T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/326 Esas
KARAR NO : 2025/874
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin toplam 54.000,00-TL cari hesap (fatura) alacağı yönünden davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı olduğu faturaların nakliye bedellerine ilişkin olduğu, davalı hakkında cari hesap (fatura) alacakları için--------İcra Müdürlüğü’nün--------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının dosyanın tamamına haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğunu, takibe itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu, takibi sürüncemede bırakma ve bu aşamada mal kaçırarak müvekkilin alacağını ödememe amacına yönelik olduğunu, Davalının dosyanın tamamına haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenle yüzde yirmiden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına çarptırılmasını talep ettiklerini, davalının borca itirazlarının kötü niyetli olduğu sabit olmakla müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi ve davalı-borçlunun kötü niyetli olarak alacağın tahsilinin imkânsız hale getirme amacının önlenmesi için dava konusu alacağı için davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişlilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesi talep ettiklerini, bu nedenlerle Davalının haksız ve kötü niyetle--------İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı-borçludan tahsiline, dava konusu alacağı için davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesine, davalı-borçlunun, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu yaptığı faturalar ve içeriklerinin hiçbir şekilde kabullerinde olmayıp taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmeye dayanmadığını, Davacı ve Davalı arasında zaman zaman ticari ilişkiler gerçekleşmiş olduğu, bu ticari ilişkilerden doğan borçların tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, taraflar arasında genel bir taşımacılık sözleşmesi bulunmadığı, her bir taşımacılık işi için ayrı ayrı sözlü akit kurulduğunu, davacı şirketin dava dilekçesinin ekine koyarak dava konusu yaptığı 26.01.2024, 31.01.2024 ve 02.02.2024 tarihli faturaların herhangi birinin davacı lehine karine oluşturabilecek bir fatura olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında genel bir akdi ilişki mevcut olmadığını, zaman zaman her bir taşıma işi için münferit olarak sözlü sözleşme yapıldığını, davacının dava konusu yaptığı sözleşmeler için herhangi bir sözleşme yapılmadığını, Davacının, akdi ilişkiye dayandığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaların hangi sözleşmeye dayandığını ispat edemeyerek ispat külfetini yerine getirmediğini, ispat yükü altında olan taraf olan davacının, hukuki dayanaktan yoksun iddialarını ispatlayamadığı için bu haksız davanın reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu yapılan belgelerin TTK madde 21/1 anlamında fatura olarak kabul edilip bu faturalar nedeniyle dava açıldığı kabul edilse bile bu fatura bedellerinin şirket tarafından ödendiğini, dava konusunun alacağın belirli belgelere dayandırıldığı, bu belgelerin de TTK. m. 21/2 uyarınca ''herhangi bir sözleşmeye dayanarak" düzenlendiği ispat edilemediği için davanın reddinin gerektiği, ancak aksi kabul edildiği takdirde de dava konusu olduğu iddia edilen alacakların davacıya ödenmiş olduğunu, davacının alacak taleplerini dava dilekçesinin ekinde yer verdiği 6.01.2024, 31.01.2024 ve 02.02.2024 tarihli faturalara dayandırdığını, dava dilekçesinin bir diğer ekinin de taraflar arasındaki düzenlenmiş faturalar ve yapılan ödemeleri gösteren muavin defter kayıtları olduğunu, bu kayıtlarda açıkça gözüktüğü üzere davacının dava dilekçesi ekine ekleyerek sunmuş olduğu faturalardan sonra da bazı faturalar düzenlendiğini, sonrasında da müvekkili şirket tarafından 08.03.2024 tarihinde davacı şirkete 32.620,00 TL gönderilerek taraflar arasındaki borcun ödenmiş olduğunu, davacının dava konusu yaptığı faturalardan sonra başkaca faturalar düzenlediği göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirket tarafından 08.03.2024 tarihinde yapılan ödemenin TBK m. 102 uyarınca vadesi ilk gelen borç için yapılmış olduğu, 08.03.2024 tarihinde davacı şirket tarafından müvekkil şirkete karşı gerçekleştirilmiş herhangi bir takip mevcut olmadığı, bu nedenle davacı tarafın ispat külfetini yerine getirmemiş olsa da dava dilekçesinde dava konusu alacağı dayandırdığı alacağın vadesi ilk önce gelen faturalardan oluştuğu, bu nedenle dava konusu alacağın dayandığı faturalardan sonra başka faturalar düzenlendiği ve tüm bu faturalardan sonra müvekkil şirket tarafından ödeme yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda bu davanın konusu faturalara dayanan borcun ödenmiş olduğunun ortada olduğu, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu yapılan belgelerin TTK M. 21/2 anlamında fatura olarak kabul edilse bile davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği 54.000,00 TL tutarındaki