T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/397 Esas
KARAR NO : 2025/884
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın Trafik (ZMMS) Sigortası'ndan dolayı sigorta şirketinin sigortalısına yönelttiği rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı -------- ile müvekkil şirket arasında --------- plakalı araç için --------- poliçe nolu ZMMS Trafik Sigorta poliçesi olduğu, 10.06.2023 tarihinde, araç maliki -------- olan ve araç sürücüsü olay yerini terk eden ancak sonrasında tespit edilen --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın % 100 kusurlu olması nedeniyle kaza neticesinde, -------Ş. tarafından --------- nolu hasar dosyası ile kazada zarar görenlere toplam 240.000,00 TL tazminat ödendiği, meydana gelen kaza neticesinde 3 aracın hasarlı olduğu, zarar gören araçlar için sigorta şirketi tarafından davalının kusur oranı (%100) nispetinde poliçe limiti kapsamında toplam 240.000,00 TL tutarında ödemeler yapıldığı, zarar gören --------- Şti.' ne 19.472,53-TL değer kaybı ödemesi ve 25.000,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, zarar gören---------- Evli için 120.000,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, zarar gören--------- için 59.600,48-TL hasar tazminatı, 14.901,05-TL tedarik parça ödemesi ve 1.025,94-TL tedarik parça ödemesi yapıldığı, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağına göre de araç maliki davalı --------- ve sürücüsü olay yerini terk eden ancak sonrasında tespit edilen ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu kazada olay yerini terk ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle kazadan sonra geçerli bir neden olmaksızın olay yerini terk edilmesi halinde Trafik Sigortacısının sigortalısına rücu hakkının oluştuğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, --------- İcra Dairesi ---------- E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali, icra takibinin devamını, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.06.2023 tarihinde, davacı Sigorta Şirketi tarafından müvekkil araç sahibi --------- ait olan, araç sürücüsü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle mağdur araçlara ödenen tazminatın rücuen tahsilinin talep edildiği, meydana gelen trafik kazası neticesinde tarafların kusurlarının tespiti için ATK’ den rapor alınmasının gerektiği, dava dışı park halinde bulunan araçların park edilmemesi gereken yerde kusurlu bir şekilde yol kenarına park edildiğinden zarar gören araç sürücülerinin kusurunun bulunduğu, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğu ve davacı tarafından ispatlanmasının gerektiği, araç tamir faturaları, hasar dosyalarının dosya kapsamında bulunmadığı, kusur ve hasar yönünden bilirkişi raporu alınmasının gerektiği, müvekkile ait aracın ZMMS şirketi davacı şirket olup, tüm yasal sorumluluğunun davacıya ait olduğu, davacının ödediği tazminat miktarının poliçe kapsamında olduğu, rücu imkanının bulunmadığı, müvekkile ait araç ile dava dışı araç sürücüsü --------- olay yerini terk etmediği, olay anında sürücünün herhangi bir kasıt ya da suç teşkil eden bir niyet olmaksızın kısa bir süreliğine (yaklaşık 5 dakika) olay yerinden ayrılarak 50 metre uzaklıkta bulunan bir benzin istasyonuna gittiği, ve ardından hemen olay yerine geri döndüğü, bu süre zarfında kazanın etkilerini gidermek ve güvenliği sağlamak amacıyla hareket ettiği, araç sürücünün olay yerinden ayrılmamış olup herhangi bir kaçma şüphesinde bulunmadığı, Yerleşik içtihat kararlarında da olay yeri terkin rücu sebebi sayılmayacağı, hasar gören araç sahibi -------- beyan dilekçesi incelendiğinde, müvekkile ait aracın sürücüsünün olay yerinden çok kısa bir süreliğine ayrıldığı ve geri döndüğü, alkolsüz olduğu ve aynı kişi olduğuna dair beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda da, olay yerini terk gerekçesiyle davacının müvekkilimden tazminat talep etmesinin haklı ve hukuki bir dayanağı bulunmadığı, ZMSS Genel Şartlarında da belirtildiği gibi araç sürücüsünün kusuru ve kastı bulunmadığı, davacının rücu imkanının bulunmadığı, araç sürücü --------- sadece su almak için çok kısa bir zaman aralığında olay yerinden ayrıldığı ve tekrar kaza yerine geri döndüğü, ehliyet kontrolü ve alkol testi de polis ekipleri tarafından yapıldığı, araç sürücüsünün olay yerinden ayrılma iddiasına ilişkin olarak herhangi bir kasıt taşımadığı, olay yerini terk etme amacının bulunmadığı ve olayın sonuçlarından kaçınmak gibi bir niyetinin olmadığından rücu nedenin oluşmadığı, kusur incelemesi yapılmasına, her halükârda davanın reddine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememizce alınan 30/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; 10.