T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/265 Esas
KARAR NO : 2025/920
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2020
KARAR TARİHİ : 30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ve ...'ın iş ilişki kapsamında belirli zamanlarda davacı şirket bünyesinde faaliyet gösterdiklerini, Davalıların, Davacı Şirketin portföy bilgilerini hukuka aykırı olarak kopyalayarak müşterilerle iletişime geçmek suretiyle şirket aleyhine hukuka aykırı olarak faaliyette bulunduklarını, davalıların, haksız rekabet hükümlerine aykırı bu fiilleri sebebiyle Davacı Müvekkili Şirketi maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, davalıların 2017 yılına kadar Davacı Müvekkil Şirket yetkilisi --------- ortağı olduğu, dava dışı -------- bünyesinde çalıştıklarını, -------- bir kısım ortakların ayrılması suretiyle Davacı müvekkil Şirketin kurulması sonucu davalıların, Davacı Müvekkil Şirket bünyesinde çalışmaya başladıklarını, davalıların pozisyonları itibarıyla şirketin portföy bilgilerine ulaşabildiklerini, Davalı ...'ın, Davacı Şirketin portföyü hakkında 2011 yılından beri bilgi sahibi olduğunu, 2011-2016 tarihleri arasında ---------, 2016-2019 yılları arasında Davacı Müvekkil Şirket'te sigortacılık faaliyetleri kapsamında şirket müşterilerine sigorta teklifleri ileten operasyon bölümünde çalıştığını, Davalı ...'ın iş sözleşmesinin 15.06.2019 tarihinde işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, Davalı ... Daştan'ın davacı şirket portföyü hakkında 2012 yılından beri bilgi sahibi olduğunu, 2012-2016 tarihleri arasında --------- , 2016-2019 yılları arasında davacı müvekkili Şirkette muhasebe departmanında çalıştığını, davalı ...'ın işten çıkarılmasının ardından Davalı ...---------, 29.07.2019 tarihinde istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini ve işyerinden ayrıldığını, Davalıların iş birliği içerisinde ele geçirdikleri müvekkili şirkete ait ticari sır niteliğindeki portföy bilgilerini, hukuka aykırı olarak kullanarak maddi menfaat sağlamak suretiyle Davacı Müvekkil Şirketi maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, Davalı ...'ın, Davacı Şirketten ayrıldıktan sonra; Davalı ... --------- ve Davalı --------- yardımıyla uzak masa üstü bağlantısı ile şirket bilişim sistemine yetkisi bulunmaksızın girerek, müşteri portföyüne, müşterilere ait kimlik bilgilerine ve daha birçok özel nitelikli kişisel veriye ulaştığını, şirket bilgisayar sistemine team wier ve --------- uygulamaları ile bağlanmak suretiyle uzaktan erişim sağladığının tespit edildiğini, davalı ...'ın, şirket kayıtlarından haksız ve hukuka aykırı olarak bilgilerine ulaştığı bazı müşterilere sigortalarını yenileyip yenilemeyeceklerini sorduğunu, kendisine acente açtığını işlemleri oradan yürütebileceğini söyleyerek müşterilerin davacı müvekkil şirkete olan güvenlerini suistimal etmek suretiyle; davacı Şirket müşterilerine başka acentelerden sigorta sözleşmesi düzenlenmesine aracılık ettiğini, davalı ...'ın, müşterilerin Davacı Müvekkil Şirkete olan güvenlerini kullanarak onları kandırdığını ve kendine haksız maddi kazanç sağladığını, bu eylemlerin davalıların ortaklaşa olarak ve aynı amaç doğrultusunda bir araya gelerek gerçekleştirildiği, aynı zamanda şirketin muhasebe sisteminde kayıtlı olan Davacı Müvekkil Şirketin müşterisini sistem üzerinden değiştirerek müvekkil şirketle bağı bulunmayan üçüncü kişi acente/acenteler üzerine kayıt yaptırdığını, kendilerine bu üçüncü kişi acente/acenteler üzerinden komisyon kazancı sağladığını, Davalı --------- kendi el yazısıyla yazdığı itirafname niteliğindeki yazısının, iddialarının ispatı niteliğinde olduğunu, bahse konu yazının ---------- Soruşturma numaralı dosyasının ekine sunulduğunu, haksız rekabet veya özel kanunlar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise, hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden bir kişi bir kazanç elde etmiş ise, hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı olduğunu, müvekkili şirketin, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, ticari itibarı, ticari işletmesi ve iktisadi