borcun davacının 2023 yılında düzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı içerikli faturalardan kaynaklandığını, davacı şirketçe gerçeğe aykırı faturaların düzenlenmiş olduğu tarafların 2023 yılında yapmış oldukları faturaların bedellerinden ortaya çıktığı, davacı şirketin 2023 Eylül ayında aynı konumlar arası taşımacılık işi için KDV dahil 17.400,00 TL ve 18.000,00 TL tutarında faturalar düzenlerken ara ara KDV dahil 20.300,00 TL ve 21.000,00 TL olmak üzere fahiş tutarlarda faturalar düzenlediğini, 2023 yılında bu fiyatlarla müvekkil şirket ile anlaşılmasının mümkün olmadığını, 24.01.2024 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisi arasında geçen görüşmede fiyatların 15.000,00 TL + KDV ve 16.000,00 TL + KDV üzerinden tespit edildiğinin gözüktüğü, bu halde ticari teamül gereği aynı konudaki bir sözleşmenin 4 ay önce yapılmış sözleşmeden daha uygun fiyatla yapılması hayatın olağan akışına aykır olduğu, düzenlemiş olduğu faturalar karşılığında hizmet sunup sunmadığını ispatlayamayan davacı şirketin fahiş tutarlarda faturalar düzenlemiş olduğu da 2023 yılındaki gerçek taşıma fiyatları ile karşılaştırıldığında ortaya çıktığını, davacının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatmış olduğu için iik m. 67/2 uyarınca yüzde 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, İİK Md. 67/2 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibini davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyamız arasına alınan ---------İcra Müdürlüğü’nün---------- esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 25/03/2024 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 02/04/2024 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacının 2023, 2024 yıllarına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defterleri ve defteri kebirleri (yasal düzenlemelere uygun şekilde XML dosya halindeki) ile 2023, 2024 yıllarına ait fiziki olarak tutulan envanter defterlerinin davacı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, dolayısıyla davacının 2023, 2024 yıllarına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defterleri ve defteri kebirleri ile fiziki olarak tutulan envanter defterlerinin davacı tarafından ibraz edilmediğinden incelenmediğini, Davacının 2023 yılına ait fiziki olarak tutulan, 50 sayfa olarak onaylatılan envanter defterinin noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfası ile kayıtların yer aldığı 27 sayfasının davacı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopisinin inceleme gününde sunulduğu ve incelendiği, envanter defterinin davacı vekili tarafından aslı yapılmış fotokopi olarak sunulmasının mahkemece defter ibrazı olarak kabul edilmesi durumunda, Davacının 2023 yılına ait envanter defteriinin açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı vekili tarafından inceleme gününde sunulan USB bellek içerisinde bulunan, dava dışı üçüncü şahıs -------- Şti.'ye ait XML dosya halindeki bir kısım ticari defterlerin davalı şirkete ait olmadığı için incelenmediğini, Davacı vekili tarafından inceleme gününde sunulan USB bellek içerisinde bulunan, davacının 2023, 2024 (1, 2, ve 3. aylarına ait bölümleri) yıllarına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defterleri ve 2023 (3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12. aylarına ait bölümleri), 2024 (1, 2, ve 3. aylarına ait bölümleri) yıllarına ait defteri kebirlerinin PDF belgesi formatındaki GİB onaylı beratları ile PDF belgesi formatındaki kayıtlarının incelendiği, Davalının incelenen 2023 yılına ait yevmiye defteri ve defteri kebirinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterinin davalı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, açılış onayının yasal süresi içinde yaptırılıp yaptırılmadığının kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarat tutulup tutulmadığının, diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamdığının tespit edilemediği, Davalının 2023 yılına ait fiziki olarak tutulan 200 sayfa olarak onaylatılan envanter defterinin noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfası ile kayıtların yer aldığı 16 sayfasının davalı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopisinin inceleme gününde sunulduğu ve incelendiği, envanter defterinin davalı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopi olarak sunulmasının Mahkemec defter ibrazı olarak kabul edilmesi durumunda; Davalının 2023 yılına ait envanter defterinin açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, diğer defter kayıtları ile birbirini doğruladığı, Davalının incelenen 2024 yılına ait yevmiye defteri ve defteri kebirinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, incelemenin yapıldığı tarihte yevmiye defteri ve defteri kebirin 2024/06 döneminin kapanış onaylarının yaptırılmış olması gerektiği, bu defterlerin kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu defterlerin incelenen 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. aylarına