T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/349 Esas
KARAR NO: 2025/408
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2022
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ---- abone numarası ile ----- abonesi olduğunu, davalının adı geçen abonelikle su hizmetlerinden doğan borcunu tüm yazılı ikazlara rağmen ödemediğini, kurum alacağının tahsili için borçlu aleyhine ------ esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ve kendisine ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlunun borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, borçlunun yapmış olduğu bu itirazları ile alacağın elde edilmesini imkansızlaştırmak, zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimleri olduğunu gösterdiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle davanı kabulüne, ---- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalının dava konusu adreste suyun fiili kullanıcısı olduğunu, davalının tahakkuk eden faturaları ödeyeceğini beyan ettiğini, tahakkuk eden ve ödenmeyen fatura toplamının 16.03.2018 tarihli abone hesap kartına göre 285.654,00-TL, 04.04.2018 icra takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 2.532,79-TL olmak üzere toplam horcun 288.186,79-TL olabileceği hesaplanmış olup davalının talebinin ise 287.918,38 TL olduğunu, davalı şirketin, davacının talebi olan 287.918,38 TL tutarındaki borçtan sorumlu olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava su aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.Davacı taraf, davalının su kullanım borcunu ödemediğini ileri sürerek davaya konu icra takibini başlatmış, davalının yapmış olduğu itiraz sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talepli işbu davayı ikame etmiştir.----- karar sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Öncelikle davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetini ortaya koymak gerekir. Zira davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmamaktadır. Davaya konu borcun kaynağı olan abonelik sözleşmesi, davacı ile dava dışı ---- arasındadır. ----davalı arasında --- tarihli kira sözleşmesi bulunmaktadır. 08.11.2016 tarihli borcun yüklenilmesi içerikli dilekçenin altında davalının kaşesi ve ------ isimli kişinin imzası bulunmaktadır. ----- ise davalının şirket yetkilisidir. Dilekçe altındaki imzanın şirket yetkilisi ----- ait olup olmadığı hususunda davalıya isticvap davetiyesi çıkartılmış, usulüne uygun tebliğe rağmen isticvaba katılmadığından dilekçe altındaki imzanın davalının yetkilisi ----- olduğu kabul edilmiştir. Yukarıda bahsi geçen kira sözleşmesine istinaden davalı tarafından ---tarihli dilekçe ile ------- yılından itibaren borçları devralınmıştır. Ayrıca davalının borcu yapılandırmak istediğine ilişkin dilekçeleri de mevcuttur. Hukuki niteliğine bakıldığında yüklenme senedi, bir borç devridir ve borç devri alacaklının rızasına bağlıdır. Somut olayda alacaklı olan davacı tarafından davalıya fatura kesilmesi, takibe geçilmesi rızanın varlığını göstermektedir. Zira rıza, şekil şartına tabi değildir. Hal böyle olunca davalının, abonelik sözleşmesinden kaynaklı borçtan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Tarifeler uzmanı bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 20.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; ödenmeyen su kullanım bedelinin 285.654,00 TL, taleple bağlılık kuralı gereğince işlemiş faizin ise 1.581,52 TL olduğu tespit edilmiştir. Rapor denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere davalının, bu tutardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.Her ne kadar davacı vekili tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de mahkememizce sehven bu hususta değerlendirme yapılmamış, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmaması için bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile----------Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 285.654,00 TL asıl alacak ve 1.581,52 TL üzerinden kısmen iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 19.621,06-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.916,93-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14.704,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 4.916,93-TL Peşin nisbi Harcı olmak üzere toplam 4.997,63TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 521,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.521,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.510,53-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.958,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 800,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 798,10-TL'lik kısmının davalıdan, 1,90-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025