T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/865 Esas
KARAR NO : 2025/1135
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalılar arasında davalı şirketler ile müvekkil şirket arasında 25/05/2017 imza tarihli (Gazlı ve Gazsız Ürün- Miktar) Direkt Satış Noktası Sözleşmesi akdedildiğini, Davalı -------- ile davalı--------- ise işbu sözleşme gereği müşterek borçlu/müteselsil kefil olduklarını Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi aynen: “(..JİŞLETMECİ, ŞİRKET'in yazılı onayını almadan, bu Sözleşme ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve/veya yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince Satış Noktası'nda Sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb.) yapmamayı kabul ve taahhüt eder. (...)” şeklinde olmasına rağmen davalı şirketlerin işyerlerinin faaliyetine son vermek sureti ile sözleşmeye aykırı davrandıkları husus ------- Noterliği'nin --------- Yevmiye Numaralı tespit tutanağı ve --------- Noterliği'nin --------- Yevmiye Numaralı tespit tutanağı ile sabit olduğu, davalılar pazarlama faaliyetlerine katkı amaçlı olarak ve 1 defaya mahsus olmak üzere fatura mukabilinde 3.000.000,00 TL'yi davalı şirketlere ödediğini, davalının sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemlerde bulunduğu hususu noterce tespit edildiği, davalıların sözleşmede üzerlerine düşen yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle dava ve icra takibi konusu sözleşme --------- Noterliği'nin 18/11/2021 tarihli ------- Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, bu nedenlerle sözleşme özel hükümleri gereği fatura karşılığı pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli olarak davalı tarafa ödenen 3.000.000,00 TL'nin kıstelyevm usulüne göre 2.669.230,80 TL pazarlama faaliyetlerine katılım iade bedeli olduğu ve bedelin tahsili için 1.581,81 TL protesto masrafı ve 991,65 TL delil tespiti masrafı yapıldığını beyan ederek HMK m. 109 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 600.000,00-TL'nin davalılardan muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama masrafları ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile diğer davalı firmalar -------- ve ---------- arasında imzalanmış olan 25/5/2017 Tarihli Direkt Satış Noktası Sözleşmesi ("Sözleşme")nin imzasının ardından davacı tarafça müvekkil ---------- 18/10/2018 Tarihli "Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil Sözleşmesi" baskı ile imzalatıldığı, davalı --------- imzalatılan kefalet sözleşmesinde kefil olunan azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunması hususu davalı ---------- kendi el yazısı ile yazılmadığı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi hükmü uyarınca kefaletin geçerliliği için şekil şartı olan bu unsurların gerçekleşmemiş olması sebebiyle davalı ----------- tarafından verilen kefalet kanuni şekil şartlarını taşımamakla geçersiz olduğu, Davalı --------- keflaet sözleşmesi imzalatıldığı sırada davalının evli olduğu, davalıdan kefalet alınırken veya daha öncesinde davalının eşinin rızasının alınmadığı, evli bir kişiden kefalet alınırken eşinin rızasının bulunması kanuni bir geçerlilik şartı olup davalı ------------ tarafından verilen kefalet eşinin rızasının bulunmaması sebebiyle kanuni geçerlilik şartını taşımadığından geçersiz olduğu, davalı tarafından imzalanmış kefalet sözleşmesinde açıkça görüleceği üzere ilgili kefalet --------- firması lehine verildiği, hiçbir şekilde davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için müvekkil tarafından verilen kefaletin geçerli olduğu ve davacı firmanın davalı firmalardan alacaklı olduğu kabul edilecek olsa dahi müvekkil yalnızca davalılardan ---------- firmasının borçlarından sorumlu tutulabileceği, Bu sebeple sayın mahkeme tarafından davacıdan -------- ve --------- firmalarından olan taleplerini ayrıştırması ve delilleri ile ispat etmesi gerektiği, davacı ile davalı firmalar arasında imzalanmış sözleşme ile 200.000 koli ürün satılması hedeflenmiş olup sözleşmede belirtilen miktarda ürün davalı firmalarca davacıdan alındığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede satılması hedeflenen ürün koli miktarı bakımından hangi firmanın ne kadar ürün satmayı hedeflediği ve ne kadar ürün sattığı belirsiz olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının --------- cari hesap alacağı bulunduğu yönündeki iddiaları gerçek durumla bağdaşmadığını, her ne kadar davacı ile davalı firmalar arasında imzalanan sözleşmede davalı firmaların halihazırda faaliyetlerini sürdürdükleri direkt satış noktasını kapatmamayı taahhüt ettikleri düzenlenmiş olsa da işbu düzenleme genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, mahkemece de bilindiği üzere davacı taraf -------- firması olup dünyada gazlı ve gazsız içecek pazarını domine eden ve neredeyse tekel konumunda olan bir firma olduğu, işbu firmanın kendi hazırladığı ve tüm direkt satış noktalarına imzalattığı bir sözleşmede işbu hüküm davalı firmalara dayatılan bir düzenleme niteliğinde olduğu, kaldı ki, davacı tarafça davalı firmalara hiçbir şekilde makul bir süre tanınmaksızın ve açıklama dahi yapılmasına izin verilmeksizin sözleşme doğrudan feshedildiği, davacı tarafça sözleşmeyi ayakta tutmak için hiçbir çaba sarf edilmediğini beyan ederek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında düzenlenen ''' Gazlı ve Gazsız Ürün Direk Satış Noktası Sözleşmesi'' kapsamında davalı şirketlerin faaliyetlerine