T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/121 Esas
KARAR NO : 2025/492
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (kıymetli evraktan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalının ----------- numaralı fatura alacağı 56.884,61TL,----------- numaralı fatura alacağı 1.149,04TL, ------------- numaralı fatura alacağı 482,78TL bedelli faturalardan kaynaklı borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ------------ İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK m. 119'da aranan şartları ihtiva etmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının 19.09.2023 ile 27.10.2023 tarihleri arasında davalı şirkete birkaç kez hizmet verdiğini, spot olarak çalıştığı davalı şirket ile olan anlaşmasında, ---------- bildirdiği güzergah üzerinde gittiği kilometreye oranla %37 oranında yakıt ödemesinde anlaşıldığını, davacı nakliyecinin, Ekim ayında 2.002 Km yol gitmesine karşılık, davalının aracın olduğu şekilde taşıt tanıma ile -------- şirketinden toplam 1.909,60 litre yakıt alımı yaptığını, oysa davalı şirket ile olan anlaşmasına göre 37*2.002-740,74 litre yakıtın davalı şirketçe karşılanması gerektiğini, davacının işbu fazla aldığı 1.169 litre yakıt karşılığı olarak KDV hariç 32,80TL üzerinden 38.347,97TL davalı şirkete borçlandığını ve hakkedişinden işbu tutarda düşüldüğünü, davalı şirket defterlerinde davacının herhangi bir hakkedişi bulunmadığını, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde işbu hususun ortaya konacağını, alacağa yönelik iddiasını ispat yükünün de davacıda olduğunu, fatura ve ticari defterleri haricinde başkaca bir delil bildirmeyen davacının gelinen aşamadan sonra yeni bir delil bildirilmesine ve tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını beyanla, haksız davanın reddine, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında kurulan adi yazılı taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 56.884,16 TL e-fatura, 1.149,04 TL e-fatura ile 482,78 TL e-fatura olmak üzere yıllık adi kanuni faizle birlikte toplam 58.516,43 TL alacağın tahsili için 27/12/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahkememizce talimat yazılmış olup dava dosyasının talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişi ----------- tevdi edilmiş, davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi içinde Mahkememizce mali müşavir bilirkişi ---------- tevdi edilmiş ve rapor alınmış; söz konusu raporların ilgili kısımları denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 11/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; raporda dava konusu alacakların az hesaplandığını, rapora göre fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 15.506,06-100,00 TL =12.406,06 TL bakiye yönünden ıslah ettiğini, ıslah edilen alacak yönünden davalı borçlunun haksız olarak takibe, borca ve ferilere yaptığı yersiz soyut itirazlarının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmek suretiyle ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan yazılı olmayan taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafından takibe dayanak faturalar dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, takibe dayanak faturaların dayanağının konusunun ne olduğu bu kapsamda KISMEN AÇILAN huzurdaki davada (dava dilekçesinde 100 TL olarak bildirilen dava değeri dikkate alınarak) itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında içeriği reddedilmeyen ancak imza barındırmayan adi yazılı taşıma sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının taşıyan, davalının ise taşıtan olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 19/09/2023-27/10/2023 tarihleri arasında sürdüğü, itirazın iptali istemine konu edilen 3 adet faturanın köprü bedeli, otoban bedeli ve Ekim 2023 filo nakliye bedeli faturası olduğu, dava öncesinde de arabuluculuk tutanağının da bu kapsamda düzenlendiği, davacının ticari defter tutmadığı, işletme defteri tutmadığı, emsal içtihatlar uyarınca işletme defterinin sahibi lehine delil vasfını haiz olmadığı ancak aleyhine tuttuğu kayıtların ispat hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının ticari defter ve kayıtlarının ise sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takip tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacının 11/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde itirazın iptali istemine konu ettiği alacağını 12.506,05 TL'ye yükselttiği, söz konusu istemin dayanağını bilirkişi raporunda yapılan tespitler olarak nitelendirdiği başkaca bir açıklama yapmadığı, davalı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda ise bu alacağın dayanağı olarak davalının düzenlediği 9.400,00 TL bedelli taşıma riski güvence bedeline ilişkin fatura ile davalının ödeme yaptığını belirttiği 28/11/2023 tarihli 3.106,05 TL olduğu, davacının incelenen defter ve kayıtlarında hesap dökümü sunulmadığından 3.106,05 TL ye ilişkin olarak davalı kayıtlarına göre yapıldığında davalının söz konusu bedeli davacıya ödediğinden davacının bu bedel yönünden herhangi bir alacağının bulunmadığı, diğer alacak yönünden ise yine talimat mahkemesinden istinabe yoluyla alınan raporda 9.400,00 TL bedelli alacak yönünden bir kayıt bulunmaması sebebiyle davalının kayıtlarına göre değerlendirme yapıldığında poliçenin tarihi ve taraflar arasındaki sözleşmenin süresi dikkate alınarak davacının 7.833,00 TL (9.400,00*10/12=) iade alacağını talep edebileceği söz konusu raporda belirtilmiş ise de davanın itirazın iptali davası olması ve iptal istemine dayanak faturalar kapsamında ancak yargılama yapılabileceği, cari hesap alacağı veya ıslaha dayanak rapor ile tespit edilen risk güvence bedeli ve davalının ödeme yaptığını belirttiği 3.106,05 TL yönünden icra takibine dayanak bir fatura veya açıklamanın bulunmadığı, bir an için davacının 7.833,00 TL alacaklı olduğu kabul edilecek olsa dahi itirazın iptali davasının tespit niteliğinde eda davası olması sebebiyle hükmün ancak takibe dayanak faturalar kapsamında kurulması gerektiği ancak ne risk güvence bedeli olan 9.400,00 TL bedelli fatura ne de 3.106,05 TL'lik fatura takibe dayanak edilmediğinden itirazın iptali isteminin yerinde olmadığı bunun yanında davacının takip başlatırken kötü niyetli olduğunda dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle davanın reddi sebebiyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isteminin de reddi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davacının takip başlatırken kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 24,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.506,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan3.600,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda, davanın itirazın kısmen iptaline ilişkin olduğu dava tarihi ve karar tarihi dikkate alındığında İİK m.67/II hükmünde yazılı 1 yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığı anlaşıldığından davanın miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2025