T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/648 Esas
KARAR NO : 2025/522
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2021
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket -------- Projesinin mimari tasarımı, tadilat/ dekorasyon işinin yapılması konusunda anlaştıklarını, bu şekilde davalı şirket anlaşma gereği her görülen iş karşılığı toplamda 678.249 TL davacı şirkete ödeme yaptığını, bu durum şirketin ticari defterlerinde ve banka kayıtlarında mevcut olduğunu, davalı kötü niyetli olduğunu, şöyle ki davacı şirketin temsilcisi ----------- 17/08/2019 tarihinde hakkında yürütülen ceza davası nedeniyle cezaevine girmiş bu süreci fırsat bilen davalı şirket yetkilileri görülen işi ve kendilerine gönderilen faturayı inkar yoluna giderek paranın tahsilini sürüncemede bırakmak istediklerini, --------15/10/2020 tarihinde özgürlüğüne kavuşmuş dolasıyla maddi ve manevi çöküntü yaşadığını, daha sonra temsilcisi olduğu şirketin işlerine kaldığı yerden devam ettiğini, bu süreçte dava konusu alacağın tahsiline yönelik davalı şirket yetkilisi ----------- ile borcun tahsil edilmesine ilişkin konuşmalar yapıldığını, yine ----------- 8 Ekim 2020 tarihinde davacı şirketin temsilcisi ---------- gönderdiği mailde borcun varlığını ikrar ettiğini, faturanın münderecatının doğru olduğunu, bu durumu gerek tanık delili ile gerekse de bilirkişiler aracılığı ile ispat edilebileceğini beyan ederek; ---------- İcra Dairesi Müdürlüğü -----------E. sayılı icra takip dosyası ile başlatılan takibe davalıların yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/ borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı aleyhinde -----------İcra Müdürlüğü'nün----------- Esas Sayılı dosyası üzerinden --------- seri numaralı, 26.06.2019 tarih ve 141.032,42 TL bedelli irsaliye üzerinden icra takibi başlattığını, davalının şirketin yasal süresi içerisinde işbu takibe ve borca itiraz ettiğini ve takip durdurduğunu, davacının icra takibine konu faturasının davalı tarafından kabul edilmeyip itiraz edildiğini, dava konusu faturanın davalı tarafından ---------- Noterliği'nin 24 Temmuz 2019 tarihinde ----------- yevmiye numaralı ihbarnamesi ile yasal süresi içersinde itiraz edilerek iade ederek, ticari kayıtlarına işlemediğini, işbu durum noter kayıtları ve davalıya ait ticari defterler ile de sabit olduğunu, davalının dava konusu faturanın içeriğinde yer alan mal ve hizmeti satın almadığını, davalı şirketin, takibe konu faturadaki alacak kalemleri mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davalının, davacının belirtmiş olduğu proje ilişkin işlerinin bir kısmını ve dava konusu faturaya ilişkin işlerini dava dışı 3.şahıslara yaptırmak suretiyle inşa ettirdiğini beyan ederek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi ve dava ikame eden davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere "kötü niyet tazminatı" hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacının tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tanıklar dinlenmiş tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Mahkememizin 07/11/2024 tarihli 9 nolu celsesinde, isticvap edilen davalı şirket yetkilisi ---------- beyanında "ben davalı şirket kuruluşundan bu yana yetkilisiyim, dava konusu olay ile ilgili bilgi sahibiyim, ----------- yetkilisi ----------- inşaat mühendisidir, kendisi arkadaşımız olur, ----------- yerimizin tadilat işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili bizle çalışmak istedi ve bu işi formen olarak üstlenmek istedi, teklifinde işlerin takibini beraber yaparak faturaların kendisi adına kesilmesini ve üzerine %5 kar eklemek suretiyle oluşturacağı faturaları bize göndereceğini ve bu şekilde bir çalışma planı içerisinde çalışmayı teklif etti ve kabul ettik, bu süreç 3-4 ay devam etti, kendisi taşeronlarla görüştü, taşeronlarla görüştüğünde bize bilgi de veriyordu, anlaşmamız gibi taşeronlar ----------, ---------- da bize fatura kesiyordu, dava konusu edilen son faturaya kadar bir sıkıntı yoktu, ancak son faturanın