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;--------- plakalı araç sürücüsü dava dışı--------- kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde 100) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ----------- plakalı araç sahibi dava dışı ---------, ---------- plakalı araç sahibi dava dışı --------, --------- plakalı araç sahibi dava dışı --------- Şti.’ nin kazanın meydana gelmesinde alabileceği tedbir bulunmadığı ve tamamen kusursuz olduğu, ---------- plakalı araç için hasar tutarının toplam 120.000,00 TL kadri maruf olduğu, ---------Ş. tarafından yapılan 120.000,00 TL hasar tazminatının ödemesinin yapıldığı, ---------- plakalı araç için hasar tutarının toplam 75.527,47 TL kadri maruf olduğu, --------Ş. tarafından yapılan 75.527,47 TL hasar tazminatının ödemesinin yapıldığı, --------- plakalı araç için hasar tutarının toplam 25.000,00 TL ve değer kaybı bedeli için 20.794,00 TL kadri maruf olduğu, --------Ş. tarafından yapılan 25.000,00 TL hasar tazminatının ödemesinin, ancak değer kaybı bedelinin ödemesinde ise 19.472,53 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Araçların toplam hasar tutarının 241.321,47 TL olduğu, --------Ş. tarafından yapılan toplam ödemenin 240.000,00 TL olduğu, aracın hasarına bakıldığında (fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla) hasarlı parçaları ön tarafta ve motor bloğunda olabileceği ve bu hasarlarında hararet ihtimalinin bulunduğu ancak dosya kapsamında yalnıza fotoğraflar bulunduğundan ve fotoğraflarda da aracın hararetine yönelik herhangi bir belirti (kaputtan buhar çıkması ya da radyatör kapağından hortumlardan su fışkırması gibi) bulunmadığından/anlaşılmadığından bahse konu --------- plakalı aracın hararet durumu tarafınca değerlendirilemediği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı ile davacı arasındaki ZMMS poliçesi ile genel şartlara aykırılık iddiasına dayalı rücuen tazminat talebine ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline yöneliktir.--------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu aracın kullanım şeklinin ticari oluşu dikkate alınarak yerleşik içtihatlar uyarınca mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından yargılamaya devam olunmuştur.Her ne kadar dava asıl alacak üzerinden harçlandırılmış ise de davacı vekilinin işlemiş faiz talebi bulunduğu anlaşıldığından, 244.970,96-TL üzerinden hesaplanan 4.183,49-TL'den dava açılırken alınan 4.098,60-TL'nin mahsubu ile 84,89-TL'nin harcın yatırılması için davacı vekiline 08.10.2025 tarihli ara karar ile usulüne uygun ihtaratlı kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde eksik harç davacı tarafça yatırılmıştır. Somut olayda davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısı olan davalı araç sahibi--------- ait olan, araç sürücüsü ------- sürücüsü olduğu -------- plakalı araç ile dava dışı -------- --------- plakalı araç, dava dışı -------- ---------- plakalı araç, dava dışı -------- Şti.’nin --------- plakalı araçları arasında 10.06.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı KTK 95/2 maddesi gereği, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilecektir. Kanun gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir. Davacı, rücu sebebi olarak davalının kaza sonrası olay yerini terk ettiği iddiasındadır.