T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/846 Esas
KARAR NO : 2025/771
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat işi ile alakalı her türlü malın ve hizmetin yer aldığı bir şahıs şirketi bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin, 2020 senesinde -------- İli, --------- İlçesi'nde bulunan askeri alan içerisindeki askeriye binalarının (koğuş, wc, anfi, kapalı otopark vs) ve tünellerin kaba inşaat işinin yapılmasına yönelik asıl işverenin davalı şirket olduğu, taşeron firmanın ise --------- Şti. olduğu inşaat yapım işini yüklenen şirketlere gerekli inşaat malzemeleri ve işçi temini hizmeti sağladığını, müvekkilinin, asıl işverenin davalı olduğu şirkete yüklü miktarda malzeme temin ettiğini, bunların taşıma masraflarını da kendisinin karşıladığını, müvekkilinin malzemeleri davalının sigortalı çalışanı olan --------- sevk irsaliyesi düzenleyerek imzası karşılığı teslim ettiğini, ---------- sigorta kaydında asıl işveren olarak davalı şirketin, alt işveren olarak da --------- Şti.nin gözüktüğünü, müvekkilinin, yüklü miktardaki malı inşaat alanında davalının sigortalı çalışanına imza karşılığı teslim etmesine rağmen bu malların ödemesi müvekkiline yapılmadığını, müvekkil tarafından davalı şirkete inşaat alanında toplam 1.398.100,00 TL değerinde malzeme teslim ettiğini, bu meblağların müvekkili tarafından o dönemki fiyatlara göre yazıldığını, sevk irsaliyesinde tutar yazılmayan mallara ilişkin fiyatların detaylı bir şekilde açıklandığını, hesaplamaya ilişkin görsellerin de dilekçe ekinde sunulduğunu, bu meblağların gerekirse bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep ile bu şekilde tutarların gerçeği yansıttığının da ispatlanmış olacağı, davalı şirketin malları teslim almasına rağmen müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine--------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe konu borca, faize, ferilerinin tamamına itiraz ettiğini, İtiraz edilen icra takibinin dayanak belgesinde yer alan sevk irsaliyelerinde davalının sigorta çalışanının imzası bulunmakta olup bu mallar davalıya teslim edildiğini, gerektiği takdirde sevk irsaliyelerinin altında imzası olan şirket çalışanının tanık olarak dinletilmesini talep etiklerini, müvekkilinin malları teslim tarihinin sevk irsaliyelerinin üzerinde yazan tarihlerle sabit olduğunu, faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda mal ve hizmet tedarikinde mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlunun mütemerrit olacağı ve faizin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, bu yasal düzenleme gereğince icra takibinden önce işletilen faizin de yasalara uygun olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, --------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyaya ilişkin yapılan itirazın iptali ile takibin 1.900.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, Haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz eden davalı taraf aleyhine alacağın 020 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca ikame edilen davada müvekkilin taraf sıfatının mevcut olmadığını, davalı ile dava dışı -------- Şti. arasında imzalanan 25/03/2020 tarihli işçilik ve malzeme dahil yani anahtar teslim bir eser sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkilinin yapımını üstlendiği --------- İli, -------- İlçesi --------- Komutanlığı İnşaatı İle Altyapı Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında dava dışı -------- firması ile imzalanan sözleşmenin 3. Maddesinde dava dışı firmanın malzeme/ genel giderler ve işçilik dahil işi yapacağının sözleşme ile sabit olduğunu, 25/03/2020 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde malzeme ve genel giderlerin dava dışı firmaya ait olduğunun görüldüğünü, davacı yan -------- ile kendi arasında olan alacak verecek ilişkisine müvekkilini taraf etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, malzeme teslim edildiği iddia edilen kişinin müvekkilinin sigortalı çalışanı olmadığını, yanca dosyaya sunulan bir fatura mevcut olmadığını, tek başına sevk irsaliyeleri ile müvekkilinin borçlandırılmasının hukuken mümkün olmadığını beyanla her türlü itirazları ile dosyada dava dışı -------- ile aralarında var olan sözleşme gereğince sözleşme konusu işin Malzeme + işçilik olması sebebi ile huzurda ikame edilen davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, mal ve hizmet tedarikine ilişkin sözleşme kurulduğu iddiasıyla teslim edildiği belirtilen inşaat malzemesi bedelinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67/1 hükmü gereğince iptali davası olup, Uyuşmazlık; Taraflar arasında mal ve hizmet tedarikine ilişkin yazılı olmayan sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulup kurulmadığı, davacı satıcının dilekçelerinde belirtmiş olduğu irsaliyeler içerisinde sayılan malları davalıya teslim edip etmediği, teslimin gerçekleştirildiği belirtilen -------- davalı çalışanı olup olmadığı, anılan kişinin davalı adına mal teslim almaya yetkili olup olmadığı, davalının savunmaları kapsamında davalı ile dava dışı --------Şti arasında kurulan eser sözleşmesinin 3 ve 5 maddelerindeki hükümler kapsamında davacının teslim ettiğini iddia ettiği mal bedellerini davacıdan talep edip edemeyeceği, bu kapsamda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celsesi ile davacının adresi gözetilerek ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 19/02/2025 tarihli raporda özetle; ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğünün Mahkemeye hitaplı 01/10/2024 tarihli cevabi yazısında; Müdürlükleri sicil kayıtlarının tetkik ve incelenmesi neticesinde ---------- herhangi bir tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünce Sayın Mahkemeye hitaplı yazılan 17/10/2024 tarihli yazı ekinde bulunan davacıya ait 2020 ve 2021 yılı Bs formlarına göre davalıya fatura düzenlediğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünce Mahkemeye hitaplı yazılan 27/09/2024 tarihli yazı ekinde bulunan davalıya ait 2020 ve 2021 yılı Ba formlarına göre davacıdan fatura aldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından sunulan belgeler ve Tüm Dosya kapsamında yapılan tespitlere göre; davacı tarafından sunulan 1 mavi klasör içinde bulunan belgeler ve davacıya ait 2020 ve 2021 yasal defterlerinde davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu gösterir belge bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen herhangi bir faturaya rastlanılmadığı" görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.Her ne kadar ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 01/10/2024 tarihli yazısı ile kayıtların tetkikinden davacının tacir kaydının bulunduğuna dair bilgiye rastlanmadığı belirtilmiş ise de gerek ---------- Vergi dairesinin 30/09/2024 tarihli yazısı ile davacının 18/10/2016 tarihinden itibaren vergi mükellefiyetinin bulunduğunu belirtmesi gerekse taraflar arasındaki ilişkinin 2020-2021 yılı olması ve buna ilişkin vergi kayıtlarından davacının tacir sıfatının bulunduğunun tespiti ile dosyanın gelmiş olduğu aşama da gözetilerek usul ekonomisi gereğince mahkememizin görevli olduğu kanaati ile yargılama sonuçlandırılmıştır.
