T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/661 Esas
KARAR NO : 2025/1054
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2022
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ekte detaylarına yer verilen faturalardan kaynaklı bakiye 963.248,52 TL tutarındaki alacağının borçlu şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle,------- İcra Müdürlüğü'nde -------- E. Sayılı dosya ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve Örnek No: 7 ödeme emri 07/03/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlu şirket tarafından ise 10/03/2022 tarihli dilekçe ile hiçbir ödeme belgesine yer verilmeksizin, müvekkili şirkete borcun bulunmadığı ifade edilerek takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun itirazının haksız, kötü niyetli ve takibi akamete uğratma amacına yönelik olduğunu, zira davalı şirket, müvekkili şirkete borçlu olduğu tutarı kati surette bilmekte olduğunu ve yargılama sırasında yapılacak incelemelerde de takibe konu alacağın varlığı tespit edileceğini, müvekkili şirketin muhtelif mal sevkiyatlarını davalı şirkete sağladığını ve bu çerçevede de 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ekli faturaları düzenlendiğini, davalı şirketin bir yıldan uzun süre boyunca, borcunu kapatacağı yönünde ifadelerle müvekkili şirketi oyaladığını, ödemenin bir türlü gerçekleştirilmemesi sonucu ise müvekkilince davaya konu icra takibi başlatıldığını beyan ederek davalı borçlunun -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. numaralı icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı şirketin mallarını kaçırma ihtimali olduğundan, dava sonucunda verilecek karar kesinleşene kadar davalı şirketin sahibi olduğu ruhsatlar üzerine teminatsız olarak (Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise % 15 tutarında teminat karışılığı) borçlunun sahibi olduğu maden ruhsatlarıyla ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve üçüncü kişilere satılamaması ve devredilememesi yönünde ---------- kayıtlarına şerh koyulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacak zamanaşımına uğramış olup zamanaşımına uğrayan taleplerin reddi gerekmektiğini, harca esas değerin belirlenmesi, eksik harcın tamamlanması aski halde davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya icra takibinde talep edilen tutarda borcu olmadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, davacı tarafından verilen hizmet eksik ve hatalı olup ücrete hak kazanılamadığını, icra takibine konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup müvekkilinin itirazı son derece haklı olduğu gibi icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmesi yerinde olmadığı gibi talep edilen faiz oranı da fahiş olduğunu, kötü niyet tazminatı talebinin bulunduğunu, müvekkili şirket köklü ve sektörün önde gelen firmalardan olup mal kaçırması gibi bir durum hiçbir suretle söz konusu olmadığı gibi, şirketin yerleşik adresi geçerli ve güncel olduğunu, ilaveten davacı tarafından yaklaşık ispat kuralı da yerine getirilmemesi nedeniyle ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddi gerektiğini beyan ederek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, davacı aleyhine asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, aksi kabulde TBK hükümleri gereğinde indirim yapılması, müvekkili zararının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Fatura alacağı nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali davası olup,Uyuşmazlık; Takip tarihi itibariyle davacının takibe konu faturalardan kaynaklı alacağı olup olmadığı, varsa miktarı, takipten önce temerrüt olup olmadığı, temerrüt varsa takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ne olacağı noktalarında toplanmaktadır.
Davacının ihtiyati tedbir talebine ilişkin mahkememizin 31/08/2022 tarihli ara kararı ile "Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davanın itirazın iptali davası olduğu, dava konusunun para alacağı olduğu, tedbir talep edilen davalı şirketin sahibi olduğu ruhsatların uyuşmazlığın konusu olmadığı, uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı üzerine tedbir konulamayacağı, HMK 389.maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" kararının verildiği görülmüştür. -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas, --------- soruşturma sayılı dosyaları, BA-BS formları, --------- kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.
-------- İcra Müdürlüğünün --------- Sayılı dosyasının incelemesinde; Davacı yanın, vekili vasıtası ile 04/03/2022 tarihinde davalı aleyhine 963.248,52 TL faturadan kaynaklı asıl alacak, 139.842,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.103.091,09 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi, icra harç ve giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte tahsilini talep ettiği, davalı borçlu vekilinin 10/03/2022 havale tarihli dilekçesi ile karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür.Mahkememizin 22/03/2023 tarihli duruşma ara kararına istinaden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 24/04/2023 tarihli raporda: incelenen davacı şirkete ait 2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve 2020-2021 yılı kapanış tasdik/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, 2022 yılı yevmiye kapanış berat oluşturulma yasal süresinin henüz dolmadığı, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, incelenen davalı şirkete ait 2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve 2020-2021 yılı kapanış tasdik/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, 2022 yılı yevmiye kapanış berat oluşturulma yasal süresinin henüz dolmadığı, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu takip dayanağı faturalar cari hesap işleyişi mantığı ile tespit edilmiş olup, raporda tablo halinde sunulmakla, davacı kayıtlarında mevcut olduğu halde davalı kayıtlarında yer almayan 3 adet faturanın söz konusu olduğu, taraf ticari defterlerinin, bahsi geçen 3 adet fatura haricinde birbirleri ile uyumlu oldukları, uyuşmazlığa neden olan 3 adet faturanın, tablo içerisinde detaylarına yer verildiği şekli ile dayanak e-irsaliye belgelerinin bulunduğu, 2 adet faturaya ait e-irsaliyelerde