T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1073 Esas
KARAR NO : 2025/662
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2016
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki hizmet ilişkisi 2013 yılının sonlarında başladığını, söz konusu hizmetin temel amacının, müvekkil şirketin, davalı şirketin alacağı stratejik kararlar ile ilgili ön çalışmaları yapması ve alacakları kararlarda yol göstermesi olduğunu, bu süreçte müvekkil şirket tarafından, davalı şirkete gerektikçe eğitimler verdiğini, müvekkilin söz konusu hizmet ilişkisi uyarınca gereken yükümlülükleri tamamını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yetkili eğitimcileri ile davalı şirkete müşteri ilişkileri yönetim danışmanlığı hizmeti verdiğini, bu kapsamda söz konusu hizmetin müvekkili şirket tarafından 3 dönem olarak hazırlandığını, ilk dönemde davalı şirkete özel müşteri odaklı dönüşüm yol haritası ve proje olarak hazırlandığını, ikinci dönem de ise uygulama çalışması adı altında, parekende birimi kurulması, davalı şirkete uygun yazılım seçimi ve müşteri yönetim biriminin kurulmasının gerçekleştirildiği, bu projelerin hepsinin müvekkili şirket tarafından vaat edildiği tarihte bitirildiğini, davalı şirket tarafından çok beklenildiğini, müvekkili şirketin, söz konusu ilişki süresince ödenmeyen fatura bedeline rağmen üzerine düşen yükümlülükleri aralıksız yerine getirdiğini ve her hafta yaptığı çalışmalar neticesindeki durum bilgisini mail yolu ile davalı şirket ile paylaşıldığını, davalı şirketin müvekkili tarafından verilen danışmanlık hizmeti ile ilgili ödemesi gereken bedeli ödemediğinden davalı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının mahkum edilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhine---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, ödeme emrinde borcun sebebi olarak 03.02.2015 tarihli ----------- sıra no lu 75.501 TL bedelli faturanın eklendiğini, müvekkili tarafından takip alacaklısına ----------- Noterli'ğinin 05.01.2016 tarih, ---------- yevmiye no lu ihtarnamesi faturanın iade edildiğini, taraflar arasında imzalanmış aralık 204 tarihli sözleşmenin mali hususlar maddesinde “ bu sözleşmede yer alan hizmetler gerçekleştirilmediği sürece proje sabinin bir üst bölümde belirtilmiş ödemeleri yapma borcu olmayacaktır” hükmünün bulunduğu, sözleşmenin konusu bölümünde “ danışman firma tarafından haftanın en az iki yarım günü proje sahibi firmaya yetkili eğitimci gönderecek ve danışmanlı eğitimi verilecektir. Sözleşmenin süresi 6 aydır” şeklinde olduğunu, ancak davacı firmanın sözleşmesel! yükümlülükleri yerine getirmediğini, altı ay boyunca haftanın en az iki günü eğitimci göndermesi gerekiyorken sadece haftanın bir günü eğitimci gönderdiğini, çoğu hafta hiçbir eğitimcinin gelmediğini, proje süresi 6 ay olmasına rağmen davacı firmanın 3.aydan sonra işi bıraktığını, sözleşme ile karşılaştırılan işin davacı tarafından yarım bırakıldığını, mail yazışmalarında bile davacı firmanın eksik hizmette bulunduğunu ortaya koyduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkilinin iyi niyeti ile davacı firmaya bugüne kadar 75.300 TL ödeme yaptığını, yapılan ödeme ile ilgili olarak eksik ve ayıplı ifa sebebi ile alacak davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davacı firmadan alınan iş ve hizmetleri yarım kalmışken, müvekkil firmanın davacıya ödeme yapmasının söz konusu olmayacağını, davacının hizmeti eksik ifa etmek ve yarım bırakmakla sözleşme konusu ücretleri hak etmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; müşteri ilişkileri yönetimi danışmanlığı verilmesine ilişkin sözleşme kapsamında düzenlenen fatura dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davanın safahatı incelendiğinde mahkememizin --------- E; ---------- K sayılı 22/11/2018 tarihli kararı davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine ---------- sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine yukarıda yazılı esas numarası ile istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf ilamında belirtilen hususlar gereğince, dava dilekçesinde itirazın iptali istemi talep edildiğinden işlemiş faiz yönünden eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlandığı görülmüştür.İtirazın iptali istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 75.501,00 TL fatura ile 651,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.152,58 TL alacağın tahsili için 09/02/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Yine istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında HMK m.30 hükmü kapsamında yapılan değerlendireme ile dosya mahkememizce resen seçilen sektör uzmanı bilirkişi ------- tevdi edilmiş anılan bilirkişi tarafından sunulan 12/01/2024 tarihli rapor içeriğinde özetle; taraflar arasında müşteri ilişkileri yönetim danışmanlığı sözleşmesinin kurulduğu, sözleşme kapsamının, müşteri odaklı dönüşüm programı kapsamında uygulamaya geçirilmesi planlanan çalışmaların denetlenmesi ve koordine edilmesi olduğu, davacının, proje kapsamında çalışmaları davalı ile beraber yürüttüğü, davalının Ocak ayına ilişkin faturayı ödememesine rağmen Nisan ayı ortalarına kadar davacının çalışmayı sürdürdüğü, davalının bu çalışmalarla ilgili bir itirazının olmadığı, davacı firma danışmanlarının davalı firmaya haftada iki yarım gün gidip gitmediğinin belirlenemediği ama haftada bir gün gittiği