T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/478 Esas
KARAR NO : 2025/861
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dıyla, dava dosyasındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucunda, gerekçeleri yukarıda izah edildiği üzere, avalı ile müvekkil arasında ticari ilişki mevcut olup, taraflar arasında 15/02/2023 tarihinde Hazır Beton Yapımı - Teslimi Sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu sözleşmeye göre de müvekkil tarafından davalı borçlu için ------- ve -------- Beton üretimi yapılmış ve betonlar davalı firmaya sevk edilmiştir. Müvekkil şirketin imzalanan sözleşme gereği faturalandırdığı beton ve işçilikler için davalı borçludan fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağı bulunmaktadır. Davalı faturalara konu ürünleri almış ve işçilikleri de eksiksiz olarak ifa edilmiş olmasına rağmen müvekkile olan borcunu ödememiştir. Bu nedenle davalı aleyhine-------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmiştir. Davalı şirket hakkında; 68.142,56 TL bedelli, 21.08.2023 düzenleme tarihli, --------- numaralı, 27.283,20 TL bedelli, 24.08.2023 düzenleme tarihli, --------- numaralı, 140.963,20 TL bedelli, 31.08.2023 düzenleme tarihli, --------- numaralı, 93.184,00 TL bedelli, 16.09.2023 düzenleme tarihli, -------- numaralı, 72.755,20 TL bedelli, 26.09.2023 düzenleme tarihli, --------- numaralı,13.864,14 TL bedelli, 21.08.2023 düzenleme tarihli, --------- numaralı, olmak üzere toplamda 482.185,47 TL'lik faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla -------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, iş bu takibe davalı borçlu şirket, haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz etmiştir. Şeklinde dava konusu yaptığı görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------Ş. tarafından düzenlenen fatura müvekkil şirket adına düzenlenmişse de faturalar davalı müvekkil şirketin Ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, müvekkil şirket ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takibi ile haberdar olduğunu, devamında davacı tarafından yapılmayan işe karşılık müvekkilden istenilen iş karşılığı faturalar iade edildiğini, öyle ki davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı iş yapılmamış, müvekkil şirket davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, bununla birlikte alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacakları saklı kalmak kaydıyla ticari defterlerde kayıtları mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturalar da incelendiğinde faturalar da belirtilen miktar da yanlış olduğunu, davacı taraf haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu, hiçbir ticari ilişki gerçekleşmeden düzenlenen faturalar taraflarınca iade edildiğini, faturalarla asıl borçlunun davacı şirket olduğu anlaşılacağını, ---------Ş. tarafından düzenlenen fatura müvekkil şirket adına düzenlenmişse de faturalar davalı müvekkil şirketin Ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davacının, müvekkil şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunlu olduğunu, elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6762 sayılı TTK’nın 23/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce alınan 18/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalı ---------Şirketinin ticari defterleri incelenmiş olup 24.02.2023 - 31.12.2024 tarihleri arasında -------- Şirketinin, --------- Şirketine toplam tutarı 1.035.096,45.-TL tutarında 12 adet fatura düzenlediği, düzenlenen bu faturalar karşılığında --------- Şirketinin 500.000,00.-TL ödeme yaptığı 132.768,29.- TL iade faturası düzenlediği 31.12.2024 tarihi itibariyle davalı --------- Şirketinin, davacı --------- Şirketine 402.328,16.- TL borcu kaldığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, cari hesaba dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.Somut olayda davacı tarafından davalıya beton satıldığı, buna ilişkin olarak davacının faturalar düzenlediği ancak davalının ödeme yapmadığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise betonun teslim alınmadığı savunulmuştur.Öncelikle davacı tarafından, davalıya betonun teslim edilip edilmediği hususunun netleştirilmesi gerekir. Davacı tarafından davaya konu mallara ilişkin irsaliyeler sunulmuştur. Mahkememizce "Davacı vekili tarafından sunulan söz konusu irsaliyelerde teslim alan kısmında bulunan imzaların ve söz konusu fatura asıllarının okunaklı örneklerinin davalı yana tebliğ edilerek söz konusu irsaliye asıllarındaki imzaların kendisine veya mal teslim almaya yetkili kıldığı kişiye ait olup olmadığı hususunda isticvap edileceğinin belirtilmesine, bu hususta -------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, çıkartılacak ihtaratta belirlenen günde duruşmaya gelmediği veya gelip de imzaların kendisine ait olduğu hususundaki sorıulara yanıt vermediği takdirde imzaların kendisine veya mal teslim almaya yetkili kıldığı kişiye ait olduğu hususunu kabul etmiş sayılacağının ihtaren yazılmasına, masrafın davacının gider avansından karşılanmasına" şeklinde ara karar yazılmak suretiyle davalı şirket yetkilisine isticvap davetiyesi çıkartılmak için talimat yazılmıştır. ---------- talimat sayılı dosyasında usulüne uygun tebliğe rağmen davalı şirket yetkilisi mazeret olmaksızın duruşmaya katılmamıştır. Hal böyle olunca davacı tarafından davaya ve faturalara konu malların davalıya teslim edildiği kabul edilmiştir.Yine mahkememizce davalının şirket merkezinin --------- oluşu dikkate alınarak ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yazılmış ve mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosya arasına alınmıştır. Rapor incelendiğinde davaya konu faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu ve davalının kendi ticari defterine göre 402.328,16 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, bu faturaya konu hizmetin davalıya verildiği, faturaların davalıya kayıt edildiğine karinedir. Davacı davaya konu malların teslimini kanıtlamıştır. Bu durumda yukarıda belirtilen HMK'nın 190. maddesine göre davalının ödeme olgusunun kanıtlaması gerekir. Davalı kendi ticari defterlerinde borcu ödediğini kanıtlayamamıştır. Ödeme olgusu makbuz veya banka havalesi ile davalı tarafından kanıtlanabilir. Bu hususun ispatı için davacı defterlerinin incelenmesi gerek bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinin içeriği, sevk irsaliyesi, davalının isticvaba cevap vermemesi, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması malların teslimi kabulü için yeterli olup, davalının defterlerindeki kayıtlar, ticari defterler usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın davalı aleyhine delil olarak kullanılabilecektir. Davalı borcun ödendiğini veya başka bir nedenle ödenmemesi gerektiğini usulüne uygun delille kanıtlamamıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde icra takibi itibariyle davacının, davalıdan 402.328,16 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamında davalının usulüne uygun temerrüte düşürüldüğü veya faturaların tebliğ tarihine ilişkin bilgi ve belge olmadığından icra takibi öncesinde davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 402.328,16 TL TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 80.465,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 27.483,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.823,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.659,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 5.823,60-TL Peşin nisbi Harcı olmak üzere toplam 6.251,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 997,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.997,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.838,19-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 64.349,22-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.600,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 3.003,78-TL'lik kısmının davalıdan, 596,22-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025