T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/67 Esas
KARAR NO : 2025/887
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 10/06/2016
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... şirketine -------- poliçe nolu Ticari Risk Kombine sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı------ ŞTi. Firmasını kullanımında olan -------- depo kolasyonunda 13/06/2014 tarihinde davalı --------- Şti.'Nni maliki olduğu diğer davalı ... şirketine sigortalı olan diğer davalı ------- Şti kullanımında olan işletmenin gece vardisyasında faaliyette olduğu sırada enjeksiyon makinelerine ait su soğutma kazanının taşması sonucu zemine yayılan suların bir alt kattaki sigortalı firma deposuna gelmesi sonucu su hasarı meydana geldiğini, dava dışı sigortalıya 34.785,00 TL hasar ödemesi yapıldığını hasarın meydana gelmesinde davalıların kusuru bulunduğunu bu nedenle hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından sigortalı riziko adresi ile hasarlanma olayının meydana geldiği adreslerin farklı olduğunu, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, davacı şirketin sigortalısı tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını hasarın oluşumuna sebebiyet verildiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; İnşaat Yönünden Yapılan İnceleme; dosyada mevcut bilgilerden, yapının 3.000,00 m2 geniş-uzun alanı kapsayan bir yapı olup mevcut dilatasyon (genleşme) derzinin sünme, genleşme ve büzülme etkiler sebebiyle oluşabilecek boy değişimleri için yapı blokları arasına uygulanmış dilatasyon derzi olduğu, bu maksatla yapılan dilatasyon (genleşme) derzinde, dış etkilere açık olmayan katlar arası geçişlerdeki dilatasyon derzinde su yalıtımı yapılmasının teknik olarak zorunlu olmadığı, ara katlarda teşkil edilen dilatasyon derzlerinin dilatasyon profilleri ile kapatılmasındaki asıl amaç mevcut boşluğu hareket anında kırılıp çatlamayacak bir malzemeyle kapatmak olduğu, davalı kiracı ---------Şti.’nin dava konusu binanın 2. Katında üretim yaptığı ve ilgili üretim sırasında çeşitli makina ve ekipmanların soğutulması amacıyla su kullandığı, ihtiyaç duyulan su miktarının da büyük ölçekli olduğu, davalı kiracının dilatasyonların var olduğunu bildiği, davalı kiracı --------Şti. tarafından, kazanlardaki suyun herhangi bir taşma durumunda, taşan suyun binaya yayılmadan tahliyesi için inşai yönden yeterli teknik önlemlerin alınmadığı, kazanların altında taşan suyun toplanması için su yalıtımlı bir havuz oluşturulup burada biriken suyun tahliyesine ilişkin herhangi bir tahliye hattının oluşturulmadığı, su taşmasına ve suyun alt kata sızmasına neden olan olay, yapıya ait demirbaş olarak kabul edilebilecek su tesisatından kaynaklanmadığı, zararın meydana gelmesinde bina kusurunun etkili olmadığı ve yapı maliki olan davalı -------- Şti.’nin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, 2 kalem 3 adet hasarlı bazanın palet üzeri istiflenmemesi hasarın büyüklüğüne ek bir katkı sağlamadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı sigortanın, dava dışı sigortalısına yaptığı hasar ödemesini, hasardan sorumlu oldukları iddiası ile davalılara yönelttiği rücuan tazminat davasıdır.Mahkememizin -------- esas -------- karar sayılı kararının------- sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmesi üzere dosya mahkememize gönderilerek işbu esasa kaydedilmiştir.13/06/2014 tarihinde davalı -------- Şirketinin işyerindeki soğuk su kazanının taşması ile alt katta bulunan dava dışı, davacının sigortalısı olan ------- Şirketinin işyerine aktığı, ------- şirketine ait mobilyaların şiştiği, hasarın bu şekilde oluştuğu anlaşılmıştır. Davalılardan -------şirketi -------- şirketinin işyerinin malikidir. Davalı ... ise ------- şirketinin işyerini , işyeri sigorta poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketidir.
