T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1872
KARAR NO : 2025/849
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/12/2014
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili ----- 1997 yılından beri ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ----- sicil numarası ile ticari faaliyette bulunmakta olduğunu, 06/12/2009 tarihinden 03.01.2013 tarihine kadar davalı ---- Şubesi'nde müvekkili şirketin ----- numaralı, diğer müvekkili ----- numaralı hesabının bulunmakta olduğunu, Şirket'in, Yönetim Kurulu Başkanının -----, Yönetim Kurulu Başkan Vekilinin ----, Yönetim Kurulu Üyesinin---- olduğunu, Şirketin temsil yetkisinin sadece ----- ait olduğunu, müvekkillerinin 2009 yılından beri davalı bankanın kredili müşterisi olduğunu, müvekkili şirketin hesaplarında bir yılda milyon TL'lik işlemler yapılmakta ve hesaplarda yüklü miktarda para giriş ve çıkışlarının bulunmakta olduğunu, şirketin | yıllık cirosunun oldukça yüksek olduğunu, müvekkillerine ait hesaplardan çeşitli zamanlarda ve sahte ve kopya imzalı faks talimatları ile paraların çekildiğini, faks talimatlarının şirkette çalışan ----- tarafından hazırlandığının anlaşıldığını, bu talimatlar ile müvekkillerinin hesaplarındaki paraların ---- tarafından kendi hesabına aktarıldığını ve oradan da yakınlarının hesaplarına aktarıldığını, 2013 yılında ----adına ----- Şubesine sahte belgelerle kredi için başvurduğunu, kredi onaylanıp, bu paralar hesaba geçtiğinde ise paranın ----- hesabına aktarılacağı sırada, ---- Şubesi çalışanının müvekkili şirket yetkilisi ------ teyit için aradığını ve bu arama üzerine müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu, bu durum üzerine banka kayıtlarının incelendiğini ve diğer sahte faks talimatı ile yapılan işlemlerin de öğrenildiğini, ----- iş akdinin feshedildiğini ve aleyhine tazminat davasının açıldığını, olayın fark edilmesinin ardından ------ sabah çok erken vakitte iş yerine giderek bütün belgeleri koliye doldurarak, bu belgeleri işyerinden kaçırdığını, bu duruma dair kamera kayıtlarının da ceza dosyasında mübrez olduğunu, müvekkillerinin durumu öğrenince, davalı bankaya 06/03/2013 tarihli dilekçe ile uğradıkları maddi kaybın tazmini talepli başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun ardından ---- Bankası tarafından müvekkillerinin hesaplarından ------ tarafından gerçekleştirilen EFT/virman işlemlerinin incelendiğini, inceleme neticesinde ----- Şubesi kayıtlarında, müfettiş ----- tarafından 21/05/2013 tarihli raporun tanzim edildiğini, ----- tarafından ----- hem kendi hesabından hem de şirket yetkilisi olarak şirketin hesaplarından, bilgisi ve rızası dışında imzasının taklit edilerek ya da müvekkili tarafından atılan imza kopyalanmak suretiyle talimatlar hazırlandığını ve bu talimatların faks yoluyla bankaya gönderildiğini, söz konusu talimatlarda ---- önce, dikkat çekmemesi için ----- Şubesi nezdindeki ----- numaralı hesabından----- numaralı hesabına para transferi yaptığını, yine aynı şekilde ------ numaralı hesabından aynı banka şubesinde bulunan ve kendi adına açılmış olan ----- numaralı hesabına transferleri yaptığını ve kendi şahsi işlerinde kullandığının tespit edildiğini, olayın öğrenilmesi ile müvekkilleri tarafından, gerek------ gerekse davalı banka çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şikayet üzerine ---- ile eski eşi ---- hakkında ------. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ------ esas sayılı dosyası ile dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından kamu davasının açıldığını, müvekkili şirket ve ----- hesap ve kayıtlarında----- tarafından 01/06/2010 - 01/02/2013 tarihleri için yapılan incelemede, -----numaralı hesabından ---- numaralı hesabına ya da ----- başka bankadaki hesaplarına birçok EFT/Havale işlemi ile 375.139,73 TL'nin transfer edildiği, ----- ----- numaralı hesabından talimata istinaden ---- 46.000 TL ödendiği, ---- numaralı hesabından ---- numaralı hesabına ya da ----- başka bankadaki hesaplarına birçok EFT/Havale işlemi ile 1.957.059 TL'nin transfer edildiğinin tespit edildiği, ödeme yapılan talimat belgelerinin ise 149 adeti ile toplam 2.063.750,73 TL'lik transfer işleminin ----- imzasının taklit edilmesi ya da kopyalanması suretiyle düzenlenen talimatlara istinaden yapıldığının tespit edildiğini, -----tarafından düzenlenen raporda ise, 01/01/2011 - 03/01/2013 tarihleri arasında, ilk önce ---- Yönetim Kurulu Başkanı -----banka hesabına gönderilen, oradan da direkt olarak Finans Müdürü ----- banka hesabına transfer edilen paralar toplamının 984.510 TL olduğu, 01/01/2011 - 03/01/2013 tarihleri arasında, ---- banka hesabından şirketin Finans Müdürü----- banka hesabına toplam 1.920.309 TL paranın