T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/43 Esas
KARAR NO : 2025/454
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında 25/09/2003 tarihinde barter sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin "L Kredilendirme" başlıklı kısmının 1. maddesi gereği "------------, Barter ortak pazarında satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren, Barter Sistemli ile ödemesi için 12 ay vade tanır. Üye satın aldığı her ürünün bedelini aylık vadede, Barter ortak pazarına satarak ödeyemez ise, herhangi bir ihtara gerek olmadan borcunu onikinci ayın sonunda 10 gün içinde defaten nakit olarak ----------- komisyonu ile birlikte öder. " şeklinde hüküm konulduğunu, 13/09/2008 tarihinde tarafların bir araya gelerek yaptıkları işlemler sebebi ile mutabakata vardıklarını, 03/09/2008 tarihli mutabakat metnini karşılıklı imzaladıklarını, bu mutabakatta davalının 761.617 USD Barter borcu olduğunun belirlendiğini, mutabakat tarihinden 12 ay geçmesine rağmen davalının Barter sözleşmesi gereği, sistem içerisinde mal ve hizmet satarak borcu ödemediğini, Barter sözleşmesinde Barter borcunun 12 ay içinde ödenmemesi halinde, Barter alacağının nakte dönüşeceğine ilişkin bir ihtar keyfiyeti aranmamakla beraber, davalıya ------------ Noterliğinin 07/09/2009 tarih ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 761.617 USD Barter borcunun ve 1.0 USD üyelik bedeli borcunun ihtarnamenin düzenlendiği tarih olan 07/09/2009 tarihi itibariyle TL karşılığı 1.140.112,00 TL olduğunu, taraflar arasındaki protokol gereği davalının müvekkilinden 5.438,00 TL alacağı olduğundan bu alacak miktarının davalının borcundan indirilerek 1.134.674,00 TL nın ödenmesinin talep edildiğini, davalının ------------ Noterliğinin 11/09/2009 tarih, -----------yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde borcu olmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin tartışmasız olduğunu, sözleşme gereği müvekkilin her türlü belge ve kayıtlarının münhasıran geçerli delil teşkil edeceğinin davalı tarafından kabul edildiğini ileri sürerek ------------- İcra Müdürlüğünün -------------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, ihtarnamenin tebliğinden itibaren yıllık %19'dan az olmamak üzere faizi ile birlikte takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme gereğince barter ortak havuzuna mal arz eden ve mal almayı talep eden şirketleri belli komisyon karşılığı bir araya getirmeyi görev edinen şirket olduğunu, davacının sadece komisyon alacağı yönünden müvekkilinden talepte bulunabileceğini, dava konusu alacağın ise komisyon alacağından kaynaklanmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, 03/09/2008 tarihli mutabakat protokolünde müvekkilin 5.438,00 TL ve 761.617 USD borçlu olduğunun yazılmadığını, aksine protokol gereğince müvekkilinin alacaklı olduğunu, ----------- Noterliğinin 11/07/2009 tarih ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının alacak talebinin haksız olduğu beyan edilerek talebe itiraz edildiğini, müvekkilinin Barter ortak pazarından bir alış veriş yapmadığını, satın alma yolu ile borçlanmadığını, 2003 yılından beri devam eden barter üyeliğinden yüksek miktarda barter alacağı oluştuğunu, bu alacakların müvekkiline ödenmediğini, sözkonusu alacakların müvekkiline ait devremülk ve başkaca malları satmasından kaynaklandığını, mutabakat protokolünde belirtilen alacak ve borçlar müvekkilinin ise müvekkilinin ----------- olan alacağı ve borcu olduğunu, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği 6762 sayılı TTK'nun 2. Maddesindeki atıf gereğince 818 sayılı BK'nun 81. Maddesi uyarınca müddetçe karşı taraftan alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının haksız işlemleri nedeniyle müvekkilin mağdur olduğunu beyan ederek ödemezlik def'i ve husumet itirazı gereğince davanın reddine, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında düzenlenmiş Barter Sözleşmesi kapsamında oluşan alacağın tahsiline istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Dosyanın safahatı incelendiğinde; Mahkememizin ---------- Esas------------ Karar Sayılı 24/12/2014 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine ---------- Sayılı 07/12/2017 tarihli kararıyla mahkememiz kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği görülmekle dosyanın ----------- Esasına kaydı yapılmış, mahkememizden verilen 20/01/2021 tarih ve ----------- Esas,---------- sayılı kararı ------------- Karar sayılı ilamıyla bozulmaklarak------------ Esas sayısına kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin 20/01/2021 tarih ---------- Esas----------- Karar sayılı kararı ile "..Davanın kabulü ile davalının ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile talep gibi takibin 1.134.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %19'u geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın temyiz edildiği ve ---------- Esas; ---------- Karar sayılı ilamı ile ".. Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği, alınan bilirkişi raporunun da karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılmış olan 03.09.2008 tarihli Mutabakat Protokolünün 1. maddesi “Barter Hesabı: 03.09.2008 tairihi itibarı ile; Barter üyesinin, ----------- şirketi nezdinde 5.438 YTL (beşbin dörtyüz otuz sekiz ytl) ----------- alacağı ve 761.617 (yediyüz altmış bir bin altı yüz on yedi --------- Doları) borç bakiyesi bulunmaktadır” şeklinde düzenlenmiş olup bu hükme göre davacı alacağı 761.617-------- Doları olarak kararlaştırılmıştır. Yine taraflar arasında aktedilen 25.09.2003 tarihli -------- Sözleşmesinin L/1. maddesinde ise “---------- Üyeye, ---------- Ortak pazarından satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürünün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren---------- Sistemi ile ödemesi için 12 (on iki) ay vade tanır. Üye, satın aldığı bir ürünün bedelini oniki aylık vadede ürününü ------------ Ortak Pazarına satarak ödeyemez ise herhangi bir ihtara gerek olmadan borcunu, onikinci ayın sonunda 10 (on)gün içinde defaten nakit olarak ------------ komisyonu ile birlikte öder. 12 ay dolduktan sonra Amerikan Doları olarak nakit ödenmesi gereken borca, her ay için %1 oranında gecikme cezası uygulanır” hükmünü haizdir. Bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükümleri uyarınca, alacağın talep edilebilme hakkının doğduğu 12 ay sonrasındaki tarih itibariyle 1 ---------- Dolarının ----------Sistemindeki değerinin belirlenip bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile davacı talebinin Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." şeklinde karar verilerek mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılmış tensip zaptı düzenlenerek duruşma günü verilmiş, taraflara tebliğ edilmiştir.Mahkememizin 12/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile ---------- Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen hususlarda yeniden bilirkişi raporu alınmasına ilişkin karar verildiği dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 25/10/2023 tarihli raporda özetle; "..taraflar arasındaki sözleşme hükmünden bahsettikten sonra, devamında aynen; “Bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükümleri uyarınca, alacağın talep edilebilme hakkının doğduğu 12 ay sonrasındaki tarih itibarıyla 1---------- Dolarının ----------- Sistemindeki değerinin belirlenip, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken... ” ifadesini kullanıldığını, Yargıtay bozma ilâmında, mutabakat metni 03/09/2008 tarihli olduğunu, bu tarihten itibaren 12 ay beklendikten sonra, ihtarname 07/09/2009 tarihinde keşide edildiğini, ------------ Doları olarak söz edilen, Amerikan Doları olup, sözleşmeye göre karşılığı ---------- Bankası efektif satış kuruna göre hesaplanacağını; 1 ABD Doları'nın ------------ Bankası'nca belirlenen efektif satış kuru 1,5045 T.L olduğunu, ancak, davacı şirket ihtarnamede daha düşük olan 1,4950 T.L.'lık döviz alış kurunu esas alarak hesaplama yaptığını, 762.617.- ABD Doları'nın 1.4950 TL. lık kura göre karşılığı 1.140.112.- T.L. Olduğu, bu tutardan davalının 5.438.- T.L. lık alacağı düşüldükten sonra 1.134.674.- T.L. sının ödenmesi talep edildiğini, hesaplama 762.617. ABD Doları üzerinden yapılmıştır. 03-09-2008 tarihli Mutabakat Protokolünde yazılı olan rakam 761.617.- Doları olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının üyelik bedeli ödeyeceği kararlaştırıldığını, 1.000.- Dolarlık üyelik bedeli, davalının borcuna Mutabakat Protokolünden sonra 17/11/2008 tarihinde kaydedildiğini, bu nedenle mutabakat protokolünde yer almadığını, 1.000.- Dolarlık üyelik bedeli icra takibindeki ana paraya dahil olduğunu, davacının keşide ettiği ihtarnamede 1.134.674.- T.L. nın ödenmesi için üç gün süre verildiğini, ihtarname 12/09/2009 tarihinde tebliğ edildiğine göre, davalı şirket 16/09/2009 tarihinde (bu tarih dahil) temerrüde düşmüş olduğunu, dava 30/09/2009 tarihinde açıldığına göre, 15 günlük temerrüt faizi söz konusu olduğunu, 1.134.674.- T.L. sının da dava tarihine kadar işleyen yıllık 6 19 oranına göre 15 günlük faizi 8.859,78 T.L olduğunu ancak, davacı vekili icra takibinde işlemiş faiz talep etmediğini, dava dilekçesinde ise ihtarnamenin tebliğinden itibaren faiz yürütülmesi talebinde bulunduğunu, davacının icra takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 1.134.674.-T.L asıl alacağı bulunduğunu, davacı vekili icra takibinde 1.140.112.- T.L. sı asıl alacak talep etmiş, dava dilekçesinde ise 1.134.674.- T.L. sı üzerinden takibin devamını istediğini, takip tarihinden sonra faiz yürütülmesi mümkün olduğu," kanaatini bildirmiş, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılmış olan 03/09/2008 tarihli Mutabakat Protokolünün 1. maddesi gereğince davacı alacağı 761.617 ----------- Doları olarak kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında akdedilen 25/09/2003 tarihli Barter Sözleşmesinin L/1. maddesinde “Türk ----------- Üyeye, ----------- Ortak pazarından satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürünün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren ------------ Sistemi ile ödemesi için 12 (on iki) ay vade tanır. Üye, satın aldığı bir ürünün bedelini oniki aylık vadede ürününü ----------Ortak Pazarına satarak ödeyemez ise herhangi bir ihtara gerek olmadan borcunu, onikinci ayın sonunda 10 (on)gün içinde defaten nakit olarak ------------- komisyonu ile birlikte öder. 12 ay dolduktan sonra Amerikan Doları olarak nakit ödenmesi gereken borca, her ay için %1 oranında gecikme cezası uygulanır” hükmü düzenlenmiştir. Bu sözleşme hükümleri uyarınca, alacağın talep edilebilme hakkının doğduğu 12 ay sonrasındaki tarih itibariyle 1 ----------- Dolarının --------- Sistemindeki değerinin belirlenip bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmış olup alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişli görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-Davalının ----------İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile talep gibi takibin 1.134.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %19'u geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 77.509,58-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.149,45-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 66.360,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 17,15-TL Başvuru Harcı, 11.149,45-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 164,40-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.831,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 170.854,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025