T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/824 Esas
KARAR NO : 2025/1061
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ile davalı arasında 15.03.2021 tarihli belirsiz iş sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkili şirket uhdesinde faaliyet gösteren Transmisyon Teknolojileri Müdürlüğünde Transmisyon Simülasyonları Mühendisi olarak görev aldığını, davalı, istifa dilekçesi ile "15.032021 tarihinden itibaren Transmisyon Teknoloji Müdürlüğü altında yerine getirmeye çalıştığı Transmisyon Simülasyonları Mühendisliği görevine 04.04.2022 tarihiyle kendi isteğimle ve hiçbir baskı altında kalmadan istifa ediyorum. " ifadelerine yer vererek istifa ettiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan 15.03.2021 tarihli iş sözleşmesinin Rekabet Yasağı ve Haksız Rekabet başlıklı 12. Maddesi ise " işçi işten kendi isteği ile ayrıldığı veya 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. Maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri hallerdeki tavırları ile sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde iş kanununun önemi, işverenin üretimi ve iş ilişkileri açısından gizli bilgilerini ve sırların öğrenmesi ve bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığından ötürü, 2 yıl süre ile -------- ve -------,-------, ------- ve-------- illerinde iş tanımına uyan işlerde ve motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamaz, danışmanlık vb. Çalışmalar yapamaz ve bu şirketlere ortak olamaz, işverenin rekabet ilişkisi içerisinde olduğu şirketler ile menfaat ilişkisine giremez, işbu hususları bildiğini ve rekabet yasağı sözleşmesini kabul ettiğini beyan ve taahhüt eder, aksi halde işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlüdür, Bu maddeye aykırı davranması halinde İşçi son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi taahhüt eder" hükmününün düzenlendiğini, ayrıca taraflar arasında, 15.03.2021 tarihli Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi'nin 2. Maddesi de aynı şekilde işçinin kendi isteği ile ayrılması halinde, 2 yıl süre ile, ------- Bölgesinde şiş tanımına uyan işlerde ve Motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamayacağını aksi takdirde san brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi kabul etmiş olduğunu açıkça düzendiğini, davalının müvekkili şirket uhdesinde Transmisyon Simülasyonları Mühendisi olarak görev almakta idi ve görev tanımı ve kapsamı arasında donanım yazılım - bilişim alanlarında sorumluluğu ve görevleri bulunduğunu, görevi ve Pozisyonu itibariyle şirket uhdesinde önemli bir konumda bulunmakta ve şirketin önemli bilgilerine erişimi kolayca sağlayabildiğini, kendi isteği ile işten ayrıldığını ve ardından, müvekkili ile benzer nitelikte işler yapanı merkezi ------- -------- olan --------Ş. isimli firmada çalışmaya başladığını, bu firmanın Motor üretimi vb. alanlarda hizmet verdiği, davalının akdedilen sözleşme hükümlerine ve kanuna aykırı olarak müvekkil ile aynı işleri yapan iş yerinde işe başlamış ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ---------- Bölgesinde aynı sektörde başka bir işte çalışmaya başlaması nedeniyle 12 aylık tutarında tazminat taleplerinin muaccel hale geldiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, kısmi dava olarak açıları davada fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin davalının rekabet yasağı ve sözleşmesini ihlal ettiği tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkil şirketin uğradığı zararın tespiti ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---------- ikamet ettiğini, yetkili mahkemenin, ---------- mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde cezai şartın yanı sıra uğranılan zararlarında talep edildiğini, uğranılan zararlar ifadesiyle talep edilenin ne olduğu ve bunların dava değerinin dava dilekçesinde belirtilmediği, talep sonucunun açıklanması ve dolayısıyla dava dilekçesi'ndeki eksikliğin giderilmesi açısından davacıya kesin süre verilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilen cezai şart miktarının belirlenebilir nitelikte olduğunu, talep konusu niteliği itibarıyla bölünebilir de olmadığı dolayısıyla davanın kısmi dava olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte takdiri indirim