T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/43 Esas
KARAR NO : 2025/561
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/04/2019
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07.06.2018 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki motosikleti ile --------Caddesi üzerinde seyir halinde iken, karşı şeritten gelen ------------ plakalı aracın şoförü olan ------------ şerit ihlali yapıp ters şeritten süratli bir hızla gelerek müvekkilinin kendi yolundaki şeritten giderken araç şoförü olan şahsın tam kusurlu olarak davacı müvekkilin motosikletine kafadan çarptığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, halen ailesinin bakımına muhtaç olduğunu, kendi zaruri ihtiyaçlarını karşılayamadığını, müvekkilinin tam kusurlu ------------- sebebiyet vermiş olduğu kaza sonucunda davacı müvekkil meydana gelen trafik kazasından kaynaklı malul duruma düşmesi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL beden gücükaybı, 1.000,00 TL gelir Kaybı, 1.000,00 TL Efor Kaybı olmak üzere toplam 17.000,00 TL maddi tazminatın 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ------------- Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek avans faizi hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte maddi tazminat yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ------------ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava konusu trafik kazası sebebiyle sigortalı araç sürücüsü ile uzlaştığından dava hakkının bulunmadığını ve işbu davanın esastan reddinin gerektiğini, davacı tarafa, ------------ muhabere sayılı uzlaşma kapsamında olan soruşturma dosyasına mütekabil maddi edim olarak 55.000,00-TL verildiğini, davacı tarafın kaza nedeniyle yaralanmasına sebebiyet veren sürücüden şikayetçi olmadığını, yaralanması sebebiyle her türlü maddi ve manevi dava ve tazminat hakkından açıkça feragat ettiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zararın tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; Meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, maluliyet nedeniyle maddi (iş gücü kaybı, efor kaybı ve gelir kaybı) tazminat istemli olarak bu davanın açıldığı, uyuşmazlığın meydana gelen kazada kusurun, davacıda oluşan maluliyet durumunun ve buna bağlı olarak davacıya takdir edilecek maddi tazminatın belirlenmesi ve davalının bu kapsamda sorumluluğunun tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Dosyanın safahatı incelendiğinde; Mahkememizin 11/11/2021 tarih ---------- Esas---------- Karar Sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine ---------- Sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği görülmekle dosyanın yukarıda yazılı esas sayısına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 11/11/2021 tarih --------- Esas--------- Karar Sayılı kararı ile "... davacının sürücüsü olduğu araca çarpan sigortalı araç sürücüsü ile uzlaştığı, ilam mahiyetinde olan uzlaşma raporunun aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gertiği, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı anlaşılmakla, davanın reddine " şeklinde karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edildiği ve ------------ Sayılı ilamı ile ".. 5271 sayılı CMK'nın 253/5 maddesinde, uzlaşma teklifinde bulunulması halinde kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır; aynı maddenin 15. fıkrasında "Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır" ve aynı maddenin 19. fıkrasının 5. cümlesinde "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır..." şeklinde düzenlemiştir.Ancak, hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 18.10.2023 tarihli ----------- yayımlanarak yürürlüğe giren, 26.07.2023 tarih ve -------- Esas, ----------- Karar sayılı kararı ile, 04.12.2014 tarih ve 5271 sayılı CMK'nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun'un 24. Maddesi ile değiştirilen 253. Maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin '' Uzlaşmanın sağlanması halinde , soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz..'' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE oy çokluğu ile karar verilmiştir. Bu itibarla, ----------- sayılı kararı ile uzlaşma halinde tazminat davası açılmayacağına ilişkin yasa hükmünün iptal edilmesi nedeniyle; davacının kazaya karışan araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısına karşı tazminat davası açma hakkının var olduğu kabul edilerek davanın esasına girilip taraf delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilerek mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılmış tensip zaptı düzenlenerek duruşma günü verilmiş, taraflara tebliğ edilmiştir.Mahkememizin 22/01/2024 tarihli tensip zaptı ile istinaf karar ilamında belirtilen hususlarda yeniden bilirkişi raporu alınmasına ilişkin karar verildiği dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli raporda; "07/06/2018 tarihinde meydana gelen olayda; Davalı sürücü ---------- %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsü ----------- kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, Davacı --------- % 34 Oranındaki sürekli işgörmezlik maluliyet sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararının 1.926.075,93 TL, Davalı ----------Ş.'