T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/449 Esas
KARAR NO: 2025/414
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/06/2024
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 1.411.614,62-TL (bir milyon dört yüz on bir bin altı yüz on dört Türk Lirası, altmış iki Kuruş) tutarındaki asıl alacağının tahsili için 31/05/2024 tarihinde ve ------ Sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkında ilamsız icra takibine girişildiğini, bu dosyadan gönderilen ( 7 örnek ) ödeme emri 01/06/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, sonrasında yasal süresi içerisinde borçlunun takibe ve borca itiraz etmesi üzerine ise 03/06/2024 tarihinde ilgili icra müdürlüğünce söz konusu takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun borca itirazı haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip dayanağı durumundaki cari hareket dökümü kapsamında belirtilen faturalar ve işlemler uyarınca davacı şirketin davalı borçludan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, yine, tarafların ticari defterleri üzerinde Sayın Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de davacı şirketin davalı borçludan takip tarihi itibari ile belirtilen tutarda alacaklı olduğunun tevsik edilmiş olacağını, beyan ederek Davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan borca itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlunun takip konusu alacağın %20’ si oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında cari bir ilişki bulunduğunu, davalı şirketin, davacı firmaya ürün sattığını ve ödemelerin davacı tarafından cari ilişki içerisinde yapıldığını, davalı şirketin bugüne kadar keşide ettiği tüm faturalara ilişkin ürünleri teslim ettiğini, zira davacı yanın ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiası var ise bu iddiaya yazılı delille ispata mükellef olanın davacı taraf olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafından huzurda açılan davaya konu sunulan cari hesap incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından satılan mal karşılığı usulüne uygun faturaların tanzim edildiğinin görüleceğini, buna karşın davacı şirketin birçok iade faturası keserek cari hesap ilişkisini kendi alacaklı olacak şekilde düzenlediğini, halbuki, davalı şirket tarafından davacı şirkete mal satılmış ve satılan mal karşılığı fatura kesildiğini, ancak, söz konusu iade faturalarının neden tanzim edildiği, iade faturasına konu malların davalı şirkete tesliminin yapılıp/ yapılmadığı, kısacası bahsi geçen iade faturalarının hangi gerekçe ile tanzim edildiğinin de belli olmadığını, kaldı ki, iade faturasına konu ürünlerin geri iadesinin davalı şirkete yapılmadığını, davacı şirketin adeta, davalı şirketin mal satışına karşılık tanzim etmiş olduğu faturalara karşı haksız ve hukuka aykırı olarak iade faturası keserek sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, ancak, iade faturalarına konu malların geri iadesinin yapılıp yapılmadığının da meçhul olduğunu, kaldı ki, söz konusu iade faturalarına itiraz edilmemesi, tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamaktadır. Asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkil şirkete iade faturası tanzim edilebileceği bir işin/malın/hizmetin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar işin veya malın iade edilip / edilmediği, iade nedeninin yerinde ve geçerli olup / olmadığı, malın süresinde ve ayıptan ari teslim edilip / edilmediğinin tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ise kendince iade faturaları oluşturarak haksız alacak tahsil etme uğraşında olduğunu, davacı şirketin dosyaya sunduğu sözde mutabakat metni ile her iki şirket arasında alacak-borç ilişkisinin belli olduğunu iddia ettiğini, ancak, bu hususun gerçek dışı olduğunu, zira, mutabakat formunu gönderen personelin her ne kadar şirket çalışanı olsa dahi, şirketi mali sorumluluk altına sokacak, tasarruf yetkisine haiz ve bilhassa imza yetkisine sahip bir çalışanı olmadığını, kaldı ki, davalı şirketin bir anonim şirket olduğunu ve -----borçlandırılma yetkisinin ancak bir yönetim kurulu üyesi tarafından mümkün olacağını, bu nedenle, davacı tarafından sunulan sözde imzalı ve kaşeli mutabakat metninin taraflarınca kabul edilmediğini,” beyan ederek davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı ikame edilen itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı şirket tarafından ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, takip tarihi itibariyle Davacı şirketin Davalı şirketten kaydi olarak 1.565.953,68-TL alacaklı olduğu, ancak talebe bağlılık esasına göre davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği tutarın 1.411.614,62-TL olduğu, davacı şirketin icra takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebinin olmadığı, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, cari hesaba dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir.---- yazılan müzekkereye istinaden --- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belgedir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Somut olayda davacı, davalıya malları teslim ettiğini, iddia etmiştir ve bu hususta ispat yükü davacı taraftadır.Dava tarihi olan 26.06.2024 tarihinden iki gün sonrasında ---- tarafından gönderilen cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere ----- isimli kişi tarafından davacıya mutabakat metni gönderildiği, BTK'dan gelen cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere maili gönderen kişinin mail uzantısının davalı tarafından kullanıldığı hususları dikkate alındığında gönderilen mailin davalı tarafından gönderildiği kanaatine varılarak taraflar arasında 28.06.2024 tarihi itibariyle davacının 1.565.953,68 TL alacaklı olduğu hususunda tarafların mutabakata vardığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulduğu, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenmiş olan bütün faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından vergi müdürlüğüne BA formu ile bildirildiği, yukarıda zikredilen mutabakat metni ile tarafların ticari defterlerinin uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 1.565.953,68 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ise de taleple bağlılık kuralı gereğince 1.411.614,62 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede faturaya dayalı olan alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne, -------- esas sayılı icra takibine davalının/borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.411.614,62 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa avans faizi işletilmesine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 282.322,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 96.427,39-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 17.048,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 79.378,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 17.048,78-TL Peşin nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 254,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 29.730,88TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 209.626,25-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------sayılı dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025