T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/580 Esas
KARAR NO : 2025/810
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davalı firma arasında uzun yıllardan beri süregelen bir ticaret söz konusu olduğunu, davalıya --------- Seri numaralı iki tane kimyasal ürünlere ilişkin satış faturası kesilmiştir ve satışa konu ürünler davalıya teslim edildiğini, ---------- no'lu faturanın Vade Tarihi 16.10.2023, -------- no'lu faturanın vade tarihi ise 12.11.2023 olduğunu, davalı müvekkil firma yetkilileri tarafından defalarca ödeme yapılması konusunda uyarılmış olmasına rağmen türlü türlü bahanelerle ödeme yapmaktan imtina etmiş ve itirazın iptalini istediği ---------- İcra Müdürlüğünün ---------E sayılı dosyasına haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı firma müvekkilden icra takip dosyasına dayanak olan faturalarda da belirtildiği üzere kimyasal ürünler satın almış ve ödemeden haksız ve dayanaksız bir şekilde imtina ettiğini, belirtmek gerekmektedir ki davalı kesilen satış faturalarına yasal 8 günlük sürede herhangi bir itirazda bulunmamış ve 09.02.2024 tarihinde ilgili faturalara ilişkin kısmi ödemede bulunduğunu, takibe dayanak faturaların kesim tarihinden sonra davalı tarafça 09.02.2024 tarihinde kısmi ödeme yapılmış olup, davalı işbu dilekçenin yazım tarihi itibariyle kalan borcu ödemeyi hala reddetmekte olup, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediği aşikâr olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, yüzde 20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 269.991,69 TL alacak talep ettiği, bu talebin dayanağı olarak taraflar arasındaki 21.07.2023 tarihli,---------No’lu ve 14.08.2023 tarihli, -------- No’lu faturalar gösterilmişse de müvekkilin bahsi geçen faturalara ilişkin bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari defterler ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi neticesinde de müvekkilin, davacıya borcu bulunmadığı görüleceğini, davanın reddine, %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 26/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacıya ait 2023-2024 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı, (HMK/222) davacıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; İcra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu tutar ; 18.667,68 TL Fatura --------- 3.191,79 TL İşlemiş Faiz 208.918,50 TL Fatura --------- 39.213,72 TL İşlemiş Faiz 269.991,69 TL olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden --------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Takibe konu fatura, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermez.
Somut olayda davacı dava dilekçesi ile davalıya faturaya konu ürünleri sattığını, davalı adına vermiş olduğu mallara karşılık 21/07/2023 tarihli 320.698,51 TL bedelli 16/10/2023 vade tarihli ve 14/08/2023 tarihli 18.667,68 TL bedelli 12/11/2023 vade tarihli faturalar düzenlediğini, davalının ödemediğinden bahisle dava konusu icra takibini başlattığını iddia etmiştir.
Mahkememizce ticari defterlerin incelenmesi amacıyla davacının şirket merkezinin --------- olması hasebiyle talimat yazılmış, talimat mahkemesine sunulan rapor ile davacının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun olarak düzenlendiği, sahibi lehine delil vasfı olduğu, davaya konu faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Akabinde davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla inceleme günü verilmiş ancak belirtilen günde davalı tarafından ticari defterlerin hazır edilmediği anlaşılmıştır.
Davaya konu faturaların davacının ticari defterinde kayıtlı olmaması tek başına malları teslim ettiğini ispatlamamaktadır. Davalının 2023 ve 2024 yıllarına ait BA formları dosya arasına celp edilmiş ve yapılan incelemede davaya ve icra takibine konu faturaların davalı tarafından bildirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu faturaların davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. İşbu karar içtihat doğrultusunda somut olayda davacının faturaya konu malların davalıya verdiğinin kabulü gerekmektedir. Davaya konu faturalarda vadenin bulunduğu, davalı tarafından BA olarak bildirilmesi dikkate alındığında davalının faturaları teslim aldığının kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak 25.03.2025 tarihli talimat raporundaki hesaplamaların yerinde olduğu, davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın 227.586,18 TL asıl alacak ve 42.405,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 269.991,69 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin 227.586,18 TL asıl alacak ve 42.405,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 269.991,69 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 45.517,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 18.443,13-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.260,83-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.182,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 3.260,83-TL Peşin nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 435,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 9.123,43TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 43.198,67-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025