ın ZMMS Poliçesi Sakatlık Teminat Limiti İle Sınırlı Olarak Davacı --------- “6 34 Oranındaki Sürekli İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararının 360.000,00 TL olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüş, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekili tarafından 19/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 15.000,00 TL maddi tazminat alacağına ilişkin talebini 1.911.075.93 TL artırarak toplam 1.926.075,93 TL'ye yükselttiği, davalılar ---------- ile---------- yönünden kaza tarihinden, -----------Ş. Yönünden de dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine talep edildiği, söz konusu dilekçe davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 07/06/2018 tarihinde, saat 02.55 sıralarında davalı sürücü ----------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı otomobil ile bölünmüş yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde önündeki aracı sollayarak geçmek için karşı istikamet yol bölümüne geçerek ters yönde seyrini sürdürdüğü sırada otomobilinin ön kısımları ile, karşı istikametten şeridini takiben gelen davacı sürücü ---------- yönetimindeki ----------- plaka sayılı motosikletin ön muhtelif kısımlarının çarpışması sonucu, motosiklet sürücüsünün yaralandığı, karşı istikametten gelen motosikletin seyir durumunu dikkate alarak şeridini takiben seyrine özen göstermeyen, önündeki aracı geçmek için karşı istikamet şeridine giren davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ---------- Dairesi'nin 30/07/2021 tarihli rapora göre davacının maruz kaldığı trafik kazasına bağlı gelişen arızaları sebebiyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet derecesinin % 34 olduğu yönünde rapor sunulduğu, bu rapora göre trafik kazaları uzmanı ve aktüerya bilirkişilerden anılan kusur durumuna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı 1.926.075,93 TL olduğunun belirtildiği, dava dosyasında mevcut ----------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine göre mülkiyeti ----------- adına kayıtlı davalı -----------Ş.'ne Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç davaya konu 07.06.2018 olay tarihini kapsayan 07.12.2017 /07.12.2018 tarihleri arası davalı -----------Ş.'a Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Zeyilname tarihine ve poliçede görünün teminat limitlerine bakılmaksızın davaya konu 07.06.2018 olay tarihini kapsayan 01.01.2018 — 30.06.2019 tarihleri arasında ZMMS., Poliçelerinde fiilen uygulanan sakatlık teminat limiti 360.000,00 TL. tedavi gideri klozu teminat limiti 360.000,00 TL. Olduğu, söz konusu raporun HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alındığı, davalı sigorta şirketinin ------------ plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMSS'si olması sebebiyle poliçe limitleri kapsamında ve KTK m. 91 ve genel şartları hükümleri uyarınca söz konusu zarardan KTK m.99 hükmü kapsamında başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden tarihten itibaren aracın niteliğine yasal faizi ile sorumlu olduğu, dava öncesinde davacı tarafından davalıya başvuru tarihini gösterir bir delil sunulmadığı bu nedenle dava tarihinin esas alınmasının dosya kapsamına ve yerleşik içtihatlara uygun olacağı, davanın kısmi alacak davası şeklinde açıldığı ve davacı tarafından yapılan ıslah dilekçesi ile birlikte dava dilekçesinde talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat miktarlarını raporda belirtilen tutarda yükseltildiği, ancak geçici iş göremezlik zararı olarak talebinin 1.000 TL olarak kaldığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri taktığına ilişkin bir belirlemenin yapılamadığı hususu birlikte gözetilerek zararın oluşumunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sebebiyle reddi gerektiği hususu da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-1.926.075,93 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000.00 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----------Ş yönünden (sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden bedeni zararlar teminat limiti olan 360.000,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden tedavi gideri teminat gideri olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 131.638,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.593,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 125.045,49-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 58,07-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.535,00-TL Tamamlama Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.382,00 TL Adli Tıp Kurumu Faturası, 1.873,05-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.892,52TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden vekalet ücreti;
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 271.868,00-TL nisbi vekalet ücretinin; davalı ----------Ş yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden bedeni zararlar teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olması sebebiyle 57.600,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden kalan 214.268,00 TL'nin davalılar -------- ve ----------- müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Geçici iş görmezlik tazminatı yönünden vekalet ücreti;
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne diğer tarafın yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/06/2025