son vermek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiası ile davalı şirketlere pazarlama faaliyetine katkı payı olarak 1 kereye mahsus fatura mukabili ödenen tutarın şimdilik 600.000TL'sinin davalı şirketler ve kefil şahıs davalıdan (kefaletle sınırlı olarak ) tahsili talebine ilişkin olup,Uyuşmazlık; Sözleşmeye aykırılık olup olmadığı, tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirip getirmedikleri, davacının varsa iade isteyebileceği tutarın ne olduğu, davalıların temerrüte düşüp düşmedikleri, düşmüşlerse temerrüt tarihi, davalı şahıs --------- kefaletinin geçerli olup olmadığı, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Noter kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/09/2024 tarihli raporda; "Davacının davalı şirketlerden, 2.651.167,95 TL alacağının bulunduğu; davalıların bu alacaktan müteselsilen sorumlu oldukları; davacının talebi ile bağlı olarak şimdilik bu alacağın 600.000 TL'lik kısmının tahsilini davalı şirketlerden talebe hak kazandığı; işbu alacağın, davacının 18/11/2021 tarihli temerrüt ihtarnamesinin davalı şirketlere tebliğ edildiği tarihten 7 gün sonraki tarihten itibaren işletilecek talep gibi “ticari faizi” (kanaatlerinin “avans faizi”) ile birlikte davalı şirketlerden tahsili gerektiği; davalı kefillerin her birinin davalı şirketlerin borcunun 250.000 TL'lik kısmından davalı şirketler ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu; işbu 250.000 TL'lik kefalet alacağının, davacının 18/11/2021 tarihli temerrüt ihtarnamesinin davalı kefillere tebliğ edildiği tarihten 7 gün sonraki tarihten itibaren işletilecek talep gibi “ticari faizi” (kanaatlerinni “avans faizi”) ile birlikte davalı kefillerden tahsili gerektiği" görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilince 24/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 600.000,00 TL olan dava değerini 2.051.167,95 TL ıslah ederek 2.651.167,95 TL'ye çıkardıklarını, bu kapsamda 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 2.651.167,95 TL alacağın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle (avans faizi) birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüş, söz konusu dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir.Somut dosya kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesine aykırı şekilde davalı şirketlerin davacıya bildirimde bulunmadan işletmesini kapatarak faaliyetine son vermesi nedeniyle sözleşmenin feshi sonucu pazarlama faaliyetine, katılım bedelinin --------- usulü hesaplanması sonucu bakiye bedelin ve ihtarname masrafının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu,--------- Vergi Dairesinden gelen 18/07/2023 tarihli yazı cevabında; davalı ---------- şirketinin 31/12/2020 tarihi itibariyle faaliyetini sonlandırdığı ve--------- Vergi Dairesinden gelen 08/08/2023 tarihli yazı cevabında; davalı ---------Ş'nin şirket adresinde yapılan son yoklamada mükellefin adreste bulunmadığı tespit edildiği ve resen terk çalışmalarına başlanıldığının belirtildiği, taraflar arasında akdedilen 25/05/2017 tarihli "Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Direkt Satış Noktası Sözleşmesi''ne dayalı davacı şirket ana bayisi üzerinden sürdürülen bir ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde süre sınırlı olmaksızın davalı şirketin "200.000 koli ürün" satın almayı taahhüt ettiği, Sözleşmenin Ekinde ver alan Özel Hükümler başlıklı sahifenin l, 2 ve 3. madde hükmünde davacının davalılara 3.000.000 TL'lik Katkı Bedeli ödeme yükümlülüğü altına girdiği, sözleşmenin genel hükümler kısmındaki II/4 nolu madde hükmü ile davalılar, sözleşme sona ermeden önce “Satış Noktasını (yani işletmelerini) kapatmama, devretmeme ve faaliyet türün değiştirmemeyi yükümlülüğü” altına girdiği, bu kapsamda davalılar, söz konusu yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, davacı tarafından ödenmiş olan 3.000.000 TL'lik Katkı Bedelinin “--------- usulüne göre hesaplanacak kısmını” iade etme yükümlülüğü altına girdiği, davalıların sözleşmenin devamı sırasında bu adresteki işyerini davacıya haber vermeden ve onayını almadan kapatarak adres değişikliği yaptığından davacı şirketin sözleşmeyi fesh etmekte haklı olduğu ve Kıstelyevm usulü hesaplanan 2.651.167,95 TL'yi talep etmekte haklı olduğu, davalı gerçek kişiler yönünden kefalet şartlarının da oluştuğu kanattine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
- 600.000,00 TL (davalılar -------- ve --------- yönünden her bir şirket yönünden her bir kefilin sorumluluğu 250.000 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere) nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 26/11/2021 tarihinden ve 2.051.167,95 TL'nin ıslah tarihi olan 24/09/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 181.101,28-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 45.246,50-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 135.854,78-TL (davalılar -------- ve ---------- yönünden 17.077,50 TL'sinden sorumlu olmak üzere) harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 10.246,50-TL Peşin/nisbi Harcı, 35.000,00-TL Islah Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.535,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 53.862,20TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 386.652,00-TL (davalılar --------- ve -------- yönünden 45.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) nisbi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2025