T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/272 Esas
KARAR NO : 2025/1112
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 14/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ------Şti. yönünden özetle; müvekkili şirketin "---------Ş." unvanı ve 30.000.000.-TL sermaye ile ------- 15.01.1992 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, şirketin unvanının 24.06.1996 tarihinde değiştirilerek bu günkü --------Ş. şekline geldiğini, 1992 yılında faaliyet başlayan ve sektöründe 32 yıldır başarılı bir şekilde faaliyet gösteren şirketin ana faaliyeti kamu inşaat taahhüt projeleri olduğunu, bu projelerin, ağırlıklı olarak üst yapı (okul, hastane, konut), restorasyon v.b. projeler olduğunu, şirketin geçmişte, akaryakıt istasyonu işletmeciliği, turistik tesis (otel) işletmeciliği, konut projeleri (yap-sat), ağaç-kereste sanayi ve ithalat-ihracatı yaptığını, şirketin yaklaşık 150 projeyi tamamladığını, tüm bu projelerin güncel değerlerinin 30.000.000.000.- TL çok üzerinde olduğunu, ayrıca taahhüdü altında yapımı devam eden 20’ye yakın projesi bulunduğunu, kuruluşundan itibaren istikrarlı olarak büyüyen ve işlerine devam eden şirketin, pandemi sürecinden sonra ve özellikle 2021 yılında meydana gelen döviz ve enflasyon artışı ile taahhüdündeki projeleri tamamlarken zararlara uğradığını, şirketin taahhüdü altındaki projelerin, 4734 ve 2863 sayılı Kamu İhale Kanunlarına tabii olduğunu, ilgili kanunların sözleşmelerinde sözleşme bedellerine ek olarak fiyat farkı ödemelerinin yapılmasının belirlendiğini, söz konusu fiyat farklarının tutarlarının zarara kıyasla çok az kalmasının, projelerin zarar etmesiyle sonuçlandığını, sırf bu konulardan dolayı ilgili Ticaret ve Sanayi Odaları, Müheahhitler Birliği vb. kuruluşların önderliğinde devlet yetkilileri ile temaslarda bulunarak 2022 yılında söz konusu işlerin cezai yaptırımsız feshi ile ilgili kararname çıkartıldığını, 2022 yılı itibari ile yine alınan işler tekrar 2022 ve 2023 yıllarındaki kur ve enflasyon artışları ile tekrar kısmen zarar kısmen de tahmin edilen karların azalması nedeni ile beklenen gelirleri elde edemediğini, özellikle 2023 yılında yaşanan faiz artışlarının, şirketin krediye erişiminin kısıtlı olması nedeni ile özellikle finansman maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebebiyet verdiğini, yeni başlayan projelerinde ise mobilizasyon, sözleşme vergileri v.b. yatırımlarını yaptığını ancak hakediş ile yapılan tahsilat dengesi ile karlılık bakımından henüz işe yapılan yatırımı tahsil edememiş olmasından dolayı da finansman açığı yarattığını, yine yaşanan bu süreçte devam eden projelerde alınan tahsilatların sürecinin uzaması ya da yapılamamasının, sektörde özellikle tedarik edilen malların ödeme vadelerinin aşırı daralması sonucunda keşide ettiği çekleri vadelerinde ödeyemez hale geldiğini, bu noktada şirket yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmek için bir konkordato ön projesi hazırlanması kararı alındığını, böylelikle; şirketimizin güncel aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu mali sıkıntılardan kurtularak ödeme imkânının güçlendirilmesi hedeflendiğini, dilekçe içeriğinde tablolarda sunulduğu gibi; projelerinin kabulü halinde; 2024 (10 ay), 2025, 2026, ve 2027 yıllarında 141.720.116.- TL net dönem karı elde edileceğini, bu karın öz varlıklara eklenmesi ile konkordato projelerinin tasdikinden sonraki 24 aylık süre içinde şirketin, mevcut borçlarını aylık eşit taksitler halinde tasfiye etmiş olacağını, iyileştirme süreci ve daha sonrasında; çalışanlarına maaş, ücret; devlete yasal yükümlülükleri kapsamında önemli ölçüde ------primi, stopaj, KDV ve kurumlar vergisi ödemiş olacağını,
