T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/21 Esas
KARAR NO: 2025/456
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----tarihinde davacı tarafından ----no.lu davalıdan satın alınmış olan ------ tipi ------- kez yolda kalmış olduğunu, bu kapsamda her seferinde yetkili servisine götürüldüğünü ve şanzıman vites karıştırma sorunu olduğunun bulunduğu ve bu kapsamda şanzıman değişiminin yapılması gerektiğinin, belirtilmiş olduğu aracın arıza vermiş olduğu tarihten bu güne kadar sorunun giderilememiş olduğunu ve bu anlamda üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu, ---- D. İş. dosyası kapsamında yapılan incelemede şanzımanın satın alındığında ayıplı olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, arıza nedeni ile aracın------tarihlerinde 27 gün onarımda kalmış olduğunu, müvekkilinin ayıplı aracı 27 gün kullanamadığı için ---- zarar etmiş olduğunu, bu vs. nedenler ile aracın misli ile değiştirilm. talebin kabul edilmemesi durumunda aracın dava tarihindeki güncel bedelinin avans faizi ile iadesi, bu talebinde kabul görmemesi durumunda fatura bedelinin avans faizi ile birlikte, ayrıca kar kaybının avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davacı arasında satış akdinin bulunmadığını, bu kapsamda söz konusu satış işleminde müvekkilin taraf olmadığını, aracın garanti şartlarına tabi olduğunu, araçta üretimden kaynaklı sorun bulunmadığını, arızanın giderilmesi için davacı tarafından müsaade edilmediği için sorunun giderilememiş olduğunu, şanzımanın komple değiştirilmiş olduğunu, ve veri toplayan cihaz takılmış olduğunu, ancak davacının 20 günlük süre dolmadan fişi çekerek sadece 2 gün veri toplanabilmiş olduğunu, davacı tarafından alınan tespit raporunun müvekkilin aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, tespitin müvekkili yokluğunda yapılmış olduğunu, terditli talebin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı -------- cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafından alınmış olan tespit raporunun müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, tespitin müvekkili yokluğunda yapılmış olduğunu, ayrıca söz konusu tespitin aracın çalıştırılmadan yapılmış olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, ayrıca aracın 27 gün kullanılamamış olduğunun hukuka aykırı olduğunu, 1,5 yıl kullanılan aracın yeni bir araç ile değiştirilme talebinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilin üretim aşamasında yer almadığını, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkilin ------ tarihi itibariyle 1 no.lu davalı ile ticari ilişkisinin kalmamış olduğunu, davacının onarım için başla servise müracaat etmiş olduğundan sorumluluğu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca davanın ---- ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddedilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında kurulan satış sözleşmesine konu malın ayıplı olması sebebiyle oluşan zararın davalıdan tazmini için açılan tazminat davasıdır. Uyuşmazlık; davacının davalı ----- tarihinde satın aldığı --------- plakalı aracın ayıplı olduğundan bahisle, ayıpsız misli ile değişimi aksi halde aracın dava tarihindeki değerinin, talebin kabul görmemesi halinde aracın fatura bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsili ve davacının uğradığı ticari kar kaybı ve zararın olup olmadığı varsa miktarının tespiti ile araçtaki ayıp sebebiyle seçimlik haklardan misli ile değiştirmenin 4721 sayılı TMK’nın 2 ve 6098 sayılı TBK’nın 227/4 maddeleri gözetilerek hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesi gözetilerek uygun olup olmadığı, onarımının mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacı vekilince sunulan aracın satın alınma faturası, garanti belgesi, yol yardım formları, ihtarnameler ve tebliğ şerhleri,---- D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında taraflarca sunulan deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin ----tarihli duruşma ara kararına istinaden alınan -------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu araca yönelik davacı iş yerinde ----- tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde aracın vites geçişlerinin yol denemesi ile kontrol edilmiş olduğu ancak vites geçişlerinde halen sorun bulunduğu, gaza basıldığında bazen vites geçişinin 1 den direk 5 e geçebildiği gibi, bazen de gaza basılsa dahi (Devir yükseliyor ancak vites geçişi olmadığı görülmüştür.) vites geçişinin olmadığı, bu kapsamda aracın seyir halinde iken vites geçişi olmaması, zorunlu trafik akışı nedeni ile durdurulan aracın vites geçiş sorunu nedeni ile tekrar hareket ettirilemediği, hatta yokuş yukarı çıkarken tehlike arz ettiği, görülmüş olduğu, bu nedenle aracın vites geçiş sorununun süreklilik göstermesi aracın şanzımanının elektronik yazılımından kaynaklı imalat hatalı olacağı, ancak dava dışı Erdeğerler tarafından Şanzımanın orijinali ile onarılmada komple değiştirilmiş olması durumunda aynı arızayı tekrar vermesinin teknik olarak mümkün olmadığını, dava konusu araç şanzımanının satın alındığında ayıplı olduğu, ve kullanıcı hatasından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu ayıbın kullanım sonrası ortaya çıkan ve üretimden kaynaklı bir arıza olduğu ve söz konusu ayıbın trafikte seyir halinde emniyetsiz/yaralanma/ölüme neden olabilecek sonuçlar doğurabileceği, gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiğini, araçtaki vites geçiş sorununun Komple Şanzıman değişimi yapılmış olmasına rağmen çözülememiş olduğu görüldüğü, dava konusu araçtaki vites geçiş sorununun şanzıman değişimi yapılmış olmasına rağmen halen sorunun devam ettiği dikkate alındığında onarımının mümkün olmadığı,
