T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/742 Esas
KARAR NO: 2025/1055
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/12/2020
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar davacının zararını TTK m.553-555 ve ilgili hükümler uyarınca tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin kayyım tarafından yönetilmesi, harçlar muafiyeti ve dava şartı arabuluculuk hakkında: davacı şirketin, --------ceza soruşturması dava kapsamında CMK 133 uyarınca, kayyımlık yetkisini haiz tasarruf mevduatı sigorta fonunun atadığı yöneticiler tarafından yönetildiğini, müvekkili şirketin, 6758 sayılı kanun'un 19/6 maddesi gereği huzurdaki davada harçtan muaf olduğunu, Bankacılık Kanunu md. 140 hükmü, 6758 sayılı kanun'un 20.maddesi uyarınca davacı şirket hakkında uygulanmalısı gerektiğini, Davacı ----- İnceleme Raporu ile tespit edilmiş, dava konusu zararlarının tazmini kapsamında,------tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu üyelerinin; Yönetim Kurulu Başkanı ----------- olduğunu, dönem içerisindeki muvazaalı işlemlerle uğratıldığı tüm kayıp ve zararlardan yönetim kurulu üyelerinin TTK m.553vd. Maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davalılar kusurları sebebiyle ve esasen kasıtlı ortak amaca hizmet etmek amacıyla davaya konu zararlara sebebiyet verdiğini, mali işler inceleme raporu konusu işlemlerle davacının uğratıldığı zararın tazminini talep ettiklerini, --------- zararına satışı,---------arsanın zararına satışı ile davacının zararına sebebiyet veren işlemler ayrıntılı şekilde tespit edildiğini, dava dilekçesinde ekli mali rapordaki tespitlere yönelik yapılacak kapsamlı incelemeyle, davacının nihai zararı hesaplanabileceğini, bu çerçevede zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını takiben talep artırımında bulunmak üzere, yukarıda açıklanan ve ekli mali rapor konusu tüm şüpheli işlemler sonucu davacının uğratıldığı zararın davalılardan tahsil edilmesini talep ettiğini, davacının yönetimi, ilgili yasal düzenlemelerle kayyımlık yetkisini haiz ------ devredilmiş olmakla; -------- zararının davalılardan tazmini ve davacıya ödenmesi için huzurdaki davanın açılması zarureti hâsıl olduğunu beyan ederek harçtan muafiyet tahtında, huzurdaki davada davacı şirketten harç alınmamasına, HMK md.406/2, İİK md.257,md.264,vd. hükümleri uyarınca davalıların malvarlıklarının ihtiyaten haczine, davada davacı --------- zararının tam ve kesin olarak hesaplanmasıyla birlikte bedel artırımında bulunmak kaydıyla, davacının 400.000,00-TL kayıp ve zararının davalılardan, TTK 557. Maddesi uyarınca mahkemece tespit olunacak kusur oranlarına göre hesaplanacak tazminat tutarları üzerinden, zarar tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsiline ve davacıya ----- ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ve diğer davalılar aleyhinde verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya aykırı olup ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirketin vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davacı şirkette ----- yılları arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı gerekçesi ile yapılan taşınmaz satışlarından davacı şirketi zarar uğrattığından bahisle işbu davayı açtığını, açılan davada müvekkilinin yapılan yönetim kurulu toplantılarda davacı şirket ortaklarından olan ------ sadece temsilcisi sıfatı ile bulunduğundan dava konusu şirkete ait taşınmazların satışları ile ilgili olarak davacı şirkette bu ve buna benzer satış gibi hukuki işlemleri yapmaya yetkisi ve hukuki veya cezai bir sorumluluğu bulunmadığından hukuki mesnetten yoksun olan davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ne davacı şirkette ortaklığı nede temsil ettiği -------ortaklığı bulunmadığını, ayrıca ---- müvekkilinin ne davacı şirketi nede temsilcisi olduğu ----- temsil ve ilzama yetkili kılınmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava konusu taşınmazların satış işlemlerinde bir dahli söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu dönemde davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığını, ------ da dosyadaki raporda da bu durum açıkça anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle yapılan bu satış işlemleri ile ilgili müvekkilinin hukuki veya cezai açıdan bir sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkilinin TTK'na göre şirkete ve şirket ortakları ile alacaklılara karşı sorumluluğunun bulunmadığını, ------- kanalları