T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/909 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----------, kurucu ve tek ortağı olarak bulunduğu --------- ŞTİ. şirketini 2018 yılında kurmuş ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, ---------- 08.11.2018 tarih, ----------sayı ve----------- Sayfalarında yayımlandığı, şirketin ----------- Sicil Numarası ile--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olduğu, şirketin şu anda tek ortağı bulunduğu ve davacının kendisinin münferiden temsile yetkilisi olduğunu, şirket uzun zaman önce faaliyetine sona erdiği, ---------- Vergi Dairesi 31.10.2019 tarihinde şirketin vergi mükellefiyetliğini resen terkin ettiği, şirketin vergi kaydının bulunmadığı, bununla birlikte şirket defterleri de kayıp olup müvekkilin uhdesinde olmadığını, bütün bunların yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığı, ayrıca şirketin gerek Gelir İdaresi Başkanlığına gerek --------- gerekse de hiçbir devlet kurumuna borcu bulunmadığına ilişkin belgeleri ilgili kurumlardan celbinin talep edildiğini, bunun haricinde yalnız şirketin ------------ Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, bu nedenle de şirketin haklı nedenle feshini talep etme zorunluluğu doğduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Sona Erme Sebepleri ve Sona Ermenin Sonuçları” başlıklı 636/3. Maddesi; “...haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir....” şeklinde olup, Kanun maddesi açıkça hangi sebeplerin haklı sebep olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer vermediğini, lakin gerek doktrinde gerekse de Yargıtay Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması (Vergi dairesinin resen terk tespiti ve vergi kaydının silinmesi) durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edildiğini beyan ederek davanın kabulüne, davacının kurucu ve tek ortak, münferiden temsile yetkili olduğu ------- Şti. nin Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesi talep etmiştir.Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Tek ortaklı davalı şirketin uzun süredir faaliyetinin bulunmaması ve vergi dairesinde kaydının terki sebeplerinin TTK m.636 hükmü kapsamında haklı nedenle fesih gerekçesi olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı şirketin ----------- sicil dosyası celp edilmiş, davacının sunduğu deliller dosya içerisine alınmış,-------- ve Vergi kayıtları celp edilmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; şirketin kurucusunun ----------- olduğu, şirketin son tescil kaydının 02/11/2018 tarihinde yapıldığı, görülmüştür.
Celp edilen ---------- Vergi dairesi kayıtlarında; Şirketin, 02/11/2018 tarihinde mükellefiyet kaydı açılmış, ancak 31/10/2019 tarihinde resen terk işlemi gerçekleştirildiği, şirket, yalnızca 2018 yılı için Kurumlar Vergisi beyanında bulunmuş, devam eden yıllarda herhangi bir faaliyet kaydı veya beyanda bulunmadığı, Şirketin, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında herhangi bir borcu bulunmadığı ifade edildiği görülmüştür.Celp edilen ---------- kayıtlarında------------ sicil numaralı ----------- herhangi bir borç bulunmadığı, araç sahip belgesi sorgusunda ise şirket adına herhangi bir araç bulunmadığı görülmüştür.Mahkememizin 26/06/2024 tarihli duruşmasıyla belirlenen ihtiyaf noktalarında davacı iddiasını tartışır ve karşılar rapor tanzimi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 30/01/2025 tarihli raporda; "----------- Şirketi'nin ticari faaliyetini bulunmaması nedeniyle bağlı bulunduğu vergi dairesinin tespiti sonucunda 31/10/2019 tarihinde vergi mükellefiyetliği resen terkin edildiği ve ticaret sicil kayıtlarına göre uzun süredir ticari faaliyet göstermemekte ve herhangi bir malvarlığı bulunmamaktadır, Şirketin ekonomik, hukuki ve ticari varlık koşullarının ortadan kalkmış olması, TTK m.636/3 uyarınca haklı nedenlere dayalı fesih talebini haklı kılmaktadır, Vergi Dairesi ve ---------- yazıları, şirketin hukuki durumunu somut bir şekilde belgelemektedir, Şirketin sadece Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmaktadır." kanaatinin bildirildiği görülmüştür.6100 sayılı HMK'nun 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nun 115/1 maddesi gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. TTK'nun 636. maddesinde Limited şirketlerin sona erme sebepleri sayılmış olup bunlar şirket sözleşmesinde ön görülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile, kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile, şirketin sona erebileceği, ayrıca haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir.Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi de olduğu anlaşılmakta ise de, davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Açıklanan sebeplerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/06/2025