T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/439 Esas
KARAR NO : 2025/869
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/06/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ------- önde gelen ------- cephe ve çatı paneli üreticilerinden olup davalı şirket müvekkilinden toplamda 2.431,48 M2 taşyünü çatı paneli satın almış ve karşılığında dava dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları 19/01/2023 T. ve -------- numaralı fatura düzenlenmiş, yine dilekçe ekinde sundukları -------- Numaralı İrsaliyelerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin toplam metrajlı çatı panellerini davalıya teslim etmiş olduğunu, davalı şirket, müvekkili davacı tarafından düzenlenen 19.01.2023 tarih ve -------- numaralı faturayı almış ticari defterlerine işlemiş ve kdv ödemelerini de yapmış, Müvekkiline de herhangi bir itiraz bildirmemiş olduğunu, ancak 19.01.2023 tarihi dikkate alındığında müvekkili defalarca kez fatura borcunu ödemesini talep etmesine rağmen davalı taraftan ödeme gelmeyince -------- İcra Dairesi------E. Sayılı dosyadan 47.413,86 USD +7.748,00 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam takip çıkışı 55.161,86 USD üzerinden icra takibi başlatmış, davalı tarafından dosyaya haksız bir şekilde itiraz edilmiş, -------- Arabuluculuk Bürosu - Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Başvurusu yapılmış ve ---------- numaralı Dosyası ile anlaşmama son tutanağı düzenlenmiş olduğunu, davalının borca itirazı muteber olmamakla birlikte sırf borçtan kaçmaya yönelik olup, bu nedenle ihtiyati haciz taleplerinin mevcut olduğunu, TTK.Md.21 gereği ortada hukuki bir borç ilişkisi mevcut olup müvekkil şirket kendi edimini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, Tüm bu anlatımları ile dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları belgeler taraflar arasında anlaşmaya dayalı bir ilişkinin mevcut olduğunu, bu anlaşma gereği davacı müvekkili şirketin, sözleşmeye konu olan cephe panellerini davalıya teslim ettiğini ve bu durumuniirsaliyelerle sabit olduğu bu suretle müvekkilinin taraflar arasındaki anlaşmadan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının temerrüde düştüğünü açıkça göstermekte olup, Müvekkili ile davalı arasındaki faturaya dikkat edildiğinde kesin vadenin de mevcut olduğu, davalının ikinci bir temerrüde ihtiyacının da olmadığının açık olduğunu, davacı müvekkili şirketin davalıya teslimi sağladıktan sonra, davalı şirkete fatura kesmesine, bu faturaları yasal defterlerine kaydetmesine ve faturalardan doğan KDV bedellerini devlete ödemesine, davalının da aynı şekilde edimlerini yerine getirmek yani ödemesi gereken faturayı ödemek dururken müvekkilinin üretip teslim ettiği çatı panellerini yok saymak suretiyle, kendilerine gönderilen fatura bedellerini tamamen ödememiş ve ------- İcra Dairesi --------e sayılı dosyasına haksız bir şekilde borca itiraz etmiş olduğunu, davalı tarafın, hem davaya konu olan faturaların kendilerine tebliğinden itibaren sekiz günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmemiş olması hem de kendi ticari defterlerine işbu faturayı kaydetmiş olması gerçeklikleri karşısında yapılan itirazın niteliğinin sırf borçtan kaçmaya yönelik ve kötü niyetli olduğu aşikar olduğunu ileri sürerek, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne neticeten itirazın iptaline ve itiraza uğrayan tüm alacak ve fer' ileri yönünden ------- İcra Dairesi -------E sayılı takibin devamına, davalı (borçlu) şirket aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Davalı Şirketin, kurulduğu 1965 yılından bugüne, büyük ölçekli genel müteahhitlik projeleri, metro ve raylı sistemleri, köprüler, viyadükler, kat otoparkları, turizm tesisleri, konutlar ve entegre endüstri tesisleri projelerinin yapımı yanında ülkemizde ve yurtdışında bayındırlık hizmetlerinde önemli görevler üstlenerek ve bu görevleri başarı ile tamamlayarak inşaat sektörüne evrensel boyutta katkı sağlamakta olup, "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde 1998 yılından beri yer alarak gurur kaynağı olmakta olduğunu, öncelikle, Davacı tarafından davasını ispat eder nitelikte hiçbir belgenin dosya kapsamında sunulmamış, Davacı İcra Takibinin dayanağı faturaya itiraz edilmemesi üzerine icra takibi başlatmış ve ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, bilindiği üzere, Faturanın düzenlenip, karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, Davacının, Dava Dilekçesi ekinde yalnızca 1 Adet Fatura ile Sevk İrsaliyeleri sunulmuş olup, söz konusu belgelerin faturaya konu mal/hizmetin sağlandığının ispatı bakımından yeterli olmadığı dosya kapsamıyla sabit olup, bu bağlamda davacı tarafın davasını