kapatıldığı için reklam gelirleri azalmakta olduğu için mevcut giderlerin karşılanması için acil nakite ihtiyaç olduğundan dolayı bu gayrımenkullerin satışına karar verilmiş olup şirketi zarar uğratacak usulsüz bir işlemde olmadığını, davacı şirket tarafından --- tarihinde yapılan satış işleminden ---- satış bedeli elde edilmiş olup bu satış bedeli kayıtlarda bulunmadığını, bu satış işlemlerinde davacı şirketi zarara uğratacak satış bedellerini ise muvazaalı olarak başka şirketlere aktarılması söz konusu olmadığını, yapılan tüm satışlar ekspertiz raporlarına göre yapıldığını, davacı şirketi zarara uğratacak bir şekilde Rayiç bedelinin altında bir satış yapılması da mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi davacı şirket yetkililerinin bu taşınmazları elden çıkarma gayesi olmuş olsaydı asıl değerli olan ve gelir getirecek olan bu değerli gayrimenkuller satılmış olacağını, müvekkilinin veya diğer şirket yetkililerinin kesinlikle davacı şirketi zarara uğratacak veya şirket malvarlığını azaltacak işlemler yapma gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı şirketin gelirlerinin giderlerini karşılamaması nedeniyle bu taşınmazların satılması ve şirketi borçlarının ödenmesi yoluna gidildiğini, tüm yapılan işlemlen usul ve yasalara uygun olarak yapıldığını, her yapılan işlem davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, dava konusu edilen ve o dönemde satılan taşınmazların bedellerinin ne karşılığında ve nereye harcandığı da şirket kayıtlarında bulunduğunu, davacı şirket kayıtlarının incelenmesinde bu durum ortaya çıkacağını, müvekkilinin yapılan işlemlerle ilgili olarak hukuki veya cezai açıdan bir sorumluluğu olmadığını, bu itibarla müvekkilinin aleyhine açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan dava haksız ve açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu için reddedilmesi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, --------dairenin bedelsiz olarak devrine ilişkin tarihin ---- ilçesindeki arsanın satış tarihinin ------ olduğu açıkça belirtildiğini, iddia edilen zarara uğratıcı fiillerin üzerinden 5 yıl geçmiş ve zamanaşımı süresi bu yönüyle de her şekilde dolduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hukukun gereği olarak, kayyım atandığı tarihte yürülükte olan mevzuat hükümlerinin söz konusu davada uygulanması esas olduğunu, bu nedenle TTK anlamında alınmış bir karar olmadığından dolayı usulsüz olarak açılan davanın reddi gerektiğini, dava, niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde şirkete ait bir kısım taşınmazların gerçek bedellerinin çok altında/ya da bedelsiz olarak muvazaalı bir şekilde devredildiğinden bahsedildiğini, açılan bir davada “hukuki yararın” bulunması HMK m. 114/h maddesi uyarınca bir dava şartı olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen görev tarihleri ---- davaya asıl konu olan taşınmaz satışlarına ilişkin tarihler, -------- tarihli satış müvekkilinin görev yaptığı zamanda gerçekleşmiş olup bu satışa ilişkin herhangi bir bilgisi, sorumluluğu, kusuru mevcut olmadığını beyan ederek davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, TTK Hükümlerine uygun bir sorumluluk davası olmadığından davanın reddine, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davanın reddine, muvazaa iddiası konusunda öncelikli olarak tapu iptali ve tescili davası açılması gerektiği için davanın reddine, açılan davada hukuki yarar olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gidderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK madde 560 gereğince "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." ifadelerine yer verilmekte olduğunu, işbu dava 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu madde.316 uyarınca basit yargılamaya tabi olduğunu, bu sebeple; davacı tarafın cevap dilekçesine karşı cevaba cevap dilekçesi sunmasına ve dava dilekçesinde ileri sürülmeyen iddia ve delillerin dava açılmasından sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında ileri sürülmesine hiçbir şekilde muvafakat etmediğini, -------- kabul edilmesinden sonra yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş olup bu karar ------- yayınlandığını, bahsi geçen satış işlemi döneminde müvekkilinin yönetim kurulunda herhangi bir görevi bulunmadığını, dolayısıyla şirketin zarara uğrattığı iddia edilen işlem müvekkilinin yönetim kurulunda değilken gerçekleşmiş olup müvekkilinin işbu işlem sebebiyle hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, -----ilgili yine bahsi geçen devir tarihi ------ olup müvekkilinin bu tarih itibariyle yönetim kurulu üyeliğinde herhangi bir görevi bulunmadığını, yine müvekkilinin bu işlem tarihinde yönetim kurulunda olmaması sebebiyle sorumlu tutulamayacağını, ----- ilgili olarak bahsi geçen işlem tarihinin ---------- tarihinde müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini ve istifası yönetim kurulu tarafından da kabul edildiğini, buna ilişkin evraklar davacı tarafından sunulan dava dilekçesinin eklerinde yer almakta olduğunu, yani müvekkilinin işlem tarihi itibariyle yönetim kurulu üyeliğinde herhangi bir görevi ve yetkisi bulunmadığını, yine müvekkilinin bu işlem tarihinde yönetim kurulunda olmaması sebebiyle sorumlu tutulamayacağını beyan ederek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------cevap dilekçesinde özetle; Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, huzurdaki dava basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerden olmadığını, dava konusu tüm talepler zamanaşımına uğradığını, cezai zamanaşımının uygulanması hususunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bu yönde bir değerlendirme söz konusu olacaksa dahi; dava konusu tasarruflar yönünden şirket yönetim kurulunun ibra edildiği dikkate alınması gerektiğini, davacının ibra kararını içeren genel kurul kararının iptaline ilişkin dava hakkı da zaman aşımına uğradığını, davalıların ve dolayısı ile müvekkili --------- sorumluluk şartlarının oluşmadığını, sorumluluk davası açmak için genel kurul kararı dava şartı olup bu şart huzurdaki dava için gerçekleşmediğini, ayrıca sorumluluk davası açılabilmesi için öncelikle ibraya ilişkin genel kurul kararının iptali talepli dava açılması gerektiğini, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk şartı yerine getirildiğini, davacının dilekçeleri ve ekleri, davalılara tebligat kanununa uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihtiyati tedbir/haciz kararı hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dava, niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tarafsızlıktan uzak ve tek taraflı hazırlanan denetim raporu esas alınarak açılan davayı reddettiklerini, müvekkili ---- davalı yönetim kurulu üyeleri ibra edildiğini, ----- ilçesindeki dairenin zararına satıldığı iddialarına ilişkin olarak bu iddiayı kabul mümkün olmamakla birlikte söz konusu kararın alındığı ve satışın yapıldığı tarih ------ olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarih ise ---- olduğunu, müvekkili ------söz konusu taşınmazın ne alındığı dönemde ne de satışının yapıldığı dönemde davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığını, -----arsanın zararına satıldığı iddialarına ilişkin olarak bu iddiayı kabul mümkün olmamakla birlikte söz konusu kararın alındığı ve satışın yapıldığı tarih ------- olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarih ise ----olduğunu, müvekkili ------ konusu taşınmazın ne alındığı dönemde ne de satışının yapıldığı dönemde davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığını, ------- bedelsiz devredilerek davacı şirketin zarara uğratıldığı iddialarına ilişkin olarak davacı şirketin ------- taşınmazı------- karşılığında satıldığını, barter işlemi kabaca ifade ile bir takas yöntemi olup somut olayda; reklamcılık faaliyetine karşılık devri tamamlanmış taşınmazlar söz konusu olduğunu, konut piyasasındaki dalgalanmalar ve davaya konu edilmiş taşınmazların barter karşılığı devrinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını sayın makamınıza bildirdiğini, ortada bir zarar bulunmadığı gibi müvekkilimiz ------- zarardan sorumlu olduğu yönündeki değerlendirmeler de tamamıyla gerçeklikten uzak olduğunu, zararın varlığını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte; söz konusu zarar miktarlarına ilişkin durumlarda farklılaştırılmış teselsül ilkesi gereğince hesaplamanın yapılması gerektiğini beyan ederek öncelikle dava dilekçesi ve eklerinin taraflarına tebliğini, davacı tarafından ikame edilen ve ispat edilemeyen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte usul yönünden yaptığımız itirazlar yerinde görülmezse davanın esastan reddini, ----- tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü yönündeki ara karardan rücu edilmesini, --------Sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, ----Sayılı dosyasının kesinleşmesini bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davalıların ----- tarihleri arasında davacı ---------- yöneticileri oldukları ve bu dönemde bedelsiz yada düşük bedelle gayrimenkul devirleri yaparak şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayanarak açılan yöneticilerin sorumluluğu davası olup, Uyuşmazlık; davalıların o dönemlerde yönetici olup olmadıkları, bu davanın zamanaşımı içerisinde açılıp açılmadığı, sorumluluk davası için ortaklar kurulu kararı dava şartının aranıp aranmayacağı, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, davacının hukuki yararı olup olmadığı, davalıların şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, zarar varsa miktarı, davalıların sorumlu tutulup tutulamayacakları noktalarında toplanmaktadır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebine ilişkin mahkememizin ----- ara kararı ile "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; dava değeri olan 400.000,00 TL nin takdiren %15'i oranındaki 60.000,000 TL tutarında nakdi yada kesin ve süresiz teminat mektubu yatırıldığında yukarıda isim ve adresi belirtilen davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 400.000,00 TL. dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla ve icra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.Taraflarca delil olarak dayanılan ----- Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin ---- tarihli duruşma ara kararına istinaden dosya ---- alanında uzman ve mali müşavir oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan ---- tarihli raporda:-------satılmış -----havale olarak bedeli geldiği, ancak daire ---- yevmiye maddesinde -------- edildiği, halbuki şirketin ana faaliyet konusunun gayrimenkul alım-satım olmaması nedeniyle gayrimenkuller ------kayıt edilmesi gerektiği, satın alınan gayrimenkulün ------- kayıt edilmesinin maskelemek amacı ile yapılmış olabileceği, aynı tutar ---- tarihinde---- havale edildiği,-------- daireler:----- satıldığı, ---- yapılan satışı ------- olarak kayıt edildiği, ticari defter kayıtlarında ve dosya kapsamında ---- -bulunmadığı, bu nedenle bu satış kaydının gizlenmek için ----- hesabına kayıt edildiği------ sayılı ----- niteliğindeki taşınmaz;
Taşınmaz, ---- bedelle satın alındığı, ----- bedeli --- tarihli mahsup fişi ile ------ hesabına virman edilerek mahsuplaştırıldığı, başka bir anlatımla bu firmadan olan şüpheli alacaktan mahsup edilerek ödendiği, Taşınmaz, ----- satıldığı----- nolu bağımsız bölümünün ----- tarihinde devredilmesinden bir zarar oluşmuşsa bu zarardan kural olarak ------sorumlu tutulabileceği; Sayın Mahkemenizin sorumluluk davasının tüzel kişi yönetim kurulu üyesi temsilcisi ---- yöneltilebileceğine karar vermesi halinde ise ------ da sorumlu tutulabileceği; diğer davalıların ise ----- satışla ilişkileri ispatlanamadığından TTK m. 553 kapsamında sorumluluklarının bulunmadığı,-------- dairelerin devirlerinden ve bu devir işlemlerinden kaynaklanan diğer zararların somutlaştırılması halinde, şirketin uğradığı zararlardan devir tarihinde yönetim kurulunda yer alan davalı------- sorumluluğunun gündeme gelebileceği, diğer davalıların ilgili işlemdeki rolleri ispatlanamadığından TTK m. 553 kapsamında sorumlu tutulmamalarının kabul edilebileceği,Davacı şirkete ait ----- parselde bulunan gayrimenkulün devredildiği tarihte -------- görevli olduğu; bu nedenle davacı şirkete ait gayrimenkulün satışından kaynaklı bir zararın tespit edilmesi halinde kural olarak bu zarardan davalı----- davalı ----- sorumluluğunun gündeme gelebileceği; Mahkemenin tüzel kişi yönetim kurulu üyesi temsilcisi olarak görev yapan---- karşı dava yöneltilebileceği sonucuna ulaşması halinde davalı------ sorumluluğunun gündeme gelebileceği, Mahkemenin uygun görmesi halinde gayrimenkul uzmanının değerlendirmesi sonrası davacı şirketin bir zarara uğrayıp uğramadığının ve eğer bir zarar varsa zarar miktarının somut bir şekilde ortaya çıkarılmasının mümkün olduğu," görüş ve kanaatini bildirdiği,Mahkememizin ---- tarihli duruşma ara kararına istinaden dosya Gayrimenkul ve Değerleme uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ----- tarihli raporda:
"Dava konusu gayrimenkullerin;
1------ yüzölçümlü arsa nitelikli gayrimenkulde kat irtifakına ayrılan------bağımsız bölümün rayiç değerleri: ----bölüm güncel Rayiç Değerinin ---- Davacı şirket tarafından edinildiği tarih olan ---- tarihi itibariyle rayiç değerinin ---- olduğu, Davacı şirket tarafından----- tarihi itibariyle ----- olduğu,
