T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/217 Esas
KARAR NO : 2025/858
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2019
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin hurda işleri yaptığını, kendisine gelen 12 ton hurda iskele işini alamayacağını belirterek komisyon karşılığında başka bir hurdacıya yönlendirmiş olduğunu, hurdaların tesliminin ardından çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkil hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkilin, hurdaları teslim amacıyla yönlendirme yaptığı hurdacıya gittiğinde davalı tarafın tehdit ve baskısı altında 45.000,00 TL bedelli boş senedi imzalamak zorunda bırakıldığını, ertesi gün davalı ve 3 şahsın müvekkilin işyerin gelerek müvekkilin maliki bulunduğu ------- plakalı aracı gasp ettiklerini, o tarihten beri aracın davalının yedinde bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, müvekkilin zorla rehin alınan aracının iadesini, mümkün olmadığı taktirde bedelinin ödenmesini, müvekkilin uğramış olduğu araç mahrumiyeti için şimdilik 500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tahsilini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, üzerinde müvekkilin isim ve numarası yazılı olan ve hurda olmayan inşaat iskelelerinin hırsızlık malı olduğunu bildiği halde bir kısmını sattığını bir kısmını ise kullandığını, müvekkilin çalınan malının takibinin bütün aşamalarında kolluk kuvvetleri ile hareket ettiğini, tehdit ve zorla senet imzalatma iddiasının asılsız olduğunu, davacının Jandarmanın yanında kendi teklifi ile senet ve rehin sözleşmesi ile dava konusu aracını müvekkile teslim etmiş olduğunu, davacının aracının iadesi talebi ile araç mahrumiyeti bedeli taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, aracın, davacının borçlusu olduğu başka icra dosyaları sebebiyle yakalanarak yediemin otoparkına çekilmiş olduğunu, müvekkilin uhdesinde olmayan aracın talebinin hukukta yeri olmadığını, her halükârda davanın reddine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan 11/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi;-------- plakalı --------- model, --------- marka, --------- model aracın 11.11.2019 tarihi itibariyle rayiç bedelinin takdiren 37.000,00 TL olduğu, 08.03.2019 ile 17.02.2020 tarihleri arasında geçen süre zarfında toplam araç mahrumiyeti/ikame araç bedelinin 106.500,00 TL olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, korkutma nedenine dayalı kambiyo senedine ilişkin menfi tespit, aracın teslimi ve aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tazmini taleplidir. --------- sayılı, 11/11/2019 tarihli ilamı istinaf edilmekle --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne tevdi edilmiş olup, --------- sayılı, 27/02/2020 tarihli ilamı ile Ticaret Mahkemeleri görev yeri olarak belirlendiğinden dosya mahkememize tevzi edilmiştir. İşbu davanın konusu-------- İcra --------- esas sayılı dosyasına konu edilen 08.03.2019 düzenleme tarihli, 30.03.2019 vade tarihli, 45.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan, lehdarı ... olan bonodur. Somut olayda davacı tarafından davaya ve takibe konu bononun, kendisinin korkutularak imzaladığını, borcunun olmadığını, davalı tarafından aracına zorla el konulduğunu, bu süreçte aracından mahrum kaldığını ve zararı olduğunu iddia edilmiş, davalı tarafından cevap dilekçesi ile iddialar inkar edilmiştir.01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarda arabulucuğa başvuru, dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aracın teslimi, olmaması halinde aracın bedelinin tahsili ve araç mahrumiyet bedeli her ne kadar para alacağı olup dava tarihi olan 11.11.2019 tarihi göz önüne alındığından arabuluculuk dava şartına tabi ise de görevsizlik kararı sonrasında davacı tarafından arabuluculuk dava şartı eksikliği giderilmiştir. Her ne kadar tamamlanabilir dava şartı değil ise de yerleşik içtihatlar uyarınca görevsizlikle gelen dosyalarda bazı hallerde tamamlanması mümkündür. Usul ekonomisi ilkesi de göz önüne alınarak yargılamaya devam olunmuştur. Kaldı ki menfi tespit davaları 01.09.2023 tarihinden sonra arabuluculuk dava şartına tabi olsa da dava tarihi olan 11.11.2019 tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Menfi tespit talebi yönünden; Korkutma (TBK 37/1) bir fiille gerçekleştirilebilir. Korkutma fiili maddi bir vakıa niteliğindedir ve kanun koyucu, bu vakıanın senede bağlanmasının mümkün olmadığını öngörerek, ispat vasıtası olarak tanık deliline başvurulmasına cevaz vermiştir (HUMK m.293/5; HMK m.203/ç). Bu düzenleme, özellikle yazılı sözleşmeler bakımından, senede karşı senetle ispat kuralının (HUMK m.290; HMK m.201) önemli istisnalarından birisini oluşturmaktadır .Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında kambiyo senetleri ile bunların düzenlenmesine temel teşkil eden asıl borç ilişkisinden soyut bir borç oluşturulduğu, senedi elinde bulunduran kişinin ayrıca alt ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı; kambiyo senetlerinin de korkutma suretiyle elde edilebileceği ve korkutma vakıasının da tanıkla ispatlanabileceği sonuçlarına varılmaktadır.Davaya konu olay sebebiyle --------- soruşturma sayılı ve---------- soruşturma sayılı dosyalarda davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere işbu davada tanık dinlenebileceğinden taraflara tanık listelerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş ancak sonuç olarak yalnızca davacı tanığı -------- dinlenmiştir. Unutulmamalıdır ki hâkim tabiata, olağana, gerçeğe uygun bir biçimde; katı kalpler ve katı kalıplar içerisinde sıkışıp kalmadan, uyuşmazlığa insan kokusu taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır . Dosya arasında yer alan soruşturma dosyalarının içerikleri, mahkememizce dinlenen tanığın duruşmadaki hal, hareket ve tavırları, beyanlarının içeriği, taraflar arasındaki "--------- plakalı araç ...'a ait olmasına rağmen 08/03/2019 tarihinde devrinin yapılması halinde araç teslim edilecektir" şeklindeki sözleşmenin içeriği bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının, davalı tarafından korkutulmak suretiyle davaya konu bonoyu düzenlendiği hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamakta olup vicdani kanıya varılmıştır. Bu sebeple davaya konu bono yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Aracın teslimi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili yönünden; Öncelikle mahkemece aracın rayiç değerinin hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve işbu bedel üzerinden eksik harç tamamlatılmıştır. Tanık ------- beyanları, davalının cevap dilekçesinde arabayı rehin aldığına dair tevilli ikrarı ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı tarafından aracın 08/03/2019 tarihinde aracın devrinin yapılması halinde senedin davacıya teslim edileceğine dair ibare bulunduğu dikkate alındığında her ne kadar aracın teslim alındığı tarih net olmasa da 08/03/2019 tarihinden aracın devrinin yapılması halinde senedi teslim edileceğine dair sözleşme imzalandığı, bu haliyle davalı tarafından 08/03/2019 tarihinde aracın davacıdan teslim alındığının kabulünün gerekeceği anlaşılmıştır.------ yediemin otoparkı tarafından düzenlenen "trafikten men edilen araçların teslim tutanağıdır" başlıklı evrak içeriğinden ve "yakalama tutanağı" başlıklı jandarma kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaktan, aracın davalının elinde iken yakalandığı ve 17/02/2020 tarihinde haciz sebebiyle yediemin otoparkı görevlisi tarafından teslim alındığı anlaşılmıştır. ------- İcra Dairesi'nin -------- talimat numaralı dosyasında "araç teslim tutanağı" başlıklı belge incelendiğinde davacının aracının 09/02/2021 tarihinde teslim aldığı anlaşılmıştır. Eldeki dava 11/11/2019 tarihinde açıldığına göre dava tarihi itibariyle davacıya ait dava konusu aracın davalının elinde olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Ancak yargılama devam ederken 09/02/2021 tarihinde aracında davacı tarafından geri alındığı ve bu haliyle davacı tarafın aracın iadesi talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı davayı açmakta haklı olduğundan davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.Araç mahrumiyet bedeli yönünden; Davalı tarafından aracın 08.03.2019 tarihinde davacıdan zorla teslim alındığı, 17.02.2020 tarihinde ise haciz sebebiyle yakalanarak yediemin otoparkına çekildiği hususu yukarıda belirtilmiştir. Hal böyle olunca mezkur tarihler aralığında davacının aracından mahrum kaldığı ve araç mahrumiyet bedelinden davalının sorumlu olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Mahkememizce mezkur bedelin hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, 05.02.2025 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kanaatine varılarak rapordaki saptamalara itibar edilerek davacının, 106.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli talep edebileceği anlaşılmıştır. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olup davacı tarafça ıslah edilmemiştir. Bu sebeple dava dilekçesinde belirtilen miktar olan 500,00 TL üzerinden taleple bağlı kalmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden dava tarihinden itibaren, talep gibi yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Menfi tespit yönünden davanın kabulü ile -------- İcra--------- esas sayılı dosyasına konu edilen 08.03.2019 düzenleme tarihli, 30.03.2019 vade tarihli, 45.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan, lehdarı ... olan bono yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2--------- plakalı aracın iadesine yönelik açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-Aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak davanın kabulü ile 500,00 TL'nin dava tarihi olan 11.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5 635,57 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.417,44-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.218,13TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 1.417,44-TL Peşin nisbi Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 657,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.118,84TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025