T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/822 Esas
KARAR NO : 2025/491
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait --------- plakalı araç dava dışı ---------- idaresinde iken 21/02/2023 tarihinde --------- Mahallesi, --------- İlçesi, ----------- ilinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, ------------ plakalı aracın sahibi ve sürücüsü davalı ---------- takip mesafesini koruyamamış ve aynı yön istikametinde seyreden davacıya ait araca arka bagaj ve arka tampon bölgesinden çok sert bir şekilde çarptığını, kazanın meydana gelmesi ile birlikte adli kolluk tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğu ve bu kazanın oluşumunda ----------- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 56/1-c maddesinde belirtilen trafik kuralını ihlal ettiği tutanakta da belirtildiğini, davalı---------1.11 promilli alkollü araç kullandığı da emniyet görevlileri tarafından tespit edildiğini, davaya konu kazanın oluşmasında müvekkiline ait aracın sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu kazaya alkollü ve çok süratli bir şekilde takip mesafesini korumayan davalı şahsın sebebiyet verdiğini, kazada %100 kusurlu olan davalı araç sahibinin zorunlu trafik sigortacısı olan diğer davalı ----------Ş'de hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosya numarasının ----------- olduğunu, araç Şubat 2023 tarihinde kazaya karışmış ve o tarihten bu yana müvekkili tarafından kullanılamadığını, davalı ------------ ile iletişime geçilmiş ve hasar dosyasının hala açık olduğu, dosyanın kapanmadığı, pert araç ile ilgili müvekkiline herhangi bir ödeme de yapılmadığı bilgisi alındığını, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, kanuni yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve müvekkilin uzun süreler mağduriyetine neden olan sigorta şirketi ile kazada %100 kusurlu olan davalı araç sürücüsü tüm zararlardan dolayı sorumlu olduğunu, 21/02/2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin aracında oluşan zararın tespiti ile----------- plakalı aracın onarımının ekonomik olmadığı ve pert kabulü durumunda gerçek zarar kapsamında şimdilik 100 TL maddi tazminatın ------------ plakalı aracın onarımının ekonomik olduğunun kabulü durumunda onarım bedeli adı altında 50 TL maddi tazminat ve değer kaybı adı altında 50 TL maddi tazminat olmak üzere toplam şimdilik 100 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti dahilinde ) temerrüt, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, --------- plakalı aracın kullanılamaması sebebiyle şimdilik 100 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ---------- tahsilini, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ---------- plakalı aracın trafik kaydına ve davalı araç sahibinin tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir" şerhi konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ---------Ş. vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının, tüm davalıların malvarlıklarına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebi usul ve yasaya aykırı olup, şartları gerçekleşmediğinden reddi gerektiğini, öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili sigorta şirketi işbu dava öncesi davacının gerçek zararının tespiti için ekspertiz raporu tanzim ettirmiş olup dosyaya atanan eksperce de kusur durumuna bakılmaksızın hasar tespiti yapıldığını, rapor uyarınca tespit edilen tutarın ödenmesi teklif edilmişse de davacı tarafça herhangi bir gerekçe sunulmaksızın kabul edilmediğini, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasarın, eksper incelemesinde tespit edilenden fazla olmadığını, ----------- plakalı araçta oluşan hasarın tespitini isteyen talep üzerine bildirilen servis adresine gidilerek gerekli ekspertizin yapıldığını, sigortalı araç üzerinde yapılan ekspertizde; aracın muhtelif kaporta, şasi, cam-kilit-döşeme, elektrik ve mekanik aksamlarından hasarlı olduğu görülerek araç üzerinde yaklaşık 82.468-TL hasar tespit edildiğini, bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın piyasa rayiç değerine yaklaştığı ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaati ile ön rapor ile bilgi verildiğini yapılan değerlendirmeler sonrası aracın pert total işlemine tabi tutulmasının uygun olduğunun belirlenmesi üzerine raporun tanzim edildiğini, piyasa rayiç değeri 219,000.-TL, sovtaj bedeli ise 135.500.-TL olan sigortalı araç ağır hasarlı olmasına karşın onarılabilir durumda olduğunu, aracın pert statüsünde işlem gördüğünü, araç sahibinden çekme belgesi geldiği takdirde ödeme yapılacağının belirtildiği, İlgili rapor uyarınca davacı tarafa ödeme teklifi sunulmuşsa da davacı tarafça herhangi bir gerekçe sunulmaksızın kabul edilmediğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğinden bakiye talepler bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, öncelikle dava konusu aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, pert kapsamında değerlendirilmesi halinde tazminatın ne kadar olacağı hususları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, bununla birlikte davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru şartı eksiksiz olarak yerine getirilmeksizin dava açtığından değer kaybı talebi yönünden temerrüt gerçekleşmemiş olup haksız değer kaybı talebinin öncelikle usulden reddi gerektiğini, değer kaybı talebi ile ilgili bilirkişi incelemesi gerektiğini, aracın pert-total işlem görmesine karar verilirse artık araç için değer kaybı talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere; müvekkili şirket azami olarak kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, araç mahrumiyet bedeli teminat dışında kaldığını, aleyhe faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davacının ticari faiz talebinin mevzuata aykırı olduğunu, yasal faiz uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın açılmasına müvekkili şirket tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden de sorumlulukları bulunmadığını ve davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------- dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta meydana gelen zarar ile aracın kullanılamamasına bağlı olarak oluşan zararın karşı taraf araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdan tazmini için HMK m.107 hükmü kapsamında belirsiz alacak şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, araç sicil kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ----------- plakalı aracın, 04/01/2023-2024 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından ---------- sayılı poliçe ile sigortalandığı görülmüştür.