T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/964 Esas
KARAR NO : 2025/912
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin --------İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyası üzerinden Davalı Şirket ------- Şirketi aleyhine icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle bu dava ikame edildiği, dava konusu uyuşmazlığını, -------- meydana gelen hasar nedeniyle, dava dışı sigortalı ---------Ş'ne ödenen tazminatın rücuen tahsili talepli ikame edildiğini, Dava dışı --------Ş.'nin riziko adresi --------- Mah. -------- Sok. No:------ D:----- ------ adresinde bulunan iş yeri 26.01.2021-19.01.2022 tarihleri arasında Kapsamlı İş yeri Sigorta Poliçesi ile --------Ş. nezdinde sigortalandığını, meydana gelen hasar neticesinde oluşan hasarların detaylıca ekspertiz raporunda açıklamalı olarak tek tek belirtildiği, meydana gelen hasarın montaj uygulamasını yapan --------- firmasına rücu edilebileceğinin de ekspertiz raporunda açıkça belirtildiği, meydana gelen hasar nedeniyle davalı firmanın sorumluluğunun bulunduğu, Müvekkili sigorta şirketinin, TTK 1427. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasar sebebiyle Müvekkili Sigorta Şirketi tarafından sigortalı ---------Ş.'ne 14.04.2022 tarihinde 282.666,02 TL ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin dekontu sunduklarını, ödenen hasar bedelinin tazmini talebiyle önce Davalı Borçlu Şirket'e karşı icra takibi başlatıldığı, Takibe Davalı Borçlu Şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibe konu alacak tespit edilebilir nitelikte olduğu, takibin açılmasına ve takibe haksız itirazı neticesinde davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet verdiğini, bu sebeple, Davalı Borçlu Şirket aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle davanın neticelenmesine kadar davalının mal kaçırma ve müvekkilinin dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, mahkemece öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle; ihtiyati haciz ve tedbir talebimizin kabulüne, davanın kabulüne, davalı şirket tarafından -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı Şirket aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin halef olduğunu iddia ettiği --------Ş ile davalı müvekkil arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının açmış olduğu davada husumet yönünden itiraz ettiklerini, davalı müvekkili şirketin ve dava dışı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 26.03.2015 tarihli sözleşme ile -------- inşaatı yapım işinin davalı müvekkili tarafından üstlenildiğini, üstlenilen yapım işi süresinde tam ve eksiksiz olarak tamamlanarak dava dışı Bakanlığa teslim edildiği, sözleşme konusu işin geçici kabulü 04.09.2020 itibar tarihi olarak 24.09.2020 tarihinde yapıldığını, imzalanan sözleşmeye göre teminat süresinin geçici kabulden itibaren 12 ay olduğu, işin kesin yapılması için dava dışı idareye başvuruda bulunulduğunu, geçici kabul tutanağında da görüleceği üzere üzere iddia edilen mekanik sisteme ilişkin herhangi bir eksiklik ya da ayıplı iş bulunmadığı, söz konusu kulenin işletmeye açılabilmesine yönelik elektrik, su, doğalgaz vb. Abonelik işlemleri ile işletmeye yönelik diğer kurum/kuruluşlarla yürütülmesi gereken işlemler ve koordinenin işletmeci kuruluş tarafından sağlanacağı" davalı müvekkili şirkete bildirildiğini, dava dışı Bakanlık ve işletici arasında düzenlenen 12.10.2020 tarihli devir teslim tutanağına göre; "--------- teknik alan ve sosyal alanlarıyla birlikte işletilmek üzere --------Ş ye devredilmesi hususunda, 23.09.2020 tarihli ve 54050 sayılı Bakanlık Makam oluru istihsal olunduğunu, anılan Kanun, yönetmelik, yazı, protokol ve makam olurları doğrultusunda ------- ili -------- ilçesi------- kapsamındaki; -------- işletme hakkının ---------Ş devredildiğini, açılan davada davacı tarafın iddiasını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu yapım işinde ayıplı ifa nedeniyle ayıplı işlerin giderilmesi bedelinin sigorta ettiren şirkete ödenmesi nedeniyle rücu istemine dayanmadığını, davalı müvekkili ile davacı tarafın halefi olduğunu iddia ettiği işletmeci --------Ş arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığını iddia ettiği poliçenin muhatabının da dava dışı -------Ş olduğu, davacı sigorta şirketinin halefi olduğunu iddia ettiği ----------Ş ile davalı müvekkil arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığından davacı tarafın davalı müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı sigorta şirketi tarafından açılan