T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/752 Esas
KARAR NO: 2025/635
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ----- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla, -------- bedelli fatura alacaklarının taraflarına ödenmemesi nedeniyle toplam 3.451,62TL asıl alacağın tahsili amacıyla 27.06.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın 16.08.2024 tarihinde dosya borcundaki takip çıkışı miktarı olan 3.451,62TL'yi alacaklı hesabına yatırdığını, bu işlem ile birlikte davalının borcu kabul ettiğinin kabulü gerektiğini, davalı tarafın fatura bedelini öderken herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmediğini, davalının takibin açılmasına sebebiyet verdiğini, takibe konu faturaların e fatura olduğunu, kesilme tarihi itibariyle anında muhatabına iletildiğini, davalının takip sonrasında sadece fatura bedellerini ödeyip, ferilerini ödememekle birlikte ödemeden önce borca kötü niyetli olarak itiraz ederek davacıyı mağdur ettiğini, davalı taraf aleyhine bugüne dek ---- sayılı dosyalarına itiraz edildiğini---- Esas sayılı dosyalarının da haricen tahsil edildiğini, yine ----- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edilmesine sebebiyet verdiğini beyanla, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirkete ve vekiline herhangi bir borcu olmadığını, davacı vekili ile davalı arasında ticari iş ve vekalet ilişkide bulunmadığını, davacı asile tüm borçların ödendiğini, davacının da ikrar ettiği gibi davalı şirketin tüm borcunu ödediğini, davacı şirket vekilinin icra vekalet ücreti alacağından feri alacak olarak bahsetmesinin ve mükerrer icra vekaleti almak için icra dosyasını kötü niyetli olarak kapatmadığını beyanla, davanın reddine, davacı vekilinin icra vekalet ücreti ve feri alacağının mükerrer olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası, banka kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine---- fatura olmak üzere toplam ----- tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişi ----- tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 16/05/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının olup olmadığı varsa miktarı ile ödeme emrine itiraz edildikten sonra takip sonrası borcu miktarınca yapıldığı iddia edilen ödemenin TBK m.100 hükmü kapsamında öncelikle ferilere mahsup edileceği de dikkate alınarak ödeme tarihi itibariyle davacı alacağının miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, takip tarihi itibariyle davalıdan 20.213,88 TL alacaklı olduğu, dava konusu takibe dayanak 2 adet faturadan kaynaklı 3.451,62 TL tutarlı faturaların da bu alacak içerisinde yer aldığı, davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını hazır etmediği, takip başlatıldıktan sonra davalı tarafça süresi içerisinde borca itiraz edilmiş ise de 16/08/2024 tarihinde asıl alacak tutarını davacı hesabına ödediği, bu hususun uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları ve davalı tarafça yapılan ödeme sebebiyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının muaccel olduğu bu sebeple davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamına, takip sonrasında yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce kapak hesabında dikkate alınmasına, alacağın likit ve itirazın da haksız olması sebebiyle takdiren alacağın % 20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile------ sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı tarafça takip sonrasında ----- tarihinde yapılan asıl alacak tutarı olan 3.451,62 TL ödemenin İcra Müdürlüğü'nce kapak hesabında dikkate alınmasına ve öncelikle TBK m.100 hükmü kapsamında ferilerden düşülmesine bu yolla takibin devamına,
2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 690,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin/nisbi harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 307,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.162,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.451,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde---------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.600,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak davalının yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2025