T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/629
KARAR NO : 2025/837
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı ----- davadışı ------ ülkesindeki alıcıya satmış olduğu 94.943 adet boş ---- cinsi emtianın, sigortalı şirketin ------- tesislerinden, ----- limanına kadar yurtiçi nakliyesi de dahil olmak üzere ---deniz yolu ile taşımasının davalı şirket tarafından üstlenildiği, emtianın------ Limanı arasındaki taşınması esnasında, emtianın yüklü olduğu konteyneri davalı tarafından temin edilen ----- plakalı aracın tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazası sonrası, taşınan emtianın hasar gördüğünü, başka bir araçla hasarlı emtianın sigortalı firma adresine geri getirildiğini, burada yapılan ayrıştırma sonrası, hasarın ihbarı üzerine açılan dosyasına aldırılan ekspertiz raporuna dayanılarak, sigortalı firmaya 10.01.2022 tarihinde 8.113,90USD sigorta tazminatı ödendiğini, davalının 05.07.2022 ve 22.06.2022 tarihlerinde TL cinsinden kısmi ödeme yaptığını, tahsilatın yapıldığı tarihler itibarıyla bunun 4.220,61USD’ye tekabül ettiğini, bakiye 3.893,29USD’nin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı/borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın ve dolayısıyla hasara esas tazminatın sebebinin aracın alkollü sürücü tarafından kullanılması ve devrilmesi olduğundan, Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartlarına göre ödeme yapılmaması gerektiği halde ödenen tazminatın rücu edilemeyeceğini, CMR hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını, satış şekli CFR olduğundan 1.700,00USD navlun bedelinin düşülmesi gerektiğini, değerin TTK 880/3.maddesine göre hesaplanması gerektiğini, mal ihraç edilmediğinden rayiç değerin TL bazında talep edilmesi gerektiğini, taşınan mal eksik gösterildiğinden tazminat tutarında indirime gidilmesi gerektiğini, alt taşıyıcı------ firmasının sigortacısı------tarafından ------- nolu hasar dosyası açıldığını, mükerrerlik olup olmadığı açısından bu dosyanın celbini gerektiğini, hasar gören boş ----- kutusunun ------ Derneği’nden sorulması gerektiğini beyan ederek, tazminat ödemesinin poliçe şartların aykırı olması nedeniyle davanın reddini, kabul edilmez ise fazla talep edilen kısımların bilirkişi tarafından hesaplanarak davanın kısmen reddini, alacak likit olmadığından tazminat isteminin reddini, haksız takip ve dava nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 12/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Davacının davadışı sigortalısına ait emtianın, davalı/takip borçlusu ----- asli taşıyıcı, davadışı/takip borçlusu -------- fiili taşıyıcı olarak rol aldığı taşıma esnasında meydana gelen hasardan TTK 875’inci maddesi kapsamında asli ve filli taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduğu, 2. Meydana gelen zarar nedeniyle taşıyıcıların sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarının, 6102 Sayılı TTK 880’inci maddesi kapsamında 6.183,34USD olarak hesaplanabileceği, Zararın, fiili taşıyıcının ifa yardımcısı konumundaki sürücünün (mevcut yasa ve düzenlemelere aykırı olarak alkollü olması nedeniyle) ağır kusura eş değer pervasızca davranışı nedeniyle taşıyıcıların TTK 886’ncı maddesi hükmünce sorumluluğun sınırlandırılması hakkından istifade edemeyecekleri ve gerçek zararı tazminle yükümlü olacakları, davacının TTK 1472’nci maddesi gereğince yasal halefiyetin şartları oluşmadığından, yasal halefiyete dayanarak rücu talebinde bulunamayacağı, ancak TBK 183 vd. maddeleri hükmünce almış olduğu yazılı temlik tutarı kadar akdi halefiyete sahip olduğu anlaşılmakla, akdi halefiyet dayanarak, davalı taşıyıcının TTK 880’nci maddesi kapsamında hesaplanan ve tazminle yükümlü olduğu tutarı gerçek zarar tutarını rücuen davalı taşıyıcıdan talep edebileceği, davacı tarafından takip öncesi 4.220,61USD zarardan tahsilat yapıldığı ve bu tutarın gerçek zarar tutarından indirilmesi gerektiği dikkate alınarak davacının akdi halefiyete dayanarak talep edebileceği tutarın 1.962,73USD olacağı, Fiili taşıyıcı ------ sorumluluk sigortacısı ----- tarafından açıldığı beyan edilen -------- nolu hasar dosyasında zarar üzerinde hak ve menfaat sahibi olanlara ödeme yapılıp yapılmadığının sorgulanması, davacının ------ İcra Dairesi nezdinde ---------Sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibin 1.962,73USD kadarlık kısmına vaki itirazın iptalini talep edebileceği, mahkemece davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, haksız eylem tarihi olan 30.09.2021 değil, taleple bağlılık gereği ödeme tarihi olan 10.01.2022 tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının Amerikan doları (USD) cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği, davacı alacağının hesaplamayı gerektirmesi açık olması nedeniyle likit olduğunun söylenemeyeceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, Heyetin Kimya Mühendisi bilirkişi üyesi tarafından, yukarıda diğer üyelerce ulaşılan sonuç ve görüşlerin aksine heyet görüşünden ayrık olarak; gerekçesi Değerlendirme bölümü 6.maddede AYRIK GÖRÜŞ başlığı altında incelenerek değerlendirildiği üzere; Dosya kapsamı belgelerle Kaza hasar tespitinin yapılması mümkün olmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.Mahkememize alınan 28/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda bilirkişiler; Davacının davadışı sigortalısına ait emtianın, davalı/takip borçlusu------ asli taşıyıcı, davadışı/takip borçlusu------- fiili taşıyıcı olarak rol aldığı taşıma esnasında meydana gelen hasardan TTK 875’inci maddesi kapsamında asli ve filli taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduğu, meydana gelen zarar nedeniyle taşıyıcıların sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarının, 6102 Sayılı TTK 880’inci maddesi kapsamında 6.183,34USD olarak hesaplanabileceği, zararın, fiili taşıyıcının ifa yardımcısı konumundaki sürücünün (mevcut yasa ve düzenlemelere aykırı olarak alkollü olması nedeniyle) ağır kusura eş değer pervasızca davranışı nedeniyle taşıyıcıların TTK 886’ncı maddesi hükmünce sorumluluğun sınırlandırılması hakkından istifade edemeyecekleri ve gerçek zararı tazminle yükümlü olacakları, davacının TTK 1472’nci maddesi gereğince yasal halefiyetin şartları oluşmadığından, yasala halefiyete dayanarak rücu talebinde bulunamayacağı, ancak almış olduğu yazılı temlik tutarı kadar akdi halefiyete sahip olduğu, davacı tarafından takip öncesi 4.220,61USD zarardan tahsilat yapıldığı ve bu tutarın gerçek zarar tutarından indirilmesi gerektiği dikkate alınarak davacının akdi halefiyete dayanarak talep edebileceği tutarın 1.962,73USD olacağı, dava dışı fiili taşıyıcı -----sorumluluk sigortacısı ------- tarafından açılan hasar dosyasından, meydana gelen emtia zararı için dava dışı fiili taşıyıcı ------- 72.517,39TL ödeme yapıldığı, davacının tahsilatının yapıldığını beyan ettiği 4.220,61USD’nin muhtemelen bu ödemeye ait olduğunun tefhim olunduğu, zarar gören emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan ------- veya onun zarar alacağını yazılı olarak temlik ettiği davacıya söz konusu hasar için davacı alacağından düşülen tutar dışında herhangi bir ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında bir veri bulunmadığına, davacının ---- İcra Dairesi nezdinde --------. Sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibin 1.962,73USD kadarlık kısmına vaki itirazın iptalini talep edebileceği, mahkemece davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, haksız eylem tarihi olan 30.09.2021 değil, taleple bağlılık gereği ödeme tarihi olan 10.01.2022 tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının Amerikan doları (USD) cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği, davacı alacağının hesaplamayı gerektirmesi açık olması nedeniyle likit olduğunun söylenemeyeceği, heyetin kımya mühendısı bılırkışı üyesı tarafından, diğer üyelerce ulaşılan sonuç ve görüşlerin aksine heyet görüşünden ayrık olarak; gerekçesi yukarıda 2. maddede ‘’ kimya mühendisliği açısından teknik değerlendirme ve ayrık görüşü;’’ başlığı altında incelenerek değerlendirildiği, kök heyet raporu ayrık görüş kanaati esas olmak üzere; dosya kapsamı belgelerle gerçek kaza hasar tespitinin yapılması mümkün olmadığı dolayısı ile hasar miktarının kadri maruf olmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı şirkete ödenen bedelin halefiyete göre davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."----- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Davacının sigortalısı olan dava dışı ------- ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Bu doğrultuda davacıya ait boş ---- kutuları taşınacaktır. Fiili taşımayı ise dava dışı ----- yapacaktır. Taşıma esnasında, araç şoförünün alkollü olması sebebiyle kaza meydana gelmiş ve malların bir kısmı zayii olmuştur. Bunun üzerinde davacı tarafça, dava dışı sigortalısına 10.01.2022 tarihinde 8.113,90 USD ödeme yapılmış, davalı tarafından da davacıya 4.220,61 USD ödeme yapılmıştır. Bakiye kısmın tahsili amacıyla davaya konu icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerinde itirazın iptali talepli işbu dava ikame edilmiştir.