2------ yüzölçümlü yedi adet sekiz katlı bina ve arsası nitelikli gayrimenkulde kat mülkiyetine ayrılan ----- rayiç değerleri; ------- Bölümler;----- Davacı şirket tarafından e tarih olan----- tarihi itibariyle rayiç bedeli --- Davacı şirket tarafından ---- satıldığı tarih olan --- tarihi itibariyle -----
------ Davacı şirket tarafından edinildiği tarih olan ---- tarihi itibariyle ---- Davacı şirket tarafından ---- satıldığı tarih olan -------- güncel rayiç bedeli ----, Davacı şirket tarafından edinildiği tarih olan ------, Davacı şirket tarafından ------ tarihi itibariyle ---- olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği,Gayrimenkul ve değerleme uzmanı bilirkişi tarafından sunulan ---- tarihli raporda:----- alanlı ----- nitelikli ana gayrimenkulün; ---- tarihi itibariyle değeri; ---- tarihi itibariyle değeri; ---- görüş ve kanaatinin bildirildiği,Ticaret Hukuku alanında uzman ve mali müşavir oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan ---- tarihli bilirkişi ek raporunda; ---- Dairenin Satışı; ---- tarihli bilirkişi raporunda, -----tarihinde rayiç değerinin ----- olduğunun tespit edildiği, Şirket zararının ----tarihi itibariyle ------- bağımsız bölümün rayiç değerden daha aşağı satılmasından dolayı şirketin zarara uğradığı; ------ tarihindeki bu satıştan yönetim kurulu üyelerinin haberinin ve bilgisinin olmadan gayrimenkul satışı gibi bir işlemin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, dava konusu gayrimenkulün rayiç bedelin altında bir bedelle satılmasının yönetim kurulu üyelerinin sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğine işaret ettiği, Davacı şirketi zarara uğratan eylemin gerçekleştiği tarihte, yönetim kurulunda ---- ve dava dışı ---- temsilen davalı ----- bulunduğu, Davalılardan--------- sadakat ve özen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek şirketi zarara uğrattıkları ve bu zarardan TTK m. 553 uyarınca sorumlu oldukları, Davalı --- dava dışı --------- temsilen yönetim kurulunda yer aldığı; Mahkemece sorumluluk davasında tüzel kişi yönetim kurulu üyesini temsil eden gerçek kişinin sorumlu olabileceği görüşünü benimsemesi halinde, davalı ----- davacı şirketin uğradığı zarardan sorumlu olacağı, ------- tarihinde satılmasına karşın şirketin malvarlığında bir artışın tespit edilmemesinden dolayı ----- şirket zararı teşkil ettiği, --------- nolu dairelerin satıldığı tarih olan ---- davacı şirketin yönetim kurulunda ---- ve dava dışı tüzel kişi -------- bulunduğu, Davacı şirkete ait gayrimenkuller bir karşılık alınmaksızın dava dışı üçüncü kişilere devredildiğinden davacı şirket yöneticilerinin kusurlarıyla özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri, Davalılardan --------- dairelerin karşılıksız olarak devredilmesinden dolayı kusurlu olarak kabul edilebileceği ve dolayısıyla şirketin ----- tarihinde uğradığı -------- zarardan TTK m. 553 uyarınca sorumlu olduklarının kabul edilebileceği, Mahkemenin sorumluluk davasında tüzel kişi yönetim kurulu üyesini temsil eden gerçek kişinin sorumlu olabileceği görüşünü benimsemesi halinde gayrimenkullerin devir tarihinde dava dışı tüzel kişi ---- temsilen yönetim kurulunda bulunan ----- ise sorumlu olduğunun kabul edilebileceği,
-----gayrimenkul bakımından, Davacı şirkete ait ------- bulunan gayrimenkulün rayiç değerinden daha aşağı bir bedelle satılmasının şirketi zarara uğrattığı, Bir gayrimenkulün rayiç bedelden daha düşük bedelle satılmasının şirket yöneticilerinin kusurlarıyla sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterdiği,----tarihinde davalı şirketin yönetim kurulunda yer alan ------- zarardan TTK m. 553 uyarınca sorumlu olduğunun kabul edilebileceği,Mahkemenin davalı ----- tarihinde istifa ettiği kanaatine varması halinde ------ TTK m. 553 uyarınca sorumlu olmayacağı, Sayın Mahkemenizin tüzel kişi yönetim kurulu üyesi temsilcisi olarak görev yapan ----- karşı dava yöneltilebileceği sonucuna ulaşması halinde davalı ------ da sorumlu olacağı," görüş ve kanaatinin bildirildiği,Ticaret Hukuku alanında uzman ve mali müşavir oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan ------tarihli ek raporda:
1- Vergi Cezası Bakımından; Şirketin ----- yılında satın alınan 7 adet gayrimenkule ilgili vergi incelemesi neticesinde ----- müfettişi yardımcısı ---- tarafından düzenlenen --------- vergi müfettişi yardımcısı -----ikmalen kurumlar vergisi tahakkuk ettirildiği, ayrıca ------vergi ziyaı cezası kesildiği,
