T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1090
KARAR NO : 2025/508
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı firma arasında 23/06/2021 tarihinden başlamak üzere cari hesap ilişkisi başlamış ve müvekkil faturalandırarak gönderdiği tüm ürünleri eksiksiz olarak zamanında teslim etmiştir. Cari hesap ekstresi gereği davalı firmanın müvekkil firmaya 102.355,37 USD borcu bulunmakta olduğunu, davalı firma ödemesini yapmamış ve 03/11/2021 tarih ------ Numaralı 974.942,24 TL'lik fatura müvekkile iade faturası gönderildiğini, müvekkilice keşide edilen ----. Noterliğinin 05/11/2021 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının kötüniyetli fatura içeriğine ve faturaya itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı tarafından ----- Noterliğinin 12/11/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yine aynı fatura müvekkile gönderilmiş ve tarafımızca bu ihtarnameye de ------. Noterliğinin 24/11/2021 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve fatura iade edildiğini, ----- Noterliğinin 29/11/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ----- Noterliğinin 14/12/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar keşide edildiğini ve bu ihtarnamelere de -----. Noterliğinin 08/12/2021 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile tekrar keşide edildiğini ve bu ihtarnamelere de -----Noterliğinin 08/12/2021 tarih ve ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile tekrar itiraz edildiğini ve haksız fatura iade edildiğini ancak davalı firmanın kendilerine teslim edilen ürünlerin faturalarına hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, davalı tarafın TTK 21/2 gereği fatura içeriklerini aynen kabul ettiğini, davalı firma tarafından asılsız ve mesnetsiz iddialarla keşide edilmiş yukarıda bilgileri verilen ihtarnamelerde söz konusu teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu iddia edildiğini, ancak ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili firmanın alacağına kavuşabilmesi için----- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını ancak davalı firma tarafından takibe haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyan ------ dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve 102,355,37 USD asıl alacağa USD(Amerikan Doları) muacceliyet tarihinden itibaren Mevduata Kamu bankalarınca uygulanan enyüksek mevduat faiziyle devamına karar verilmesini, haksız olarak yapılan itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır aktif olarak ticari hayatta faaliyet göstermekte, ticari ilişki içerisinde olduğu tüm tüzel ve gerçek kişilerle ilişkilerini titizlikle ve doğru bir şekilde yürütmekte olduğunu, müvekkili, -----faaliyet gösteren ------ firmasının yürüttüğü inşaat işinde, cephe kaplama işi ile ilgili olarak bir kısım işlerin yapılmasını üstlendiğini, yüklenici olarak üstlendiği işler ile ilgili olarak da, davacı------- bir kısım ürünler alındığını, alınan bu ürünlerin de direkt olarak müvekkili şirket tarafından ihracı gerçekleştirildiğini ancak bu ürünlerin davacı şirket tarafından, müvekkili şirkete geç teslim edilmiş olması nedeniyle ve ayrıca davacı şirketten alınan ve müvekkili şirkete geç teslim edilen malların bozuk ve hatalı imal edilmiş olması sebebiyle, -----tarafından müvekkil şirkete 100.000.