gönderildiği, banka hesap hareketleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde----- hesabından ----- hesabına gönderilen 1.920.309 TL'nin herhangi bir şekilde ilişkilendirilemediği, bu tutarın ----banka hesaplarından önce Yönetim Kurulu Başkanı---- hesabına çekilerek oradan ---- hesabına transfer edildiği, ----- tarafından verilen beyanatta, kendi banka hesabından ---- hesabına para gönderilmesi için verilen ödeme talimatları hakkında bilgisinin bulunmadığını ve talimatlardaki imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğinin açıklandığını, ----- şirket adına tahsilata, tediyeye, mahsuba, hesaplar arasında para transferi, hesap açma veyahut da şirketi temsile dair hiçbir yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından İş Kanunu 25/ e maddesi gereğince görevini kötüye kullanarak kendisine menfaat temin ederek müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren --- aleyhine tazminat davasının açıldığını, davalı ----- müvekkillerinin zararından, objektif sorumluluk yükümlülüğüne aykırı davrandığından sorumlu olduğunu, müvekkillerinin hesabından sahte talimat faksları ile yapılan yüksek miktarlı işlemlerde, hiçbir şekilde müvekkilden onay alınmadığını, bugün tüm bankaların bu türlü faks yolu ile yapılan talimat işlemlerinde hesap sahibinin onayını, hesap sahibini özel cep telefonunu arayarak almakta olduklarını, aksi halde talimat ile ilgilisine kesinlikle ödeme yapılmamakta olduğunu, doğru ve olması gereken uygulamanın da bu şekilde olduğunu, davalı bankanın bu konuda ----- hem kendi hesabı hem de temsilcisi olduğu şirketin hesabından yapılan işlemlerde onayını almadığı gibi, bu talimatlardaki sahte imzayı dahi incelemediğini, oysaki bu talimatlarda imzalardaki sahteliğin çıplak gözle dahi anlaşılmakta olduğunu, bir kısım talimatlarda ----- tarafından müvekkilinin imzasının kopyalanmak suretiyle faks talimatı ile para transferi yapıldığını, banka tarafından talimat asıllarının istenmediğini ve bu belgelere savcılık aşamasında da ulaşılamadığını, bu da davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının göstergesi olduğunu, davalı bankanın çalışanları tarafından talimat belgelerindeki imzaların sahte olduğu çıplak gözle dahi açık iken bu konuda gerekli incelemeyi yapmadığını, alınan talimatlar nedeni ile müvekkili ve aynı zamanda davacı şirket yetkilisi---- onay alınmadığını, müvekkilinin, ----- Şubesi'nde hesap açtırırken kendi irtibat numarasını verdiğini ve müvekkilinin halen de aynı numarayı kullanmakta olduğunu, davalı bankanın çalışanlarının ----- her şekilde ulaşabilecekken bu basit bildirim yükümlülüğünü dahi yerine getirmediklerini, nitekim ------ çalışanının usulüne uygun olarak kredi başvurusu neticesini müvekkiline bildirmesi neticesince tüm bu dolandırıcılık işlemlerinin ortaya çıktığını, davalı bankanın çalıştıran sıfatı ile objektif özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığını iddia ederek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, şimdilik müvekkili -----500.000 TL zararının, zararın doğduğu tarihten itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili ----- 500.000 TL zararının zararın doğduğu tarihten itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ile müvekkili Banka arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı şirket adına ----- numaralı TL hesabının açıldığını, davacı şirketin bu tarihten beri davalı bankanın müşterisi olduğunu, diğer davac----- ise 21/07/2003 tarihinden beri taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili bankanın müşterisi olup, hesap numarasının ----- olduğunu, her iki davacının da hesabının talepleri doğrultusunda ------ Şubesi'ne devredildiğini, davacıların, “söz konusu sözleşmeler uyarınca davalı banka uhdesinde açılan hesaplarından davacıların bilgisi ve talimatı dışında davacı şirketin eski muhasebe müdürü----- hesabına taklit ve kopya imzalarla para aktarımının yapıldığı, davalı bankanın para aktarımı işlemlerini gerçekleştirirken gerekli objektif özen yükümlülüğüne uymadığı” iddiası ile huzurdaki bu davanın açıldığını, ancak söz konusu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar tarafından davalı müvekkili bankanın kendisine faks yoluyla gönderilen talimatlarda bulunan imzaların sahte olup olmadığının incelenmediği, faks talimatlarına ilişkin şirket yetkilisine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı ve onayının alınmadığı gerekçesi ile sorumlu olduğunun iddia edildiğini, ancak davalı banka tarafından söz konusu talimatlara ilişkin gerek mevzuat gerek taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan Ticari - Bireysel Müşteri Sözleşmesi'nin faksla işlem yapılmasına imkan vermekte olduğunu, bu hükümler uyarınca faks talimatının