T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1025 Esas
KARAR NO : 2025/823
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili --------- Şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunan, davalı --------- Şirketi'nin maliki / işleteni bulunduğu ---------- plakalı sigortalı araç 20.08.2021 tarihinde sürücü --------- sevk ve idaresinde seyir halindeyken --------- plakalı kamyonete ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebep olduğunu, maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısı -------- plakalı aracın sürücüsü -------- asli kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza doğrultusunda müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı --------- plakalı aracın maliki olan --------- Şirketi'nin sigorta şirketi olan --------- Şirketine maddi hasar nedeniyle 6.705,33 TL olmak üzere tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin, ödemiş olduğu hasar bedelleri yönünden davalıya rücu talebinde bulunmuşsa da bu talebe karşı davalı tarafından herhangi bir dönüşte bulunulmadığını, yasal düzenlemeler gereği yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla da davalı aleyhine------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın icra dosyasındaki itirazlarının kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan iptalinin gerektiği, ZMMS Sigorta Genel Şartları B.4. Maddesinin b. Bendinde; tazminatı gerektiren olay; aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise ZMMS sigortacısı sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceğinin açıkça düzenlendiği, davalı sürücü -------- ise ehliyetnameye sahip olmaksızın sigortalı aracı kullanarak dava konusu kazaya sebebiyet verdiğinden hem davalı araç sahibine hem de araç sürücüsüne yapılan ödemenin rücu edildiğini, Davalı --------- Şirketi Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. Maddesi gereğince; işleten olduğundan meydana gelen kazadan ve tazminattan sorumlu olduğu, davalı tarafça müvekkil şirketin alacağını tahsil amacıyla başlatılan icra takibine rağmen ödeme yapmayarak takibe itiraz edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalının takibe, borca, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasının devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalanan ---------- plakalı motosikletin, müvekkili şirket tarafından 10.11.2020 tarih ve--------- sözleşme numaralı "Motosiklet Kiralama Sözleşmesi" mucibince--------- Şirketi'ne 36 aylığına kiraya verildiğini, Motosiklet kiralama sözleşmesi ekinde sundukları damga vergisi beyannamesinin 149. Numarasında "Motosiklet Kiralama Sözleşmesi"nin 3 yıllık toplam bedeli olan 189.000,-TL üzerinden damga vergisi ödendiği, söz konusu motosikletin, --------- zilyetliğinde ve işletenliğinde bulunmaktayken, 14.08.2021 tarihinde--------- Mahallesi, ---------- Caddesi, No:-------- D: -------, adresinde bulunan ---------- ait kafenin yanındaki sokaktan çalındığını, bunun üzerine kiracı şirketin -------- yetkilisi --------- tarafından -------- Polis Merkezi Amirliği nezdinde ifade verildiği ve çalıntı ihbarında bulunulduğunu, ifade sonrasında kolluk tarafından motosikletin çalınmasına ilişkin olarak işlemler yapıldığı ve sistemde çalıntı kaydı eklendiğini, 20.08.2021 tarihindeyse-------- isimli kişinin, çalıntı ---------- plakalı motosiklet ile seyir halindeyken kazaya karıştığını, bunun üzerine olay yerine gelen polis memurları tarafından "aracın trafikten men/ muhafaza altına alma tutanağı" düzenlenerek; çalıntı motosikletin -------- Otoparkı'na teslim edildiğini, bu aşamaya kadar müvekkilinin kazadan yahut motosikletin durumu hakkında bilgisi olmadığını,--------- Otoparkı'nı işleten yedieminin müvekkili şirketi arayarak bilgi vermesi üzerine konu hakkında bilgi sahibi olunduğunu, bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisi --------- tarafından ---------- şikayetçi olunduğu belirtilerek motosikletin teslim alındığını, bu tarihten çok sonra Sigorta Şirketi tarafından tamamen haksız ve hukuka aykırı şekilde--------- İcra Müdürlügü'nün ---------- esas sayılı dosyası nezdinde alacak talebinde bulunulduğunu, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetki itirazının kabulü ile huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesini ve dava dosyasının müvekkili şirket merkezinde yetkili olan------- Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından hak düşürücüsü sürede dava açılmadığından ve alacak zamanaşımına uğradığından davanın reddini talep etiklerinden dava konusu kazaya karışan--------- plakalı motosikletin kaza tarihindeki mâliki her ne kadar müvekkili şirket ise de kaza tarihinde de geçerli olduğu üzere motosiklet uzun süreli olarak 36 aylık bir dönem için üçüncü bir kişiye ---------- kiraya verildiğini, ---------- plakalı motosiklet uzun süreli olarak üçüncü bir kişiye kiralanmış olduğundan, artık işleten sıfatının yer değiştirdiği ve dolayısıyla da kazaya ilişkin zararlarla ilgili olarak müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kaza konusu dönemde maliki olduğu motosikleti uzun süreli olarak ---------- kiralayan müvekkil şirketin, motosiklet