nedeniyle davanın kısmen reddi halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının taleplerinin (cezai şart ve tazminat talebi), zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde açıklanmayan taleplere ilişkin olarak ta zamanaşımı itirazında bulunmak haklarını saklı tuttuklarını, sözleşmelerde yalnızca işçi aleyhine konulan cezai şartların geçersiz olduğunu, sözleşmelerdeki cezai şart koşulunun, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile teminat altına alınmış olan "çalışma hürriyeti" ilkesine ve "hakkaniyet ölçüsüne aykırı olduğundan geçersiz ve uygulanabilir olmadığını, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir davranışı da olmadığını, cezai Şart koşulunun, ------- Bölgesi ve --------, -------, -------- ve --------- illerini kapsadığını, müvekkilinin davacı işverenlikte çalıştığı dönemde -------- ilinde çalıştığını, çalışma hayatına --------- ilinde devam ettiğini, günümüz ekonomik hayatının gereklilikleri nazara alındığında, birçok şirketin ve büyüme eğiliminde olan birçok şirketin, merkezlerini, --------veya ticari ilişkilerini daha kolaylıkla koruduğu ve yürüttüğü -------- ve --------- gibi büyük kentlerde bulundurdukları ve buralara taşıdıkları bilinen bir gerçek olduğunu, işçilerin, çalıştıkları şirketin ve merkezinin bulunduğu --------, --------, --------- gibi büyük şehirlerde bulunan başka işverenliklerde çalışmalarının rekabet yasağına aykırı davranış olarak kabul edilmesi Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile teminat altına alınmış çalışma hürriyet ilkesine ve hakkaniyet ölçüsüne aykırılık teşkil ettiğinden hükümsüz kabul edildiğini, bunun aksinin kabulü, işveren karşısında ekonomik anlamda zayıf durumda olan işçinin, yaşadığı şehirde çalışma özgürlüğünü ve imkanını ortadan kaldırdığını, müvekkilinin her iki işverenlikte farklı pozisyonlarda çalıştığını, davacı firmada transmisyon (vites kutusu-şanzıman) mühendisi pozisyonunda çalıştığını, ----------Ş. firmasında ise transmisyon tasarım mühendisi olarak çalıştığını, --------- firmasında yapmakta olduğu işin, davacı işverenlikteki transmisyon (traktör) işiyle hiçbir ilgisi olmadığını, --------- firmasında yaptığı işin yalnızca savunma sanayiini ilgilendirdiğini, davacı firmada yapılan traktör işiyle hiçbir ilgisi olmadığını, davacı işverenlikte "simülasyon mühendisi" olarak çalıştırıldığı, ---------, "tasarım mühendisi" olarak çalıştığını, bunların görev tanımı işler yapılırken kullanılan bilgisayar programlar vs. Birbirinden tamamen farklı olduğunu, farklı pozisyonlarda çalıştığını, müvekkilinin davacı firmada transmisyon (vites kutusu-şanzıman) mühendisi pozisyonunda çalıştığını,bunların görev tanımı, işler yapılırken kullanılan bilgisayar programlar vs. Birbirinden tamamen farklı olduğu, herhangi bir tecrübe, verdiği herhangi bir eğitim, yaptırdığı herhangi bir yurt dışı gezisi olmadığını, müvekkilinin davacının üretim sırlarına vakıf olmadığını, tam aksine davacının, müvekkilinin bilgi ve tecrübelerinden faydalandığını, hiyerarşik açıdan ve şirket içerisindeki konumu itibarıyla müvekkilinin şirketi zarara uğratacak üretim sırlarına ve ticari sırlara ve sır niteliğindeki gizli bilgilere ulaşabilmesinin mümkün olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte işçinin (müvekkilimizin) işyerinde edindiği bilgilerin kullanılabileceğine ve bunların davacının önemli bir zararına sebebiyet verecek nitelikte olduğuna da dair ispat yükünün davalıda olduğunu, Rekabet Yasağı Kaydı, ancak ve ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olabileceğini, davacının, bu aranan geçerlilik şartlarının gerçekleştiğini kanıtlayamadığını, dolayısıyla rekabet koşulunun geçersiz olduğunu, müvekkilinin hali hazırda istihdam edildiği firmadaki iş pozisyonunda davalı firmada edindiği iddia edilen bilgileri kullanması ve bunun davacıya bir zarar vermesinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı işverenlikte yaklaşık olarak 1 yıl süre ile çalıştığını, 1 yıllık sürenin üçte birinde (1 yıl içinde 4 ay) maaşının geç ödendiğini, bu nedenlerle; görev İtirazlarımızın kabulü ile davanın görev yönünden reddine, yetki itirazlarımızın kabulüne, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, Rekabet Yasağı'nın ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi'nin geçersiz olduğuna hükmedilerek huzurdaki davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi'nin sona erdiğine hükmedilerek huzurdaki davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi'nin ihlal edilmediğine hükmedilerek huzurdaki davanın esastan reddine, cezai şart miktarının tenkisine, toplanacak delillerin değerlendirilmesi ve yapılacak yargılama sonucunda iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. ---------- sayılı Yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasında imzalanan 15/03/2021 tarihli iş sözleşmesinde rekabet yasağı ve haksız rekabete ilişkin 12. Maddesine davalının aykırı hareket ederek benzer alanda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başlaması üzerine davacının uğradığı şimdilik 1.000 TL maddi zarar ile şimdilik 1.000 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. --------- Asliye Ticaret Mahkemesi, ---------ve ---------- Bankasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Davalı tanığı ---------- mahkememizce alınan yeminli beyanında özetle ; Davacı şirkette 2018 - 2020 yılları arasında tasarım mühendisi olarak çalıştığını, davalı ile davacı şirkette aynı tarihlerde çalışmadıklarını, ---------- şirketinde birlikte çalıştıklarını, davacı şirket ile davalının sonradan çalışmaya başladığı ve kendisinde bir süre çalıştığı --------Ş firmasının faaliyet alanlarının farklı olduğu, ---------- de Savunma Sanayi Bakanlığının hizmet verdikleri bir müşteri olduğunu, davacı şirkette ise Savunma Sanayi Bakanlığı ile her hangi bir anlaşma olmadığını, davacı şirketin tarım ve zirai ürünlere ilişkin araçları üreten bir firma olduğu, --------- daha çok savunma sanayi araçları üreten bir firma olduğu, tank ve zırhlı araçları örnek verilebileceğini, -------- firmasında traktör gibi tarım araçların üretilmediğini, davalının -------- firmasında tasarım mühendisi olarak çalıştığını, davacı şirketteki görevinin simülasyon mühendisi olduğunu, tasarım olgunlaştıktan sonra simülasyon aşamasının geldiğini, tasarladıkları bir parça sonrasında simülasyon mühendisi tarafından analiz edildiğini, işlevi ve mukavemet anlamında bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu, davalının ---------- firmasında sadece tasarım faaliyetinde görev aldığını, analiz biriminde farklı mühendislerin çalıştığını, dolayısıyla hem davalının çalıştığı alanın, hem de çalıştığı şirketin davacı şirketteki görevi ile ve davacı şirketin faaliyet alanı ile herhangi bir benzerliği olmadığını, gerek davacı şirkette gerekse dava dışı ----------Ş firmasında müşteri ile hiç bir irtibatlarının olmadığını, sadece mühendislik faaliyetleri yürütüklerini, araçlarda kullanılacak parçaları tasarladıklarını, parçaların genellikle dışarıdan alındığını, genel olarak her iki firmanın da bir araç meydana getirme ve satış faaliyeti yürütse de faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacı şirket ile aralarında haksız rekabete dayalı bir dava olduğunu, davanın reddedildiğini, istinaf aşamasında olduğunu, şirket genelinde şirketin Savunma Sanayi Bakanlığı ile her hangi bir anlaşmasının olup olmadığını bilmediğini, ancak çalıştıkları departmanın her hangi bir anlaşması olmadığını, her iki şirketinde tasarım ve transmisyon aşaması arasında benzerlikler olsa da çok büyük farklılıklar olduğunu, elde edilen güç, mekanik dayanım hususlarının çok farklı olduğu, müşteri odaklarının farklı olduğu ve müşteri ile herhangi bir iletişimleri olmadığı için ticari sırları deşifre etme ve şirkete zarar verme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, diğer bölümlere bir erişimleri olup olmadığın bilmediğini, böyle birşeyi merakta etmediğini, bilgi ve görgününü bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili 05/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile ; Dava dilekçesinde talep olunan miktar ile yapmış oldukları ıslah işlemi neticesinde dava değerinin ıslah ile artırılan kısmı bakımından toplam 128.921,40- TL'nin davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;davanın davalının haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu,taraflar arasında 15.03.2021 tarihli sözleşmenin rekabet yasağı ve haksız rekabet başlıklı 12.maddesinde işçinin işten