2-Sorumluluk Bakımından; dava konusu gayrimenkul devirlerine ilişkin olarak şirketin vergi ziyai cezası ödemek zorunda kalması devirleri gerçekleştiren yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davrandığına işaret etmekte olup bu nedenle TTK m. 553'te öngörülen sorumluluk şartlarının gerçekleştiğinin kabul edilebileceği,
3- Diğer Hususlar Bakımından;
Kök raporumuzda vardığımız diğer kanaatlerimizi muhafaza ettiğimiz," görüş ve kanatinin bildirildiği,
Ticaret Hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından sunulan ---- tarihli ek raporda: -------- bakımından, --- tarihli bilirkişi raporunda, ----- tarihinde rayiç değerinin ---- olduğunun tespit edildiği, şirket zararının --- tarihi itibariyle ------- nolu bağımsız bölümün rayiç değerden daha aşağı satılmasından dolayı şirketin zarara uğradığı;------- tarihindeki bu satıştan yönetim kurulu üyelerinin haberinin ve bilgisinin olmadan gayrimenkul satışı gibi bir işlemin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, dava konusu gayrimenkulün rayiç bedelin altında bir bedelle satılmasının yönetim kurulu üyelerinin sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğine işaret ettiği, Davacı şirketi zarara uğratan eylemin gerçekleştiği tarihte, yönetim kurulunda----- ve dava dışı ----- bulunduğu, davalılardan -----sadakat ve özen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek şirketi zarara uğrattıkları ve bu zarardan TTK m. 553 uyarınca sorumlu oldukları, Davalı --- dava dışı ------temsilen yönetim kurulunda yer aldığı; Sayın Mahkemenizin sorumluluk davasında tüzel kişi yönetim kurulu üyesini temsil eden gerçek kişinin sorumlu olabileceği görüşünü benimsemesi halinde, davalı ---- davacı şirketin uğradığı zarardan sorumlu olacağı,----- tarihinde rayiç değerinden aşağıda satıldığı, -----yılına ilişkin ibra kararının dosya kapsamında tespit edilemediği, --- tarihinde şirkete ---- Hakimliği tarafından yönetim kayyımı atandığını, dolayısıyla kök raporda ulaştığımız sonucumuzu muhafaza ettiğimizi,Dava dosyası kapsamında, ------ kusurunu azaltacak bir husus tespit edilmediğinden ------ bölümün rayiç değerden daha aşağı satılmasından dolayı şirketin uğradığı zararın tamamından sorumlu oldukları, ----- tarihinde satılmasına karşın şirketin malvarlığında bir artışın tespit edilmemesinden dolayı ---- şirket zararı teşkil ettiği,------dairelerin satıldığı tarih olan --- davacı şirketin yönetim kurulunda ---- temsilen ----bulunduğu, Davacı şirkete ait gayrimenkuller bir karşılık alınmaksızın dava dışı üçüncü kişilere devredildiğinden davacı şirket yöneticilerinin kusurlarıyla özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri,Davalılardan ------ dairelerin karşılıksız olarak devredilmesinden dolayı kusurlu olarak kabul edilebileceği ve dolayısıyla şirketin ------ zarardan TTK m. 553 uyarınca sorumlu olduklarının kabul edilebileceği, Mahkemenin sorumluluk davasında tüzel kişi yönetim kurulu üyesini temsil eden gerçek kişinin sorumlu olabileceği görüşünü benimsemesi halinde gayrimenkullerin devir tarihinde dava dışı tüzel kişi ---- temsilen yönetim kurulunda bulunan ------- ise sorumlu olduğunun kabul edilebileceği, Genel kurula sunulan evraklardan ve genel kurulda tartışılan hususlardan orta yeteneklere sahip bir ortağın anlayabileceği hususlar ibranın kapsamına dahil kabul edileceği,---- uygulamasının bu yönde olduğu, Dava konusu uyuşmazlıkta, şirketi zarara uğratan ------- nolu dairelerin satış işlemlerinin genel kurulda tartışıldığı genel kurul kararından anlaşılmadığından ----- dairelerin satışlarından doğan zarar kapsamadığı, Yönetim kurulu üyelerinin farklılaştırılmış teselsül bakımından sorumluluklarını farklılaştıracak bir husus tespit edilmediğinden Davalılardan ----- tamamından sorumlu olduğunun kabul edilebileceği,------ bulunan gayrimenkul bakımından; Davacı şirkete ait ------ parselde bulunan gayrimenkulün rayiç değerinden daha aşağı bir bedelle satılmasının şirketi zarara uğrattığı; Bir gayrimenkulün rayiç bedelden daha düşük bedelle satılmasının şirket yöneticilerinin kusurlarıyla sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterdiği; ----- tarihinde davalı şirketin yönetim kurulunda yer alan ---- TTK m. 553 uyarınca sorumlu olduğunun kabul edilebileceği; Mahkemenin davalı ----- tarihinde istifa ettiği kanaatine varması halinde ------ uyarınca sorumlu olmayacağı; Mahkemenin tüzel kişi