menfaatleri bakımından Davalılar tarafından ciddi zarara uğratıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Türk Ticaret Kanunu 56. Madde kapsamında Davalının eylemlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin menine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, belirsiz alacak davası hükümlerine göre zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak üzere kâr kaybı, müşteri portföy zararı ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan tüm maddi zararlar için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, 2016-2019 yılları arasında davacı firmada teknik personel ve sigorta danışmanı olarak çalıştıklarını, çalıştıkları süre zarfında, davacı firmanın portföy bilgilerini kesinlikle kopyalamadıklarını, hukuka aykırı fiillerde bulunmadıklarını, davacı tarafça her ne kadar müvekkillerin haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları iddia edilmiş ise de--------- soruşturma sayılı dosyasında yapılan inceleme neticesinde de tarafların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunmadığının ortaya çıktığını, Müvekkili ...'ın, davacı firmadan önce ---------- ile çalışmakta iken bu şirkette ki ortaklık yapısının bozulması sebebiyle, davacı firma nezdinde çalışmaya başladığını, davacı firma nezdinde çalışmaya başlarken, müvekkili ve diğer çalışanların eski şirkette ki bir çok müşterilerinin, müvekkillerin yeni iş yerine geçmesi sebebiyle, sigorta işlerini müvekkilin geçtiği yeni şirkete taşıdıklarını, sigorta şirketlerine yapılan çalışmaların kişi bazlı olduğu, Sigorta şirket müşterileri, muafiyetlerinin olması, ödemelerde ki kolaylık, işlemlerinin hızlı sonuçlandırılması gibi sebeplerle, tanıdıkları ve sürekli çalıştıkları sigortacılar ile çalışmak istediklerini, Sigorta aracılık şirketlerinde iş başvurularında sorulacak sorulardan ilkinin, kaç müşterisini yeni şirkete getireceği şeklinde olduğunu, Müvekkillerinin, davacı firma bünyesinde, muhasebe bölümünde çalışmış olup; şirketin yalnızca muhasebe işleri ile ilgilendiğini, sigorta poliçesi düzenleme, poliçe müşterileri ile dialog kurma, poliçe teklifleri, poliçelere ait uzaktan erişim gibi yetki ve görevlerinin hiç bir zaman bulunmadığını, diğer davalı müvekkili ... ile --------- yetkilisinin başkaca bir konu yüzünden tartışması sebebiyle, müvekkili ...'ın haksız sebeple işten çıkarılması üzerine, bir süre sonra müvekkili --------- ilişkin olarak şirket tarafından mobing uygulandığı ve müvekkili ---------- iş yerinden haklı sebeplerle istifa ettiğini, çalıştıkları süre zarfında, sigorta primlerinin eksik yatırıldığı, işçilik hak ve alacakları ödenmemiş olduğundan, davalı müvekkillerinin bu hususları davacı firmaya ilettiklerinde, davacı firma müvekkillerin dava açmasını engellemek için, müvekkilleri hakkında çeşitli araştırmalar yaptıklarını, halihazırda bünyelerinde çalışan ---------- de işin içine katarak, müvekkilleri hakkında çeşitli suçlar iddia ederek, Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalı müvekkili ...'ın da diğer davalı gibi öncesinde ---------- çalışmakta iken, ---------- şirketine geçtiğini, 2019 yılının Haziran ayında müvekkilinin işine haksız yere son verildiğini, müvekkilinin, 2020 yılı Mart ayında Arabuluculuk kurumuna müracaat etmiş ve --------- Arabuluculuk Bürosunun ---------- sayılı dosyası ile taraflar arasında anlaşma sağlandığını, taraflar arasında anlaşma sağlandıktan sonra davacı tarafın bu davayı açtığını, Müvekkili işten çıkarıldıktan sonra tıpkı --------- ayrılıp, --------- çalışmaya başladığında arayan şahsi sigorta müşterileri gibi, buradan ayrıldıktan sonra da müvekkilinin aramaya işlerini bizzat müvekkilin yapmasını istemeye devam ettiklerini, Sigorta aracı kurumlarda kişi bazlı çalışmaların mevcut olduğu; müvekkilinin çalışmasından memnun olan müşterilerinin de artık ----------- ile çalışmak istemediklerinden, Sigorta poliçeleri biten müşterilerinin, müvekkilini arayarak, yeni sigorta poliçelerini ya kendisinin yapmasını ya da önereceği başkaca aracı kurumların yapmasını istediklerini, haksız yere çıkarılan, sigorta primleri ödenmeyen müvekkilinin