T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/271 Esas
KARAR NO : 2025/438
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ------------ Firmasının ---------- ve tüm ---------- bayisi olduğu dönemde davalı şirkete resmi ve faturalı şekilde kitap satışı yapmış olduğunu, ancak davalıya sunulan hizmet bedeli davalı tarafından müvekkile ödenmediğini, davacının tüm edimlerini kanuna ve sözleşmeye uygun olarak davalı yana ifa ettiğini, taraflar arasındaki işbu ticari ilişkiye istinaden müvekkilin sunmuş olduğu hizmete karşılık faturalar da tanzim edildiğini, davacı müvekkil --------- ile olan ticari ilişkilerinin zedelenmemesi adına davalının faturaya dayalı ödemelerini yapmamasını bir süre tolere ettiğini, ancak davalı yanın hiçbir şekilde borcunu ödemediğini, davacının fatura alacaklarının tahsili için ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı dosyası ile ile icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca, takibe, zamanaşımına ve tüm ferilere haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazın haksız olduğunu bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça öncelikle dava türüne ilişkin hususun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, takibin 98.807,26 TL asıl alacak üzerinde başlatıldığını, ancak davanın kısmi dava olarak nitelendirilip 10.000,00 TL üzerinden açıldığı takip miktarı net iken kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığından harcın tamamlanması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte takip dosyasındaki alacağın varlığı, itirazlarımız ile birlikte değerlendirilip ve işlemiş faiz talebininde haksız olması nedeniyle yapılan yargılama sonucunda ortayı çıkıp çıkmayacağı hasıl olacağından takip dosyasındaki alacağın likit olamayacağının açık olduğu, bu nedenle icra dosyasına yapılan itirazımızda haklı olup davacının da %20 icra inkar tazminatının reddi gerektiği, davalının davacı tarafa faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip talebindeki işlemiş faiz isteminin temerrüt olgusu oluşmadığından reddi gerektiğini bu nedenlerle zamanaşımı itirazın kabulü ile davanın reddine, esasa ilişkin itirazlar nedeniyle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini; talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında kurulan yazılı olmayan satış sözleşmesine dayalı ticari ilişki kapsamında oluşturulan faturalar dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali kısmen iptali davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası dosyamız arasına alınmış, vergi kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturalardan kaynaklanan işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.807,26 TL alacağın tahsili için 15/09/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişi ----------- tevdi edilmiş ve rapor alınmış söz konusu rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; bilirkişi raporunda 31/03/2015 tarihi itibarıyla, davacı müvekkilin 33.319,19 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden 10.000,00-TL alacak talebini 23.319,19 TL arttırarak toplam 33.319,19-TL olan alacağa hükmedilmesine, alacağımıza faturaların tanzim tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiş olup, harcın yatırdığı anlaşılmakla söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiş , talep artırımın reddine ve zamanaşımı def'ine ilişkin beyanlarını içeren dilekçesi incelenerek dosya içerisine alınmıştır. Yargılamanın 3.celsesinde, davanın HMK m.109 hükmü gereğince kısmi dava şeklinde açılan itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davalarında hüküm tekniği gereği takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı yönünde yapılacak bir araştırma ile yargılama faaliyetinin sonuçlandırılması gerektiği, mahkememizce kurulan ara kararlarda fatura tarihleri olan 2014 yılı ticari defter ve kayıtların incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ancak alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine başlatılan------------ İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasının esas yılı dikkate alındığında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı ve 2014 ve 2021 yılları arasındaki tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği kanaatine varılarak dosyanın daha önce rapor sunan bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasını karar verilmiş ancak taraflarca ticari defterlerinin hazır edilmemesi sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılamadığı tutanak altına alınmıştır.Aynı celsede, davacı vekiline mal teslimine ilişkin iddiasını ispat eder delillerini dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edilmiş ancak verilen süre içerisinde bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı görülmüştür. Yargılamanın 4.celsesinde, davacı vekilinin dilekçesinde yemin deliline başvurduğu da dikkate alınarak davacı vekiline işbu tutanağının ihtar mahiyetinde tebliği ile yemin deliline başvurup başvurmayacağı, başvurur ise dosya kapsamı ve belirlenen uyuşmazlık noktalarını içerecek şekilde yemin metnini dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş bu kapsamda sunulan dilekçe davalı şirkete ve vekiline tebliğ edilmiş beyanları alınmıştır. Mahkememizin 08/05/2025 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkilisi ----------- hazır olduğu ve yemin beyanında; " ben bana okumuş olduğunuz faturalara konu mallara ilişkin olarak borcum olmadığına dair yemin ederim, her bir faturayı birebir olarak hatırlamam davacıya herhangi bir borcum olmadığına dair yemin ederim, yeminimde ısrar ediyorum, borcum yoktur, "şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile doğruladığı görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlık; ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E.sayılı takip dayanağı cari hesaba konu faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının alıcı olduğu, davacı tarafından 47.189,24 TL toplam tutarındaki 13 adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığı, davacının incelenen 2014-2021 yılları arasındaki ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle bu 13 adet faturaya dayalı olarak davalıdan 33.319,19 TL alacaklı olduğu, zira 13.870,05 TL kısmın davacıya yapılan ödeme ile kapatıldığının davacı defterlerinden anlaşıldığı, usulüne uygun ihtarata rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi üzerine inceleme yapılamadığı, davanın tespit niteliğinde bir eda davası olması sebebiyle alacak istemini ve tutarını davacının TMK m.6, HMK m. 190 hükümleri uyarınca davacının ispat etmesi gerektiği ve HMK m.194 maddesi uyarınca alacağının varlığını sunacağı delilleri ile somutlaştırması gerektiği, bu kapsamda ticari defterlerinde kaydın tek başına yeterli olmadığı emsal içtihatlar uyarınca davacının alacağı ile birlikte mal teslimi ile ispat etmesi gerektiği sunulan irsaliyeli faturalar üzerinde alıcı kısmında herhangi bir isim ve imzanın bulunmadığı, davacı vekiline verilen süre içerisinde bu hususta başkaca bir delil sunulmadığı, ---------- kararı gereğince delil listesinde dayandığı yemin delilinin hatırlatılması üzerine yemin deliline başvurduğunu belirterek yemin metnini dosyaya sunduğu her ne kadar yemin metninde bazı hususlara itiraz edilmiş ise de metnin Mahkememiz tarafından dosya kapsamına ilişkin hususlar kapsamında düzeltilebileceği gerekçesiyle davalıya tebliğ edildiği, davalı yetkilisinin yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirerek duruşmaya katıldığı ve duruşmada alınan beyanında kendisine okunan tanzim tarihli ve seri numaralı faturalara dayalı borcunun bulunmadığı konusunda yemin ettiği, yeminin de ısrar ettiği HMK m.227 ve devamı maddeleri uyarınca yemin delilinin kesin delil niteliğinde olduğu ve başkaca araştırılacak bir husus kalmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş, davanın takip başlatılırken kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmaması sebebiyle kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Şartları bulunmayan kötüniyet tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.488,99-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1560,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2025