bu davada mahkemenin yetkili olmadığını, Davacı tarafından açılan davanın; davalı müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu yapım işinde ayıplı ifa nedeniyle ayıplı işlerin giderilmesi bedelinin sigorta ettiren şirkete ödenmesi nedeniyle rucu istemine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK da itirazın iptali davaları yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediği, genel hükümlere göre yetkili mahkemenin belirlenmesinin zorunlu olduğunu, Davalı müvekkili şirketin yerleşim yerinin -------- olduğu, yetkili mahkemenin -------- Mahkemeleri olduğunu, açılan bu davada yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından açılan itirazın iptali davası İİK m.67 de belirtilen 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" şeklinde belirtildiğini, bu düzenleme gereğince süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiği, davanın husumet yokluğu, yetki ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği, dava dışı idare ile imzalanan sözleşme uyarınca üstlenilen yapım işinin bitirildiği ve teslim edildiği, işin geçici kabulünün yapıldığı, bu haliyle davalı müvekkili sözleşme ile üstlendiği sorumluluğunun sona erdiğini, davalı müvekkili tarafından dava dışı idare ile yapılan sözleşme uyarınca üstlenilen yapım işinin süresinde tam ve eksiksiz olarak tamamlanarak ve dava dışı Bakanlığa teslim edildiğini, sözleşme konusu işin geçici kabulü 04.09.2020 itibar tarihi olarak 24.09.2020 tarihinde yapıldığını, dosyaya sunulan geçici kabul tutanağında da görüldüğü üzere dava konusu edilen mekanik sisteme ilişkin herhangi bir eksiklik tespit edilemediğini, sözleşmede öngörülen teminat süresinin dolmuş olduğu, davalı müvekkil tarafından yapılan kesin kabul başvurusu henüz sonuçlanmadığı, davalı müvekkilin sözleşme ile üstlendiği sorumluluğunun sona erdiğini, davaya konu sistemin montajında kendilerine yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, meydana gelen hasar kullanım hatasından veya hatalı malzeme imalatından kaynaklandığını, davaya konu kompansatör yapımı 26.03.2015 tarihli sözleşme kapsamında yer almayan bir imalat olduğu, daha sonra talep üzerine montajının yapıldığını, montaj için gerekli malzemenin dava dışı ---------Ş. den alındığını, davalı müvekkili tarafından talep doğrultusunda yalnızca montaj işlemi yapıldığını, Davalı müvekkili ile --------Ş arasında imzalanan 31.03.2021 tarihli sözleşmenin koşulları 5.maddesinde "malzemelerin teslim tarihinden itibaren imalat hatalarına karşı 2 yıl garanti" kapsamında olduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde belirtilen olayın gerçekleşme tarihi göz önüne alındığında malzemelerin halen dava dışı satıcı --------Ş nin garantisi kapsamında olduğu, garanti kapsamında olduğu anlaşılan malzemelere ilişkin meydana gelen arızanın neden kaynaklandığı tam olarak anlaşılmadan zararın tazmin yoluna gidilmesinin hatalı olduğu, montajı yapılan malzemenin montajı ile olay tarihi arasında geçen zaman aralığı göz önüne alındığında meydana gelen arızanın kullanım hatasından veya hatalı imalattan meydana geldiğinin ortada olduğu, yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacak olduğu üzere söz konusu kompansatörlere aşırı yükleme yapılması, aşırı boşaltma yapılması hallerinde bu arızanın meydana gelme ihtimalinin çok yüksek olduğu, tek taraflı olarak düzenlenen tutanak ve incelemelerde bu yönde bir inceleme veya beyanın yer almaması da kullanım hatasının gizlenmeye çalışıldığı şüphelerini artırır nitelikte olduğu, dava dilekçesinde davalı müvekkilin kusuruna esas alınan dava dışı -------- şirketinin beyanları ve raporları olduğu, ancak ---------Ş nin bu dosyada davalı olması gerekirken dava dilekçesinde dayanak yapılması başlı başına bir hak ihlali olduğu, yapılan yargılama sonucunda hatalı malzeme üretimi yapıldığı anlaşılırsa sorumlu bu şirket olacağı, bu nedenle davacı tarafın kusur iddialarına dava dışı --------Ş nin raporunu esas alınmasını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde yer alan diğer tutanaklarda işletmeci elamanlarının tek taraflı tutmuş olduğu tutanaklar olduğu, taraf olmaları nedeniyle dikkate alınmasının mümkün olmadığını, söz konusu arızanın davalı müvekkile geç bildirildiği, geç yapılan bildirim sonrası davalı müvekkile müdahale şansı verilmemesi nedeniyle de maliyetlerin artmasına neden olduğu, talep edilen zarar miktarı fahiş olduğu, kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dosyada bulunan bilgiler ışığında dava konusu edilen olayın 05.11.2021 