve tbk hesaplama esaslarına aykırı sonuçlar doğurduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu husus davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil etmektedirdavacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olup 6111 sayılı kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğü --------- aktarıldığını, 2918 sayılı kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk -------- aktarıldığını, davacı tarafın tedavi gideri itirazının reddedilmesini talep ettiğini, manevi tazminat talepleri sigorta poliçesi teminatı kapsamında yer almadığını, kaldı ki davacı taraf manevi tazminat taleplerini müvekkili sigorta şirketine yöneltmediğini, dosyada mübrez evraklarda uzlaştırma durumu belirsiz olduğunu, CMK md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığını, Yargıtay içtihatları gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiğini, buna ek olarak faiz başlangıç tarihine itiraz ettiğini beyan ederek müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar -------- ve --------- cevap dilekçesinde; Öncelikle yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, kazının oluş yeri -------- ili olduğunu, davanın -------- Mahkemelerinde ikamesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen tazminata konu davanın içeriliği incelendiğinde tazminatı gerektirir herhangi bir hususun bulunmadığı, buna rağmen davacılar vekili çok yüksek rakamlarla maddi ve manevi tazminat istediğini, aleyhimize açılan usule ve hukuka aykırı bulunan davanın öncelikle yetki yönünden , olmadığı takdirde talep ve içerik istemiyle hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Trafik kazasında yaralanan küçük --------- ile anne ve babası yönünden davalılar araç sürücüsü, araç maliki ve sigortacısına karşı davacı küçük için maddi ve manevi , diğer davacılar için manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalılardan sigortaya karşı sadece maddi tazminat isteyen davacı sigortanın teminatı kapsamında olan miktar üzerinden sigortaya karşı feragat dilekçesi sunmuştur. Uyuşmazlık; Olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, sigorta teminat kapsamını aşan maddi zarar olup olmadığı, manevi zarar olup olmadığı, varsa zarar miktarı, davacı küçüğün yaralanmasının niteliği, geçici ve kalıcı işgöremezlik isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Hastane kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/196 Esas-2023/3 Karar sayılı dosya celp edilmiş, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Davacı vekilinin adli yardım talebine ilişkin mahkememizin 20/03/2023 tarihli ara kararı ile davaya konu olayın oluş şekli, küçüğün yaralanmasının niteliği, sağlık raporları, ceza dosyası, kusur raporları, davacıların maddi durumlarına ilişkin sunulan belgeler nazara alınarak davacıların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin 01/08/2023 tarihli dilekçesi ile davalı ---------Ş. yönünden talep ve davadan feragat ettiklerini, yine 25/12/2025 tarihli dilekçe ile tüm davalılar yönünden davadan feragat ettiklerini, feragat taleplerinin kabulü ile; davanın feragat nedeniyle kapatılmasını, tüm yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalılar vekilinin 25/12/2025 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın feragat beyanlarının kabulüne, müvekkilleri yönünden davanın feragat nedeniyle sona erdirilmesine, karşı vekâlet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.Davacı vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
HMK'nun 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-Mahkememizin 12/03/2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 488,00-TL eksik harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Dava adli yardımlı açılmış olup, suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.951,50 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Adli yardım kapsamında dosyaya yatırılan 4.000,00-TL den bakiye 48,50 TL gider avansının Mal Müdürlüğü hesabına iadesine,
5-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/12/2025