orijinal metni Müşteri tarafından Banka'ya teslim edilmese veya Banka'ca talep edilmese dahi işlemlerin geçerli olacağı ve müşteri için bağlayıcı olacağının imza altına alındığını, Müşterilerin sadece kendisi veya yetkilileri tarafından Banka'ya faksla talimat iletilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu, Banka'nın kendisine gelen talimat üzerindeki imzaları, müşterinin kendisine tevdi ettiği imza sirküleri/beyannamesi ile karşılaştırırken makul bir dikkati göstereceğini ve ilk bakışta ayırt edilemeyecek imza benzerliklerinden sorumlu olmayacağını, davalı bankanın çalışanları tarafından davacılardan gelen faks talimatlarında bulunan imzaların ilgili personel tarafından gerekli incelemeler yapılarak yerine getirildiğini, bu nedenle dava dilekçesinde davalı banka tarafından yapılması gereken imza incelemesinin yapılmadığı iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını, dava konusu edilen döneme ilişkin olarak davacı----- tarafından değişik imza örneklerini içeren imza sirküleri ve beyannamesinin davalı bankaya iletildiğini, davacılar tarafından müvekkili bankaya teslim edilen----. Noterliği tarafından düzenlenen 20/08/2009 tarih ve ----- yevmiye numaralı imza sirküleri, -----. Noterliği tarafından düzenlenen 12/11/2009 tarih ve ----- yevmiye numaralı imza sirküleri ile -----. Noterliği tarafından düzenlenen bila tarihli imza beyannamesinde davacının imzasının kısa karakterli olduğunun, yine ---- Noterliği tarafından düzenlenen 27/06/2012 tarih ve ----- yevmiye numaralı imza sirkülerinde ise uzun karakterli bir imza kullanıldığının görülmekte olduğunu, davacının şahsi hesabından gerçekleştirilen işlemlerde iki farklı imzasını da kullandığının banka kayıtlarından anlaşılmakta olduğunu, müvekkili banka çalışanlarınca gelen her faks talimatı altındaki imzanın banka sisteminde kayıtlı bulunan imza örnekleri ile karşılaştırıldığını ve işlemlerin buna göre gerçekleştirildiğini, söz konusu faks talimatları incelendiğinde faks talimatlarında bulunan imzalar ile banka sisteminde kayıtlı bulunan imzaların birbirini tuttuğunu, ilk bakışta talimatlar üzerinde bulunan imzaların sahte veya kopya olduğunun anlaşılmasının mümkün olmadığının görülmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıların, faks talimatları ile imza sirkülerindeki imzalar arasındaki ilk bakışta ayırt edilemeyecek imza benzerliklerinden davalı bankanın sorumlu olmayacağını peşinen kabul ettiklerini, davacıların işlem hacminin büyüklüğü, gün içerisinde çok fazla benzer talimatların gelmesi, davacının imzasının değişiklik göstermesi, talimatlar üzerindeki imzaların ilk bakışta kayıtlarda bulunan imzalara benzemesi nedeni ile davalı banka personelinin yapılan işlemlerden kuşkulanmamasının normal olduğunu, dava konusu edilen faks talimatları sonucu gerçekleştirilen eft/virman işlemlerinin yaklaşık dört yıllık bir sürece yayılması, miktarlarının da davacıların hesap hareketlerine göre düşük olması nedeni ile her işleme ilişkin ayrıca davacının aranarak onay alınmasının mümkün olmadığını, davacılar tarafından ----- hesabına yapılan eft/virman işlemlerine gönderilen hesap bildirim cetvellerine rağmen itiraz edilmemesi de banka personeli tarafından söz konusu işlemlere davacılar tarafından onay verildiğinin kabul edilmesinin gerekmekte olduğunu, tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde müvekkili bankanın gerekli özeni gösterdiğinin açık olduğunu, davalı bankanın, aldığı talimatlar gereğince dava konusu işlemleri gerçekleştirdiğini, bankacılık teamülleri, usul ve yasalar çerçevesinde kendisine yüklenilen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, gösterilmesi gereken tüm özeni gösterdiğini, bu nedenle müvekkili davalıya herhangi bir kusur isnat edilmesinin mümkün olmadığını, davacılar tarafından dava konusu zararın tazmini için başvuruda bulunulduğunda müvekkili banka tarafından gerekli incelemenin yapılarak 21/05/2013 tarih ve ----- numaralı raporun düzenlendiğini, raporda dava dışı ----- tarafından gerçekleştirilen eft/vrman işlemlerinin incelemeye tabi tutularak, inceleme dahilinde davacıların hesaplarına ilişkin tüm işlemlerin kontrol edilerek imza incelemesinin yapıldığını, buna göre dava konusu edilen faks talimatlarının bir kısmının davacı----- eli ürünü olduğu, bir kısmının gerçek imzadan kopyalanmak suretiyle oluşturulduğu, bir kısmının ---- eli ürünü olmadığı, bir kısmının ise----- eli ürünü olmayan imzalardan kopyalanmak sureti ile işlemlerin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, söz konusu talimatların davacılar tarafından kullanılmakta olan ve müvekkili bankaya bilgisi verilen faks numaralarından gönderildiğini, davacıların dava konusu eft/virman işlemlerinden haberdar olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı şirketin ----- numaralı TL hesabına ait hesap bildirim cetvellerinin davacı şirketin adresine düzenli olarak gönderildiğini, buna göre davacı şirkete 01.06.2010 ile 31/01/2013 tarihi arasında toplam 27 adet hesap bildirim cetvelinin gönderildiğini, hesap bildirim cetvellerinde davacı şirketin hesabından davacı şahıs ve----- hesabına yapılan para transferlerinin açıkça görünmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 83. maddesinde gönderildikleri tarihten ibaren 7 gün içinde noter aracılığıyla itiraz edilmeyen hesap özetlerinin doğru ve kabul edilmiş sayılacağının düzenlendiğini, davacılar tarafından, gönderilen hesap özetlerine herhangi bir itirazın olmadığını, bu nedenle de süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap özetlerinin davacılar bakımından kesinleşmiş olduğunun kabul gerektiğini, müvekkili banka tarafından müşterilerine sunulan akıllı asistan ürününün davacılar tarafından kullanılmakta olduğunu, bu ürün ile gün içerisinde gerçekleştirilen işlemleri gösteren hesap ekstrelerinin müşterilere mail olarak gönderilmekte olduğunu, davacı ----- tarafından 16/04/2012 tarihinde imzalanan ---- Bildirim Formunda, firma ile ilgili tüm bildirimlerin----- kullanmakta olduğu ----- e-posta adresine gönderilmesinin talep edildiğini, banka kayıtlarından ------ numaralı hesaba ilişkin olarak 21/04/2012 tarihinden 24/01/2013 tarihine kadar muhtelif günlerde gün içi hesap ekstrelerinin söz konusu e-mail adresine başarılı bir şekilde gönderildiğinin tespit edildiğini, davacı şirketin 30/06/2012 tarihli mizanında ortaklardan alacaklar kaleminde 1.209.188,21 TL bakiyenin mevcut olduğunu, davacı şirketin mali tablolarının yasalar gereği SMMM onayından geçmekte olduğunu, davacı---- ya da diğer şirket oraklarının, davacı şirketten ne kadar para kullandığını bilmemesinin kabul edilemez olduğunu----- hesabına aktarılan tutarların, davacının iddia ettiği gibi bilgisi haricinde gönderilmiş olsaydı----- ortaklardan alacaklar kalemindeki tutarsızlığı tespit etmiş olmasının gerekeceğini, davacı şirket tarafından 17/07/2012 tarihli olağan genel kurulunda 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait bilançolar, kar/zarar hesaplarının okunduğunu, yapılan oylama sonucunda bilançolar ve kar/zarar hesaplarının kabul edildiğini, söz konusu genel kurulda davacı---- söz konusu hesaplara herhangi bir itirazının olmadığını, bu nedenle de yapılan para transferlerinin geçerliliğinin davacı tarafından kapalı olarak kabul edildiğinin anlaşılmasının gerektiğini, 16/10/2012 tarihinde---- hesabından ----- hesabına yapılan virman işlemi sonrasında firmanın temsilcisi---- tarafından ----- aranarak konu hakkında kendisine bilgi verildiğini, akabinde ----- talebi üzerinde 01/01/2012 tarihinden itibaren hesap hareketlerinin ----- e-mail olarak iletildiğini,----- söz konusu hesap hareketlerini incelediği ve bir sorun olmadığını ----- bildirdiğini, davacıların söz konusu para transferlerinden haberdar olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davalı banka tarafından düzenli olarak hesap hareketlerinin posta kanalıyla davacı şirkete gönderilmesi,---- ürünü aracılığıyla gün içerisinde gerçekleşen hesap hareketlerinin yine kendilerine ticari defterlere işlenmek üzere hesap hareketlerinin davacı şirket tarafından temin gerekliliği ve davacıların internet bankacılığı kullandığı, dolayısıyla tüm hesap hareketlerine sürekli olarak ulaşabilmeleri karşısında dava dilekçesinde belirttikleri iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını haiz olduğunu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunmakta olduğunu, basiretli bir tacirin ise banka hesaplarını bizzat kendisinin yönetmesi, bunun mümkün olmaması durumunda ise en azından hesaplar üzerinde gerekli kontrol mekanizmasını oluşturmasının gerekmekte olduğunu, dava konusu para transfer işlemlerinin 2010, 2011, 2012 ve 2013 yılları içerisinde gerçekleştiği ve toplam transfer miktarının milyonlarla ifade edildiği bir durumda söz konusu transferlerden hiçbir şekilde davacıların haberdar olmamasının davacıların basiretli birer tacir gibi davranmadığını göstermekte olduğunu, eğer davacılar tarafından kurulması gereken denetim mekanizması kurulmuş olsaydı ve davalı banka tarafından gönderilen hesap ekstreleri düzenli olarak incelenerek gerekli itirazlar yapılmış olsa idi dava konusu oluştuğu iddia edilen zararın hiç oluşmayacağı ya da bu boyuta gelmeyeceğinin açık olduğunu, sahte/kopya imza ile davacılar yararına bir çok işlemin yapıldığını ve davacıların bu işlemlere herhangi bir itirazının olmaması, davacılar tarafından----- sahte/kopya imza ile işlem yapma yetkisinin verildiğinin ispatı