Davacı --------Şti. yönünden özetle; müvekkili şirketin 2003 tarihinde kurulduğunu ve faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin kendi direkt olarak 101 çalışanı, onlarca sayıda da alt yüklenici bünyesinde çalışan personeli bulunduğunu, kuruluşundan itibaren istikrarlı olarak büyüyen ve işlerine devam eden şirketin, pandemi sürecinden sonra ve özellikle 2021 yılında meydana gelen döviz ve enflasyon artışı ile taahhüdündeki projeleri tamamlarken zararlara uğradığını, şirketin taahhüdü altındaki projelerin, 4734 ve 2863 sayılı kamu ihale kanunlarına tabii olduğunu, ilgili kanunların sözleşmelerinde sözleşme bedellerine ek olarak fiyat farkı ödemelerinin yapılması belirlendiğini, söz konusu fiyat farklarının tutarlarının zarara kıyasla çok az kalmasının, projelerin zarar etmesiyle sonuçlandığını, sırf bu konulardan dolayı ilgili Ticaret ve Sanayi Odaları, Müheahhitler Birliği vb. kuruluşların önderliğinde devlet yetkilileri ile temaslarda bulunarak 2022 yılında söz konusu işlerin cezai yaptırımsız feshi ile ilgili kararname çıkartıldığını, akabinde şirket tarafından henüz yeni başlamış ve maksimum %15 seviyesinde olan işler kararname kapsamında fesih edildiğini, ancak iş ile ilgili yapılan mobilizasyon, vergi v.b. ödemeler iade alınamadığından dolayı bu işlerin her ne kadar çok az gerçekleşme oranında olsa dahi zararla kapatıldığını, 2022 yılı itibari ile yine alınan işlerin tekrar 2022 ve 2023 yıllarındaki kur ve enflasyon artışları ile tekrar kısmen zarar kısmen de tahmin edilen karların azalması nedeni ile beklenen gelirleri elde edemediğini, özellikle 2023 yılında yaşanan faiz artışları, şirketin krediye erişiminin kısıtlı olması nedeni ile özellikle finansman maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebebiyet verdiğini, yeni başlayan projelerinde ise mobilizasyon, sözleşme vergileri v.b. yatırımlarını yaptığını ancak hakediş ile yapılan tahsilat dengesi ile karlılık bakımından henüz işe yapılan yatırımı tahsil edememiş olmasından dolayı da finansman açığı yarattığını, yine yaşanan bu süreçte devam eden projelerde alınan tahsilatların sürecinin uzaması ya da yapılamamasının, sektörde özellikle tedarik edilen malların ödeme vadelerinin aşırı daralması sonucunda keşide ettiği çekleri vadelerinde ödeyemez hale geldiğini, başlatılmış olan icra takipleri, kambiyo senetleri, bunlara ilişkin haciz işlemleri ile ödeme sürelerine karşılılık; son 3 yılda ekonomide yaşanan olağanüstü sıkıntılar ve son aylarda devletin uyguladığı sıkı para politikasının getirdiği ekonomik durgunluk ve bunun sonucu ortaya çıkan ilave olumsuzlukların nakit döngümüze olumsuz yansıması, şirketin nakit akış dengesinin bozulmasına neden olduğunu, varlıkları ve tahsilatları ile ödemelerini yapamama noktasına gelindiğini ve gelineceği anlaşıldığını, bu noktada şirket yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmek için bir konkordato ön projesi hazırlanması kararı alındığını, böylelikle; şirketimizin güncel aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu mali sıkıntılardan kurtularak ödeme imkânının güçlendirilmesi hedeflendiğini, dilekçe içeriğinde tablolarda sunulduğu gibi; projelerinin kabulü halinde; 2024 (10 ay), 2025, 2026, ve 2027 yıllarında 126.418.288.- TL net dönem karı elde edileceğini, bu karın öz varlıklara eklenmesi ile konkordato projelerinin tasdikinden sonraki 24 aylık süre içinde şirketin, mevcut borçlarını tasfiye etmiş olacağını, iyileştirme süreci ve daha sonrasında; çalışanlarına maaş, ücret; devlete yasal yükümlülükleri kapsamında önemli ölçüde -------- primi, stopaj, KDV ve kurumlar vergisi ödemiş olacağını,