- USD tutarında bir ceza kesildiğini, bu ceza davacı ------ tarafından malların geç teslimi ve geç teslimin yanısıra bozuk ve hatalı imalatlarından kaynaklanmış olması nedeniyle, 03/11/2021 tarihinde müvekkil şirket tarafından, davacı şirkete 974.942,24 TL tutarında bir yansıtma faturası kesildiğini, ------- firması müvekkili şirkete 100.000 USD cezai bedel kesmiş, müvekkili şirkete ödemesi gereken toplam bedelden 100.000 USD yi düşerek ödeme yaptığını, yani----- firması müvekkili şirket ile olan cari hesabını, 100.000 USD cezai şartı müvekkil şirkete ödemesi gerekirken ödemeyerek, cezai şart diyerek müvekkil şirket ile olan carisinden düşerek hesabı kapattığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 03/11/2021 tarih - ---- Numaralı 974.942,24 TL'lik iade faturası gönderildiğini, davacı tarafından iş bu faturaya -----Noterliğinin 05/11/2021 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, akabinde, müvekkili şirket tarafından 12/11/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aynı fatura gönderilmiş ve davacı taraf bu ihtarnameye de ---- Noterliğinin 24/11/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz etmiş ve fatura taraflarına iade edildiğini, devamla, taraflarınca ------Noterliğinin 14/12/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar keşide edilmiş ve bu ihtarnamelere de davacı şirket tarafından ----- Noterliğinin 08/12/2021 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile tekrar itiraz edildiğini, müvekkili şirket, davacı yana tebliğ edilen 974.942,24 TL meblağlı ------ Numaralı e-fatura da, ayrıntısı ile belirttiğimiz ve süreçten de anlaşılacağı üzere davacının müvekkile ürünleri geç teslim etmiş olması ve daha sonra da teslim edilen ürünlerin eksik, bozuk, hatalı ve ayıplı olmasından dolayı müvekkilinin karşı karşıya kaldığı cezai bedelin tahsiline ilişkin ihtarlarda bulunarak, ürünlerin eksik, bozuk, hatalı ve ayıplı olması hem davacı tarafa yapılan bildirim ile hem de ----- firmasının taraflarına yaptığı bildirim ve cezai bedelin tahsili talebi ile anlaşılmış olsa da davacı taraf tarafından bedel tahsil edilememiş, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, huzurda ikame edilen davada ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas Sayılı icra takibinin dayanağını oluşturan ve cari hesap alacağı olarak ifade edilen tutar Dolar cinsi alacağa ilişkin olmakla söz konusu tutarın İcra İflas Kanunu'nun 58. maddesine aykırı olarak Türk Lirası karşılığının hem takip talebinde hem de ödeme emrinde gösterilmemiş olması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olarak açmış oldukları iş bu davanın reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan takipte itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; Takip tarihi itibariyle davacının cari hesaba dayalı alacağı olup olmadığı, varsa miktarı, takipten önce davalının temerrüte düşüp düşmediği, düşmüş ise takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı noktalarında toplanmaktadır.İcra dosyası ve vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, taraflarca sunulan fatura, cari hesap ekstresi, -----.Noterliğinin 05/11/2021 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi------Noterliğinin 24/11/2021 tarih ve ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ile-----Noterliğinin 08/12/2021 tarih ve ---- yevmiye nolu ihtarnamesi, -----Noterliğinin 12/11/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi,-----Noterliğinin 29/11/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ----.Noterliğinin 14/12/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi incelenmiştir.
