T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/187 Esas
KARAR NO : 2025/1081
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2016
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenen 31.12.2015 tarihli cari hesap bakiyesine istinaden 50.000,00 TL borcunun bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının davalıya mal verdiğini, bunun karşılığında davalının ------- bankası --------- şubesi çek no ---------, vade tarihli 08.08.2015 bedelli 20.000,00 TL; ------ ------- Şubesi çek no -------- vade tarihli 15.10.2015 bedelli 25.000,00 TL;------ bankası ------- Şubesi çek no --------- vade tarihli 26.03.2016 bedelli 33.362,00 TL ve ------- bankası -------- Şubesi çek no -------- vade tarihli 31.01.2016 bedelli 30.000,00 TL tutarında çeşitli vadelerde toplam 50.000,00 TL tutarında çek verdiğini, iş bu çeklerin tahsilat makbuzu karşılığında verildiğini, alacağın tahsili amacıyla --------İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ekstresine konu satış sözleşmesine istinaden emtiaların müvekkilince satıldığını, sözleşmenin ifa yerinin davalının adresinin olduğundan alacaklı tarafın davalı taraf olduğunu, muavin defterde belirtilen çeklerin davalı tarafından davacıya mal satışı sonucu alındığını, yapılan araştırmada her iki tarafın defter kayıtlarının bakiyesinin sıfır olduğunu, dolayısıyla davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 11/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişi; Davacı şirketin katıldığı, 2015 ve 2016 yılı ticari defterleri sunduğu, ancak 2016 yılı detaylı hesap dökümünün sunulmadığı, inceleme günü sonrasında davacı şirketten talep edildiği ve sunamadıkları beyan ettiği bu nedenle davalı iddiasını doğrular nitelikteki ödemelerin incelenemediği, tayin edilen incelemeye davalı ... --------- Şirketin katılmadığı, 2016 yılı ticari defterleri yerinde incelenmek üzere defter ve belgelerini sunmadığı, yine ek rapor aşamasında davacı ve davalının iddia ettiği borç alacak ilişkisine dayanak olarak mahkeme dosyasına herhangi bir belge sunmadığı, diğer hususlarda kök ve ek rapordaki görüşün korunduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, cari hesaba dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizin -------- esas --------- karar sayılı kararının, ---------- sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerinde dosya işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Somut olayda;taraf ticari defterleri arasındaki uyumsuzluk davacı tarafından davalıya verilen açık hesaba ödeme olarak kaydedilen 50.000 TL lik çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı tarafından kayıtlarından çıkarılmasından kaynaklanmaktadır.Davacı kayıtlarında ödeme olarak kaydedilen ve karşılıksız çıktığı banka yazısı ile sabit olan çekin davacı kayıtlarından çıkarılması halinde taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan herhangi bir açık hesap alacağı kalmayacak ise de davalı tarafından ticari ilişki kapsamında davacıdan alındığı dosya kapsamı ile sabit olan ve karşılıksız çıkan çek davacıya iade edilmediği ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası ile kısmi olarak takibe konu edilerek davalı tarafından tahsil edildiği ve çekin halen davalı uhdesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının açık hesap alacağını ticari defterinde virman yaparak kapatması kendi aleyhine alacağı sona erdiren bir kayıt olmadığı gibi 2015 yılı açık hesap alacağı 2016 yılında takibe konu edilmiş olup, takip tarihi itibarı ile açık hesaba ödeme olarak verilen ve davalı tarafından çekin takibe konu edilmeyen 39.000 TL lik kısmının davacı tarafından ödenip ödenmediği yada davalının tahsil edip etmediğinin tespiti yönünden takip tarihi olan 2016 yılı taraf ticari defterlerinin incelenmesi gerekmektedir.
İlgili istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda tarafların 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesine yönelik mahkememizce ara karar kurulduğu, davalı tarafından usulüne uygun verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ise beyan dilekçesi ile muavin kayıtlarının başka bir dosyada incelenmekte olduğundan sunulamadığının beyan edilmesi üzerine mahkememizce muavin kayıtlarının bulunduğu dosya numarasını bildirmesi için davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmiş, usulüne uygun olarak olarak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça muavin kayıtlarının bulunduğu dosya numarası bildirilmediğinden mevcut delil durumu ile yargılamaya devam olunmuştur. Bu doğrultuda davacının 39.000,00 TL miktarındaki ödemeyi ispatlayamadığı, cari hesap sebebiyle davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 11.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 11.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 2.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kararın kesinleşmesi halinde dosya arasında fiziken bulunan -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı icra dosyası ile -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra dosyasının ilgili icra müdürlüklerine iadesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 751,41-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 29,20-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 722,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL Başvuru Harcı, 29,20-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 58,40TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 5.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 578,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.778,70-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.271,31-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 39.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025