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle hasar uzmanı bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 14/10/2024 tarihli rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilince verilen 17/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; 100,00 TL maddi tazminat olarak talep edilen maddi tazminatı 114.400,00 TL artırarak 114.500,00 TL 'nin davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti dahilinde) temerrüt, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile 100,00 mahrumiyet zararı olarak talep edilen tazminatı ise 7.400,00 TL arttırarak 7.500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı ----------- tahsiline yönelik ıslah ettiği ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalılara tebliğ edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında 21/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ---------- plaka sayılı araçta hasar oluşup oluşmadığı, oluşan hasarın onarımının ekonomik olup olmadığı, (pert total değerlendirmesi yönünden), onarımın ekonomik olmadığının kabulü halinde aracın değeri ve sovtaj bedelinin ne olduğu; ekonomik olduğunun kabulü halinde ise onarım bedeli ile değer kaybı zararının miktarı ile onarım sebebi ile davacının mahrumiyet zararının oluşup oluşmadığı varsa miktarı ile söz konusu kazadaki kusur oranları dikkate alınarak davalının KTK m.91 hükmü gereğince işletenin sorumluluğunu üstlendiği miktar da dikkate alınarak söz konusu zarardan sorumluluk miktarının ne olduğu, temerrüt tarihi ve faizin nevi noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı ----------- kendi sevk ve idaresindeki ------------ plakalı araç ile 21/02/2023 tarihinde ----------- istikametinden ----------- istikametine doğru gece vakti ---------- karayolunu takiben seyir halindeyken dava dışı araç sürücüsü ------------ yönetimindeki davacıya ait ----------- plaka sayılı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve anılan bilirkişi raporu kapsamında söz konusu kazanın meydana gelmesinde yeterli mesafe kontrolü ve tedbiri alabilecekken bu hususlara dikkat etmeyerek davacı aracına arkadan çarpan davalı sürücünün KTK m.47/d, 56/c ve 84/d hükümlerine aykırı hareket etmesi sebebiyle tam ve asli oranda kusurlu olduğu, davacı aracını sevk ve idare eden dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 250.000,00 TL olabileceği, kaza sonrası kazalı fiyatının sondaj değerinin 135.500,00 TL olduğu, dolayısıyla aracın tamirinin ekonomik olmayacağı ve pert total kabul edilebileceği bu iki bedel arasındaki fark tutarı olan 114.500,00 TL'nin hasar zararı (pert total zararı) olarak tespit edildiği, aracın pert total olarak kabul edilmiş olması sebebiyle değer kaybı zararının hesaplanamayacağı ve araçta oluşan hasar ile uyumlu kaza tutanağı tespiti kapsamında aracın ortalama onarım süresinin 30 gün olacağı, bu süre zarfında günlük 250,00 TL mahrumiyet zararı kapsamında davacının kullanılamamaya bağlı mahrumiyet zararının 7.500,00 TL olabileceği, davalı sürücünün aynı zamanda---------- plakalı aracın işleteni olduğu ve bu zararlardan TBK m.49 ve KTK m.83 hükmünce kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte sorumlu olduğu, zira aracın hususi nitelikte olduğu, davalı sigorta şirketinin ise KTK m.91 hükmü uyarınca işletenin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat tutarı mukabilinde KTK m.92 hükmü uyarınca kendisine yapılan başvurudan itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden günden itibaren işleyecek yasal faiz ile işbu zarardan sorumlu olduğu, anılan davalıya yapılan başvurunun tarihine dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, dolayısıyla arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği gün temerrüde düşmüş olarak kabulü gerektiği, davacı vekilince süresi içerisinde usulüne uygun olarak sunulan bedel artırım dilekçesinde maddi tazminat talebinin 114.500,00 TL'ye, mahrumiyet zararına ilişkin tazminat talebinin ise 7.500,00 TL'ye çıkartıldığı, ancak dava dilekçesindeki usuli talebi incelendiğinde maddi tazminat talebinin 50,00 TL maddi tazminat 50,00 TL değer kaybı zararı olarak nitelendirdiği, dolayısıyla artırılan bedeller dikkate alındığında davacının değer kaybına ilişkin talebinin bedel artırım dilekçesine konu edilmediği görülmekle bu husus davanın kısmen kabulü ve yargılama giderlerinin takdiri hususunda dikkate alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 114.500,00 TL pert total tazminatı ve 7.500,00 TL mahrumiyet tazminatı toplamı 122.000,00 TL'nin davalı ---------- yönünden 21/02/2023 (kaza) tarihinden; davalı ----------Ş. yönünden ise yalnızca pert total tazminatı yönünden kabul edilen tutar olan 114.500,00 TL'ye 02/11/2023 (arabuluculuk son tutanağı) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, değer kaybı zararına ilişkin davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.333,82-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.350,85 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.982,97-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin/nisbi harcı, 2.081,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.620,70TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 294,25-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.294,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.292,49-TL lik kısmının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.118,72 TL'sinin davalıdan 1,28 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025