tarihinde meydana geldiği, meydana gelen olayın davalı müvekkile 25.11.2021 tarihinde bildirildiği, bu haliyle davalı müvekkilinin süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, yapılan geç bildirim üzerine davalı müvekkil olaya müdahale edemediğini, sonucunda meydana gelen olaya ilişkin satıcı şirket ile görüşmek suretiyle gerekirse malzemelerin değiştirilmesi suretiyle arızanın giderilmesi davalı müvekkil tarafından kolaylıkla giderilebilecekken aradan geçen sürede işletmeci kuruluş tarafından arızanın giderilmesi yolunun seçildiği, bu durumda meydana gelen zarar tutarının artmasına yol açtığını, talep edilen ve yapıldığı iddia edilen masrafın tutarının fahiş olduğu, kabul etmelerinin mümkün olmadığını, somut olayda icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını, alacak miktarının likit olmadığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle yetki itirazımızın kabulüne, davacı tarafından açılan davanın husumet yokluğu, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve masrafların davacı üzerine bırakılmasına, davalı müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının kapsamlı işyeri sigortası poliçesi akdettiği dava dışı sigortalısı --------Ş.nin işyerinde kompansatörün kırılmasıyla sonuçlanan hasardan sistemin montaj uygulamasını yapan davalının kusuru olduğundan bahisle davacının sigortalısına hasar tazminatı olarak ödediği bedelin TTK 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili talebine ilişkindir. --------Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Davanın -------Ş'ye ihbarına karar verilerek, ihbar dilekçesi, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğ edildiği görüldü.
Dosyamız arasına alınan --------İcra Dairesinin-------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 08/06/2022 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 16/06/2025 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Sigorta uzmanı, Elektrik Mühendisi, İnşaat Mühendisi ve Mekatronik mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 05.11.2021 tarihinde saat 22:30 civarında 25.katta bulunan soğutma tesisatlarındaki çatlama/kırılma neticesinde yaşanan su hasarlarının, binanın ilgili tesisatlarının binaya gerekli noktalarda mesnetlenmesindeki teknik yetersizlikler neticesinde meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, Arızanın/Hasarın kaynaklanma sebebi hakkında yapılan veya yapılacak farklı beyan ve iddialar heyetimizin inceleme ve/veya değerlendirme yapabileceği uzmanlık alanına ait bir husus olmadığı, hasar sebebiyle Davacı Sigorta Şirketi tarafından dava dışı sigortalı --------Ş.'ne 14.04.2022 tarihinde 282.666,02 TL ödeme yapıldığını, Ödemeye ilişkin dekontu dosya ekinde sunduklarını, bu konuda bir tespit, değerlendirme veya hesaplama yapmasının mümkün olmadığını, Hasar ekspertiz raporunda belirlenen hasar tutarının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu hasarda davalının sorumluluğu tespit edilemediğinden davacının, davalıya karşı rücu hakkı olmadığı görüş ve kanaatine varıldığına ilişkin raporlarını mahkememize sunmuşlardır.
Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;davacının kapsamlı işyeri sigortası poliçesi akdettiği dava dışı sigortalısı --------Ş.nin işyerinde kompansatörün kırılmasıyla sonuçlanan hasardan, sistemin montaj uygulamasını yapan davalının kusuru olduğundan bahisle davacının sigortalısına hasar tazminatı olarak ödediği bedelin TTK 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsilini talep ettiği,mahkememizce 10.09.2024 tarihinde keşif yapıldığı,yapılan teknik incelemede ;sözkonusu hasara sebebiylet veren hasarlı parçaların sökülüp götürülmesi sebebiyle mevcut haliyle davalıya yüklenebilecek bir kusurun tespit edilemediği,davaya konu hasarın aşırı yüklenmeye bağlı olarak gerçekleşme ihtimalinin de değerlendirildiği söz konusu sistemlerin 12.20.2020 tarihinden itibaren işletmeci firmanın sorumluluğunda olması sebebiyle teknik yönde zorunlu gerekli yönetmelik ve standartlara uygun periyodik teknik kontrom ve bakım işinin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiği dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğunun net bir şekilde tespit edilememesi sebebiyle kusur izafe edilemeyeceği anlaşıldığından davacının rücu hakkının olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.879,53-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 46.300,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.560,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025