yönetim kurulu üyesi temsilcisi olarak görev yapan -----karşı dava yöneltilebileceği sonucuna ulaşması halinde davalı --- da sorumlu olacağı, Zarara konu eylemin ----- tarihinde gerçekleştiği; bu tarihe ilişkin ibra kararının tespit edilmediği; bu yüzden kök raporumuzdaki görüşümüzü muhafaza etmekte olduğumuz, Farklılaştırılmış teselsül bakımından davalıların kusur oranını farklılaştıracak bir husus tespit edilmediğinden ------tarihindeki yönetim kurulu üyelerinin zararın tamamından sorumlu olduğu yönündeki kök raporlarındaki görüşlerini muhafaza ettiğini," görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Davacı vekili ---- tarihli talep artırım dilekçesi ile belirsiz alacak davası kapsamında --- olarak açılan iş bu davada bedel arttırımıyla; ------, iş bu zarar tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsiline, --------, iş bu zarar tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılar ---- müştereken ve müteselsilen tahsiline,----- bulunan gayrimenkulün satışı sebebiyle; Zarar tarihi olan ----- zararın, iş bu zarar tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsiline, Gayrımenkul devirleri nedeniyle kesilmiş vergi ziyaı cezası sebebiyle ------ tarihli vergi ziyaı cezası 120.964,75 TL'nin, iş bu zarar tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılar ------ tarihli bilirkişi 2.ek raporundaki tespitler çerçevesinde, vergi ziyai cezasının konusu gayrimenkul devirlerinin gerçekleştirildiği ------ yılları kusurlu yönetim kurulu üyeleri) müştereken ve müteselsilen tahsiline olmak üzere talep tutarını 1.360.090,40-TL'ye artırdığı görülmüş, söz konusu dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir.Yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davasının hukuki temeli TTK'nun 553. maddesinde yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre “kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları. kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde. hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar”, Sorumluluğun konusu, TTK'nun 553. maddesinde anılan kişilerin kanundan veya esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal elmesi sonucunda şirketin zarar görmesine sebebiyet vermesidir. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gündeme gelmesi için kanunun veya anasözleşmenin öngördüğü bir yükümlülüğe aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması gerekmektedir -----Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluktur. Ayrıca TTK'nun 557. maddesinde farklılaştırıtmış teselsül ilkesi kabul edilmiştir. Buna göre her üye kusurlu davranışıyla verdiği zararın oluşumdaki katkısı oranında sorumlu tutulması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla sorumlular zararın kendilerine isnat edilebilen kısmından sorumlu olacaklardır. Yönetim kurulu üyesi kural olarak kontrolü dışındaki olay ve işlemlerden sorumlu olmayacaktır.Yönetim kurulu üyesi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. TTK'nun 359/2. maddesi uyarınca “bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur; ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış olduğu, şirketin internet sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir”. Davacı şirkete ilişkin ----- incelendiğinde, davacı şirketin yönetim kurulunda dava dışı tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin ------bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ----- tarihli yönetim kurulu kararında dava dışı --------tespit edilmiş olduğundan davalı---- dava dışı tüzel kişi yönetim kurulu üyesini --- tarihinden itibaren temsil ettiği kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialardan ilki ------ bedelle satın alınan dairenin bir yıl sonra dava dışı ---- isimli kişiye piyasa fiyatının çok altında satıldığı ve daire bedelinin muvazaalı bir şekilde ----- aktarıldığı hususunda dosya kapsamında mübrez tapu kayıtlarından davacı şirketin ---- bölümün ---- tarihinde ------ bedelle ------devrettiği yine mahkememizce alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda, ----- tarihinde rayiç değerinin ----- olduğu tespit edilmiş olup şirket zararının ------ olduğu,
