T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/169 Esas
KARAR NO : 2025/562
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkilinin bir süredir ticaret yapmakta ve müvekkilinin davalı şirketten mal almakta, ücretini de ödemekte olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinee 30/11/2022 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı icra takibiyle 570.248,25 TL'lik icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ile ticaret yapan ve düzenli olarak mal alım-satımı yapan müvekkilinin ödeme emrini 21/12/2022 tarihinde tebliğ aldıktan sonra davalı şirket yetkilisini aradığını ve icra takibinin ne sebeple açıldığını sorduğunu, cevap olarak "formalite gereği başlatılmış, telaşa gerek yok" cevabını aldığını, daha önce icra takibiyle karşılaşmamış olan ve bu konularda bilgi ve tecrübe sahibi olmayan müvekkilinin davalı şirket yetkilisinin güven vermesi üzerine borca itiraz etmemiş ve bunun üzerine takip kesinleşmiş olduğunu, takibin kesinleştiğinden ve hakkında haciz işlemlerine başlandığından haberi olmayan müvekkilinin, davalı şirkete olan ve taksitler halinde ödemesi gereken cari hesabı aksatmadan ödemeye devam ettiğini ve toplamda 570.248,25 TL ödediğini, müvekkilinin henüz icra takibinden haberi yokken dahi 202.822,68 TL ödeme yaptığını ve 15/02/2023 tarihi itibariyle ise hiçbir borcu kalmadığını, 15/02/2023 tarihi itibariyle davalı şirkete herhangi bir borcu kalmayan müvekkilinin "---------- Mah. ---------- cad. No: --------- ---------" adresine --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasından hacze gelinmiş ve haciz işlemi yapılmak istendiğini, borcun tamamını ödemesine rağmen hacze gelindiğini, haciz baskısı altında müvekkilinden para talep edilmiş ve ne yapacağını bilemeyen müvekkili, avukatın hesabına 10.000 tl ödeme yaptığını, haciz mahallinde alacaklı şirketin yetkilisi telefonda "ben ödememi aldım, oradan çıkın" diye açık şekilde talimat vermesine rağmen, alacaklı görünen vekilince haciz işlemlerinin ısrarla devam ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, disiplin ve ceza soruşturması gerektiren bu durum için ilgili yerlere başvuru yaptıklarını, müvekkiline böylesine haksız ve hukuksuz şekilde baskı yapılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını beyan ederek davalı-alacaklı tarafça haksız şekilde icra işlemleri uygulandığından, müvekkili lehine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini, alacaklının icra dosyasından işlemlerine devam ediyor olması nedeniyle, olası bir haciz durumunda müvekkilinin hak kaybına uğramaması ve ileride telafisi güç hatta imkansız zararların ortaya çıkmasının engellenmesi açısından icra dosyasına dava sonuna kadar işlem yapılamaması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun yaptığı itirazların yersiz ve geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin icra takibinin başlatıldığı tarih itibari ile ticari ilişkiden kaynaklı 570.248,25 TL alacağı bulunmakta olduğunu, davacı borçlu şirketin de alacak tutarına ve ticari ilişkinin mevcudiyetine herhangi bir itirazı bulunmadığını, davacı borçlu şirketi tarafından cari alacağa istinaden doğan alacak tutarının ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından daha fazla mağduriyetin oluşmaması için icra takibi başlatıldığını, davacının dosyaya sunduğu çek çıkış bordrosu ve tediye makbuzlarının tarihlerine bakıldığında icra takibinin başlatıldığı tarih olan 30.11.2022 tarihinden sonra olduğu açıkça görüleceğini ve devamla icra takibinden haberdar olarak da ödemelerine devam etmiştir. Davacının basiretli bir tacir olup vekili de bulunmakta olduğunu, icra takibine itiraz etmeyerek asıl alacağı müvekkiline parça parça farklı tarihlerde ödeyip icranın ferilerinden sorumlu olmadığına dair savunma ve iddialar hukuka aykırı olup bunun bu şekilde dava ile huzura taşınması da açıklanamaz bir husus olduğunu, haciz mahalline gidildiği gün borçlu şirket yetkilileri her ne kadar asıl alacağa ilişkin ödemelerini yaptıklarını belirtmişseler de müvekkili tarafından ödemelerin alındığı taraflarına iletilmediğini, bundan dolayı da müvekkili ile iletişime geçilerek, dosya borcunun tamamının tahsil edilip edilmediği sorulduğunu, müvekkili tarafından yalnızca kendi alacağına ilişkin ileri tarihli çekler ve ödemeler yapıldığı taraflarına iletildiğini, bunun üzerine de alacaklı vekili olarak başlatılan icra takibi kapsamında kalan bakiye borç için haciz işlemine devam edildiğini, ayrıca mahalde herhangi bir haciz işlemi yapılmadığını, borçlu şirket yetkilisine icra takibine konu feri alacakların