Somut dosyada davacı tarafın 2020 yılında -------- İli, --------- İlçesi'nde bulunan askeri alan içerisindeki askeriye binalarının (koğuş, wc, anfi, kapalı otopark vs) ve tünellerin kaba inşaat işinin yapılmasına yönelik asıl işverenin davalı şirket olduğu, taşeron firmanın ise ---------- Şti. olduğu inşaat yapım işini yüklenen şirketlere gerekli inşaat malzemeleri ve işçi temini hizmeti sağladığını, asıl işverenin davalı olduğu şirkete yüklü miktarda malzeme temin ettiğini, bunların taşıma masraflarını da kendisinin karşıladığını, müvekkilinin malzemeleri davalının sigortalı çalışanı olan --------- sevk irsaliyesi düzenleyerek imzası karşılığı teslim ettiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise dava dışı --------- Şti. ile arasında imzalanan 25/03/2020 tarihli işçilik ve malzeme dahil yani anahtar teslim bir eser sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkilinin yapımını üstlendiği --------- İli, --------- İlçesi --------- Komutanlığı İnşaatı İle Altyapı Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında dava dışı --------- firması ile imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde dava dışı firmanın malzeme/ genel giderler ve işçilik dahil işi yapacağının sözleşme ile sabit olduğunu, 25/03/2020 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde malzeme ve genel giderlerin dava dışı firmaya ait olduğunun görüldüğünü savunduğu ve davacı tarafın dava dışı -------- ile ilişkisine kendisini dahil etmeye çalıştığını belirttiği, yapılan mali incelemede davacı tarafın kendi ticari defter ve dayanaklarında davacıya ait 2020 ve 2021 yılı Bs formlarına göre davalıya fatura düzenlediğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünce Mahkemeye hitaplı yazılan 27/09/2024 tarihli yazı ekinde bulunan davalıya ait 2020 ve 2021 yılı Ba formlarına göre davacıdan fatura aldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından sunulan belgeler ve tüm Dosya kapsamında yapılan tespitlere göre; davacı tarafından sunulan 1 mavi klasör içinde bulunan belgeler ve davacıya ait 2020 ve 2021 yasal defterlerinde davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu gösterir belge bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen herhangi bir faturaya rastlanılmadığının tespiti karşısında yine davacının malzemeleri davalının sigortalı çalışanı olan ---------- sevk irsaliyesi düzenleyerek imzası karşılığı teslim ettiği, ---------- sigorta kaydında aşıl işveren olarak davalı şirket, alt işveren olarak da ---------- Şti. Gözüktüğüne ve malların teslim edildiğinin belirtildiği ----------- davalı şirkette çalışmadığı, kayıtlarla bu hususun da sabit olduğu anlaşılmakla davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 22.100,85-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 269.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları --------- Arabuluculuk Bürosu ----------- Dosya numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere mahkememizin görevsizliği hususunda oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
MUHALEFET ŞERHİ
Ticari davaların, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrıldığı,Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayıldığı, bu davaların kanun gereği ticari dava sayılan davalardan olduğu,Nispi ticari davaların, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olmasının gerekli olduğu,bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli olmadığı,6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlediği, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmediği, TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlandığı, TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlandığı,Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve --------- sayılı ---------- yayımlanan, --------- sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemeyeceği ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 01.10.2024 tarihli müzekkere cevabına göre, Davacı ---------- tacir kaydının bulunmadığı,---------Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında Vergi kaydının terk olarak işaretlendiği,faal olduğu dönemde de kazançlar toplamının VUK 177.maddesinde belirlenen sınırların çok altında olduğu dolayısıya tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da olmadığı,somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde olmadığı, Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmekte olduğu ,görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Heyetin davanın esastan reddi yönündeki kararına muhalefet ediyorum.