üzerindeki fiili hakimiyeti ve dolayısıyla işleten sıfatının kaybolduğunu, bu doğrultuda kaza tarihinde müvekkilin "işleten" kabul edilemeyeceği, davacının iddia ettiği gibi KTK madde 85 uyarınca "işleten olmayan müvekkilin" sorumluluğunun bulunmadığını, --------- plakalı motosikletin 14.08.2021 tarihinde çalınmasında müvekkilin ve işleten kiracı --------- kusurunun bulunmadığını, KTK'nın 107. maddesi ve ZMMS genel şartları mucibince davacı tarafın ödeme yapmaması gerekirken; gelinen aşamada davacı, yaptığı ödemeleri işleten olmayan müvekkile rücu etmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, söz konusu motosikletin müvekkil şirketin uhdesinde değil, kiracı firma olan --------- hakimiyetindeyken çalındığını, ayrıca çalındığı yer ---------- ait kafenin yanında bulunan bir alan olduğu, motosikletin anahtarı üzerinde de bırakılmadığı, -------- yetkilisi --------- cevap dilekçesi ekinde yer alan ifade tutanağında; "Motosikletin anahtarı 1 adettir ve çalınmamıştır." dediğini, dolayısıyla motosikletin çalınmaması için hem --------- plakalı motosikletin kayden mâliki müvekkili tarafından hem de motosikleti uzun süreli kiralayan işleten ---------- tarafından gerekli tedbirlerin alındığını, araç maliki konumundaki müvekkil şirket ve işleten konumundaki kiracı şirketin, söz konusu motosikletin sorumsuz ellere geçmesinin, çalınmasının önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemleri yerine getirdiğini, aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri aldığı halde, çalınmanın önüne geçemediğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk:" kenar başlıklı 107. maddesinde; "Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir." hükmü düzenlendiği, bu kanun hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere; mevcut yasal mevzuat ve içtihat gereği, öncelikle aracı çalan kişiye husumet yöneltilmesi gerektiği açıktır. Zira KTK. md. 107 gereğince aracı çalan şahıs, işleten yerine geçtiğini, bu bakımdan sorumlunun da ilgili kişi olacağının açık olduğu, ZMMS genel şartlarının "teminat dışında kalan haller" kenar başlığı altında düzenlenen A.6-H maddesinde; "çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin" teminat dışında kaldığının düzenlendiğini, ZMMS genel şartları ve KTK'nın 107. maddesi doğrultusunda somut olay nezdinde değerlendirme gerçekleştirildiğinde ----------- plakalı motosikletin kaza anında "çalınan" vasfını hâiz olduğu, kaza tarihinde sigortalı sıfatında olan müvekkil şirketin "uzun süreli kiralama" nedeniyle kaza döneminde işleten sıfatını hâiz olmaması ve kiracı --------- işleten olması nedeniyle, 20.08.2021'de gerçekleşen kaza sonucunda oluşan zarara dair Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapılmaması gerektiği, A.6-H maddesi uyarınca çalınan araçların gerçekleştirdiği zararlara dair Sigortacının ödeme yapmaması gerektiği ve sorumlu olmadığının düzenlendiği, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere Sigorta Şirketi tarafından bu değerlendirmenin yapılmaksızın kazaya karışan karşı taraf aracının ---------- Şirketi'ne rücu ödemesi gerçekleştirildiğini, itibarla davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, Davanın --------- Şti ve -------- ihbarının yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından talep edilen miktarın fahiş olduğu, bahsedilen kaza ile bu denli bir zararın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, davanın müvekkilin işleten sıfatının ve motosiklet çalınmasında kusuru bulunmaması sebebiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın KTK madde 107 ve ZMMS Genel Şartlar A.6-H maddesi birlikte değerlendirilerek esas yönüyle reddine, davacı aleyhine takip miktarının % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı şirketçe ZMMS ile sigortalanan --------- plakalı aracın asli kusuruyla meydana gelen kazada, dava dışı ------- plakalı aracın sigortacısına ödenen hasar bedeline istinaden dava dışı sürücünün ehliyetnamesiz araç kullanması sebebiyle rücuen tahsili amacıyla davalı hakkında------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.--------- Noterler Birliği, --------İlçe Nüfus Müdürlüğüne,------- Vergi Dairesine, -------- ve -------- ACM ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Dosyamız arasına alınan-------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 22/09/2022 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 29/09/2022 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.Yargıtayın işleten sıfatının tespiti bakımından davalı şirketin kazaya karışan ---------- Plakalı motorsikleti --------- Şti'ne kiraladığı, buna ilişkin ----------- Vergi Dairesine yazılan 17/03/2025 tarihli müzekkere cevabında buna ilişkin kiralama sözleşmesi, araç teslim belgesi ve ruhsat fotokopilerinin sunulduğu, dolayısıyla davalı tarafın uzun dönem kiralama yaptığı ve bu sebeple işleten sıfatının kalmadığı gözetilerek onun hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 526,20-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 7.385,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.120,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025