Makul onarım süresine göre; söz konusu aracın günlük olarak 10 (on) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 1.750,00 TL X 10=17.500,00 TL olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının ---- gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 25.000,00 TL - 17.500,00 TL = 7.500,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı alacağının bulunduğu, ancak;Araçtaki sorunun çözülememesinden kaynakılı serviste kalmış olduğu süreye göre; dosya muhteviyatına sunulmuş olan servis girişlerinde dava konusu araçta bulunan ve kronikleşmiş olduğu değerlendirilen vifes geçiş sorununa yönelik aracın serviste geçirdiği süre+ nihai olarak komple sanzıman değişimi için yetkili serviste bulunduğu toplam sürenin 113 (yüzonüç) gün olduğu, bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı olay tarihi itibariyle onarım süresi ---------araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, söz konusu aracın günlük olarak 113 (yüzonüç) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 1.750,00 TL X 113 - 197.750,00 TL olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının ------- gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 282.500,00 TL - 197.500,00 TL= 84.750,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı alacağının bulunduğu, ancak davacı vekili tarafından aracın 27 gün serviste kalmış olduğu beyanının talebe bağlılık ilkesi gereği dikkate alınması ile 27 x 2.500,00 TL - 67.500,00 TL araçtan mahrum kalma/ikame araç bedeli oluşacağı, bu kapsamda Amortisman payının tenzili ile = 67.500,00 TL - ( 1.750,00 TL X 27) 47.250,00 TL =20.250,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedelinin oluşacağı, nihai taktirin mahkemeye ait olduğu, dosya muhteviyatında davacı tarafından aracın arızalı olmasından kaynaklı yapılamayan seferlere yönelik şirket zararının tazmini maksadıyla faturalar ibraz edilmiş olduğu, bu kapsamda söz konusu faturaların defter kayıtlarının Mali Müşavir tarafından incelenmesi ve müteakiben yapılan seferlerin taşınan yük/ tonaj , mesafe, kullanılan yakıt vb. bilgilerinin ibraz edilmesine müteakip meslek odalarından alınacak taşıma tarifesi dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının TBK m. 223/f.1 hükmünde yer alan “uygun bir süre” içerisinde ihbar külfetini yerine getirdiğinin düşünüldüğü, hâl böyle olunca somut olayda ayınım maddi ve şekli koşullarının sağlandığı, davacının misli ile değiştirilmesi talebi “satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” hakkı kapsamında olup; davacının aracı iade etmesi koşulu ile anılan aracın misli ile değiştirilmesini talep etme hakkını haiz olduğunun düşünüldüğü, somut olayda araçtaki hasarın onarılmasının mümkün olmadığı ve dolayısıyla davacının bu duruma katlanmasının kendisinden beklenemeyeceğinin düşünüldüğü, ancak bu durumda dava konusu aracın aynı model ve niteliklerde olmasının gerektiği, bir başka ifade ile davacının aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebinde bulunması ancak ve ancak bire bir aynı özelliklere sahip olan bir aracın mevcut olması halinde mümkün olduğu, zira alıcının ayıplı satılanın değiştirilmesini talep edebilmesi için, satılanın ayıpsız bir benzerini tesliminin satıcıdan beklenebilir olmasının gerektiği, bu açıdan satış sözleşmesinin parça veya çeşit satışı olması arasında bir farkın olmadığı, aracın ayıpsız benzeri bulunmamakta ise talebin icrasının da mümkün olmayacağı, bu talebin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı ihtimalinde ise davacının “fatura bedelinin avans faizi ile iadesini” talep edebileceği, mahkemece bu kanaatte olunması durumunda davacının aracı 1.566.500,00 TL bedel ile satın aldığı hususu nazara alındığında anılan bedelin avans faizi ile birlikte iadesini talep edebileceği, husumet yönünden takdiri mahkemeye ait olmak üzere bu noktada davalı satıcının davacı şirkete karşı satış sözleşmesinden kaynaklı sorumlu olduğu noktasında kanaatimizce bir ihtilafın bulunmadığı, bu noktada her ne kadar anılan kararda üretici firmaya başvurulamayacağından da bahsedilmişse aşağıda yer alan Yargıtay kararları kapsamında üreticinin de garanti sorumluluğunun incelenmesi gerektiği, bu kapsamda dosyaya mübrez belgeler detaylıca incelendiğinde aracın satış alındığı tarih ile ----- ilk hasar tespit tarihi ----- arasındaki iki aylık süreç nazara alındığında garanti süresinin devam ettiği, davalı ----- aracın garanti şartlarına tabi olduğunu cevap dilekçesinde ifade ettiği, tüm bunlarla birlikte davalı ----- sorumluluğunun kapsamına ilişkin yapılacak değerlendirme neticesinde davalı ---- garantör olup; üretimden kaynaklanan gizli ayıbın varlığı nazara alındığında satıcı davalı------birlikte garantör olarak davacı (alıcıya) karşı müştereken sorumlu olduğu" kanaatini bildirmiş, söz konusu rapor HMK m. 282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Tacir olan taraflar arasında satım ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir -----TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır ----Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir.Dava konusu -----tipi marka model araç olduğu, aracın ---- tarihinde davacı tarafından ------ satın alınmış olduğu, araca yönelik ilk------ göre araç henüz 2.232 km de iken meydana gelmiş olduğu, müteakiben aracın aynı arıza nedeni ile 5 (Beş) defa daha servise girmiş olduğu, aracın ---- tarihinde dava dışı -----adresinde --------tarafından araç üzerinde yapılmış olan inceleme neticesinde aracın; ---- kaldırılmış olduğu ve inceleme için ----- uzun zaman alacağından aracın çalıştırılamamış olduğunun belirtilmiş olduğu, vitesinin geçmeme nedeninin Yağ Kaçağı ve/veya iyi yağlama performansı olmamasının olduğu, araçta yağ kaçağı, /sızıntı vb. Olmadığı, hız Sensör değişiminin yapılmış olduğu, yetkili servis tarafından kısa süreler ile aynı arızanın meydana gelmekte olduğu dikkate alınarak mekanik arıza teşhisi ile Komple Şanzıman değişimi yapılmış olduğu, belirtilmiştir.Dava konusu araca yönelik mahkememizce görevlendirilen teknik bilirkişi tarafından davacı iş yerinde 12/03/2025 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde aracın vites geçişlerinin yol denemesi ile kontrol edilmiş olduğu, ancak vites geçişlerinde şanzıman değişimi yapılmış olmasına rağmen halen sorun bulunduğu, bu nedenle aracın vites geçiş sorununun süreklilik göstermesi aracın şanzımanının elektronik yazılımından kaynaklı imalat hatası olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, araç şanzımanının satın alındığında ayıplı olduğu ve vites geçiş sorununun kullanıcı hatasından kaynaklanmakta olduğundan bahsedilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, bu ayıbın kullanım sonrası ortaya çıkan ve üretimden kaynaklı bir arıza olduğu ve söz konusu ayıbın trafikte seyir halinde emniyetsiz/yaralanma/ölüme neden olabilecek sonuçlar doğurabileceği ve gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, belirtilmiştir. Somut olayda, davalı----- dilekçesinde şirketlerinin garantisinin mevcut olduğuna dair beyanı bulunduğu, aracın davalı ------ sıfır km olarak davacı tarafından satın alındığı, Araçtaki ayıp gizli ayıp olduğundan ve ayıbının ilk olarak garanti süresi çerisinde ortaya çıkması üzerine 05/12/2022 tarihlerinde davalı servisine götürüldüğü anlaşılmakla ihbarın süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır.------- TBK’nın 227.maddesinde, "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Arızanın ortaya çıkması üzerine alıcı, öncelikle aracın onarımını talep etmiş, ancak aracın kısa süre içerisinde aynı arızayı tekrar etmesi nedeniyle kendisinden yararlanılacak şekilde tamir edilmemesi üzerine ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Diğer bir anlatımla, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkını kullanmasına rağmen, araçtaki ayıplar garanti süresi içinde giderilememiş ve ayıpların tam ve kalıcı olarak giderilmemesi nedeniyle bu seçimlik hakkın kullanıldığından söz edilemez. Araçtaki ayıbın kalıcı olarak giderilmemesi nedeniyle, ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi yerinde olup, mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının maddi zarar taleplerine yönelik yapılan değerlendirmede ise; TBK m. 227/f.2 hükmüne göre davacı alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Dava dilekçesinde davacı, arıza nedeni ile aracın -------- tarihlerinde 27 gün onarımda kalmış olduğunu, davacının ayıplı aracı 27 gün kullanamadığı için 517.122,56 TL zarar etmiş olduğunu” iddia ederek kazanç kaybı talebinde bulunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda davacının zararının amortisman payının tenzili ile - 67.500,00 TL - ( 1.750,00 TL X 27) 47.250,00= 20.250,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedelinin oluşacağı, tespit edilmiş olup mahkememizce yapılan değerlendirme yerinde bulunmuş ve davacı tarafın rapora itirazı olmadığı da gözönüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile,
-Davacının elindeki--------- plakalı aracın, davalılara takyidattan ari teslimi karşılığında, davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine,
-Davacının maddi zarar talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 20.250,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 108.390,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 28.459,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 79.931,24-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 3.415,50-TL Peşin/nisbi Harcı, 25.044,15-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 28.887,25TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 364,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.364,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.902,84-TL lik kısmının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı --------- Tarafından yapılan 100,00 TL yargılama gideri kabul red oranı dikkate alınarak 10,18 TL kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 234.145,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 1.320,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.185,68 -TL lik kısmının davalılardan müteselsilen, 134,32 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı ------ vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
14/05/2025