T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/98 Esas
KARAR NO : 2025/885
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı -------- Şirketi satın alınan ------- seri numaralı, -------- kayıt numaralı -------- isimli cihazda yaşanan güç sorunu nedeniyle söz konusu cihaz, yetkili servis olan davalı --------Ş.'ye gönderildiğini, yetkili servis 12.12.2022 tarihinde gönderdiği mail ile cihazın kendini sürekli yeniden başlattığını ve ''Ücretli Topcase'' değişimi gerektiğini belirttiğini, 8.600,00 TL ''topcase ücreti'' 750,00 TL ''servis ücreti'' olmak üzere 9.350,00 TL ücret talep ettiğini, akabinde 05.01.2023 tarihli mailde yetkili servis topcase değişimi yapılan cihazda güç sorununun devam ettiğini anakart değişimi yapılması gerektiğini belirterek 1.400,00 TL ek ücret talep ettiğini, bir süre sonra ise yetkili servis tarafından gönderilen bir maille --------- tarafından parça fiyatlarına zam yapıldığı gerekçesiyle 4.900,00 TL fiyat farkı istendiğini, müvekkil şirketin davalı ------- şirketinden aldığı cihazın yetkili servis kontrollerinden sonra ayıplı olduğu anlaşıldığını, davalı --------- şirketine gönderilen -------- Noterliğinin 31.03.2023 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, davalı şirketin ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğu neticesinde müvekkil şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yetkili servise ödenen ücretlerin iade edilmesini, diğer seçimlik haklar saklı kalmak kaydıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile tanınan seçimlik haklar kapsamında yetkili serviste bulunan cihazın bütün masraflarının karşı tarafa ait olmak üzere ücretsiz onarılmasını, bunun mümkün olmaması halinde cihazın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı -------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davadaki taleplerin tamamı zamanaşımına uğradığını, eldeki davada hak düşürücü süreye riayet edilmediğini, ayrıca yasada ön görülen diğer sürelere de riayet edilmediğini, bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, işbu davada, neye dayalı olarak müvekkilden ne talep edildiği taraflarınca anlaşılamadığını, iddia ve talep kısmı somutlaştırılmadığını, bir kısım genel ifadelerle müvekkil aleyhine dava ihdas edilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, şikayet konusu ürün müvekkil şirketten satın alınmadığını, müvekkil şirket sadece yetkili teknik servis hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ürün satıcısı veya üreticisi veya ithalatçısı olmadığını, ilgili mevzuat kapsamında tüketicinin 4 adet seçimlik haklarına ilişkin talepler sadece satıcıya, üreticiye ve ithalatçıya yöneltilebileceğini, bu husus 6502 sayılı yasanın 11.maddesinin 1.fıkrası ve devam eden fıkralarda zaten belirtildiğini, dolayısıyla husumet itirazları mevcut olduğunu, eldeki davada müvekkilin taraf olarak sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, bu konuda Yargıtay’ın pek çok kararı mevcut olduğunu, tüketicinin taleplerinin muhatabı müvekkil şirket olmadığını, bu sebeple müvekkil aleyhine dava açılması, müvekkilden talepte bulunulması, müvekkilin davaya dahil edilmesi hukuken mümkün olmadığını, eldeki dosyada müvekkil nezdinde talepte bulunulması hukuken mümkün olmadığını, müvekkil aleyhine açılan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı -------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ücretsiz onarım hizmeti sağlanmamış olmasının sebebi, 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun (“kanun”) ve garanti belgesi yönetmeliği uyarınca cihaz’a sağlanan 2 yıllık garanti süresi sona ermiş olması olduğunu, bu noktada, davacının cihaza sağlanan ücretli onarım hizmetine ilişkin bedelin tarafına iadesi talebinin kaynağı taraflarınca anlaşılabilmiş olmadığını, mevcut olayda davacının cihaz bakımından satış sonrası servis hizmetlerinden yararlanamaması gibi bir durum da söz konusu olmamış; Kanun’un 58’inci ve satış sonrası hizmetler yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca kullanım ömrü 5 (beş) yıl olarak tayin edilmiş cihaz bakımından davacıya satış sonrası bakım ve onarım hizmetleri sunulduğunu hal böyleyken davacıya sağlanan ücretli servis hizmetinin Kanun ve ilgili mevzuata uygun olduğunun kabulü ile Kanun kapsamında bir ayıp ihtiva etmeyen Cihaz bakımından davacının taleplerinin reddi gerektiği açık olduğu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava ayıba karşı tefekküle ilişkindir.Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir. Derhal kavramını, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklindedir.Öte yandan Aynı Yasa'nın 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.." düzenlemesi yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davalı -------- tarafından sunulan cihaz teslim formunda davaya konu cihazın davacı tarafından servise verildiği anlaşılmıştır. Ancak cihaz teslim formunda cihazın davacıya teslim edildiğine ilişkin imza bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkememizce HMK'nin 220/3 maddesi uyarınca davalı --------- cihazı mahkememize sunması için süre verilmiş ise de cihazın belge niteliğinde olmadığı anlaşıldığından HMK'nin 220/3 maddesi uyarınca yapılan ihtarat dikkate alınmamıştır. Davacı tarafından cihazın satın alındığına ilişkin fatura sunulamamıştır. Bu sebeple işlemin tüketici işlemi olup olmadığı, garanti süresinin dolup dolmadığı hususunda mahkememizce değerlendirme yapılamamıştır. Zira tüketici işlemi olması halinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, diğer halde TBK ve TTK hükümleri uygulanacaktır. Ayrıca davaya konu cihaz mahkememize sunulamadığından bilirkişi incelemesi yapılamamış, cihazın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu hususunda da değerlendirme yapılamamıştır. Bu sebeple davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025