araç plakası ve şoför isminin belirtildiği ancak fatura muhteviyatı ürünlerin harici nakliye marifeti ile fiilen muhatabına teslim edilip edilmediği hususunun tarafımızca doğrulanmasının mümkün olmadığı, bir adet faturaya ait ürünlerin ise e-irsaliye ile -------- kargoya teslim edildiği anlaşılmakla, ürünlerin fiilen muhatabına teslim edilip edilmediği hususunun yine tarafımızca doğrulanmasının mümkün olmadığı, taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalı kayıtlarında yer almayan 3 adet fatura muhteviyatı ürünlerin davacı yanca muhatabına teslim edilmiş olduğunun belge ile ispat edilmesi halinde ve bu faturalar dışında kalan diğer faturalara ilişkin dayanak belgelerin (irsaliyeler) mevcut olması ve bu faturaların davalı yanca kendi defter kayıtlarına alınmış olması karşısında, davacı yanın davalı yandan 963.248,61 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, tüm tespitlerden ari olmak üzere davalı yanın, davacının takibe konu ettiği tüm faturalar muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği yönündeki beyan ve itirazları kapsamında, davacı yan faturalarına ait tablo içerisinde ilişkilendirilen tüm irsaliyelerdeki teslimleri (harici nakliye, kargo teslimleri, irsaliyelerde adı geçen “teslim alan” kişilerin şirket çalışanı ya da yetkilisi olup olmadıkları) fiilen gerçekleştirdiklerini ispat etme yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olacağı" görüş ve kanaatinin bildirildiği,
Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 15/12/2023 tarihli ek raporda: "Dosyaya celp edilen, taraflara ait BA-BS formlarının karşılaştırılmasında, kök raporda davacı yan kayıtlarında yer aldığı halde davalı yan kayıtlarında yer almadığı belirlenen 2020 yılında 2 adet, 2021 yılında 1 adet faturanın davalı yanın BA bildirimlerinde de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı yanın bahse konu faturalara ilişkin olarak sunmuş olduğu teslim belgelerinin incelenmesi sonucunda, fatura muhteviyatı ürünlerin ... isimli şahsa teslim edildiklerinin görülmesi karşısında, adı geçen kişinin davalı yan yetkilisi ya da çalışanı olması halinde bu faturalarda yer alan tutarların davacı 1 olarak dikkate alınması gerektiği, bu itibarla da davacı yanın dava yandan icra takip tarihi itibarıyla talebindeki gibi 963.248,52 TL asıl alacak talep edebileceği değerlendirilmiş olup, takdirin mahkemeye ait olduğu,
Diğer yandan davacı yanın takipte işlemiş faiz talep ettiği görülmekle, dava dosyasında davalı yanı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarname ya da taraflar arasında temerrüt Şartlarını düzenleyen yazılı bir sözleşmeye rastlanmamış olup, ödeme emrinde de işlemiş faiz talebinin dayanağı gösterilmemiş olduğundan, davacı yanın takipteki işlemiş faiz talebinin yerindeliği yönünden herhangi bir hesaplama yapılamadığı,Davalı yan itirazlarının, rapor içerisinde “davalı itirazları yönünden” yapılan değerlendirmelerde yer verilen gerekçelerle yerinde olmadığı, davalı yanın hukuki tavsif gerektiren itirazları yönünden ise takdirin mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Her ne kadar davalı tarafça davacının yeni delil sunulmasına muvafakatı olmadığına yönelik itirazda bulunulmuş ise de davacı tarafın bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde 12/03/2021, 26/11/2020 ve 30/11/2020 tarihli faturalara konu malların irsaliye evraklarını dosyaya sunduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında davacı tarafça öncesinde de sunulmuş olduğundan ve bu delillerin dava dilekçesinde dayanılan ticari defter ve dayanakları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden davalı itirazına itibar edilmemiştir.
Somut dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; mali raporda da tespit edildiği üzere taraf şirketler arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, her iki tarafın ticari defter ve dayanaklarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği, ispat yükü kendisine düşen davacı alacaklının satışa konu faturalarda belirtilen ticari malları davalı şirkete teslim ettiğini ispatlaması gerektiği, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacı kayıtlarında mevcut olduğu halde davalı kayıtlarında yer almayan 3 adet faturanın söz konusu olduğu, taraf ticari defterlerinin, bahsi geçen 3 adet fatura haricinde birbirleri ile uyumlu oldukları, dosya kapsamında mübrez, taraflara ait BA-BS formlarının karşılaştırılmasında ise davacı yan kayıtlarında yer aldığı halde davalı yan kayıtlarında yer almadığı belirlenen 2020 yılında 2 adet, 2021 yılında 1 adet faturanın davalı yanın BA bildirimlerinde de bulunmadığı, davacı şirketin bahse konu faturalara ilişkin olarak sunmuş olduğu teslim belgelerinin incelenmesinde, fatura muhteviyatı ürünlerin ... isimli şahsa teslim edildiklerinin görülmesi ve tanığın beyanında irsaliyelerdeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında davanın 963.248,61 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacının işlemiş faiz talebi yönünden ise dava dosyasında davalı yanın takip öncesi temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarname ya da taraflar arasında temerrüt şartlarını düzenleyen yazılı bir sözleşmeye rastlanmamış olması nedeniyle bu kısmın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 963.248,61- TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 192.649,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 65.799,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 13.322,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 52.476,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 13.322,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 13.403,55TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.481,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.481,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.659,38-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 150.487,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları --------- Arabuluculuk Bürosu -------- Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 1.560,00 TL'nin kısmen kabul ret oranı dikkate alınarak 1.362,23-TL davalıdan 197,22 TL'si davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2025