de elbette müşterilerine davacı firma yerine başkaca bildiği iyi aracı Sigorta kuruluşlarını önerdiğini, her ne hikmetse, ---------- gelen müvekkillerin getirdikleri şahsi müvekkilleri kabul ederken, müvekkilleri gittiğinde müvekkillerin birlikte giden müşteriler sebebiyle, müvekkillerinin haksız rekabet ile suçladıklarını, bu sebeplerle davacı tarafın iddialarının kabul edilemez nitelikte olduğunu, ---------- konuşmaları dosyaya sunulan-------- isimli kişinin halen davacı firma nezdinde çalışmakta olduğunu, işverenin baskı ve yönlendirmesi ile müvekkil aleyhine beyanda bulunduğunu, bu tanığın beyan ve yazışmalarını kabul etmediklerini, dosyaya sunulan ---------- kayıtlarında, müvekkillerin haksız rekabete ilişkin eylemde bulunduklarına dair herhangi bir belge de olmadığını, tüm sigorta şirketleri ile aracı kurumların bağlı oldukları bir sistem mevcut olduğu, bu bilgilere tüm aracı kurumlar ve sigorta şirketlerinin erişebildiğini, müşterilerin işlemlerinin tamamının TC kimlik numarası ile yapılmak olduğundan, müşterilerin TC kimlik numaralarını verdiklerinde, tüm sigorta işlemlerinin yapılabildiğini, Müvekkilleri ile davacı firma arasında TBK 444 uyarınca düzenlenmiş olan bir haksız rekabet sözleşmesi olmadığı, taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir rekabet sözleşmesi olması halinde dahi BK hükümleri çerçevesinde, işverenin haksız sebeple işçiyi işten çıkarması halinde, sözleşme hüküm ifade etmediğini, müvekkilleri yönünden bakıldığında, müvekkillerinin işten ayrıldıktan sonra -------- devam ettirdiği sigorta poliçelerine ilişkin herhangi bir fesih, poliçe yenileme gibi kasıtlı bir işlem yapmadığını, işten ayrıldıkları dönemde, kendilerini yeni poliçe yapmak için arayan müşterilerine gerek kendileri gerek ise uygun gördükleri aracı kurumlar vasıtasıyla yardımcı olduklarını, müvekkillerinin bunu yapmalarını engelleyen taraflarca imzalanmış herhangi bir haksız rekabet sözleşmesi olmadığını, müvekkillerinin kesinlikle -------- şirketinin şahsi programlarına erişim sağlamadığını, kişisel verilerini kesinlikle kullanmadıklarını, müvekkillerinin kendilerine verilen TC kimlik numaralarının zaten yeterli olduğunu, dolayısıyla davacı firmanın dilekçesinde belirttiği hususların tamamının gerçek dışı olduğunu, kesinlikle, haksız rekabet sebebiyle haksız kazanç sağlamadığını, mahkeme tarafından yapılacak olan araştırmada görüleceğini, müvekkillerinin --------- tarafından yapılan ve devam eden poliçelere ilişkin herhangi bir işlem yapmadıklarını, davacı firma nezdinden ayrıldıktan sonra, müvekkilleri ile birlikte devam etmek isteyen müşterileri sebebiyle, kazandıkları kazanç, haksız kazanç niteliği olmadığı, davacı firma nezdinde herhangi bir zarar oluşmadığını, müvekkillerinin çalışma hayatlarında başarılı, kişisel becerilerinin iyi, işlerini fazlasıyla düzgün yapan dürüst insanlar olduğu, bu sebeple şahsi müşterilerinin, müvekkilleri işten ayrıldıktan sonra müvekkillerinin tercih etmeleri fazlasıyla normal olduğu, ---------, müvekkillerin getirdikleri şahsi müşterilerini seve seve kabul eden davacı firmanın, müvekkilleri gittikten sonra, müvekkilleri ile birlikte giden şahsi müşterilerinden bahisle, haksız rekabet olgusunu gündeme getirmesi ve müvekkillerinin haksız kazanç ile suçlamasının da açıkca kötü niyetli bir yaklaşım tarzı olduğu, Davacı tarafından haksız rekabet suçlaması ile müvekkilleri hakkında-------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş ise de ;---------- soruşturma ---------- Karar sayılı 15.05.2020 tarihli kararı ile müvekkiller yönünden haksız rekabet suçunun oluşmadığı gerekçesiyle Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın kesinleştiği, müvekkilleri yönünden haksız rekabete ilişkin herhangi bir eylem mevcut olmadığı, davacı firmanın maddi manevi bir zarara uğramış olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının müvekkilleri yönünden tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının davalılının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği eylemleri sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tahsili talebinden ibarettir. -------- Cumhuriyet Başsavcılığı,-------- Asliye Ceza Mahkemesi,---------Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosya Mali Müşavir, Haksık Rekabet Uzmanı ve Sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilrkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 01/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ...'