Davacı --------Ş. yönünden özetle; müvekkili şirketin 7 Haziran 1990 tarihinde kurulduğunu ve faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin ana faaliyeti kamu inşaat taahhüt projeleri olduğunu, bu projelerin, ağırlıklı olarak üst yapı (okul, hastane, konut), restorasyon, alt yapı (yol inşaatı, sulama) v.b. Projeleri olduğunu, ülkede nerede ise tüm sektörlerin durgunluğa girdiği bir dönemde, 29.02.2024 tarihi itibariyle şirketin 34 çalışanı bulunduğunu, şirketin taahhüdü altındaki projelerin, 4734 ve 2863 sayılı kamu ihale kanunlarına tabii olduğunu, ilgili kanunların sözleşmelerinde sözleşme bedellerine ek olarak fiyat farkı ödemelerinin yapılması belirlendiğini, söz konusu fiyat farklarının tutarlarının zarara kıyasla çok az kalmasının, projelerin zarar etmesiyle sonuçlandığını, sırf bu konulardan dolayı ilgili Ticaret ve Sanayi Odaları, Müheahhitler Birliği vb. kuruluşların önderliğinde devlet yetkilileri ile temaslarda bulunarak 2022 yılında söz konusu işlerin cezai yaptırımsız feshi ile ilgili kararname çıkartıldığını, akabinde şirket tarafından henüz yeni başlamış ve maksimum %15 seviyesinde olan işler kararname kapsamında fesih edildiğini, ancak iş ile ilgili yapılan mobilizasyon, vergi v.b. ödemeler iade alınamadığından dolayı bu işlerin her ne kadar çok az gerçekleşme oranında olsa dahi zararla kapatıldığını,2022 yılı itibari ile yine alınan işlerin tekrar 2022 ve 2023 yıllarındaki kur ve enflasyon artışları ile tekrar kısmen zarar kısmen de tahmin edilen karların azalması nedeni ile beklenen gelirleri elde edemediğini, özellikle 2023 yılında yaşanan faiz artışları, şirketin krediye erişiminin kısıtlı olması nedeni ile özellikle finansman maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebebiyet verdiğini, yeni başlayan projelerinde ise mobilizasyon, sözleşme vergileri v.b. yatırımlarını yapmış ancak hakediş ile yapılan tahsilat dengesi ile karlılık bakımından henüz işe yapılan yatırımı tahsil edememiş olmasından dolayı da finansman açığı yarattığını, yine yaşanan bu süreçte devam eden projelerde alınan tahsilatların sürecinin uzaması ya da yapılamamasının, sektörde özellikle tedarik edilen malların ödeme vadelerinin aşırı daralması sonucunda keşide ettiği çekleri vadelerinde ödeyemez hale geldiğini, başlatılmış olan icra takipleri, kambiyo senetleri, bunlara ilişkin haciz işlemleri ile ödeme sürelerine karşılılık; son 3 yılda ekonomide yaşanan olağanüstü sıkıntılar ve son aylarda devletin uyguladığı sıkı para politikasının getirdiği ekonomik durgunluk ve bunun sonucu ortaya çıkan ilave olumsuzlukların nakit döngümüze olumsuz yansıması, şirketin nakit akış dengesinin bozulmasına neden olduğunu, varlıkları ve tahsilatları ile ödemelerini yapamama noktasına gelindiğini ve gelineceği anlaşıldığını, dilekçe içeriğinde tablolarda sunulduğu gibi; projenin kabulü halinde; 2024 (10 ay), 2025, 2026, ve 2027 yıllarında 68.381.082.- TL net dönem karı elde edileceğini, bu karın öz varlıklara eklenmesi ile konkordato projelerinin tasdikinden sonraki 24 aylık süre içinde şirket, mevcut borçlarını tasfiye etmiş olacağını, iyileştirme süreci ve daha sonrasında çalışanlarına maaş, ücret; devlete yasal yükümlülükleri kapsamında önemli ölçüde ------ primi, stopaj, KDV ve kurumlar vergisi ödemiş olacağını, beyan ederek müvekkili şirketlerin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. Maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkındaki kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkiller adına aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, evvelce başlayan takiplerin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dahil durdurulmasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine, davacıların leasingli mallarının elinden alınmasını ve üzerine haciz, ihtiyati haciz ve muhafaza tedbirleri uygulanmasını engelleyecek nitelikte koruyucu tedbir kararı verilmesine, davacıların geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati Tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacıların bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, şirketin adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaba gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacılara tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, müvekkillerinin konkordato talebının kabulü ile, ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır.
Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 17/04/2024 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
-Komiser heyetinin 12/07/2024 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ... borçlu şirketlerin kamu ihaleleri alan taahhüt şirketleri olduğu, halihazırda ------ 14, ------- 10, ------- ise 8 yerde şantiyesinin bulunduğu, bu işlerin bir kısmının adi ortaklık şeklinde yürütüldüğü, şirketlerin faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde devam ettiği, devam eden işlere yönelik tespitlere ön raporda ayrıntılı bir şekilde yer verildiği, ön raporda eksik olduğu belirtilen -------- 2023 yılı bağımsız denetim raporunun heyetlerine sunulduğu, raporda ilgili denetçinin sınırlı olumlu görüş bildirdiği, sınırlı olumlu görüş bildirilmesinin konkordatonun reddini gerektirmeyeceği, borçlu şirketlerin konkordatoya başvurmuş olması sebebiyle çok sayıda alt taşeronunun da mali sıkıntı yaşadığı, borçlu şirketlerin yetkilisine, alacağı bulunan olarak kısa vadeli ödemelerin alt taşeronlara mühlet sonrası yaptıkları işlerle ilgi yapılarak bu yolla onların ayakta tutulmasının önemine sürekli olarak dikkat çekildiği, aksi halde, çok sayıda alt taşeronun konkordato sürecine girmesinin kaçınılmaz olacağı, borçlu şirketlerin vekilinin revize edileceğini belirttiği konkordato projelerinden heyetlerinin borçların bir an önce ödenebilmesi için tüm mali imkanların seferber edildiği hedefler içermesinin beklendiği, teknik bilirkişilerin ve heyetimiz üyesi Yüksek İnşaat Mühendisi --------- incelemelerinin halen devam ettiği, komiser heyetince teknik raporlar sunulmadan nihai değerlendirmede bulunmanın sağlıklı sonuç vermeyeceği, bu nedenle, borçlu şirketler vekilinin 08.07.2024 tarihli dilekçesindeki talebi doğrultusunda geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılabileceği " yönünde yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 17/07/2024 tarihli duruşmasında, davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 13/09/2024 tarihli beş aylık geçici mühlet sonu nihai raporunda;
" ... şirketlerin faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde devam ettiği, devam eden işlere ilişkin ayrıntılı tespitlerin mahkemeye sunulan 07/09/2024 tarihli “Konkordato Komiseri Teknik Raporu”nda yer aldığı, --------- 31/05/2024 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının toplamının (+) 295.017.383,68TL olduğu yani şirketin borca batık olmadığı, --------- 31/05/2024 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının toplamının (+) 13.223.845,49 TL olduğu yani şirketin borca batık olmadığı, --------- 31/05/2024 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının toplamının (+) 151.622.970,59 TL olduğu yani şirketin borca batık olmadığı, konkordato talebi sırasında sunulan ön projelerde gayrimenkul satışlarından kaynak girişine yer verilmezken, borçlunun borçlarını ödemek için tüm mali imkanlarını seferber etmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelerimiz sonrasında şirketlerce sunulan revize projelerde tüm gayrimenkullerin satışının