varlığı anlatıldığını ve kendisi tarafından mevcut alacağın varlığı kabul edilerek rızası dahilinde 10.000,00-TL ödeme tarafımıza gönderildiğini, yapılan ödeme sonrasında taraflarınca icra dosyasına bildirildiğini, borçlunun icra dosyasına istinaden bu ödemeyi yapması dahi borcu ikrar ettiği anlamına gelmekte olduğunu, bu husustaki haklılıklarının yapılan ödeme de herhangi bir itirazi kayıtın olmaması olduğunu, tüm bu hususlar doğrultusunda kesinleşmiş bir takibi varlığının açıkça ortada olduğunu, borçlu icra takibine konu feri alacakların tamamından sorumlu olduğunu beyan ederek hukuki yararı olmayan, hukuka aykırı iddialara konu davanın reddine karar verilmesini, Tedbir kararının uygulanması sonucu müvekkilinde maddi olarak zarar oluşacağından tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibindeki alacaktan dolayı ödemeler yapıldığı iddiası ile menfi tespit davası olup,
Uyuşmazlık; Ödemelerin yapıldığı iddiasına göre takibe devam edilip haciz uygulanmasının yasaya ve usule uygun olup olmadığı, takipten dolayı dava tarihi itibariyle davacının borcu olup olmadığı, varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin mahkememizin 07/03/2023 tarihli ara kararıyla; İİK 72/3 maddesi uyarınca kabulü ile; takip konusu 570.248,25TL'lik alacağın %10’u olan 57.024,82 TL'nin nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu karşılığında icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmesinin İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına, kararının verildiği görülmüştür.---------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Celp edilen --------- İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı ----------- Şti. tarafından borçlu ----------- Şti. aleyhine, faturaya dayalı cari hesap alacağı için 570.248,25 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden 30/11/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri borçluya 21/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.Mahkememizin 29/05/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı ve davalının 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 11/11/2024 tarihli raporda; incelenen 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, davacının incelenen 2023 yılına ait ticari defterleri açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, incelemenin yapıldığı tarihte yevmiye defterinin kapanış onay süresinin henüz dolmamış olduğu, bu nedenle yevmiye defterinin kapanış onayının henüz yaptırılmamış olduğu, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalının incelenen 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, davalının incelenen 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, envanter defterinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, yevmiye defterinin ve defteri kebirinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uvgun olarak tutulmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca; ticari defterlerin delil olması ile ilgili hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 787.748,25 TL borçlu olduğu, davalının 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 1.057.748,25 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları arasında 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla 270.000,00 TL fark bulunduğu, taraflar ticari defterlerine tahsilat ve ödemelere ilişkin kayıtları zamanında yapmadığı, tahsilat ve ödemelerin yapıldığı tarihlerden sonraki tarihlerde yaptığı için, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların tarihsel olarak gerçek durumu yansıtmadığı, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin takip tarihi itibarıyla taraflar arasındaki gerçek alacak boç durumunu ve takip tarihinden sonraki tahsilat ve ödemelerin tarihleri ile ilgili gerçek durumu göstermediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan ve raporun 19. Sayfasında yer alan davacıya ait davalının hesap hareketlerini gösteren cari hesap ekstrı taraflar arasındaki alacak borç durumunu hem tarihsel olarak hem de tutarsal olarak söz konusu kayıtların dayanak belgelerine uygun olarak doğru bir şekilde göstermekte olduğu, söz konusu cari hesap ekstresinden görüleceği üzere; 30/11/2022 takip tarihi itibariyle davacının davalıya 570.248,25 TL borçlu olduğu, davalı tarafından da davacı aleyhine bu tutar üzerinden icra takibi başlatılmış olduğu, mahkemece 29/05/2024 tarihli duruşmada 5 numaralı ara karar ile “Davalı vekili tarafından asıl alacak yönünden ödemeler yapıldığı beyan edildiğinden, varsa yapılan ödemelerin miktar ve tarihleri ayrı ayrı tespit edilerek takipten