gerekçelendirilmesini istediğimizde makul bir yanıt alamadığımız için faturaya itiraz ettik, anahtar teslim iş yapılması gibi bir taahhüt bulunmamaktaydı, elektrik işleri, mekanik işleri, ısıtma ve soğutma ile zemin işlerinde eksik ve ayıplı ifa söz konusuydu, biz faaliyete geçen kısımlar yönünden ayıp ve eksik ifa tespit ettiğimiz hususlarda bizzat ben kendisine ayıp veya eksik ifa ihbarında bulunuyordum, bunları şifahen veya çeşitli iletişim yöntemlerini kullanarak yapıyordum, giderilenler olduğu gibi giderilemeyenler de vardı, normal olarak 2 ayda bitmesi gereken bir proje davacının iş takibindeki aksaklıkları yüzünden 3 buçuk 4 aya uzadı, biz de bu arada masraf vs yaptık, bizim düşüncemiz son faturanın hiç yapılmayan işe ilişkin olarak düzenlendiği ve bu sebeple anlaşamamazlık durumu söz konusudur, kaldı ki bize yapılan bildirime konu işleri de biz üçüncü kişilere yaptırdık, yukarıda bahsettiğim üzere bunlar eksik olduğu belirtilen elektrik, mekanik, ısıtma soğutma ve zemin işlerine ilişkindir" şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile onayladığı görülmüştür.
Taraflar tanık deliline dayanılmış olması sebebi ile tanıklara usulüne uygun davetiye çıkartılmak sureti ile Mahkememizin 20/02/2025 tarihli 10 nolu celsesinde huzurda dinlenmişlerdir.
Davacı tanığı ----------- beyanında; "davacı şirkette 2017 yılında bir inşaat yapım aşamasında ------------ ile tanıştık, hapse girme süreçleri oldu, 2020 yılında öğrendim. Taraflar arasında ki amaç ne bilmem. Ben davacı şirkette çalıştım. Ben ---------- olarak davacı şirkete bana bahsetmiş olduğunuz eser sözleşmesinde taahhütte bulunduk. elektrik iç tesisatını biz yaptık ben paramı aldım. Davacı şirketten aldım. Elektrik anlamında bizden kaynaklı bir sorun olmadı. İşimizi takriben 2-3 ay da tamamladık. Üstünden çok zaman geçtiği için hatırlamam normaldir. Eksik ve ayıplı işe ilişkin olarak ise tarafımızca yapılan işlemde herhangi bir eksiklik yoktu ancak diğer hususlarda eksik ve ayıp bir işlem varsa onu bilmem. Ben davalı şirket yetkilisi olduğunu bildiğim ve işveren olarak tanıdğım ----------- talimat almadım. Davacı ile aralarında nasıl bir ilişki var bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile onaylamış olduğu görülmüştür. Davalı tanığı ----------- beyanında; "davalı şirkette Mart 2019 dan beri çalışıyorum. Şuanda satış yöneticisiyim. Ama başlangıçta operasyon işleri ve şube sorumlusu olarak çalıştım. Bizim yetkilimiz -----------. Şirkette çalıştığım için devam eden şantiye ile ilgili bilgim vardı bildiğim kadarıyla beraber yapılan ve beraber yürütülen bir süreçti. ------------ bizzat kendisi ilgilenirdi. Hazır ofis kiralaması ile alakalı yerler bulup mimari dekorasyonlarını yapıp kiralama işlemiyle uğraşıyoruz. Genelde tüm süreçleri birlikte yürüttüğümüz gibi dava konusu olayda da ---------- bizzat işin başında idi. Davacı şirkete taşeronları bulup tadilatı tamamlaması ve faturalarını davacı şirkete hitaben düzenlenmesi ve davacı tarafından da yüzde %5 kar ile bize faturalandırması konusunda anlaştıklarını biliyorum. Anahtar teslim iş yapılması söz konusu değildir. ---------- ve ----------- arkadaştır, bahsettiğim şekilde bir anlaşma vardı ancak işin eksik yapıldığı bu şirketimizin bilgisi dahilindedir. Ayıplı olduğu konusunda bilgim yoktur. Eksik işleri başka firmalara yaptırdık. Kime yaptırıldığı konusunda bilgim yoktur. Teknik anlamda bilgim yoktur. Ancak işin tamamı hakkında tecrübeme istinaden en azından eksiklik konusunda bilgi sahibiyim. 