öngörüldüğü, şirketlerce sunulan revize projelerde yer verilen proforma gelir tablolarının ve proforma nakit akım tablolarının gerçekleştirilebilir olduğu, bu tablolarda öngörülen hedefler doğrultusunda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün gözüktüğü, --------- şirketinin ihtiyaten elde bulundurulabilecek tutarın çok üzerinde kaynak fazlası bulunduğu, bu nedenle (kesin mühlet verilmesi halinde) alacaklılar toplantısından önce sunulacak nihai projede alacaklara işletilecek faiz oranının yükseltilmesinin elzem olduğu, bunun haricinde ------- ve -------- için sunulacak nihai projelerde de kesin mühlet sürecindeki gelişmeler sonucunda (mesela gayrimenkullerin değerlenmesi veyahut öngörülenin dışında kâr elde edilmesi vb. sebeplerle) elde edilecek kaynaklara bağlı olarak yıllık %10 olarak öngörülen faiz oranının artırılmasının gerekebileceği " yönünde rapor düzenlenmiştir.Beş aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 17/09/2024 tarihli duruşmasında; İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili kesin mühlet bitimine ilişkin sunduğu 02/09/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkemece 17/09/2024 tarihinde 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiğini, İİK'nın 289. maddesinin beşinci fıkrasına göre güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühletin 6 aya kadar uzatılabileceğini, halihazırda alacaklılar kurulu oluşturulduğunu ve çekişmeli alacaklar yönünden sürecin tamamlanmak üzere olduğunu, konkordato sürecinin nihayete kavuşturulması için alacaklılar toplantısı yapılmasının gerektiğini, işbu toplantının ve toplantı davetlerinin yapılması için konkordato kesin mühlet süresinin 6 ay daha uzatılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin kesin mühletin 6 ay uzatılması yönündeki talebi ile ilgili olarak komiser heyetinden görüş istenmiştir.
Komiser heyetinin kesin mühletin uzatılması talebi yönünden sundukları 09/09/2025 tarihli görüş raporunda;
" ... komiser heyetince halihazırda çekişmeli alacaklara ilişkin rapor hazırlandığı, çekişmeli alacak raporunun sunulmasından ve mahkemece İİK m.302, f.6 uyarınca (çekişmeli alacaklar hakkında) karar verildikten sonra alacaklılar toplantısı için ilan yapılacağı, konkordato prosedürünün tamamlanabilmesi için Alacaklılar Kurulu Üyelerinin görüşleri de nazara alınarak kesin mühletin İİK m.289, f.5 hükmüne göre 17/09/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle uzatılmasına karar verilebileceğinin düşünüldüğü " yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
Mahkememizin 11/09/2025 tarihli Kesin mühletin uzatılması ara kararı ile;
" ...Davacılar, --------Ş.,--------Ş. ve -------Ş.'ne 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 289.maddesi gereğince 17/09/2024 tarihinde verilen bir (1) yıllık kesin mühletin 17/09/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile UZATILMASINA, Mahkememizin 17/04/2024 tarihli Geçici Mühlet ve İhtiyati Tedbir kararı ile belirlenen tedbirlerin ve komiser heyetinin görevlerinin devamına " karar verildiği anlaşılmıştır.