belirtilmiş; söz konusu rapora davalı vekilince yapılan itirazlar ve mahkememizce yapılan tespitler kapsamında dosya bu kez bilgisayar mühendisi ve özellikle CMR uzmanı bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, söz konusu bilirkişi tarafından sunulan 25/12/2024 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen 15/02/2015 tarihli fatura alacağına konu işin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının olup olmadığı varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında müşteri ilişkileri yönetimi danışmanlığına ilişkin yazılı sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının danışman/işgören, davalının ise proje/işsahibi olduğu, sözleşmenin konusu ve amacının, proje sahibinin müşteri odaklı dönüşüm çerçevesinde uygulamaya konulması planlanan çalışmaların denetlenmesi ve koordine edilmesi için danışman firma tarafından sağlanacak danışmanlık, eğitim, atölye çalışmaları, koçluk ve koordinasyon hizmetleri ile ilgili hüküm ve şartların düzenlenmesi olduğu ve danışmanın haftada en az iki yarım günü proje sahibi firmaya eğitimci göndereceği ve danışmanlık hizmeti vereceği, sözleşmenin süresinin 6 ay olduğu ve ödemelerin 6 aylık hizmet periyoduna göre taksiletdirildiği, proje bedelinin 60.000,00 USD olduğu ve 2014 Aralık ayı içerisinde % 25, 2015 Ocak ayı içerisinde % 50 ve 2015 Nisan ayı içerisinde % 25 olmak üzere 3 fatura düzenlenmesi ile ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, ihtilaf konusunun 2015 Ocak dönemine ilişkin sözleşme bedelinin % 50 oranına tekabül eden 30.000,00 USD 'ye ilişkin olduğu, istinaf ilamı öncesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda takibe dayanak faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı ancak davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığı, davalı tarafından % 25 lik dilime ilişkin ödemelerin yapıldığı, takibe konu faturanın süresi içerisinde usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği gösterir bir delil bulunmaması ve davalı tarafından daha sonra ihtarname ile iade edilmesi sebebiyle TMK m.6, HMK m.190 hükümleri ve istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında huzurdaki davada ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, bu kapsamda yine istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınan teknik bilirkişiden alınan raporda yapılan tespitler kapsamında davacı tarafından sunulan e posta yazışmalarında davacının 2014 Aralık ayından 2015 Nisan ayına kadar davalıya hizmet verdiği, dosyada her ne kadar davacının haftada iki yarım gün eğitimci gönderdiğine ilişkin bir delil bulunmasa da e posta yazışmalarında davacı tarafından davalı tarafa danışmanlık hizmeti verildiği ve yapılan işler ilgili e-postalar göndererek projedeki ilerlemeleri paylaştığı, kaldı ki davacının eğitimcilerinin davalının işyerlerine ve sahadaki diğer bayilerine gittiğinin işyerine giriş çıkış log kayıtlarının davalı uhdesinde olabileceği, bir an için davacı çalışanlarının davalının işyerlerine sözleşmede belirtilen şekilde gittiğini en azından imzalı belge ile kayıt altına almasının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü içerisinde olduğu düşünülse bile bu hususun günlük hayatın olağan akışında pek de mümkün olmayabileceği, kaldı ki sunulan e posta yazışmalarında yer alan Ocak-Nisan ayı yazışmalarında proje ile ilgili oldukça samimi ve düzenli bir şekilde ilerleme raporlarının ve bilgilerinin yer aldığı, yapılan yazışma içeriklerinde proje ile görevlendirilen ----------, --------- ve --------- haftada en az 1 gün davalı firma çalışanları ile birlikte çalıştığı, yine e-posta içeriklerinde sözleşme ile üstlenilen koçluk ve koordinasyon hizmetinin verildiği, haftada 1 gün davalı işyerine gidilmiş olmasına rağmen sözleşmedeki haftada iki yarım gün gidileceğine ilişkin hususun karşılayıp karşılamadığının TBK m.19 kapsamında değerlendirilmesinde haftada bir kez gidilmesine herhangi bir itirazın ileri sürülmemesi ile bu edimin bu şekilde yerine getirilmesine muvafakat verildiği şeklinde yorumlanması gerektiği, kaldı ki davalının bu e-posta yazışmalarını inkar etmediği, bu durumda davacının Nisan ayına kadar üstlendiği edimleri yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, söz konusu e posta yazışmaları, teknik değerlendirme ve davalı tarafından % 25'lik ve 1 ve 3 dilimlerin ödemesinin yapılması hususunun sözleşmenin ilgili hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinde davacının iddiasını ispat ettiği, takip konusu faturaya ilişkin üstlendiği edimleri yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, bunun yanında davalı faturaya itiraz ettiği noter ihtarnamesi ile faturanın içeriğinden muhtari olduğu ve bu tarihin takip tarihine kadar işlemiş faize esas alınması gerektiği Mahkememizce yapılan hesaplamada işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile ------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 15.230,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5.201,98-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.289,37-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.912,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL başvuru harcı, 1.289,37-TL peşin/nisbi harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 597,23-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.915,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2025