İlgili hasar dosyası ve poliçeler celp edilmiş dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce kaldırma ilamı bilirkişilerden rapor alınmış bilirkişiler 11/01/2018 tarihli raporda hasarın meydana gelmesinde davalı --------- ifmrasının sorumlu olduğunu, dolayısıyla sigortacısı olan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, söz konusu hasarlı mobilyaların hasar bedelinin 37.973,89 TL olduğunu, davacı tarafından düzenlenen poliçede riziko adresi olarak 9 adres belirtildiği aralarında rizikonun gerçekleştiği adresin bulunmadığını, adresler farklı olduğunun tespiti halinde halefiyetten bahsedilemeyeceğini mütalaa etmişlerdir. Öncelikle davacının, yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi mi olup olmadığının tespiti gerekir. Zira sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1472. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Poliçede toplamda 9 adet adresteki işyeri sigorta kapsamına alınmıştır. Davalı ... raporda itiraz dilekçesi ile sigorta poliçesindeki adres ile rizikonun gerçekleştiği adresin farklı olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Hasar, ------- Cad. No:------, -------- adresinde meydana gelmiştir. Poliçede yazan adres ise -------- Cad. No :------ -------. Davalılar poliçede yazan adres dışında bir yerde hasarın meydana geldiğini ispatlayamamışlardır. Davacı vekilinin 09.10.2025 tarihli beyan dilekçesi de dikkate alındığında bu farklılığın maddi hatadan kaynaklı olduğu kanaati hasıl olmuştur. Ayrıca TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda 31.10.2014 tarihli "İbraname ve Feragatname" başlıklı belgeye göre, temlik eden şirket tarafından üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarının davacının ödediği miktar kadar davacıya temlik edildiği, davacının 6098 sayılı TBK’nın 183. maddesi alacağın temliki hükümleri gereğince alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, teminat harici ödeme yapıldığı kabul edilse dahi, alacağın temliki hükümlerine göre, davacının alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmıştır.Yine kaldırma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin kadri maruf olduğu belirlenmiştir.
Mahkememize kaldırma ilamı sonrasında belirtilen hususların araştırılması amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 08.07.2025 tarihli rapor incelendiğinde raporun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde zararın meydana gelmesinde bina kusurunun bulunmadığı, bu sebeple yapı maliki olan davalı -------- Şti'nin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, kural olarak zarar gören malzemelerin yerden belli bir yüksekliğe konulması gerektiği, ancak somut olayda suyun üst kısımdan yağmurlama şeklinde aktığı, yerden belli bir yükseklik olmadan yani paletsiz bir şekilde istiflemenin zararı artırıcı etkisinin bulunmadığı, bu sebeple zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının sigortalısının mallarının üstüne akan ve zarar görmelerine neden olan suyun ------- Şti'ne ait iş yerinden geldiği, mezkur davalının kazanlarından taşan suyun toplanması için su yalıtımlı bir havuz oluşturup suyu orada beklettikten sonra biriken suyun tahliyesine ilişkin tahliye hattı oluşturması gerekirken oluşturmadığı, yani zararın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalı --------Ş'nin ise bu işyerini sigortaladığı ve poliçe limiti kapsamında kalan bu zarardan sorumlu olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, davacı şirketin sigortalısına 05.11.2014 tarihinde ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davalı ------- Şti ve -------Ş'ya açılan davanın kabulüne, 34.785,00 TL 'nin 05/11/2014 tarihindne itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar -------Şti ve --------Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı -------- ŞTi.'ye açılan davanın reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.376,16-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 594,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.782,11-TL harcın davalılar -------- Şti ve ---------Ş'den müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL Başvuru Harcı, 594,05-TL Peşin nisbi Harcı, 8.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 827,60-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.250,85-TL'nin davalılar -------- Şti ve -------Ş'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar -------- Şti ve -------Ş'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
14/10/2025