Kesin mühlet içerisinde komiser heyeti tarafından yapılan alacak kayıtları ile ilgili adı geçen alacaklıların yapmış oldukları itirazlar ve çekişmeli hale gelen alacaklarla ilgili itiraz dilekçeleri komiser heyetine tevdi edildiği, komiser heyetinin çekişmeli hale gelen alacaklarla ilgili olarak 20/11/2025 tarihli raporunu dosyamıza sunduğu ve rapor doğrultusunda mahkememizin 20/11/2025 tarihli ara kararı ile; ara kararda isimleri belirtilen alacaklıların taleplerine ilişkin olarak komiser heyeti raporu nazara alınarak her bir alacaklı için ara kararda belirtilen tutarlar üzerinden alacaklılar toplantısına katılmalarına ve nisaba dahil edilmelerine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
Komiser heyeti tarafından sunulan 08/12/2025 tarihli gerekçeli komiser heyeti raporunda;
"...--------- Şirketi yönünden kabul durumunun;
Konkordato nisabına esas alacaklı sayısı : 247
Konkordatoyu Kabul eden alacaklı sayısı : 20
Oransal olarak : %8,09
Konkordato nisabına mesnet teşkil eden akacak tutarı : 624.708.559,42 TL.
Konkordatoyu kabul edenlerin akacak tutarı : 19.171.318,23 TL.
Oransal olarak : %3,06
-------- Şirketi yönünden kabul durumunun;
Konkordato nisabına esas alacaklı sayısı : 163
Konkordatoyu Kabul eden alacaklı sayısı : 17
Oransal olarak : %10,43
Konkordato nisabına mesnet teşkil eden akacak tutarı : 495.912.027,10 TL.
Konkordatoyu kabul edenlerin akacak tutarı : 20.414.352,37 TL.
Oransal olarak : %4,11
--------- Şirketi yönünden kabul durumunun;
Konkordato nisabına esas alacaklı sayısı : 46
Konkordatoyu Kabul eden alacaklı sayısı : 4
Oransal olarak : %8,69
Konkordato nisabına mesnet teşkil eden akacak tutarı : 340.999.235,91 TL.
Konkordatoyu kabul edenlerin akacak tutarı : 6.888.468,49 TL.
Oransal olarak : %2,02 şeklinde tespitlere göre borçlu şirketlerin konkordatonun kabulü için gerekli çoğunluğu sağlayamadıkları, -------Ş.'nin 30.09.2025 tarihli rayiç bilançoya göre özvarlıklarının (+)173.786.149,83 TL olarak hesaplandığı yani şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, --------Ş.'nin 30.09.2025 tarihli rayiç bilançoya göre özvarlıklarının (+) 480.818,18 TL olarak hesaplandığı yani şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, --------Ş.'nin 30.09.2025 tarihli rayiç bilançoya göre özvarlıklarının (+) 200.763.367,91 TL olarak hesaplandığı yani şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, " şeklinde tespitlerin sunulduğu, raporun davacılar vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili 09/12/2025 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile; konkordato davasından feragat ettiklerini, 08.12.2025 tarihli konkordato komiser heyeti gerekçeli raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketlerin borca batık durumda olmadıklarını, ----------Ş. (+)173.786.149,83 TL, --------Ş (+) 480.818,18 TL ve (+)200.763.367,91 TL artıda olduklarını, feragatlerinin kabulü ile davacıların artıda olması, borca batık durumda olmaması nedeniyle davanın reddine, konkordato tedbirlerinin kaldırılarak komiserlerin görevlerine son verilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin 10/12/2025 tarihli ara kararı ile; dosyaya sunulan komiser heyeti raporu ve davacılar vekilinin feragat beyanı ile ilgili belirlenen 15/12/2025 tarihli duruşmada değerlendirme yapılmasına, belirlenen duruşma gün ve saatinin ilanına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacılar vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamına göre; davacı tarafın feragat beyanı ve dosyanın geldiği aşama nazara alınarak konkordato talebinden feragat eden davacıların komiser raporuna göre borca batık olmadıkları tespit edilmekle, davacıların konkordato taleplerinin feragat nedeniyle reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların feragati nedeniyle davanın reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
2-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine,
3-Kararın ---------- ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
4-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,
5-Harçlar kanunu uyarınca her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken (615,40*3) 1.846,20 TL. harçtan peşin alınan 427,60 TL. nin mahsubu ile bakiye 1.418,60 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili, bir kısım alacaklılar vekilleri ile konkordato komiseri --------- yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/12/2025