----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklısının ------ Şirketi olduğu, 02/11/2021 tarihli Cari Hesap alacağından kaynaklanan 102.355,37 USD Cari Hesap ve 2.333,00 USD diğer faiz olmak üzere toplam 104.688,37 USD alacak için 12/08/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 20/09/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından 22/08/2022 tarihinde borca itiraz edildiği ve davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Konunun incelenmesinin uzmanlık gerektiren yönleri olması ve davacı tarafça delil olarak ticari defterlere dayanılmış olması sebebiyle dosya öncelikli olarak davacı tarafın ticari deftelerinin incelenmesi için ------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Talimat sayılı dosyasında mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan 15/03/2024 tarihli raporda; ".. taraflar arasındaki ticari ilişkinin 23/06/2021 tarihinde başlayıp, 01/11/2021 tarihine kadar devam ettiği, cari hesap şeklinde çalıştığı, Davalı ile ilgili işlemlerini kaydedildiği ------. hesabında takip edildiği, 2021 yılında davacının, davalıya 14 adet e-Fatura kestiği ve kayıtlarına aldığı, Davacının, davalıya kestiği e-Faturaların bir kısmı TL olarak bir kısmı USD olarak kesildiği, USD olarak kesilen faturalar üzerinde USD kuru belirtildiği ve davacı bu kurlar üzerinden TL çevrilerek kayıtlarına aldığı, 01/11/2021 tarihli, yevmiye no ---- yevmiye kaydında cari hesabın borç tarafında 837.429,22 TL bakiye olduğu bu bakiyeyi ----- Şüpheli Ticari Alacak ana hesabın alt hesabı olarak -----hesabına virman kaydı yaparak aktarıldığı ve kapanış kaydıyla gelecek yılla devir ettiği, 2022 yılında davacının noter aracılığı ile Davalıya iade ettiği 03/11/2021 tarih ------ Numaralı (KDV dahil) 974.942,24 TL'lik e-Faturayı ticari defter kayıtlarına almadığı, 2021 yılından devirle gelen 837.429,22 TL bakiyenin 2022 yılı sonunda kapanış kaydı İle gelecek yıla devir edildiği dolayısıyla Davacının, Davalıdan cari hesaptan alacağı 837.429,22 TL olduğu, Davacının 2021-2022 yıllarına ait ticari defterler ve dayanak belgeler üzerinden tespit edildiğini, 3) Dava dosyası içerisinde bulunan tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkemenize gönderilen tarafların 2021,2022 yılına ait BA-BS Formları incelendiğinde; 2021 yılında davacının, davalıya kestiği 14 adet e-Fatura (KDV hariç) 4.019.160,44 TL olarak Davacı ve Davalı Bağlı bulunduğu vergi dairesine BA-BS Formu ile bildirildiği, 2022 yılına ait BA-BS Formlarında Davalı tarafından, davacıya kestiği 03/11/2021 tarih ------ Numaralı (KDV hariç) 826.222,24 TL'lik e-Faturayı davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, Davacı taraf ise söz konusu e-Faturayı noter aracılığı ile Davalıya iade ettiği, kayıtlarına almadığı ve bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmediği tespit edildiğini, dava dosyası içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, Davalı vekili Av. ----- tarafından Mahkemeye 24/05/2023 tarihinde verilen dilekçede, davacı yan ile kaynaklana gecikme ve teslim edilen ürünlerin ayıplı olması sebebi ile ----- firmasının uğradığı zararların tazmini için kendilerine kesilen cezaya ilişkin tercüme bürosu tarafından çevirisi yapılmış ve ----- Noterliği tarafından ------ yevmiye numarası ile tasdik edilmiş olduğu söz konusu belgede; “.. ------ firmanızdan ithal edilen hasarlı ve kusurlu ürünler nedeniyle yüklenici firma tarafından hak edişimizden kesilen 100.000-USD tutarındaki borç tarafımızdaki cari hesabınıza kaydedilmiştir...” yazılı olduğu, buna göre Davalı tarafından davacı şirkete kesilen 03/11/2021 tarih----- Numaralı (KDV dahil) 974.942,24 TL'lik e-Faturanın not kısmında “ ------ tarafından hatalı ve bozuk ürünler ile bunların geç teslimi nedeniyle 01/11/2021 tarihinde tarafımıza fatura edilen nefaset bedelinin yansıtılması”. yazılı olduğunun görüldüğünü, Davacı taraf söz konusu faturayı kabul etmeyerek noter aracılığı ile Davalıya iade ettiği, kayıtlarına almadığı tespit edilmiş olup Davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen 03/11/2021 tarih ------ Numaralı (KDV dahil) 974.942,24 TL'lik e-Faturanın kabul edilip, edilmeyeceğinin