Öncelikle davacının, aktif husumetinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı, Nakliyat Emtia Blok Sigorta poliçesi gereğince halef olduğunu iddia etmektedir. Burada en önemli husus abonman poliçenin özel şartında ağır kusurun teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Somut olayda 2,2 promil alkol ile kazanın meydana gelmesi ağır kusurdur. Bu sebeple teminat kapsamı dışındadır. Davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme hatır ödemesi (Ex-Gratia)'dir. Bu sebeple halef olmadığından rücu hakkı da bulunmamaktadır. Ancak sigorta şirketi tarafından TBK'nin 183. Maddesine göre dava dışı sigortalısından almış olduğu temlik sözleşmesi kapsamında yazılı temlik tutarı kadar dava dışı sigortalısının haklarına halef olacağı, bu sebeple davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır.Öncelikle somut olaydaki kazada zayi olan malların miktarındaki uyuşmazlığın giderilmesi gerekmektedir. İrsaliyede 88.717 adet aerosol kutusu olduğu belirtilmiştir. Davacı ise her ne kadar irsaliyede 88.717 adet kutu olduğu belirtilse de ilaveten 6.226 adet kutu olduğu iddiasında bulunmuştur. Meydana gelen trafik kazasından sonra sayım yapılırken hasarlı olan kutuların sayımı cihetine gidilmemiş, sağlam olan kutular sayılarak toplam kutu sayısından çıkartıldıktan sonra hasarlı olan kutu sayısı belirlenmiştir. Dosya kapsamında ilaveten 6.226 adet kutu olduğu iddia edilmiş ise de irsaliyenin düzeltilmediği, eşyaya ilişkin kantar fişi gibi bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında e irsaliyeye itibar edilerek 88.717 adet olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davalının meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Zararın fiili taşıyıcı ------ uhdesiyken meydana geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eşya, yurt içinde taşındığından TTK'daki taşımaya ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. TTK 888/1,3 madde hükmü uyarınca akdi taşıyıcı olan davalı ile fiili taşıyıcı olan dava dışı -------müteselsilen sorumludur. TTK'nin 882. Maddesinde sınırlı sorumluluk düzenlenmiştir. Ancak TTK'nin 886 maddesinde pervasızca hareket edilmesi halinde sınırsız sorumluluk ilkesi hüküm altına alınmıştır. Meydana gelen kazada araç şoförünün 2,2 promil alkollü olduğu ve kazanın tek taraflı meydana geldiği dikkate alındığında pervasızca hareketin mevcut olduğu anlaşıldığından gerçek zararın tamamından davalı sorumludur.
Dosya kapsamında bulunan kök ve ek raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından kaza tarihi itibariyle 4.166,79 TL/ton sovtaj bedelinin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Navlun hariç, toplam emtia bedelinin 12.938,31 USD olduğu, hasarlı bedelin 6.604,86 USD olduğu, bu miktarın hasar tarihi olan 30.09.2021 tarihindeki kur olan 8,8592 TL üzerinden çevrildiğinde 58.513,75 TL olduğu, hasarın tespiti için 5.982,17 TL davacı tarafından harcama yapıldığı, TTK'nin 881. Maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, toplam sovtaj bedelinin 4.166,79 x 2.717,34 kg üzerinden hesaplandığında 11.322,57 Tl olması gerekirken sigorta şirketi tarafından 12.879,12 TL olarak hesaplandığından 12.879,12 TL'nin esas alınması gerektiği, poliçede 39,16 USD tenzil bulunduğu, bu miktarın TL karşılığının ise 346,93 TL olduğu, 58.513,75 TL zarar miktarı ile 5.982,17 TL hasar tespiti için ödenen miktardan, 12.879,12 TL sovtaj bedeli ile 346,93 TL tenzilat düşüldüğünde bakiye 51.269,87 TL davacının talep edebileceği, mezkur miktarın USD karşılığının ise 6.183,34 USD olduğu, davalı tarafından 4.220,16 USD ödeme yapıldığı sabit olduğundan bakiye olarak 1.962,73 USD davacının, davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın 1.962,73 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. ------ tarafından yapılan 07.02.2022 tarihli 91.342,00 TL ödeme ------- yapıldığından hesaplanan tazminattan mahsup edilmemiştir.
Her ne kadar dava dilekçesi talep kısmında 10.01.2022 tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de takip çıkışında yalnızca asıl alacak tutarının gösterildiği, davacı tarafça davanın asıl alacak miktarı üzerinden harçlandırıldığı, takiple sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereğince ödeme emrinde belirtilen miktardan fazla hüküm kurulamayacağından yalnızca asıl alacak miktarı yönünden hüküm kurulmuştur.Alacak, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile ----- İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 1.962,73 USD üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptali ile bu tutara borç tamamen ödeninceye kadar 3095 Sayılı Yasa 4/a maddesi uyarınca USD cinsinden para birimine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak yargılama neticesinde tespit edildiğinden likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Reddedilen kısım yönünden ise şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4-Alınması gereken karar ve ilam harcı 3.574,96 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.406,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.168,74 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 1.406,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.676,07 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 20.254,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 10.210,59 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.120,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.572,88-TL'lik kısmının davalıdan, 1.547,12-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.