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinde teminat dışı haller sayılmış olup, 6102 sayılı TTK 1409/2 maddesi gereği rizikonun ya da rizikoların sigorta teminatı dışında kaldığının iddia edilmesi hususunda ispat külfeti sigortacıya aittir. İlke bu olmakla birlikte, 6102 sayılı TTK 1446 maddesi uyarınca sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar külfetini kasten yerine getirmez ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu, bu oluşan rizikonun teminat içindeymiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir . Davalı ile ile davacı arasında,--------- plakalı araca yönelik zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.f maddesi gereği, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına teminat dışı durum ve rücu sebebi olarak kabul edilmiş olup, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hali de sigortalıya başlıca rücu nedenleri arasında sayılmıştır. Olay yerini terk etmenin zorunlu hal nedeniyle olduğunu somut şekilde ispat külfeti, sigorta şirketine değil, 4721 sayılı MK 6 ve 6100 sayılı HMK 190 maddeleri kapsamında sigortalıya aittir.Somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği kaza tespit tutanağı ile sabittir. Ancak tutanakta, dava dışı araç sürücüsünün tutanak tutularken yeniden olay yerine girdiği belirtilmiştir. Dava dışı -------- tanık olarak dinlenmiş, aracın hararet yapmasından kaynaklı ilerideki benzinliğe girdiğini, aracını kontrol ettiğini, sonrasında ise olay yerine döndüğünü beyan etmiştir. Olay anını gören tanık --------- ise dava dışı sürücünün evin ilerisindeki marketin önünde beklediğini, benzinliğe gitmediğini beyan etmiştir. Her ne kadar dava dışı sürücü, kısa süreli olay yerini terk edip sonrasında geri dönmüş ise de rücu şartlarının oluşması için olay yerini terk etmesi yeterlidir. Terk etmenin kısa süreli olup olmamasının bir etkisi bulunmamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu haller olarak ifade edilen, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve/veya can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halin gerçekleştiğinin ispatı davalı üzerindedir. Davalı tarafça, aracın hararet yaptığı iddiasında bulunulduğundan kazanın derecesi ve zarar gören yerleri de dikkate alınarak aracın hararet yapıp yapamayacağı hususunda dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiştir. 26.06.2025 tarihli rapor da dikkate alındığında dosya kapsamında bulunan fotoğraflarda davaya konu aracın hararet yaptığını gösterir (kaputtan buhar çıkması veya radyatör kapağından ve hortumlardan su fışkırması) şeklinde herhangi bir belirti bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı tarafından aracın hararet yaptığı iddiası ispatlanamamıştır. Sonuç olarak davalı tarafından olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu haller olarak ifade edilen, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve/veya can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halin gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla davacı lehine rücu koşulları oluşmuştur.Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Mahkememizce dava dışı araçlar için davacı tarafından yapılan ödemelerin kadri maruf olup olmadığı hususunun tespiti için yukarıda bahsi geçen raporun düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. Rapor incelendiğinde hükme ve denetime elverişli olduğu göz önüne alınarak rapordaki saptamalara itibar edilerek davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacının, davalıdan 240.000,00 TL'nin tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. Rücuen tazminat talebinde bulunan, karşı tarafı ihtarla temerrüde düşürmesine gerek kalmaksızın, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilecektir . Başka bir ifadeyle rücuen tazminat davalarında faiz başlangıç tarihi, rücu hakkı bulunanın ödeme yaptığı tarihtir. Bu sebeple ödeme tarihi olan 21.08.2023 tarihi ile takip tarihi olan 13.11.2023 tarihleri arasında talep gibi yasal faiz talep edebileceğinden ve bu hesaplama basit hesap niteliğinde olduğundan mahkememizce hesaplama yapılarak 4.970,96 TL işlemiş faiz bulunduğu anlaşılmıştır.Yukarıda anlatılan hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kabulüne, alacak kusur oranına ve bilirkişi raporuna bağlı olduğu dikkate alındığında likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.733,97-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.183,49-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.550,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 4.183,49-TL Peşin nisbi Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 771,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.382,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 39.195,35-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025