T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/48 Esas
KARAR NO : 2025/699
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde özetle; ---------- vergi numaralı davalı şirkette ortaklığı bulunduğunu, şirketin açıldığı günden beri herhangi bir faaliyetinin olmadığını, yaklaşık 100.000 TL Bağ Kur borcunun biriktiğini, bununla birlikte vergi borçlarının da biriktiğini, kendisinin bunları ödeyecek durumu olmadığını, Bağ Kur'lu olup borçları da ödeyemediğinden dolayı çocuklarının da herhangi bir sağlık hizmetinden faydalanamadıklarını, aynı zaman da sigortalı bir işte de çalışmadığını, ortaklık çıkmak için de herhangi bir şirket ortağına ulaşamadığını, vergi borcundan dolayı devletin de zarara uğratılmaması adına şirketin kapatılması için vergi dairesine dilekçe verdiğini,------- Ticaret Odası'ndan kaydını sildirmek istediğini, onların da kendisinden ortakların vermiş olduğu bir karar ya da Mahkemenin vereceği bir karar istediklerini, ortaklarına ulaşamadığından dolayı mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davalı şirketin münferit yetkilisinin davacı şahıs olduğu anlaşıldığından davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı şirketin fesih istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak gösterilen ticaret sicil kayıtları, --------- kayıtları ve vergi kayıtları celp edilmiş olup sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 25/06/2025 tarihli yazı cevabı incelendiğinde davacı ---------- münferiden temsile yetkili olduğu ve şirketin ticaret sicil kaydının faal olarak devam ettiği görülmüştür.--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/03/2023 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, mükellef kurumun 18/02/2021 tarihinde faaliyete başladığını, 2023 yılından itibaren beyanname vermediğinden re'sen terk işlemine başlandığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık; şirketin fesih şartlarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. --------- tarafından dosyaya sunulan 06/01/2025 tarihli rapor içeriğinde; davacı ---------- davalı şirketin toplam 500.000 TL sermayesinin 84.000 TL tutarındaki kısmına ortak olduğu ve “müdür” sıfatı ile münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, mahkemece tespit edilen inceleme günü davacı ve davalı taraf hazır bulunmadığından davalı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenemediği, yapılan sorgularda davalı şirkete ait herhangi bir araç veya mal varlığı kaydına rastlanamadığı, davalı şirketin 05.08.2024 itibariyle kesin sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığı, davalı şirketin toplam 19.787,68 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu, davalı şirketin 2022 bilançolarına göre 500.000 TL sermayenin 375.000 TL tutarındaki kısmının ortaklarca ödenmemiş olduğu ve Mahkemece ---------- vergi kimlik numaralı davalı şirket ile ilgili olarak ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2023 yılına ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerinin, (varsa) 2023 yılı detaylı mizanının, 2024 yılına ait 3. Dönem geçici vergi beyannamesi ve eklerinin, (varsa) 2024 yılı detaylı mizanının ve davalı şirketin faaliyetlerine devam edip etmediği ve resen terk durumunun bulunup bulunmadığı hakkında bilgi talep edilmesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılınasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK'nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. Yargıtayın konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır .
Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı şirketin ticari faaliyeti bulunmadığı, şirket ortaklarına ulaşamadığı, her geçen gün şirketin borçlarının arttığı gerekçe gösterilerek davalı şirketin feshi talep edilmiş olmakla --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/03/2023 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, mükellef kurumun 18/02/2021 tarihinde faaliyete başladığı, 2023 yılından itibaren beyanname vermediğinden re'sen terk işlemine başlandığının bildirildiği, alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı şirkete ait herhangi bir araç veya mal varlığı kaydına rastlanamadığı, davalı şirketin 05/08/2024 itibariyle kesin sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığı, davalı şirketin toplam 19.787,68 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu, davalı şirketin en son tescilinin ana sözleşme tescil tarihi de olan 18/02/2021 tarihinde göründüğü, şirketin faaliyetlerine devam etmediği, bu noktada artık şirketin devamında hukuken ve fiilen ortakların korunmaya değer menfaati de kalmadığı dolayısıyla davalı şirketin fesih koşullarının oluştuğu gözetildiğinde davacının şirketin feshi talebinin haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalı --------- Şti'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin kabulü ile,---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------- sicil sırasında kayıtlı----------- Şti 'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak ----------- atanmasına,
3-Tasfiye memuru için bir defaya mahsus olmak üzere 5.000 TL ücret taktirine, ücretin davacı tarafından karşılanmasına, ücretin yatırılması halinde tasfiye memuruna görev tevdi tutanağı düzenlenmesine,
4-Kararın ticaret siciline tescil ve ilanına,
5-Alınması gereken 615,40 TL karar harcına karşılık peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ile 1.011,50 TL tebligat/ posta masrafı ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.000,00 TL kayyım ücreti yargılama gideri olmak üzere toplam 8.866,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2025