T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/944 Esas
KARAR NO : 2025/774
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket lehine ödenmeyen alacakları sebebiyle-------- İcra Dairesi'nin --------- E. Sayılı dosyası ile Rehinin Paraya Çevrilmesi Yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin borca itirazı sonucu takibin durduğunu, taraflar arasında mal alımı satımı nedeniyle ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı şirketin borcunu ödeyememesi sebebiyle taraflar arasında 25.08.2021 tarihinde borç mutabakatının yapılarak 2.028.042,25-TL tutarında --------- Noterliği'nin --------- Yevmiye Numaralı 28/09/2021 tarihli Taşınır Rehni Sözleşmesi'nin imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre --------- 25/08/2021 tarihi itibariyle 1.816.539,06-TL borcu bulunduğunu, taraflarca sözleşme tarihi itibariyle bu borcun kabul edildiği, söz konusu borcun 2021-2022 yılları arası ödeneceği, ödenecek borca karşılık olarak borçlu --------- 2.028.042,25- TL tutarında işletmesinin demirbaşı niteliğindeki taşınır malları teçhizatları borç bitinceye kadar teslim şartı aranmaksızın teminat amacıyla rehin vereceği, borçlu --------- da ödeme planı çerçevesinde borcunu ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ancak yapılan anlaşmaya rağmen davalı şirketin davacı şirkete olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhime icra takibine girişildiğini, ancak davalı tarafın hem icra takibine hem de rehin hakkına itiraz edildiğini, taraflar arasındaki cari borç miktarları, ticari defte ve kayıtlarda mevcut olduğunu, ayrıca rehin sözleşmesi ekinde de mutabakat sağlandığını beyan ederek huzurda görülmekte olan davanın kabulünü, başlatılan takipte, tüm faiz ve fer'ilerine haksız olarak yapılan itirazın iptali ile -------- İcra Dairesi'nin --------- E. Sayılı takibin devamına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden ve icra takibinin de haksız olduğundan İİK.m.67/2 hükmü gereğince davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ekinde yer alan rehin sözleşmesi incelendiğinde rehin sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, rehin bedelinin net olmadığını, açık ve kesin bir borç ikrarını içermediğinin göründüğü, bu nedenle rehin sözleşmesi şartlarını haciz olmayan sözleşme üzerinden başlatılan takip ve davaya açıkça itiraz ettiklerini, sözleşmenin tarafların yükümlülükleri başlığının 5. maddesi tarafların sözleşme tarihinden itibaren her 3 ayda bir cari hesap mutabakatı yapacağının yazılı olduğunu, ancak davacının dosyaya ibraz ettiği böyle bir mutabakatın olmadığını, oysa ki; davalı firmanın sözleşmenin imza edilmesinden sonra bir kısım ödemeler / mal teslimleri yapmış olmasına rağmen buna ilişkin bir mutabakat ve aynı sözleşmenin 6. Maddesi Uyarınca çözülmüş bir rehninde bulunmadığını, bu nedenle alacak tutarının sarih olmadığını, ilgili sözleşmenin 7. Maddesinde açık bir şekilde pandemi nedeniyle faaliyetlerin durması durumunun mücbir sebep sayılacağı bu nedenle yaşanacak aksamaların taraflarca dikkate alınacağının yazılı olduğunu, mahkemenin de takdir edeceği üzere sözleşme tarihi olan 25/08/2021 tarihinden 2022 yılı sonuna kadar tam ve kısmi kapanmalar ve sair kısıtlamalar dahil olmak üzere çok sayıda idari karar alındığını ve uygulandığını, davalı firmanın gıda sektöründe faaliyet gösterdiğinden bu dönemlerin çoğunda zorunlu olarak faaliyete ara vermesi gerektiğini ve üretim yapamadığını, davacının sunduğu sözleşme ekinde ödeme / mal teslimi için tarihlerin yazılı olduğu çizelgenin varlığından bahsedilmiş ise de tarafımıza böyle bir evrak tebliğ edilmediğini, bu nedenle bu hususta itiraz haklarımızı saklı tutmakla beraber akdi hükme aykırı olarak başlatılan takibin bu yönü ile de usulsüz olduğunu, 4. Sözleşmenin 9. Maddesinde tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, karşı tarafından edimlerin ifasının sağlanması için yazılı talepte bulunması gerektiği ve 3 ay içinde edimlerin ifa edilmemesi halinde hukuki işlemlere başlanabileceği sözleşmenin fesih edilebileceğinin açık bir şekilde yazıldığını, davacının dava dilekçesi, ekleri ve delilleri incelendiğinde bu ihtar şartının yerine getirilmediği açıkça görüldüğünü, bu nedenle temerrüt hükümlerinin uygulanmasına olanak olmadığını, huzurdaki ihtilafa konu taşınır rehin sözleşmesi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, TBK. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmeleri düzenleyen 123. maddesi; "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir." hükmü havi olduğunu, kanunun düzenlendiği iş bu hüküm aslen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasakları ile birebir ilintili ve birbirini tamamlayan hüküm olduğunu, İlgili yasa hükmü emredici bir hüküm olmasa dahi TMK. 2/1-2. Fıkraları ile değerlendirildiğinde huzurda ki Uyuşmazlık için uygulanmaması hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil edeceğini, sözleşmeciler haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken, dürüst, namuslu, makul ve yaptığı eylemin sonucunu bilebilen orta düzeyde iş sahibi-yüklenici ikilisinin davrandığı gibi davranmakla yükümlüdürler; onlar, söz ve eylemleriyle, birbirlerine sadık kalacakları, güvenebilecekleri, birbirlerini yanıltmayacakları, birbirlerinin yararlarını düşünecekleri bir birlik oluşturduklarını, bu kapsamda Türk Medeni Kanunu'nun. 2. maddesi; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz, hükmünün havi olduğunu, bahse konu hükümler beraber değerlendirildiğinde davalı firmanın açıkça hakkı kötüye kullandığı mevcut durumun kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinin görüldüğü aksinin kabulü hakkaniyete açıkça aykırı olacak, hakkın şekle mahkum edilmesinden başka bir netice doğurmayacağını, esas ve usul yönünden yaptığımız itirazlara halel getirmemek kaydı ile müvekkil söz konusu rehin sözleşmesinin akdinden sonra bir kısım ödemeler yaptığını, bu nedenle öncelikle davanın yukarıda izah edilen gerekçelerle reddine aksi halde taraflara ait ticari defter kayıtlar ve sair deliller beraber değerlendirilerek bakiye borcunda hesaplanması gerektiğini, davacının talep ettiği icra inkar tazminatı hukuki mesnetten uzak olduğunu, alacağın likit olmadığını beyan ederek davanın reddi ile tüm yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerine tahmiline karar talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; rehnin paraya çevrilmesine ilişkin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında kurulan 25/08/2021 tarihli borç mutabakatına istinaden --------- Noterliği'nin --------- yevmiye numaralı 28/09/2021 tarihli rehin sözleşmesininin geçerlilik şartlarının bulunup bulunmadığı, davalı borçlunun sözleşmeye aykırılık iddiası kapsamında davacı alacaklının sözleşmenin 9.maddesi kapsamında rehin takibinden önce yazılı ihbar koşulunu yerine getirip getirmediği, söz konusu hükmün TMK m.2 hükmü kapsamında icra takip işlemlerine etkisinin bulunup bulunmadığı, sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile itirazın iptali icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. --------İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Celp edilen --------İcra Dairesi'nin------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının -------- Şirketi, Borçlusunun ---------- Şirketi olduğu, 1.689.010,07 TL Rehin Alacağı, 153.653,64 TL 01/01/2023 - 12/09/2023 İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 1.842.663,71 TL alacak için 15/09/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından borca itiraz edildiği ve davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizin 08/11/2024 tarihli ara kararı ile dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/06/2025 tarihli raporda; "Davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, 1.689.010,07 TL asıl alacağı bulunduğu; ayrıca, 01/01/2023 tarihinden takip tarihine kadar, talebi gibi Avans Faizi oranı (3095 sayılı Faiz Kanunu md.2/f.2) üzerinden işlemiş 153.653,64 TL temerrüt faizi alacağı bulunduğu; Asıl alacağın, takip tarihinden itibaren işletilecek Avans Faizi ile birlikte tahsili gerektiği" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; somut dosya kapsamında taraflar arasında 2019 yılından beri ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, birebir birbiri ile örtüştüğü, davacı tarafın davalı şirketten rehin sözleşmesinin imzalandığı 28/09/2021 tarihi itibariyle 1.748.210,06-TL alacağı bulunduğu, 01/06/2022 tarihi itibariyle tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten alacağının 1.689.010,07-TL olduğu, davalı şirketin 2023 ve 2024 yılları ticari defter kayıtları incelendiğinde, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 01/06/2022 tarihi itibariyle tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 1.689.010,07-TL alacaklı olduğu, hususlarının mali olarak tespit edilmesi ve taraflar arasında akdedilmiş olan Taşınır Rehni Sözleşmesinin “Tarafların yükümlülükleri” başlıklı kısımda 6. maddesi gereğince rehinle teminat altına alınmış olan Cari Hesap borcunun 2022 yılının sonunda yani, 30/12/2022 tarihinde ödenmesi gerekeceği, dolayısıyla, söz konusu sözleşmenin bu hükmüne göre, davalının ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı takibin 1.689.010,07- TL asıl alacak ve 153.653,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.842.663,71- TL üzerinden aynen devamına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 1.689.010,07- TL asıl alacak ve 153.653,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.842.663,71- TL üzerinden aynen devamına,
2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 337.802,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 125.872,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 22.254,77-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 103.617,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 22.254,77-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.858,16-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 32.382,78TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 262.693,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları --------- Arabuluculuk Bürosu ---------- Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025