2019 2020 yılları gibi yani şantiyenin sonlarına doğru gittim. Ne eksiklik olduğunu tam olarak hatırlamıyorum. Ayıplı ve eksik ifaya ilişkin bildirim yapılmıştır. Ancak bu konuda net bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile onaylamış olduğu görülmüştür. Davacı tanığı ------------ beyanında; "her iki tarafı da 2019 yılından beri bu iş sebebi ile tanıyorum. Benim kendi firmam var. Mekanik firmasıdır. Havalandırma ve klima işlemi yapıyoruz. Bu işi ----------- teklif verdim. ----------- davalı tarafa ---------- söyledi. Fiyat verildi. Beraber karar verdiler. Pazarlık yapıldı. Ben ------- mail attım ikisi beraber buluştuk anlaştık bana çek verildi. %30-%40 ı peşin aldık. İşe başladık işin belli bir kısmında --------- ve ----------- ortak olduklarını biliyorum. ---------- hapse girdi ------------ kendisi bizimle görüşerek işe devam ettik. %60 ı tamamlanmıştı. Ben ilk kısma ilişkin faturayı ----------- kestim. Biz ilk peşinatı da ----------- aldık. Çeki de -------- verdi. --------- danışman idi. Bu arada bi %20 lik bedel daha aldık. İş konusunda ise ------------ hapse girmesi sebebi ile ödemeleri alamadık işi yarım bıraktık. İşi yarım bırakmamızın sebebi -------- hapse girmeden evvel bize verdiği senetin ödenmemesi idi. Araya pandemi girdi. ------------ bizimle iletişim kurarak işi tamamladık. Bazı eksiklikler çıktı bu arada ---------- hapisten çıktı. İşleri tamamlamamızı söyledi. Biz eksiklikleri tamamladık o arada bi %20 lik daha ödeme aldık bunu da ------------ aldık. Yani aldığımız tüm bedeli ----------- aldık ---------- hapse girdiği süreçte işin yarım kalmasının sebebi kendisinin danışman olarak projede yer alması idi. %30 luk alacağım kaldı. Bunu da ------------ aldığımız senedin ödenmemesine istinaden söylüyorum. Bu tutarı kendisinden talep ediyor olmamızın sebebi budur. Aralarında anlaşma olduğunu düşündüğüm için senede ilişkin 150.000,00 TL tutarlı kısmı -----------, tüm aldığımız tutara ilişkin kısmı ismi ----------- kestik. Ödeme yapılmadığı için ki bu dönem ------------ hapse girmesinden önceki dönemdir, diğer taşeronlarda işi durdurdu eksiklikler oldu. Pandemi de ise söz konusu yer bildiğim kadarıyla açıldı ve başka firmalara kiralandı. Çalıştığına dair bilgim vardır. Menfezden ses geldiğini söyledikleri için kontrol yaptık hatta içerisine ekstra susturucu taktık. Bunlarında parasını alamadık. Zira ---------- bunların parasını ----------- tarafından ödeneceğini söyledi. ------------ de ödemedi." şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile onaylamış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali istemine konu----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 141.032,42 TL fatura bedeli ile 25.246,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 166.279,16 TL alacağın tahsili için 27/07/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişi ---------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı ----------- oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporundaki eksiklikle sebebiyle dosya bu kez inşaat mühendisi bilirkişi ---------- tevdi edilmiş ve 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. İşbu raporların ilgili kısımları HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kusurlan vekalet sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takip tarihinde davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında davacıya ait gayrimenkulde tadilat ve dekorasyon işleri ve yapımının yönetilmesine ilişkin yazılı olmayan vekalet sözleşmesi hükümlerini içerir sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının vekil, davalının ise vekalet veren işsahibi olduğu, taraflar arasında kurulan bu sözleşmede davacıya ödenecek ücrete ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı ancak tarafların kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri e posta içeriklerinde düzenlenen faturalar üzerinden % 5 oranında bir bedelin ödeneceği konusunda mutabakata vardıklarının anlaşıldığı, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının HMK m.222 hükmü kapsamında sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının ticari defterlerinde davacı tarafından davalıya 28/09/2019 tarihinden 30/06/2019 tarihine kadar 7 adet fatura ile 820.569,76 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalıdan farklı tarihlerde 678.250,00 TL ödeme aldığı, davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 142.319,76 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise yine 28/09/2019 tarihinden 28/06/2019 tarihine kadar 6 adet fatura ile 679.537,34 TL