ın -------- ve ... vasıtasıyla müşteri bilgileri, fiyat listeleri vb. iş bilgilerini temin etmesinin TTK m. 55 b.3 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, ...'ın eyleminin TTK m. 55 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, hukuki değerlendirmeye göre davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği ancak davacı şirkete ne kadar zarara uğrattıkları noktasında davalı şirket ile yapılan yazışmaya rağmen zararı ispt edici mahiyette vesaikin sunulu olmadığı, bu itibarla maddi zarar ve kar kaybı hesap edilmesi için verilen poliçelerin önceki yıllarda da davacı şirketin müşterisi olduğuna dair vesaiklerin (Bağlı olunan sigorta şirketinden poliçe türü, prim tutarı ve acente komisyon bedellerinin de yazılı olacağı) sunulması gerektiği, Yine davacı şirketin 2018-2019 ve 2020 yılları bilanço- gelir tablosu ve kurumlar vergisi beyannamelerinin de sunulması durumunda davacının kar kaybı ve müşteri portföy zararının hesaplanabileceği, diğer taraftan davacının manevi zarara ilişkin talebinin hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine ulaşıldığına ilişkin raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Dosya Mali Müşavir, Haksık Rekabet Uzmanı ve Sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilrkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 11/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Davalıların ele geçirmiş olduğu isim ve adres yanında başkaca bazı bilgileri de içeren müşteri listesi, işletmenin, üretim, dağıtım, organizasyon ve yönetim alanında oluşturduğu know- how niteliğindeki teknik ticari bilgi ve tecrübelerin ticari sır niteliğinde olduğu, Davalı ... ve --------- müşteri bilgileri, fiyat listeleri vb. iş bilgilerini elde ederek kullanmış oldukları, Davacıya ait sözü edilen bilgilerin elde edilerek kullanılması, davacıya ait ticari sırların hukuka aykırı olarak ihlali anlamına gelmekte olup, TTK m. 55/-d ve m. 55/1 b.3 hükümlerine göre haksız rekabet teşkil etmekte olduğu, Davacı vekili tarafından kök raporda liste olarak sunulan poliçelerin önceki dönemlerde de davacı şirket tarafından yapıldığına dair poliçe suretlerinin sunulmuş olduğu, İş bu poliçe suretlerine göre bazılarının 2017 yılından bazılarının ise 2018 yılından itibaren davacı sigorta şirketinin müşterisi olduklarının belirlendiği, tabloda verilen poliçelerin, davacı acentenin önceki yıllarda da poliçe yaptığı kişiler olduğunun belilrendiği, Bu durumda poliçelerin toplam primlerinin 73.403.58 TL olduğu belirlenmesine karşın davacı acentenin komisyonunun ne kadar olduğunun verilen vesaiklere göre belirlenemediği davacı tarafça sadece poliçelerin önceki dönemlerde de kendi acenteleri tarafından yapıldığına dair vesaik haricinde herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, söz konusu tazminat tutarının dosya kapsamında ki vesaiklere göre tespit edilmesinin söz konusu olmadığı, görüş ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Dosya Mali Müşavir, Haksık Rekabet Uzmanı ve Sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilrkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 26/02/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Davacının 1.142 adet yenilenmeyen poliçeden geçmişte elde ettiği net acente komisyonu 125.619,37TL olmakla birlikte, bu poliçelerin başka sigorta acenteleri tarafından yenilendiğine dair dosyada bir veri bulunmadığına göre davacının yenilenmeyen poliçelerden dolayı bir kazanç ve portföy kaybından söz edilemeyeceği, davacının daha önce poliçe düzenleyip de 2019-2020 yıllarında yenilenmesi başka acenteler tarafından yapılan 148 adet poliçeden geçmişte elde ettiği toplam net acente komisyonunun 8.077,19TL olarak hesaplanacağı, ancak davacının başka sigorta acenteleri