T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/728 Esas
KARAR NO : 2025/486
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----------- ŞTİ. tarafından davalı borçlu ------------ Şirketi'ne karşı 25/04/2023 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe ve yetkiye itirazı üzerine taraflarınca yetki itirazı kabul edilmiş ve dosya ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyasına gönderilmiş; icra dosyasında yeniden çıkarılan ödeme emrine bir kez daha borçlu tarafça borca itiraz edildiğini, takip dayanağı müvekkil tarafından davalı adına kesilmiş 15.07.2021 tarihli ------------- numaralı 29.694,00 TL bedelli fatura ve cari hesaptan ibaret olduğunu, itiraz sebebiyle icra müdürü tarafından takibin davalı borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle duran takibe devam edebilmek ve alacağın tahsilini sağlamak amacıyla işbu itirazın iptali davasını açtıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tamamen gerçek dışı iddialarla müvekkilden alacağı olduğunu bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali gerektiğini iddia ettiğini, İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde 29.694,00 TL gibi bir borç bakiyesinden bahsedilmişse de müvekkilin davacıya böyle bir borcunun olmadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, davacı müvekkilin faturaya itiraz etmediğini iddia etmişse de esasen fatura müvekkile tebliğ edilmediği gibi bir an için aksi düşünülse dahi fatura akdin ifa aşamasına ilişkin olduğunu, davacının alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, malı teslim ettiğini, malın satış bedeli üzerinde tarafların mutabakata vardığını kanıtlaması gerektiğini, davacının varlığını iddia ettiği alacak senetle ispat kuralına tabii olduğunu, dolayısıyla faturanın müvekkile tebliğ edildiği doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülse dahi herhangi bir öneminin olmadığını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından müvekkile nektarin teslim edildiği iddia edildiğini, ancak müvekkil tarafından teslim alınmış böyle bir ürün olmadığı gibi, fatura konusunu ihtiva eden bir borcu da olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı müvekkilden alacaklı olmak bir yana kötüniyetli hareket edip haksız kazanç elde etmeye çalıştığından kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:6100 sayılı HMK m.150 ve m.320/IV hükümleri birlikte değerlendirildiğinde basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırma kararı verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu düzenlenmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde her ne kadar 20/05/2025 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen davanın HMK 15.maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı yazılmış ise de 25/06/2024 tarihli celsede davacı vekilinin e duruşmasının kabul edildiği ancak davacı vekilinin yapılan çağrılara cevap vermediği sebebi ile dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından dilekçe ile dosyanın yeniden işleme alınmasını talep edildiği, bunun üzerine mahkememizin 18/07/2024 tarihli tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devam edilmesine karar verildiği, yenileme tensip zaptının davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, mahkememiz 20/05/2025 tarihli celsede davacı vekilinin e duruşmasının kabul edildiği ancak davacı vekilinin yapılan çağrılara cevap vermediği sebebi ile her ne kadar mahkememizce 20/05/2025 tarihli celsede sehven dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de davacı tarafından davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından HMK 150/6 maddesi "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır." hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 642,66-TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 27,26-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025