ispat edememiş olduğunu, davacı tarafından takip öncesinde işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmamış olduğunu belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasındaki fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, Uyuşmazlığın taraflar arasında kurulan yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan fatura alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin 26/06/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebininTaraflar arasında fatura alacağına dayalı muaccel bir alacağın varlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleşmediği dolayısıyla İİK'nun 257.maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. İtirazın iptali istemine konu--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 47.413,86 USD fatura alacağı ile 7.748,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.161,86 USD alacağın tahsili için 01/03/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 13/08/2025 tarihli raporda; "Davacı Şirketin 47.413,86 USD ASIL * 7.748,00 USD İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere TOPLAM 55.161,86 USD ALACAK TALEBİ üzerinden (1.789.974,00 TL) harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında;
Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip Dayanağı 19.01.2023 T. -------- Nolu Faturadan kaynaklı olarak takip talebindeki gibi 47.413,86 ASIL ALACAKLI durumda bulunduğu,
Davacı Şirketin Takip Öncesine ilişkin Faiz Talebinin takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin Davacı Şirketin Takip Öncesi Faiz talep edebileceği yönünde hüküm kurması halinde, talep konusu olabilecek İşlemiş Faizin TERDİTLİ olarak yapılan Hesaplamasında;TTK.1530/2 Md. Hükmü uyarınca, Fatura Tarihinin 30 Gün sonrası Temerrüt Tarihi olarak esas alındığında, Takip Öncesi İşlemiş Faizin 2.992,61 USD,Davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarında yer verilen Vade Tarihi itibarıyla, 90 Günlük Vade Tarihi olan 19/04/2023 Tarihi Temerrüt Tarihi olarak kabul edildiğinde, Takip Öncesi İşlemiş Faizin 2.643,18 USD olduğu," yönünde kanaati bildirdiği görülmekle söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine fatura alacağına dayalı takip başlattığı, itirazı üzerine mahkememize iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, alınan mali müşavir raporunda tarafların ticari defter ve dayanakların usulünce tutulduğu ve lehine delil vasfında olduğunun belirtilerek davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde, davacı şirketçe elektronik ortamda kendilerine teslim edilen E-Faturayı, yasal nitelikli bir itiraza konu etmeksizin ve benimseyerek KDV Hariç Tutarı olan 47.413,86 USD Bedel üzerinden Davacı Şirket Alacağı olarak kaydetmiş olduğu ve takip konusu yapılan 47.413,86 USD Bedelli faturaya ilişkin olarak yapılmış herhangi bir tahsilat/tediye kaydının bulunmadığının tespit edilmesi karşısında davacının davalıdan bu miktarda alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Takibe konu faturalarda vade belirlenmediği gibi taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilememiş olup, ayrıca icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Eldeki davada, dava konusu açık hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 47.413,86 USD asıl alacak istemi yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacı lehine hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği değişen oranlarda Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına,
-Davacı lehine hükmedilen tutarın takip tarihindeki efektif satış kurunun (Dolar/TL 31,34/ 1 TL) karşılığı olan 1.485.950,37-TL üzerinden % 20 si oranında 297.190,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen tutarın dava tarihindeki efektif satış kuru ((dava tarihi olan 17/06/2024 tarihi resmi tatil olması sebebiyle 20/06/2024 tarihli kur üzerinden) Dolar/TL 32.68/1 TL) karşılığı olan 1.549.484,94-TL üzerinden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 105.845,316- TL harçtan peşin alınan 22.942,44-TL nin mahsubu ile eksik kalan 82.902,87- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 22.942,44-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 23.370,04TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 190,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.190,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.918,86-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 228.927,89-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 38.478,32-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.600,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 3.094,40-TL lik kısmının davalıdan, 505,6 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 08/10/2025