takdiri mahkemeye ait olduğu," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Dosya daha sonra davalı yanın ticari deftelerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi tarafından sunulan 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu ve noter açılış tasdiklerini yaptırdığı 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; 31/12/2021 tarihi itibariyle davacıdan 148.720,00 TL alacağı bulunduğu, Davalı tarafından, davacı adına düzenlenen 03/11/2021 tarih------ seri nolu “Hatalı ve gecikmeli Ürün Teslimatı” açıklamalı ve not kısmında “----- tarafından hatalı ve bozuk ürünler ile bunların geç teslimi nedeniyle 01/11/2021 tarihinde tarafımıza fatura edilen nefaset bedelinin yansıtılması” 974.942,24 TL tutarlı e-Faturanın davacı tarafından davalıya noter marifetiyle iade edildiği, Mahkeme davalı tarafından düzenlenen bu faturanın haklı olarak düzenlendiğine kanaat getirilmesi halinde davacının 2.355,37 USD alacağının bulunacağı, aksi taktirde davacının davalıdan 102.355,37 USD alacağı bulunacağı kanaatine varıldığı, dosya kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından faturaların bazılarının TL (sarı boyalı faturalar) ve bazılarının da USD cinsinden düzenlendiğini, Fatura bedellerinin nasıl (TL veya USD) cinsinden mi yapılacağına dair dosya kapsamında net bir bilgi ve belge bulunmadığı, Mahkeme, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden (USD) değil TL cinsinden olduğu ve davalı tarafından düzenlenen faturanın haklı olduğuna kanaat getirmesi halinde davacının (826.222,24 TL -974.942,24 TL= (-) 148 719,94 TL) davalıdan alacağının bulunmayacağı gibi davalıya 148.719,94 TL borcunun bulunacağı, aksi taktirde ise; davacının davalıdan 826.222,30 TL alacağı bulunacağı," kanaatine varıldığı görülmüştür.Somut dosya kapsamında taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafça ürünlerin davacı şirket tarafından geç teslim edilmiş olması nedeniyle ve ayrıca davacı şirketten alınan davalı şirkete geç teslim edilen malların bozuk ve hatalı imal edilmiş olması sebebiyle, ---- tarafından müvekkil şirkete 100.000.- USD tutarında bir ceza kesildiğini, bu ceza davacı ----- tarafından malların geç teslimi ve geç teslimin yanısıra bozuk ve hatalı imalatlarından kaynaklanmış olması nedeniyle, 03/11/2021 tarihinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete 974.942,24 TL tutarında bir yansıtma faturası kesildiğini, ------ firması davalı şirkete 100.000 USD cezai bedel kesmiş, davalı şirkete ödemesi gereken toplam bedelden 100.000 USD yi düşerek ödeme yaptığını, yani ------ firması müvekkili şirket ile olan cari hesabını, 100.000 USD cezai şartı davalı şirkete ödemesi gerekirken ödemeyerek, cezai şart diyerek davalı şirket ile olan carisinden düşerek hesabı kapattığını ve davacı alacaklı tarafça davalı şirket aleyhine başlatılan ----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas Sayılı icra takibinin dayanağını oluşturan ve cari hesap alacağı olarak ifade edilen tutar Dolar cinsi alacağa ilişkin söz konusu tutarın İcra İflas Kanunu'nun 58. maddesine aykırı olarak Türk Lirası karşılığının hem takip talebinde hem de ödeme emrinde gösterilmemiş olması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.
İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99. maddesinin 3. fıkrasında; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58. maddesinin 3. fıkrasında alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve-----.sayılı kararı). HMK m.114/1I hükmü kapsamında geçerli bir takibin var olup olmadığı bir dava şartı olup HMK m.115/1 hükmüne göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını yargılamanın her safhasında resen nazara almak durumundadır.