olduğunu, bu durum dahi tek başına davacıların basiretli bir tacir gibi davranmadığının ispatı olduğunu, davacılar tarafından yıllarca hiçbir denetim ve kontrol sağlanmadan----- hesabına gönderilen tüm paralara ilişkin olarak herhangi bir bilgisinin ve muvafakatinin olmadığı iddiasının hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacıların talimatı ve muvafakati dışında bu transferlerin yapıldığının kabulü halinde dahi, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca söz konusu zararın oluşmasında ve artmasında davacıların da kusurunun varlığı kabul edilerek hükmedilecek tazminat tutarında kusur oranında indirim yapılmasının gerekmekte olduğunu, davacılar hesabından----- hesabına gönderilen paraların davacılar yararına gönderilmediğinin veya kullanılmadığının ispatının gerekmekte olduğunu, davalı banka tarafından yapılan incelemede----- hesabına para transferi yapılmasına ilişkin faks talimatlarının bir kısmında bulunan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, banka kayıtlarından para transferi yapılan ---- davacılara ait muhasebe kayıtlarının kontrolünün verildiğinin anlaşılmakta olduğunu, nihayetinde ----- hesabına gönderilmiş olsa da söz konusu paraların davacılar yararına kullanılmış olmasının da mümkün olduğunu, söz konusu ispatın yapılmaması durumunda gerçek bir zararın meydana geldiğinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu faks talimatları dışında davacıların başka işlemleri için de müvekkili bankaya gönderilen bazı talimatlardaki imzaların da incelemeye alındığını, söz konusu incelemede davacılar lehine gerçekleştirilen bir takım işlemlerin de davacı ----- imzası taklit edilmek suretiyle düzenlenen talimatlara istinaden gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, bunlara 16.04.2012 tarih ve 11.805 TL tutarındaki leasing ödemesi, 15/03/2011 tarih ve 100.000 TL tutarındaki iskonto/iştira kredisi kullanımı, 26/02/2012 tarih ve 84.234 TL tutarındaki kredi kullanımı, 20.05.2011 tarihli ve----- hesabından ---- hesabına 100.000 TL tutarında virman işleminin örnek olduğunu, bu işlemlerin yanı sıra bila tarihli iki adet çeke ait toplam 48.000 TL tutarındaki çek tevdi bordrosunda yer alan imzanın ve davacı şirketin 30/08/2012 tarihinde keşide ettiği 11.490 USD tutarındaki çekin üzerinde yer alan imzaların da davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, sahte imza olduğu tespit edilen bu işlemlere davacılar tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu işlemlerin yanı sıra bir çok işlemde de yine sahte imzanın kullanıldığının davalı banka tarafından tespit edildiğini, bu durum da yine davacıların hesaplar üzerindeki tüm kontrolü muhasebe çalışanlarına teslim ettiği, sahte/kopya imzalarla bankacılık işlemleri yapılmasına muvafakat verdiği, hesaplar üzerinde gerekli denetimleri yapmadığının ispatı olduğunu, davacılar tarafından zararın doğduğu tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile zararın giderilmesinin talep edildiğini, ancak davacılar tarafından daha önce davalı müvekkili temerrüde düşürülmediği için zararın doğduğu tarihten itibaren alacağa faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu eylemin niteliği gereği dava konusu alacağa ancak yasal faiz işletilebileceğini, bu nedenle davacıların bu yöndeki taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen işlemlerin yaklaşık dört yıllık bir süreci kapsamakta olduğunu, müvekkili banka uhdesinde cevap ve itirazlarını ispata yarar birçok kayıtın bulunmakta olduğunu, anılan nedenlerle müvekkili bankanın defter ve bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmasının gerekmekte olduğunu, kabul ve ikrar anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki davanın davacıların taleplerinin kabulü ile neticelenmesi ve talep edilen tutarın müvekkili banka tarafından davacılara ödenmesi halinde, müvekkili bankaca, sahte talimatlarla paraların aktarıldığı iddia edilen ve yine davacıların iddiasına göre sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olan------ rücu edileceğinden ismi geçen kişiye davanın ihbarının gerektiğini savunarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle usule ilişkin itirazlarının değerlendirilerek davacıların kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığının kabulü ile davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Davacıların davalı bankadaki hesaplarından sahte imza ve fakslarla üçüncü kişi hesabına yapılan EFT ve para nakilleri işlemlerinden ötürü davalı bankanın davacılara karşı sorumlu olup olmayacağı, bu kapsamda davacıların uğradığını ileri sürdükleri zarar tutarını davalıdan tazminin talep edip edemeyecekleri hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunduğu anlaşıldı.
---- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- Esas ve ----- Esas, ---. Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan 30/05/2017 tarihli raporda; "Faks Talimatları üzerinden yapılan işlemlerden dolayı, taraflardan birisini yada her ikisini de kusurlu saymak, her ikisi de kusurlu sayıldığı takdirde, tarafların ekonomik durumlarını da göz önünde bulundurarak müterafik kusur oranlarını belirlemek Mahkemenin takdirlerinde olmakla birlikte taraflardan, davalı bankanın % 40, davacıların ise %60 oranında kusurlu olduklarının değerlendirildiği," kanaatinin bildirildiği,Tarafların itirazlarını karşılamak üzere aynı bilirkişiden alınan 17/03/2021 tarihli ek raporda; "...Kök Raporda, her iki tarafında kusurlu olduğu yönündeki kanaatimi tekraren, Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olmak üzere, her iki tarafında kusurlu olduğuna, veya taraflardan birinin kusurlu, diğerinin kusursuz sayılmasına, her iki tarafında da kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde, gerek kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde, gerekse işbu ek rapordaki değerlendirmeler çerçevesinde tarafların kusur oranının takdiri mahkemenizde olduğu, tarafların diğer taleplerinin yüce Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı," sonuç ve kanaatinin bildirildiği,
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 22/03/2022 tarihli raporda; "Davacı---- Nolu hesabından ------ hesabına 421.139,73 TL gönderildiği, İhbar Olununan ----- Nolu hesabından Davacı ------ Nolu hesabına 83.455,00 TL para gönderildiği, 10.06.2010 - 03.01.2013 Tarihleri Arasında İadeler düşüldükten sonra----- hesaplarına (421.139,73 - 83.455,00 -) 337.684,73 TL Para girişi olduğu,
10/06/2010 - 03/01/2013 tarihleri arasında davacı ---- Nolu TL ve ----- Nolu USD hesabından --- hesabına 1.955.059,00 TL, 300,00 USD gönderildiği, Taraflar arasında ihtilafa konu yapılan işlemlerin 2010-2013 yılları arasında gerçekleştiği, yapılan işlemlerin uzun bir zamana yayılması, banka tarafından düzenli gönderilen hesap bildirimleri, ekstreler, davacılar tarafından kullanılan bankacılık ürünleri dikkate alındığında tacir olan davacıların aylık mizan, 3 aylık bilanço, yıllık finansal tablo hazırlıkları, belli zaman aralıklarında şirket yetkililerine, veya Şirketin Olağan / Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında Şirket hissedarlarına ibraz ve incelemelerinde, Şirketin mali durumu, şirketin alacak ve borç durumu hakkında şirketin hakim ortağının bilgisinin olduğu kabulü gerektiği, yapılan işlemlerden bi haber olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu açıklamalar ve örnekler çerçevesinde, davacı şirket hesap hareketleri ile davacı şirket hakim ortağı ------ kendi hesap hareketlerinden bilgisi olduğu, davalı bankanın para transferi ve imza teyitleri için gerekli özeni göstermediği, belirtilen nedenlerle tarafların müterafik kusurlu oldukları kabul edilip, tarafların müterafik kusur durumlarının Sayın Mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı, tarafların masraf, vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı," kanaatinin bildirildiği,
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/02/2024 tarihli raporda; "Daha önceden düzenlenen, 22/03/2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporundaki Sayın Bilirkişi Prof. Dr. ----- tarafından yapılan hukuki değerlendirmelerin aynen bu bilirkişi heyeti incelemesinde tespit edilen hususlar için de geçerli olduğunu, ----- tarafından, ---- antetli kağıdına, -----Şubesi'ne hitaben yazılmış, davacı şirketin kaşesi basılmak ve kaşenin üzeri davacı şirketin yetkili imzası taklit edilmek ya da kopyalanmak suretiyle imzalanmış bulunan yazılı faks talimatları ile, davacı şirketin ---- numaralı hesabından ve davacı şahsın ----- numaralı hesabından, davacıların bilgisi ve rızası olmadan, 30/07/2010 - 03/01/2013 tarihleri arasında, 149 adette toplam 2.063.750,73 TL'nin davacıların hesaplarından transfer edilmesi suretiyle davacıların zarara uğratıldığı, Raporumuzun “Tarafların Kusur ve Sorumluluklarının Değerlendirilmesi” başlıklı 7/a bölümünde ihbar olunan ----, 7/b bölümünde davacıların ve 7/e bölümünde davalı ---- kusur ve sorumluluklarının ayrı ayrı irdelendiği, ---- 2.063.750,73 TL zararının tamamından sorumlu olduğu, davacının ----- her bir işlem için ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, Davacıların dava ve tüm dilekçelerindeki iddia ve talepleri ile davalı bankanın cevap dilekçeleri ve tüm dilekçelerindeki savunmalarının hukuken değerlendirilmesi ve davacıların zararın meydana gelmesinde ağır kusurunun bulunduğu, davalı