kendi isteğiyle ayrıldığı veya işverenin 4857 sayılı kanunun 25. Maddesi gereğince iş sözleşmesinin feshi halinde iş konusunun önemi işverenin üretim ve iş ilişkileri açısından gizli bilgilerin ve sırlarını öğrenmesi nedeniyle işverenin zarar görme ihtimali bulunduğundan 2 yıl süre il Marmara bölgesinde iş tanımına uyan işlerde ve motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremeyeceğini aksi halde son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödeyeceğini kabul edeceği düzenlendiği,Davalının kendi isteğiyle istifa ederek dava dışı ----------Ş ile sözleşme imzaladığı,dosyaya celbedilen çalışma kayıtlarının incelenmesinde, davalının davacıya ait ticari işletmede çalıştığı, iş akdinin davalı tarafça feshi sonrası sözleşemede belirlenen 2 yıllık süre dolmadan dava dışı ---------- Şirketinde çalışmaya başladığı,bu hususur heriki tarafın da kabulünde olduğu,somut olayda cezai şart ve rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ile cezai şartın fahiş olup olmadığının mahkememizce de değerlendirebileceği anlaşılmakla bilirkişi raporu alınmadığı,davacının 15.03.2021 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi ve aynı tarihli iş sözleşmesi ile davacıya ait ticari işletmede çalışmaya başladığı, 04.04.2022 tarihi itibariyle istifa ile iş akdinin sona erdiği ve davacının --------Ş'de 18.04.2022 tarihinde çalışmaya başladığı, Davalının ---------Ş'nin --------yani --------- bölgesindeki iş yerinde asli çalışma olarak çalışmaya başladığı Davacı şirket ile dava dışı ----------Ş aynı alanda faaliyet göstermekte olup dava dışı Savunma Sanayi Müsteşarlığının iş sözleşmesini fesih etmesi sonucu dava dışı şirket ile aynı konuda sözleşme yapıldığı ve davalının her iki şirkette de yapılacak askeri araçların güç grubu aktarımı ve üretimi konusunda çalıştığı s, Rekabet yasağı sözleşmesinde coğrafi yönden sınırlanmış olması ve yapılan sınırlamanın makul olması karşısında --------- esas sayılı dosyasında verilen kararda belirtildiği üzere sözleşmenin TBK'nın 445. Maddesi ne uygun olduğu, işçinin Anayasa tarafından güvence altına alınan çalışma hakkında ölçülü sınırlama getirdiği bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğu, Diğer yandan aynı dairenin -------- esas sayılı ilamında belirtildiği üzere rekabet yasağı 2 yıl süre ile sınırlandırılmış olması nedeniyle getirtilen süre yasada ön görülen makul sınırlar içerisinde bulunmakta olduğu, Aynı dairenin --------- esas sayılı kararında rekabet sözleşmesindeki rekabet kaybı karşısında işverenin somut bir zarara uğraması gerekmediği işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri başka bir rakip şirkette kullanarak davacı işverene zarar verme ihtimalinin bulunmasını yeterli olduğu her iki şirketin faaliyet alanları aynı olup sözleşmenin fesih edilerek ----------Ş ile sözleşme yapılması ve davalının her iki işletmede aynı işleri yapması nedeniyle cezai şart alacağının bulunduğu, sözleşmede haksız rekabet halinde son brüt ücretinin 12 katı kadar ceza öngörülmüş ise de cezanın fahiş olması halinde mahkemece resen değerlendirilerek makul bir seviyeye indirilmesinin zorunlu olduğu, TBK'nın 182. Maddesi gereğince hakim aşrı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği,Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumu, sözleşme ile sınırlandırılan hakkın Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınan çalışma özgürlüğüne ve çalışma hakkı birlikte değerlendirildiğinden ön görülen hesabın fahiş olduğu bu nedenle cezanın mahkememizce indirilmesi gerektiğinden takdiren 40.000,00TL üzerinden davanın kabulüne bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine, indirimin mahkeme takdiri ile yapılması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile TBK”nın 182.maddesi kapsamında kısmen tenkisi ile 40.000 TL üzerinden kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.732,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.364,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 367,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.185,00-TL Islah Harcı, 254,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.799,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.120,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2025