Davaya konu takip ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı icra takibinde davalı borçlu tarafça ----. İcra Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ------Karar sayılı, 23/08/2022 tarihli kararına konu dosyada şikayet yoluna başvurulduğu, alacaklı tarafından borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu vekilince işbu davanın açıldığı, İİK'nın 58/3 maddesine göre yabancı para cinsinden alacağın takip talepnamesinde Türk parası ile tutarının gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu noksanlığın kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olduğu, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiği, takip talebi incelendiğinde; harca esas değerin TL olarak gösterildiği, böylece takip talebinin İİK'nın 58/3. maddesine göre usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine dosya davacı borçlu tarafça istinaf istemine konu edilmiş ve yapılan inceleme sonucunda alacaklının 09/08/2022 tarihinde fiziki olarak sunduğu ve UYAP'a taranan fiziki imzalı takip talebinde, takibe konu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı harca esas değer olarak gösterilmiş ise de, icra müdürlüğünce 12.08.2022 tarihinde UYAP üzerinden düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen e-imzalı örnek no:7 ödeme emrinde bu zorunluluğa uyulmadığı, bu nedenle mahkemece kamu düzenine ilişkin olan ve davacı tarafça da ileri sürülen bu husus re'sen gözetilerek bu eksiklik nedeniyle ödeme emrinin re'sen iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilerek ----- İcra Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ----- Karar sayılı, 23/08/2022 tarihli kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 12/08/2022 tarihli ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. İcra mahkemesi kararı 18/02/2025 tarihinde kesinleşmiş olup davacı alacaklı vekilinin talebi ile aynı dosyada yeniden ödeme emrinin gönderildiği, davalı tarafın bu gönderilen ödeme emrine de yeniden itiraz edip harcın tamamlandığı ve davalı borçlunun ödeme emrinin iptaline yönelik yeniden şikayet yoluna gitmediği anlaşıldığından davalının geçerli bir icra takibi bulunmadığına dair itirazlarına itibar edilmemiş ve işin esasına geçilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamında 2021 yılında davacının, davalıya 14 adet e-Fatura kestiği ve kayıtlarına aldığı, tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen tarafların 2021,2022 yılına ait BA-BS Formları incelendiğinde; 2021 yılında davacının, davalıya kestiği 14 adet e-Faturanın gerek davacı ve gerekse davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine BA-BS Formu ile bildirildiği, 2022 yılına ait BA-BS Formlarında Davalı tarafından, davacıya kestiği 03/11/2021 tarih ---- Numaralı (KDV hariç) 826.222,24 TL'lik e-Faturayı davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, Davacı taraf ise söz konusu e-Faturayı noter aracılığı ile Davalıya iade ettiği, kayıtlarına almadığı ve bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmediği tespit edildiği, davalı tarafından davacı şirkete kesilen 03/11/2021 tarih ----- Numaralı (KDV dahil) 974.942,24 TL'lik e-Faturanın not kısmında ----- tarafından hatalı ve bozuk ürünler ile bunların geç teslimi nedeniyle 01/11/2021 tarihinde tarafımıza fatura edilen nefaset bedelinin yansıtılması”. yazılı olduğunun görüldüğünü, Davacı taraf söz konusu faturayı kabul etmeyerek noter aracılığı ile Davalıya iade ettiği, her ne kadar davalı iddiası bu hususa yönelik ise de iddialarını ispatlar nitelikte delilin dosya kapsamında bulunmadığı, sadece iade faturası düzenlemenin borçtan kurtulmak için yeterli olmadığı, iadeye konu malların iadesinin de gerektiği, tüm bu nedenlerle davacının davalıdan 102.355,37 USD alacağı bulunduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 102.355,37 USD asıl alacak istemi yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
-Davacı lehine hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği değişen oranlarda Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına,
-Davacı lehine hükmedilen tutarın takip tarihindeki efektif satış kurunun (Dolar/TL 17,99/ 1 TL) karşılığı olan 1.841.373,10-TL üzerinden % 20 si oranında 368.274,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen tutarın dava tarihindeki efektif satış kuru (Dolar/TL 18,76/1 TL) karşılığı olan 1.920.186,74 TL üzerinden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 131.167,96 TL harçtan peşin alınan 23.230,94-TL nin mahsubu ile eksik kalan 107.937,02- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 23.230,94-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.443,04-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.754,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 271.221,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları ----- Arabuluculuk Bürosu ----- Dosya numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne , kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.