bankanın ise hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davacıların ağır kusurunun davalı bankanın hafif kusurundaki illiyet bağına kesip kesemeyeceği vb. hukuki değerlendirmelerin Sn. Mahkeme'nin uhdesinde olduğu, Mahkemece işbu bilirkişi raporumuzun denetlenerek kabul görmesi halinde; Sayın Mahkemece, yapılacak hukuki değerlendirme sonucunda; davalı banka yönünden; davanın reddine ya da davanın kısmen kabulüne karar verilebileceği, Mahkemece, davacıların zarara uğratılmasında, davacı---- davacı ----- ile davalı ----- olmak üzere; her iki tarafında müterafik kusurunun bulunduğuna hükmedilmesi halinde; Bilirkişilik Daire Başkanlığı'nın “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” başlıklı duyurusunun 27. maddesinde yazılı olduğu üzere; kusur oranlarının takdir yetki Sayın Mahkeme'nin uhdesinde olduğu, Davalı ------yönünden; davacılar, davalı bankaya “uğradıkları maddi kaybın tazmini talepli” 06/03/2013 tarihli dilekçelerini elden tebliğ etmiş olduklarından, muhtemel temerrüt tarihinin 08/03/2013 tarihi olduğu, Sn. Mahkemece belirlenecek kusur oranlarına göre oluşacak asıl alacak tutarına, yine Sn. Mahkeme'nin takdirine göre; usulsüz para transferlerinin yapıldığı her bir işlem tarihinden itibaren veya davalının temerrüde düşürüldüğü 08/03/2013 tarihinden itibaren anapara tutarına ticari avans faizi talep edebileceği," kanaatinin bildirildiği,
Tarafların itirazları değerlendirilmek üzerine aynı bilirkişi heyetinden alınan 10/05/2025 tarihli ek raporda; " ----- tarafından, ----- antetli kağıdına,----- Şubesi'ne hitaben yazılmış, davacı şirketin kaşesi basılmak ve kaşenin üzeri davacı şirketin yetkili imzası taklit edilmek ya da kopyalanmak suretiyle imzalanmış bulunan yazılı faks talimatları ile, davacıların bilgisi ve rızası olmadan, 30/07/2010 - 03/01/2013 tarihleri arasında, davacı Şirket'in ----- numaralı hesabından; 32 adette 235.812,73 TL ve davacı ----- numaralı hesabından; 135 adette 1.886.885 TL olmak üzere; 167 adette toplam 2.122.697,73 TL'nin davacıların hesaplarından transfer edilmesi suretiyle davacıların zarara uğratıldığı, 28/02/2024 tarihli raporumuzda hesaba dahil edilmeyen; davacı ----- numaralı hesabından davacının gerçek imzasından kopyalanmış imzalı talimatlar ile gerçekleştirilen, 18 adette toplam 58.947 TL para transferleri tutarının işbu ek raporumuzda hesaba dahil edilmesi sonucu davaların toplam zararının 2.122.697,73 TL'ye baliğ olduğu, İşbu ek raporumuzdaki miktarlar yönünden yapılan tespitlerimiz ile dosyaya sunulan bilirkişi raporları, bilirkişi ek raporları, Savcılık İddianamesi ve Ceza Mahkemesi kararındaki miktarlar arasındaki farklılıkların neden kaynaklandığı raporumuzun “III- İnceleme Tespit ve Değerlendirme” bölümünde detaylıca açıklandığı, tarafların 28/02/2024 tarihli bilirkişi kök raporumuz ile ilgili, miktarlar yönünden yapılan yaptıkları beyan ve itirazları hariç olmak üzere diğer tüm beyan ve itirazları kök Taporumuzdaki görüşlerimize ve varılan sonuca bir etkisinin olmadığı," görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüş söz konusu rapor HMK m. 282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan 18/04/2024 tarihli dilekçe ile davacı ------ yönünden 500.000,00 TL olan talebini 1.827.938 TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.TBK'nun 386 (e.BK 306) maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nun 570(e.BK 472) maddesi uyarınca usulsuz tevdi de (misli şeylerin saklanması) paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Y -----. H.D nin 10/01/2018 tarihli -----sayılı, 13/05/2013 tarihli ----- ve 16/12/2014 tarihli -----sayılı ilamları).
Davacı şirketin, davalı ------ numaralı ticari müşterisi olduğu, şirketin ----- numaralı TL hesabı 06/10/2009 tarihinde ------ Şubesi nezdinde açılmış ve 03/01/2013 tarihinde --- Şubesi'ne devredilmiştir. ----- müşteri numaralı ----- ise 23/10/2009 tarihinden beri davalı bankanın bireysel müşterisi olup, davacının --- numaralı hesabı 23/10/2009'da ----- Şubesi'nde açılmış ve 11/01/2013 tarihinde ---- Şubesi'ne devredilmiştir. Davacı-----ile imzaladıkları Ticari ve Bireysel Müşteri Sözleşmeleri uyarınca, davalı -----Nezdindeki hesabından, davacı şirketin banka sisteminde kayıtlı faks numarasından davalı banka; gönderdikleri, yetkili imzalı - yazılı faks talimatları ile EFT, havale, virman vb. İşlemleri şubeden gerçekleştirmektedir. Davacı, aynı zamanda, davalı banka ile imzaladığı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca; kendisine verilen internet bankacılığı şifresini de kullanmak suretiyle, davalı bankanın internet bankacılığı hizmetlerinden de yararlanabilmektedir.