tarafından yenilenen bu poliçelerden dolayı kazanç ve portföy kaybına davalıların neden olduğuna dair dosya kapsamında somut bir verinin bulunmadığı, Davacının incelenen Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre kâr kaybı iddiasının teyit edilemediği, aksine davacının söz konusu yıllarda kârını daha da arttırdığı, bu yönüyle de davacı gelirinde bir azalmadan söz edilemeyeceği, somut bir kâr (kazanç) kaybı bulunmadığından, bu yönde bir tazminat hesabı yapılmasının bilimsel olarak mümkün olamayacağı, davacının beyanı dikkate alındığında davacı şirketin büyümeye devam ettiği ve poliçe satışlarını arttırdığının anlaşıldığı, Bu itibarla davacının kar kaybı ve haksız rekabet tazminatının takdirinin TBK 50 ve 51 kapsamında hakim tarafından takdir edilmesine ilişkin talebinin takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, önceki raporlarda da ifade edildiği üzere dosya kapsamında sunulu olan bilirkişi raporuna göre davalıların haksız rekabeti dava dışı ------- ile birlikte gerçekleştirdiklerinin nazara alınması gerektiği, davalının dosyaya sonradan sunulan vesaiklerin değerlendirmeye alınmaması gerektiğine dair talepleri ile ilgili değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, sair hususlarda daha önce sunulan raporlarımızda oluşan kanaatleri değiştirecek bir unsurun bulunmadığını belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davalılar ... ve ...'ın davacı şirket bünyesinde belirli bir süre faaliyet gösterdiği, Davalıların Davacı Şirketin portföy bilgilerini hukuka aykırı olarak kopyalayarak müşterilerle iletişime geçmek suretiyle davacı şirket aleyhine hukuka aykırı olarak faaliyette bulundukları, haksız rekabet hükümlerine aykırı bu fiilleri sebebiyle davacı Şirketi maddi ve manevi zarara uğrattıklarının davacı tarafça iddia edildiği,davacının,davalının işbu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep ettiği,denetime elverişli bilirkişi Kök ve ek bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere Davalıların ele geçirmiş olduğu isim ve adres yanında başkaca bazı bilgileri de içeren müşteri listesi, işletmenin, üretim, dağıtım, organizasyon ve yönetim alanında oluşturduğu know- how niteliğindeki teknik ticari bilgi ve tecrübelerin ticari sır niteliğinde olduğu, Davalı ... ve --------müşteri bilgileri, fiyat listeleri vb. iş bilgilerini elde ederek kullanmış oldukları, Davacıya ait sözü edilen bilgilerin elde edilerek kullanılması, davacıya ait ticari sırların hukuka aykırı olarak ihlali anlamına gelmekte olup, TTK m. 55/-d ve m. 55/1 b.3 hükümlerine göre haksız rekabet teşkil etmekte olduğu,her ne kadar zarara ilişkin bir tespit yapılamamış olsa da zararın net olarak tespit edilemediği hallerde hakimin Türk Borçlar Kanunu 50.maddesi kapsamında zararın miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerdi olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri de dikkate alarak zararın miktarını hakkaniyete uygun bir şekilde belirleyebileceğinin düzenlendiği,bu doğrultuda davacı için takdiren 80.000 TL zarar takdir edilmişse de taleple bağlılık kuralı kapsamında 1.000 TL'lik zarar talebinin kabulüne karar verilmiştir.Manevi tazminat davası yönünden ise davacının manevi tazminat talebi Türk Borçlar Kanunu ' MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. ' ve ' ...Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) çerçevesinde davalıların ekonomik durum , kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü nazara alınmak suretiyle davacı için 5.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ;
1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
a-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 102,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 512,93-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 102,47-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 220,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.676,87TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
2-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.380,00-TL ücretin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2025