ait bölümlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterinin davalı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılp yaptırılmadığının tespit edilemediği, incelemenin yapıldığı tarihte envanter defterinin yazdırılma süresinin henüz dolmadığı, ancak davalının 2024 yılına ait envanter defter noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfasının davalı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopisinin inceleme gününde sunulduğu ve incelendiği, envanter defterinin noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfasının davalı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopi olarak sunulmasının mahkemece kabul edilmesi durumunda; davalının 2024 yılına ait envanter defterinin açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, incelemenin yapıldığı tarihte envanter defterinin yazdırılma süresi henüz dolmamış olduğu, ticari defterlerin incelenmesinde davacı ve davalı arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın icra takibinde borcun sebebi olarak “Muavin Defteri (faturalar)” açıklamasına yer verdiği, kendi defterlerinde davalı adına takip ettiği cari/açık hesaba dayandığı, davacı tarafın icra takibinde talep ettiği cari/açık hesap bakiyesinin dayanağı olan faturaların, en son düzenlenen faturadan geriye doğru, icra takibinde talep edilen cari/açık hesap bakiyesini karşılayacak tutarı içeren faturalar olduğu, bu konudaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı taraf icra takibinde 54.000,00 TL cari/açık hesap bakiyesini talep ettiğinden bu tutarı karşılayacak olan icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davacı ---------- Şti. tarafından davalı ---------- Şti. adına düzenlenmiş 3 adet e-Fatura olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 3 adet e-Faturanın fotokopisinin dava dosyasında bulunduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 3 adet e-Faturada yazılı olan hizmetlerin davalıya teslimine ilişkin dava dosyasında bir belge bulunmadığı, ancak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturduğu, bu konudaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, 3 adet e-Faturanın davalı tarafa e-Fatura uygulaması üzerinden elektronik ortamda iletilmesine ilişkin sistem yanıtlarının dava dosyasında bulunmadığı, faturalara davalı tarafından itiraz edildiğine dair dava dosyasında bir belge bulunmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2024 yılına ait 3 adet faturanın davacının 2024 yılına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defteri ve defteri kebirine ilişkin PDF belgesi formatındaki kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının 2024 yılına ait yevmiye defterinde ve defteri kebirinde kayıtlı olduğu, Davacının 2023, 2024 (1, 2, ve 3. aylarına ait bölümleri) yıllarına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defterleri ve 2023 (3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12. aylarına ait bölümleri), 2024 (1, 2, ve 3. aylarına bölümleri) yıllarına ait defteri kebirlerinin PDF belgesi formatındaki kayıtlarına göre; 25.03.2024 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 54.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2023, 2024 (1, 2, 3, 4, 5 ve 6. aylarına ait bölümleri) yıllarına ait yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarına göre; 25.03.2024 takip tarihi itibarıyla davalının davacıya 54.000,00 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter kayıtları arasında takip tarihi itibarıyla fark bulunmadığı, davacı tarafın 54.000,00 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 54.000,00 TL olarak gösterdiğini belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Dava dilekçesi,16.04.2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacının cari hesap alacağına dayanan fatura alacağı sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davalının incelenen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerine göre davaya konu 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumun dayanak faturaların davalı tarafından teslim alındığını gösterdiği, dolayısıyla davalının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 54.000,00 TL borçlu olduğu, davacı tarafın 54.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olan 54.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının DAVASININ KABULÜ İLE Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 54.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele avans faizi uygulanmasına,
Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.688,74-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 652,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.036,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 652,19-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 185,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.264,79TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.600,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025