önce, takipten sonra, davadan önce ve davadan sonra yapılan ödemelerin belirlenerek, dava tarihi itibariyle icra dosyasında asıl alacak ve fer'ilerin hesaplanmasına, dava tarihi itibariyle icra dosyası üzerinde davalı alacağı varsa miktarı hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmasına,” şeklinde karar verildiği, dava konusu icra takip dosyasında alacaklı ve vekili tarafından haricen tahsilatlar yapıldığı ve alacaklı ve vekili tarafından yapılan haricen tahsilatlar dava tarihinden önce icra dosyasına bildirilmediği dava tarihinden sonra icra dosyasına bildirildiği için, dava tarihi itibarıyla icra dosyasında olması gereken gerçek borç tutarının ayrı ayrı hesaplandığı,---------- E. sayılı dosyasında; alacaklı ve vekili tarafından yapılan haricen tahsilatlar dava tarihinden önce icra dosyasına bildirilmediği dava tarihinden sonra icra dosyasına bildirildiği için için, dava tarihi olan 06/03/2023 tarihi itibarıyla icra dosyasında görünen borç tutarının 696.786,94 TL olarak hesaplandığı, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyasında; dava tarihi olan 06/03/2023 tarihi itibarıyla icra dosyasında olması gereken gerçek borç tutarının 95.483,29 TL olarak hesaplandı; ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyasında; dava tarihi olan 06/03/2023 tarihi itibarıyla icra dosyasında görünen borç tutarının 696.786,94 TL olduğu, icra dosyasında olması gereken gerçek borç tutarının 95.483,29 TL olduğu, icra dosyasında borçlunun borçlu olmadığı borç tutarının 601.303,65 TL olduğu, Davacı tarafın, davalı tarafından---------- İcra Müdürlüğü'nün---------- E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı cari hesap alacağı için 570.248,25 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 570.248,25 TL olarak gösterdiği," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut dosyada taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı alıcının incelenen 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 787.748,25 TL borçlu olduğu, davalının 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 1.057.748,25 TL alacaklı olduğu, dolayısıyla tarafların ticari defter kayıtları arasında 30/11/2022 takip tarihi itibarı 270.000,00 TL fark bulunduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerine tahsilat ve ödemelere ilişkin kayıtları zamanında yapmadığı, tahsilat ve ödemelerin yapıldığı tarihlerden sonraki tarihlerde yaptığı için, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar tarihsel olarak gerçek durumu yansıtmadığı tespit edilmiş olup cari hesap ekstresinden 30/11/2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 570.248,258 TL borçlu olduğu, davaya konu takipte davalı tarafça bu miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı, dava Tarihi plan 06/03/2023 tarihi İtibarıyla İcra Dosyasında Görünen Borç Tutarının 696.786,94 TL olduğu, ancak davacı tarafça yapılan ödemeler gözönüne alınarak yapılan hesaplamada dava tarihi itibariyle icra dosyasında olması gereken gerçek borç tutarı 95.483,29 TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacının borçlu olmadığı miktar 601.303,65 TL ancak davacının iş bu davayı 570.248,25 TL üzerinden harç yatırmak suretiyle açtığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya 570.248,25 TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
İİK'nun 72/5. maddesine göre, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. İK’nun 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. İİK'nın 72/5. maddesinde “icra takip tarihinde” haksız ve kötü niyetli olmaktan bahsedilmemiş, “menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması” şeklinde belirtilmiştir. Menfi tespit davası tarihi ve dava öncesi, takibin haksız ve kötü niyetli olması önem arz etmektedir. İcra takibi bir bütündür, takip sadece takip talebi ve takip talep tarihi itibariyle değerlendirilemez. Bu kapsamda davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Davacının--------- İcra Müdürlüğünün---------- sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya 570.248,25 TL borçlu olmadığının tespitine,
-Davacının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 38.953,66-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.738,42-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 29.215,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 9.738,42-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 210,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.128,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 89.537,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025