tutarlı mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte davacıya farklı tarihlerde 678.250,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre takip tarihi itibariyle davacıya 1.287,34 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın tadilat dekorasyon, yangın, sıhhi tesisat, klima drenaj işlemi açıklamalı 26/06/2019 tarihli 61243 seri no.lu 141.032,42 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, her ne kadar alınan ilk raporda söz konusu faturaya konu işlemin yapılıp yapılmadığı veya davalının savunması kapsamında eksik ve ayıplı yapıldığı değerlendirmesinin ancak keşif ile tespit edilebileceği belirtilmiş ise de teknik bilirkişi raporunda yapılan işlemlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığının keşif ile tespit edilemeyeceğinin bildirildiği gerçekten de taraf beyanları, işin yapıldığı tarih ve aradan geçen süre ve dinlenen tanık anlatımları kapsamında hangi işin davacı tarafından yapılıp yapılmadığının veya eksik veya ayıplı yapıldığının tespitinin gelinen aşama itibariyle tespitinin mümkün olmayacağı, dinlenen tanık anlatımlarında ve özellikle 26/09/2019 tarihli fatura konusu işlerin büyük kısmını yaptığı anlaşılan tanık --------- beyanlarında % 30-40 oranında bir peşinat aldığını, işin % 60'nın tamalandığını, faturanın davalı şirkete hitaben düzenlendiği, sonrasında 20'lik kısmın da ödemesinin alındığını, davacı şirket yetkilisinin hapse girmesi sebebiyle işi bıraktıkları, bunun sebebinin davacı yetkilisi ---------- tarafından verilen senet bedelinin ödenmemesi olduğu, sonrasında davalı şirket yetkilisi ile görüşerek işin tamamlandığı ve bakiye % 20'lik kısma ilişkin de ödemenin alındığını, sonrasında eksikliklerin çıktığını bunların da kendileri tarafından yapıldığı tüm ödemeleri davalı şirket yetkilisi ---------- aldığı beyanı ile isticvap edilen davalı şirket yetkilisi beyanları ve----------- isimli e posta adresinden davacının maline cevaben gönderilen 08/10/2020 tarihli e-posta içeriğinde davalının 83.000,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiği beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının vereceği hizmete karşılık olarak düzenleyeceği faturaların % 5'i oranında davalının davacıya ödeme yapmayı kabul ettiği ve davalı tarafından gönderilen mailde yazılı tutar kapsamında davalının davacıya borçlu olduğunun kabulü gerektiği, davacının bu tutar haricinde kalan bakiye tutarda alacaklı olduğunu ispat eder başkaca bir delil sunmadığı, takip öncesinde davacının davalıyı TBK m.117 hükmü kapsamında temerrüte düşürdüğünü gösterir bir delilin de sunulmadığı, taraflar arasındaki işin niteliği gözetildiğinde TTK m.1530/4.a hükmünün de somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığından işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile --------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 83.000,00 TL (asıl alacak) yönünden iptali ile takibin kabul edilen tutarın borç tamamen ödeninceye kadar yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 16.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından başlatılan takibin kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.669,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.008,24-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.661,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL başvuru harcı, 2.008,24-TL peşin/nisbi harcı olmak üzere toplam 2.067,54TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 650,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.150,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.619,38-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 138,50 TL posta yargılama giderinin kabul red oranı dikkate olarak 56,99 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
11-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.320,00 TL ücretin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 776,84 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye 543,16 TL'lık kısmın ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2025