Dosyada mübrez taraflar arasında imzalanan Ticari-Bireysel Müşteri Sözleşmesi'nin, “Müşterinin Yükümlülükleri” başlıklı 77. maddesinde, “Müşteri, Bankaya faksla talimat iletilmesinden sonra yapılacak işlemlerden doğacak bütün sonuçları peşinen kabul etmiş olup, Müşterinin Bankaya talimat iletmede kullanacağı faksın bağlı olduğu telefon numarası sözleşmenin sonunda Müşterinin imzasının yanında kayıtlıdır. Müşteri, sadece kendisi ve yetkilileri tarafından Bankaya, faksla talimat iletilmesi için gerekli tüm önlemleri alacaktır. Faksla gönderilen talimatın ve eklerinin bütün sayfaları Müşteri veya Müşteriyi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından imzalanacaktır. Faksla gönderilen talimatın bütün asıl nüshaları, teyit için faksın gönderilmesini müteakip derhal posta ile veya Müşterinin yetkili elemanları tarafından elden Bankaya teslim edilecektir. Müşteri, teyitli çalışmaya seçtiği takdirde, Banka tarafından otomatik olarak gönderilecek teyit formundaki bilgilerin kontrol edilmemesinden doğabilecek her türlü sorumluluk Müşteri'ye ait olacaktır.”,
“Bankanın Sorumlu Olmadığı Durumlar” başlıklı 78. maddesinde, “Banka, müşterinin faks talimatını aldığında yazılı teyidi beklemeksizin, talimatın gereğini kendi anlayışına göre yerine getirecektir. Ancak Banka herhangi bir neden ileri sürmeksizin kendi takdirine göre faksla iletilen talimatı yerine getirmeyi ret hakkını saklı tutar. Banka, faksla kendisine iletilen talimatın üzerindeki imzaları, Müşterinin kendisine tevdi ettiği imza sirküleri ile karşılaştırırken makul bir dikkat gösterecektir. Müşteri, Bankanın, faks metniyle asıl talimat yazısı ve/veya imza sirküleri arasındaki ilk bakışta ayırt edilemeyecek imza benzerliklerinden, faks talimatı ile ilgili yanlışlık, hata, hile ve sahteciliklerin sonuçlarından, Müşterinin bu sözleşmede numarası yazılı faks cihazı dışındaki bir cihazdan Bankaya faks talimatı gönderilmesi durumunda ortaya çıkacak sonuçlardan, faks sistemiyle gelen bilgi ve talimatın ve/veya eklerinin yanlış ve yetersiz olmasından, yanlış veya değişik faks numarasına veya eksik iletilmiş olmasından, teyit için olduğu belirtilmeden teslim edilecek talimat asıllarına istinaden mükerrer işlem yapılmasından doğacak olan sonuçlardan, sorumlu olamayacağını peşinen kabul etmiştir. Bankanın ve personelinin genel olarak kendisine düşen dikkat ve ihtimamı gösterdiği karine olarak kabul edilir. Bunun aksini iddia eden Müşteri bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Banka ve personeli sadece ağır kusurundan sorumlu tutulabilecektir. Banka, üçüncü kişilerin herhangi bir kusurundan sorumlu olmayacaktır. Banka, faksla iletilen talimatları uygulamayıp, asıl metnin kendisine ulaşmasını beklemek hakkına sahip olmakla birlikte, faksla ilgili talimatı uygulamış ise, faks talimatının orijinal metni Müşteri tarafından bu sözleşme koşullarında Bankaya teslim edilmese veya Bankaca talep edilmese dahi bu işlemler ve Müşteri için bağlayıcı olacaktır.” hükümleri yer almaktadır.
Somut dosya kapsamında davacı şirket çalışanı ----- tarafından---- antetli kağıdına, -----Şubesi'ne hitaben yazılmış, davacı şirketin kaşesi basılmak ve kaşenin üzeri davacı şirketin yetkili imzası taklit edilmek ya da kopyalanmak suretiyle imzalanmış bulunan yazılı faks talimatları ile, davacı şirketin ---- numaralı hesabından ve davacı şahsın ----- numaralı hesabından, davacıların bilgisi ve rızası olmadan, 30/07/2010 - 03/01/2013 tarihleri arasında, 149 adette toplam 2.063.750,73 TL'nin davacıların hesaplarından transfer edilmesi suretiyle davacıların zarara uğratıldığı, davacı şirketin zarara uğratılması bakımından davacı şirketin çalışanının işlerini gereği gibi denetlememesi ve kontrol etmemesi nedeniyle daha ağır kusurlu olduğu, dolayısıyla davacı tarafın anılan ihmalleri ve davalı banka çalışanlarının davacının çalışanı ile iş birliği içinde hareket ettiklerine dair bir iddia ve ispat bulunmaması da değerlendirildiğinde, davacı taraf kendi çalışanının eylemlerinden sorumludur. Dolayısıyla zararın oluşumunda müterafık kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Yine davalı bankanın ise oluşan zarar yönünden daha hafif düzeyde kusuru olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarının dosya ve olay oluşuna da uygun olduğu değerlendirilerek davalı bankanın kusuru oranında sorumluluğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ----- açtığı davanın kısmen kabulü ile, 94.325,09-TL nin 08/03/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı ----- açtığı davanın kısmen kabulü ile, 731.175,20-TL nin 08/03/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 56.389,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 39.755,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.634,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan; 25,20-TL Başvuru Harcı, 17.077,50-TL Peşin/nisbi Harcı, 22.677,90-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 39.780,60TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan; 23.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.000,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 24.500,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.687,84-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı----- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 64.851,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacı ----- alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 113.676,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 165.547,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacı ----- alınarak davalıya verilmesine,
10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.