T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/577 Esas
KARAR NO : 2025/1037
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil eczacı olup, --------- vergi kimlik numarası ile------- Mah., -------- Cad., ------- No: -------- İç Kapı No:------- -------- adresinde bulunan eczanenin işletmeciliğini yaptığını, davalı tarafça müvekkil aleyhine; --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiğini, takibin dayanağı olarak; 22.12.2023 tanzim tarihli, 18.02.2024 vade tarihli, 732.773,00 TL bedelli senet gösterildiğini, davalı alacaklı, müvekkil aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı takibe konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadını talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça işbu huzurdaki davada menfi tespit talep edilmişse de davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, zira davacı tarafça açılan işbu huzurdaki menfi tespit davası borcun ödenmesinden sonra ikame edildiğini, davacının menfi tespit taleplerinin dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının istirdat davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, istirdat davasının şartları oluşmadığını, davacı tarafça huzurdaki davada taraflarına ödenen bedelden fazlası talep edildiğini, mezkür senetler üzerinde bulunan imza davacıya ait olup borçtan kurtulmaya yönelik haksız ve mesnetsiz itirazlarının reddi gerektiğini, dava konusu senetler taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak borç karşılığı tanzim edilmiş olup davacı borcunu ödediğini ispatlayamadığını, dava konusu senetin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak borç karşılığı tanzim edilmiş olduğuna ilişkin beyan ve itirazları baki kalmakla, (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) davaya konu senedin bir kambiyo senedi olması nedeniyle kural olarak sebepten mücerret olup soyut borç ikrarını içerdiği kabul edilmeli ve senedin bedelsizliğini savunan davacının, bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki davanın, kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı menfi tespit davası olarak açılmış ise de --------- İcra Müdürlüğü'nün gelen cevabi yazısı ile dava tarihinden önce icra dosyasının infazen kapatıldığı, --------- iade edilen miktar gözetildiğinde icra dosyasına 981.667,94 TL ödeme yapıldığı, icra dosyası infazen kapatıldığından işbu dosyanın istirdat davası olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından istirdat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf, --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasına konu olan 22.12.2023 düzenleme tarihli 18.02.2024 vade tarihli, 732.773,00 TL bedelli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. .Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir-------- soruşturma sayılı dosyasında davacı tarafından çalışanlarına karşı suç duyurusunda bulunulmuş ve mezkur dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.Davaya konu bononun ile ilgili olarak-------- sayılı kararı ile davaya konu bononun keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememizce 18.02.2025 tarihli celsede senedin altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda davacıya usulüne uygun ve ihtaratlı isticvap davetiyesi çıkartılmış ve usulüne uygun tebliğe rağmen 08.07.2025 tarihli celsede davacı asil duruşmaya katılmamış ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacı asilin isticvap davetiyesine rağmen belirtilen celsede hazır bulunmadığı, bu sebeple bonodaki altındaki imzanın kendisinin eli ürünü olduğunu kabul etmiş sayılması gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 24.391,82-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 153.250,19-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı asil ve davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025