------- koordinatörüne barter karşılığı satıldığı iddia edilen 3 adet taşınmaz yönünden ise ------ tarihinde ---- satıldığı, mahkememizce alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda -------- bağımsız bölümlerin değeri her bir taşınmaz için ----- olduğu tespit edilmiş olmakla bu 3 taşınmazın toplam rayiç değeri 710.404,89 TL olduğu ve mali incelemede şirkete bu satışlar karşılığında malvarlığında bir değer artışı tespit edilmemesi nedeniyle davacı şirketin bu 3 taşınmaz yönünden zararının ---- olduğu, Dosya kapsamında mübrez tapu kayıtlarından davacı şirketin------ parsel numaralı taşınmazı ---- tarihinde edindiği ve----- tarihinde sattığı, davacı şirketin ilgili taşınmazı ------ bedelle satın aldığı ve davacı şirketin ------tarihinde devrettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, -----tarihindeki rayiç değerinin ---- olduğu tespit edilmiş olmakla bu durumda davacı şirketin ------ parsel nolu taşınmazı rayiç değerinden daha düşük bir bedele devredilmesinin şirketi zarara uğrattığı, şirketin uğradığı zararın ---- olduğu, Yine davacı şirketin ----- yılında satın alınan --- adet taşınmazla ilgili vergi incelemesi neticesinde ----- vergi müfettişi yardımcısı tarafından düzenlenen ---- vergi müfettişi yardımcısı tarafından düzenlenen ----- Vergi İnceleme Raporuna göre davacı şirkete 120.964,75 TL ikmalen kurumlar vergisi tahakkuk ettirildiği, ayrıca 120.964,75 TL vergi ziyai cezası kesildiği, bu cezadan ilgili işlemlere ilişkin olarak görevde bulunan yönetim kurulu üyelerinden davalılar ------- sorumlu olduğu, davaya dayanak raporun 13. sayfasında mahsup yoluyla 2019 yılında ödendiği belirtilmiş ancak tarih tespiti yapılmamış olduğundan her ne kadar ödeme tarihi zararın doğduğu tarih olarak kabul edilebilecekse de tarih tespit edilemediğinden dava tarihinden itibaren zararın doğduğu kabul edilmiş ve hüküm buna göre kurulmuştur. Ayrıca her bir davalı Yönetim kurulu üyesi bakımından görevde olduğu dönemler bakımından sorumlulukları yoluna gidilmiş, davalı ----- tarihli dilekçesinde 07/03/2016 tarihinde görevinden istifa ettiğini ileri sürmüş olup davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve müdürü .-------tarihinde istifasının kabulüne karar verildiği görülmekle bu davalı yönünden iddiaya konu olay bakımından sorumluluğu olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ------ ise, TTK’da tüzel kişi yönetim kurulu üyesi adına atanan gerçek kişinin sorumluluğuna ilişkin olarak açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte tüzel kişi yönetim kurulu üyesi gerçek kişi yönetim kurulu üyesi gibi, yönetim kurulu üyesi olduğu şirkete, bu şirketin pay sahiplerine ve yine bu şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olacağından bu davalı yönünden de davacı şirket zararından sorumluluğu yoluna gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-10.767,60 TL tazminatın ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ------müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-710.404,89 TL tazminatın 14/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ------müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-517.953,16 TL tazminatın 25/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar------ tahsili ile davacıya ödenmesine,
-120.964,15 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ----- müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davalı ------ hakkında açılan davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 92.907,78-TL Peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 93.523,18 harcın davalılar------- müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 571,00-TL Keşif Harcı, 24.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 11.204,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.775,50TL'nin davalılar --------müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı lehine vekalet ücretleri;
A)-10.767,60 TL Tazminat Yönünden Vekalet Ücreti;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.767,60-TL vekalet ücretinin davalılar ------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B)-710.404,89 TL Tazminatı Yönünden Vekalet Ücreti;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 112.561,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar ------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
C)-517.953,16 TL Tazminatı Yönünden Vekalet Ücreti;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 82.873,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
D)-120.964,15 TL Tazminat Yönünden Vekalet Ücreti;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı-------- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 82.873,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2025